Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2025/992 E. 2025/1730 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2025/992
- Karar No
- 2025/1730
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2025/992 Karar No:2025/1730
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Fonu VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar adına kayıtlı olan ve İstanbul ili, Sultanbeyli ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan arsa niteliğindeki taşınmazın satışına ilişkin işlemin mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak gerçekleştirildiğinden bahisle, satışın geçersiz sayılarak anılan taşınmazın önceki maliki olan ... Gayrimenkul Yatırım A.Ş. adına tescil edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Fon Kurulu kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... Gayrimenkul Yatırım A.Ş.'ye, şirket ortaklarının FETÖ/PDY terör örgütü yöneticisi ve üyesi olduklarından bahisle 11/04/2016 tarihinde kayyım atandığı, 19/04/2016 tarihinde kayyımlık kararının kaldırıldığı, 26/04/2016 tarihinde tekrar kayyım atandığı, 06/06/2016 tarihinde kayyımlık kararının yeniden kaldırıldığı, 12/01/2017 tarihinde Fonun kayyım olarak atandığı, bu süreçte (ikinci kayyımlığın kaldırılması tarihi olan 06/06/2016 ile üçüncü kez kayyım atama tarihi olan 12/01/2017 tarihleri arasında) anılan şirket tarafından İstanbul ili, Sultanbeyli ilçesi, ... Mahallesi ... ada, ... parselde bulunan arsa niteliğindeki taşınmazın davacılara devredildiği, söz konusu taşınmazın davacılara satışına ilişkin işlemin mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak gerçekleştirildiğinden bahisle satışın geçersiz sayılmasına, taşınmazın tapu kaydının satış/devir öncesi hale getirilerek, ... Gayrimenkul Yatırım A.Ş. adına tescil edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Fon Kurulu kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı; uyuşmazlık konusu olayda, ... Gayrimenkul Yatırım A.Ş.'nin FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatının tespit edildiği, 11/04/2016-12/01/2017 tarihleri arasında anılan şirkete 3 kez kayyım atandığı ve 2 kez kayyımlık kararının kaldırıldığı, anılan taşınmazların davacılar tarafından satın alınmasının da kayyımlık kararının son kez kaldırıldığı döneme denk geldiği, taşımaz bedelinin büyük kısmının elden ödenmek suretiyle yapılmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, her ne kadar davacılar tarafından, taşınmaza ilişkin bedelin tapu kaydında düşük gösterildiği ve kalan kısmın sözleşme ile elden ödendiği ileri sürülmüş ise de, şirketin muhasebe kayıtlarında davacılar tarafından taşınmaz bedeli olarak yatırılan tutarın ortaklar cari hesabı çalıştırılarak muhasebeleştirildiği, davacılar tarafından dosya içerisine sunulan banka para çekme dekontlarının taşınmaz bedeli olarak yapılan ödeme anlamı taşımadığı, tüm bu hususlar göz önüne alındığında, ortada muvazaalı bir devir işlemi bulunduğu, davalı idarenin yetkisi kapsamında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Dairemizin 07/11/2024 tarih ve E:2022/3173, K:2024/4524 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 133. maddesi uyarınca Fon'un kayyım olarak atandığı ... Gayrimenkul Yatırım AŞ'ye ait davaya konu taşınmazın, kayyımlık kararının kaldırıldığı dönemde davacılara devredildiği, Fon Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararıyla, kayyımlık kararının kaldırıldığı dönemde yapılan bu devir işleminin mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak yapıldığı gerekçesiyle 6758 sayılı Kanun'un 20. maddesinin atıfta bulunduğu 5411 sayılı Kanun'un 134. maddesi uyarınca söz konusu devir işleminin geçersiz sayılmasına karar verildiği, anılan Fon Kurulu kararının iptali istemiyle de bakılan davanın açıldığı, Anayasa'da mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabileceğinin öngörüldüğü, davalı Kurumun Fon Kurulu kararıyla dava konusu taşınmazın satış işleminin geçersiz sayılarak tekrar eski malik olan ... Gayrimenkul Yatırım A.Ş. adına tescil edilmesine ilişkin işleminin dayanağı olarak gösterdiği 5411 sayılı Kanun'un 134. maddesinde mülkiyete ilişkin tescilin tapudan terkin edilebileceğine dair açık bir hüküm bulunmadığı, bu durumda, davalı Kurum tarafından, muvazaalı olduğu iddia edilen satış işleminden dolayı Medeni Kanun hükümleri doğrultusunda adli yargıda tapu iptali ve tescili davası açılabileceği açık olup, 6758 sayılı Kanun'un 20. maddesinin atfıyla 5411 sayılı Kanun'un 134. maddesi uyarınca dava konusu taşınmazla ilgili tapu kaydının terkininin yapılması mümkün olmadığından dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davacıların istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, kayyımlık kararının kaldırıldığı dönemde şirket hesaplarına ödeme yapılmaksızın dava konusu taşınmazların satışının gerçekleştiği, dava konusu işlemin Fon'un yetki ve görevleri kapsamında hukuka uygun olarak tesis edildiği, kararda 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un Geçici 1. maddesinin 3. fıkrasına hiç değinilmediği, 6758 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 134. maddesinin kıyasen uygulanacağının kurala bağlandığı, kıyasen uygulamalarda açık hüküm aranmayacağı, dava konusu satışın 15 Temmuz darbe girişimi öncesinde yapılan çok sayıdaki muvazaalı işlemden biri olduğu, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu 4721 sayılı Medeni Kanun'a nazaran özel nitelikte bir kanun olduğundan uyuşmazlıkta Bankacılık Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği, Fon'un kararlarının Anayasa'ya aykırı olmadığı ve mülkiyet hakkını ihlal etmediği, bilakis Fon'un, kayyımı olduğu şirketin mülkiyet haklarını korumaya yönelik işlemler tesis ettiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacılar tarafından, davalının idari işlemle taşınmaz mülkiyetinin tapu kaydını geçersiz kılmaya yönelik hiçbir kanuni yetkisinin bulunmadığı, davalının kendisini mahkemelerin yerine koyduğu, dava konusu taşınmaza yapılan 7 daire ve 2 dükkan için toplanan kira bedellerinin iade edilmediği, dava konusu işlemin açıkça Anayasa'ya aykırı olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır. Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 28/04/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.