Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2025/725 E. 2025/1584 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2025/725
- Karar No
- 2025/1584
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2025/725 Karar No:2025/1584
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Ticari ve Mali Yatırımlar Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından 2014-2016 yılları arasında altı ayrı fiille II-15.1 sayılı Özel Durumlar Tebliği’nin 5. ve 23. maddesinin yedinci fıkrasına aykırı davranıldığından bahisle 78.147,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının ilgili kısmının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi’nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 20. maddesinde soruşturma zamanaşımı sürelerinin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66. maddesinin 4. fıkrasında ise, zamanaşımı sürelerinin hesaplanmasında, suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırının göz önünde bulundurulacağının düzenlendiği; 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 103. maddesinde düzenlenen üst sınırın 100.000,00-TL'den fazla olması nedeniyle 5 yıllık zamanaşımı süresine tâbi olduğu, bu nedenle soruşturma zamanaşımı süresinin dolmadığı, mükerrer bir idarî para cezası uygulanmadığı; Mevzuat ile içsel bilgilerde veya bu bilgilere ilişkin daha önce kamuya açıklanan hususlarda değişiklikler ortaya çıktığında veya öğrenildiğinde özel durum açıklamasının yapılması ve daha önce özel durum açıklaması yoluyla kamuya duyurulan ve henüz sonuçlanmamış bir hususta herhangi bir gelişme olmasa bile, bu durumun konuya ilişkin son özel durum açıklama tarihinden itibaren altmışar günlük sürelerle gerekçeleri ile birlikte kamuya açıklanmasının zorunlu kılındığı, davacı şirketin bağlı ortaklığına ait tesisin ana elektrik dağıtım hattına bağlanması ile yatırımları ve kamulaştırma işlemlerine ilişkin açıklamaların altmışar günlük süreler aşılarak yapıldığı, ... A.Ş. ile ... A.Ş.'ye olan borçların yeniden tespitine ilişkin gelişmelerin altmış günlük süre aşılarak kamuya duyurulduğu, 27/01/2014 tarihli özel durum açıklamasında, 08/12/2013 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan kararlardan üçünün iptali talebiyle açılan davanın ön inceleme duruşmasının 12/03/2014 tarihinde görüleceğinin belirtilmiş olmasına rağmen, bu tarihten sonra ön inceleme duruşmasındaki gelişmelere ilişkin açıklamanın güncellenmediği, bu duruşmanın ön inceleme duruşması olmasının davacının özel durum açıklamasını güncelleme yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı, 10/03/2014 tarihli özel durum açıklamasında, Adana ilinde bulunan iplik fabrikası ve müştemilatının kiracısının kira kontratını feshetme talebiyle davacıya başvurduğu ve kira kontratının feshedilebileceği belirtilmiş olmasına rağmen, hiçbir gelişme olmasa dâhi açıklamanın altmışar günlük sürelerle güncellenmesi gerekirken bu yükümlülüğün yerine getirilmediği, 12/03/2014 tarihli özel durum açıklamasında, davacının bağlı ortaklığının İstanbul ve Kayseri illerinde yapılması planlanan konut ve otel projelerine dâhil edilip edilmemesinin değerlendirildiği ve değerlendirmeler tamamlanınca konu hakkında açıklama yapılacağı belirtilmiş olmasına rağmen, ilerleyen dönemde konu hakkındaki gelişmelerle açıklamanın güncellenmediği, bu hususta davacı tarafından içsel bilgilerin açıklanmasının ertelenmesi hususunda yönetim kurulunca 06/07/2015 tarihinde karar alındığı belirtilmiş ise de, erteleme kararına kadar geçen yaklaşık 16 ay boyunca herhangi bir gelişme olmasa dâhi açıklamanın altmışar günlük sürelerle güncellenmesi gerekirken bu yükümlülüğün yerine getirilmediği, 27/03/2014 tarihli özel durum açıklamasında, sermaye azaltımı için çalışmalara başlanıldığı ifade edilmesine rağmen, ilerleyen dönemde konu hakkındaki gelişmelerin aynı genel kurul toplantısında karara bağlanması nedeniyle bu genel kurul kararına karşı açılan dava süreciyle tüm gelişmelerin kamuya duyurulduğu iddia edilmekte ise de, sermaye azaltımına ilişkin gelişmelere dair açıklamanın güncellenmediği, dava sürecine ilişkin özel durum açıklamalarının da sermaye azaltımına ilişkin özel durum açıklamasını güncelleme yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Dairemizin 16/10/2024 tarih ve E:2019/2806, K:2024/4021 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; yatırımcıların kararlarını etkileyecek nitelikteki olay ve gelişmelerin kamuya duyurulması gerektiği, yapılacak duyurulara ilişkin usul ve esasların davalı idare tarafından belirleneceği, 23/01/2014 tarih ve 28891 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren II-15.1 sayılı Özel Durumlar Tebliği uyarınca kamuya açıklanan hususlarda değişiklik meydana gelmesi halinde buna ilişkin güncellemenin yapılması gerektiği, ancak daha önce kamuya duyurulmuş ve henüz sonuçlanmamış bir hususun bulunması halinde herhangi bir değişiklik meydana gelmese dahi altmışar günlük aralıklarla bir gelişmenin meydana gelmediğinin gerekçesiyle birlikte kamuya açıklanması gerektiği, bununla birlikte, 17/11/2018 tarih ve 30598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özel Durumlar Tebliği (II-15.1)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (II-15.1.c)'in ikinci maddesiyle anılan Tebliğ'in 23. maddesinin yedinci fıkrasında değişiklik yapılarak daha önce kamuya duyurulmuş ve henüz sonuçlanmamış bir hususta, herhangi bir değişiklik meydana gelmese dahi altmışar günlük aralıklarla bir gelişmenin meydana gelmediğinin gerekçesiyle birlikte kamuya açıklanması yükümlülüğünün kaldırıldığı, öte yandan, kamuya duyurulan hususta bir gelişme olması halinde bu hususun gecikmeksizin duyurulması yükümlülüğünün devam ettiği; Mevzuatta karşılığı idari para cezası olan bir fiilin, fiil tarihinden sonra kabahat olmaktan çıkarılması halinde, failin lehine olan bu durumun hem idare hem de mahkemeler tarafından göz önüne alınması gerektiği; Dosyanın incelenmesinden, dava konusu Kurul kararıyla davacı şirkete, altı farklı fiille II-15.1 sayılı Tebliğ'in 5. maddesi ile 23. maddesinin yedinci fıkrasını ihlal ettiğinden bahisle dava konusu idari para cezasının verildiği; Bu itibarla, davacı hakkında idari para cezası verilmesine neden olan yükümlülüğün 17/11/2018 tarih ve 30598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tebliğ değişikliği ile ortadan kaldırıldığı ve davacı lehine bir durum oluştuğu anlaşıldığından, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ... İdare Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun değişik 45. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, Tebliğin 23. maddesinin yedinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan yükümlülüğün hala devam ettiği, davacı şirketin mevzuata aykırı davrandığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, idari para cezalarının zamanaşımına uğradığı, lehine düzenlemenin yürürlüğe girdiği, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır. Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü, anılan kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 16/04/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.