Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2025/43 E. 2025/1357 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2025/43
- Karar No
- 2025/1357
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2025/43 Karar No:2025/1357
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi'nin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı tarafından 28/05/2014-11/06/2014 döneminde ... Yatırım Ortaklığı Anonim Şirketi (... Yatırım) pay piyasasında gerçekleştirilen işlemler sebebiyle VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği’nin 5. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b), (c), (ç) ve (f) bentlerinde yer alan eylemlerin gerçekleştirildiğinden bahisle davacı hakkında 22.407,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ...tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesi’nce verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının 28/05/2014-11/06/2014 döneminde (inceleme dönemi) ... Yatırım pay piyasasında 881.953 adet alış ve 881.953 adet satış işlemi olmak üzere toplam 1.763.906 adet işlem ile inceleme dönemi içerisinde gerçekleştirilen işlemlerin %3,45'ini gerçekleştirerek en fazla işlem gerçekleştiren yatırımcılar arasında yer aldığı, H.O.K. ile birlikte tüm işlemlerin yaklaşık %77,24'ünü oluşturan işlemleri gerçekleştirdiği, 07/08/2014 tarihinde 15.24'te davacının Akbank Mithatpaşa/Ankara şubesinde bulunan hesabından 300.000,00-TL nakit para çekildiği, sonrasında aynı gün içerisinde 15.53 ve 16:00'da F.K. tarafından ... Yatırım'da bulunan hesabına PTT Bank Ahmetler/Ankara şubesinden sırasıyla 200.000,00-TL ve 80.000,00-TL, 15/08/2014 tarihi 15:54'te yine F.K. tarafından ... Yatırım'da bulunan hesabına PTT Bank Ahmetler/Ankara şubesinden 20.000,00-TL ile toplamda 300.000,00-TL havale gönderildiği, 2014 yılı Mart ve Aralık ayları arasında davacının periyodik olarak Akbank Mithatpaşa/Ankara şubesinden D.G. adlı şahsa göndermiş olduğu havalelerin açıklama kısmında N.U. adlı şahsa kira ödemesi şeklinde yapıldığı, F.K.'nın soyağacında ablası H.U. adlı şahsın eşinin N.U. olduğu, 02/05/2014 tarihi 15.18'de H.O.K. tarafından İş Bankası Küçükesat/Ankara şubesi nezdinde bulunan hesabından 90.050,00-TL nakit çekildiği, sonrasında aynı gün içerisinde 15.39 itibarıyla davacı tarafından ... Yatırım'da bulunan hesabına PTT Bank Ahmetler/Ankara Şubesinden 90.000,00-TL havale gönderildiğinin tespit edildiği, Kutlu grubunun işlemlerine en büyük katkıyı davacının hesabı ile anılan kişinin hesabının gerçekleştirdiği, davacının içinde bulunduğu Kutlu grubuyla birlikte hareket ederek, piyasa bozucu eylem niteliği taşıyan işlemler gerçekleştirdiği, kısa sürede fiyat yükselmesini sağladığı, davacının eylemlerinin etkili ve önemli düzeyde olduğu; Bu itibarla, davacının 28/05/2014-11/06/2014 döneminde ... Yatırım pay piyasasında gerçekleştirdiği alım ve satım işlemlerinin piyasa bozucu eylem niteliğinde olduğu, bu eylemler neticesinde 2.798,00-TL zarar ettiği, menfaat elde etmediği anlaşıldığından, 6362 sayılı Kanun'un 104. maddesi uyarınca alt sınır olan 22.407,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, davacı tarafından, 6362 sayılı Kanun'un 105. maddesine aykırı şekilde savunması alınmadan işlem tesis edildiği ve hesabının başka kişi tarafından kullanıldığının iddia edildiği ancak 21/12/2018 tarih ve 14787 sayılı savunma istem yazısının davacıya 27/12/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davacının süresi içerisinde savunmasını sunmadığı ve hesabının başka kişiler tarafından kullanılmasından sorumlu olduğu anlaşıldığından, davacının anılan iddialarına itibar edilmediği belirtilmiştir. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Dairemizin...tarih ve E:..., K:...sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; herkesin adil yargılanma hakkına sahip, suç ve cezaların ise şahsi olduğu, tek başına veya birlikte hareket etmek suretiyle sermaye piyasasının işleyişini veya sermaye piyasası verilerini bozacak nitelikte ve makul finansal ve ekonomik gerekçelerle açıklanamayan işlemler gerçekleştirenlerin idari para cezasıyla cezalandırılacakları; Ceza sorumluluğunun şahsiliği ceza hukukunun temel kurallarından olduğu, Anayasa'nın 38. maddesinde idari ve adli cezalar arasında bir ayrım yapılmadığından idari para cezaları da bu maddede öngörülen ilkelere tabi olduğu; Suç ve cezaların şahsiliği ilkesi uyarınca VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesi uyarınca uygulanacak idari para cezasının, anılan maddedeki piyasa bozucu eylem ve işlemleri gerçekleştiren kişilerin şüpheden uzak bir şekilde tespit edilerek bu kişilere uygulanması gerektiği; Davalı idare tarafından 28/05/2014-11/06/2014 tarihleri arasında ... Yatırım pay piyasasında gerçekleştirilen işlemlerle, 6362 sayılı Kanun’un 104. maddesi ile VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği’nin 5. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b), (c), (ç) ve (f) bentlerinde yer alan eylemlerin gerçekleştirildiği iddiasıyla yapılan inceleme sonucunda, ... tarih ve ... sayılı işlem ile davacının savunmasının istenildiği ancak davacı tarafından 6362 sayılı Kanun’un 105. maddesinin 1. fıkrası uyarınca otuz gün içerisinde savunma verilmediği, bunun üzerine Kurul tarafından ... tarih ve ... sayılı denetleme raporundaki tespitler uyarınca,... tarih ve... sayılı kararla davacı hakkında 22.407,00-TL idari para cezası uygulanmasına karar verildiği; Her ne kadar piyasa bozucu eylemlerin davacı tarafından gerçekleştirildiği iddiasıyla dava konu Kurul kararı tesis edilmişse de davacının kolluk marifetiyle alınan 05/07/2019 tarihli ifadesinde, F.K.'nin kendisinin işvereni olduğu, borsadaki işlemleri kendisinin gerçekleştirmediği, işlemlerin F.K. tarafından gerçekleştirildiği, borsa hesabının F.K. tarafından açtırıldığını belirttiği, aynı zamanda F.K.'nin 03/07/2019 tarihli ifadesinde, 2014 yılı da dahil olmak üzere davacının da aralarında bulunduğu bir grup kişinin hesaplarından gerçekleştirilen işlemlerin kendisi tarafından gerçekleştirildiği ve hesap sahiplerinin bu işlemlerden haberdar olmadığının belirtildiği, F.K. tarafından verilen ifadelerin davalı idare tarafından dikkate alınarak davacı ile benzer durumda olan İ.İ. ve H.K.'nin hesaplarından gerçekleştirilen işlemlerin F.K. tarafından gerçekleştirildiği kanaatine varıldığı, yine davacının yatırım hesabının adres kısmında F.K.'nin işyeri adresinin yer aldığı ve bu durumun davacının iddialarının doğruluğu yönünde delil oluşturduğu anlaşıldığından, VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği’nin 5. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b), (c), (ç) ve (f) bentlerinde yer verilen eylemlerin davacı tarafından gerçekleştirilmediği ve bu nedenle suç ve cezaların şahsiliği ilkesi gereğince davacıya idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk, davanın reddine dair İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı; Öte yandan, davacının fiilinin VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği’nin diğer maddelerini ihlal ettiğinin değerlendirilmesi halinde idari para cezası uygulanabileceği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, davacının grupla birlikte hareket ettiği, kabahatin manevi unsurunun önemli olmadığı, dava konusu Kurul kararının hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır. Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 24/03/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.