Danıştay · 13. Daire

Danıştay 13. Daire 2024/612 E. 2025/934 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2024/612
Karar No
2025/934
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/612 Karar No:2025/934

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Hayvancılık Enerji Sanayi ve Ticaret A.Ş. VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İzmir ili, Seferihisar ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda kurulması planlanan lisanssız güneş enerjisine dayalı üretim tesisi ile ilgili süre uzatım talebi hakkında Elektrik Piyasası Lisansız Elektrik Üretim Yönetmeliği'nin 19. maddesinin birinci fıkrası kapsamında karar alınmasına yer olmadığına ve söz konusu üretim tesisiyle ilgili olarak anılan Yönetmeliğin 34. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca işlem yapılması için GDZ Elektrik Dağıtım A.Ş.'ye (...) bildirimde bulunulmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirket ile ... arasında 08/05/2017 tarihinde imzalanan bağlantı anlaşması doğrultusunda tesisin 08/05/2019 tarihine kadar geçici kabulünün tamamlanarak işletmeye geçmesi gerektiği, ancak tesisin söz konusu tarih itibarıyla işletmeye geçmediği ve davacı şirkete ait tesisin üretim-tüketim bağında kopukluk meydana geldiği, davacı şirket tarafından ...'a başvuruda bulunularak eski tüketim tesisi aboneliğinin, yeni tüketim tesisi aboneliği ile değiştirilmesinin ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanun'un Geçici 25. maddesi kapsamında süre uzatımı verilmesinin talep edildiği, ancak davacı şirketin çağrı mektubuna esas abonelik ile en az aynı özellikleri haiz yeni bir tüketim aboneliğini ilgili maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren otuz gün içinde ihdas edemediği, bu nedenle yüz yirmi günlük ek süreden faydalandırılmadığı, bu durumda, davacı şirket tarafından sunulan yeni aboneliğin tüketim miktarının çağrı mektubuna esas abonelik ile en az aynı özellikleri haiz olmadığı anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Diğer yandan, her ne kadar davacı şirket tarafından, tüketim tesisinde yer alan aboneliğe ait sayacın doğru veri kaydetmediğinin iddia edilmesi üzerine yapılan ek sanal tahakkuk doğrultusunda davacı şirketin yeni aboneliğe ait tüketim miktarının başvuruya esas tüketimi aştığı görülmekte ise de, sayacın arıza tarihinin tam olarak tespit edilemediği, dağıtım şirketi tarafından 6446 sayılı Kanun'un Geçici 25. maddesi kapsamında değerlendirme yapılarak 120 günlük ek süre talebinin reddedilmesinin (29/11/2019) üzerinden yaklaşık iki sene geçtiği, sayaçların o tarih itibariyle de arızalı olduğunu gösterir tevsik edici bir belgenin bulunmadığı, sayaçların arızalı olabileceği ihtimali üzerinden lisanssız üretim mevzuatı kapsamında hak sağlaması mevzuata uygun olmayacağından, anılan iddiaya itibar edilmediği belirtilmiştir. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, çağrı mektubuna esas aboneliği değiştirmek için tek şartın sözleşme gücünü sağlamak olduğu, tüketim aboneliğinin yıllık tüketiminin çağrı mektubuna esas abonelikten az olması durumunda sisteme verilen elektrik enerjisinin YEKDEM'e bedelsiz katkı olarak dikkate alınacağı, bu durumun çağrı mektubu veya bağlantı anlaşmasının iptali sebebi olmadığı, dava konusu çağrı mektubuna esas aboneliğin yarışmaya tabi olmadığı, bağlantı anlaşmasında bu yönde bir kayıt, şerh veya ibare bulunmadığı, dolayısıyla 6446 sayılı Kanun'un Geçici 25. maddesi gereğince serbestçe abone değişikliği yapılabileceği, anılan Kanun maddesinde herhangi bir sınırlamanın yer almadığı, en az aynı özelliklere haiz ibaresinin sözleşme gücüne yönelik olduğu, yeni bildirilen aboneliğe ilişkin sayacın arızalı olduğu ve doğru veri kaydetmediğinin tespit edildiği, tüketim seyrinin dalgalı olması ve sayacın doğru veri kaydetmemesi nedeniyle sayaç değişim tarihinden sonraki ödeme bildirimine esas ilk iki döneme ait günlük tüketim ortalamaları dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiği, bu durumda yeni aboneliğin yıllık tüketiminin eskisinden fazla olduğu, dava konusu işlem ile ilgili dağıtım şirketine verilen karar alma yetkisinin yetki devri niteliğinde olduğu, uygulanacak mevzuat kurallarının hatalı tespit edildiği, ek tahakkuk ile yeni bildirilen aboneliğin önceki tüketim aboneliğinden daha fazla olduğunun ortaya çıktığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : 19/07/2019 tarihli ve 30836 sayılı (1. Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun Geçici 25. maddesinde, anılan Kanun'un 14. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan faaliyetler kapsamındaki bağlantı anlaşması sürelerinin; çağrı mektubu tarihinden bağlantı anlaşması süresi sonuna kadar tüketim-üretim bağı kopmuş olanlar için, söz konusu maddenin yürürlük tarihinden itibaren 30 gün içerisinde çağrı mektubuna esas abonelik ile en az aynı özellikleri haiz eski ve/veya yeni bir tüketim tesisi aboneliği ihdas ederek ilgili şebeke işletmecisine bildirilmesi halinde bildirimden itibaren 120 gün uzayacağı düzenlenmiştir. Elektrik Piyasası Lisansız Elektrik Üretim Yönetmeliği'nin 19. maddesinin birinci fıkrasının dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan halinde ise, OG seviyesinden bağlanacak hidrolik kaynağa dayalı üretim tesisleri dışındaki tesislerin bağlantı anlaşmasının imza tarihinden itibaren 2 yıl içinde geçici kabullerinin tamamlanması gerektiği, Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 35. maddesinde sayılan mücbir sebepler veya Kurul tarafından uygun görülen haller dışında belirlenen süre sonunda üretim tesisi tamamlanmazsa bağlantı anlaşmasının kendiliğinden hükümsüz hale geleceği kurala bağlanmıştır. Dosyanın incelenmesinden, davacı şirketin dava konusu üretim tesisine ilişkin 08/05/2017 tarihinde bağlantı anlaşması imzaladığı, 08/05/2019 tarihine kadar tesisin geçici kabulü yapılarak işletmeye geçmesi gerektiği, çağrı mektubuna esas aboneliğin 12/06/2019 tarihi itibarıyla davacı adına olmadığının tespit edildiği, davacı tarafından üretim tesisi ile ilişkilendirilen tüketim tesisi arasındaki üretim-tüketim bağında kopukluk nedeniyle 19/07/2019 tarihinde yürürlüğe giren 6446 sayılı Kanun'un Geçici 25. maddesi uyarınca üretim tesisi ile ilişkilendirilecek yeni bir tüketim tesisi aboneliğinin sunulduğu, ...'ın ... tarih ve ... sayılı işlemiyle, yapılan inceleme sonucunda yarışmaya tabi çağrı mektubuna esas aboneliklere ait yeni tüketim tesisinin tüketimlerinin öncekinden daha düşük olduğunun tespit edildiği, anılan Kanun maddesi uyarınca en az aynı özelliklere haiz yeni bir tüketim tesisi aboneliğinin bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 30 gün içinde ihdas edilemediği, dolayısıyla 6446 sayılı Kanun'un Geçici 25. maddesi gereğince bağlantı anlaşmasına verilen ilave 120 günlük süreden faydalanamayacağının bildirildiği, bunun üzerine davacı tarafından 28/12/2020 tarihli dilekçe ile imar planlarında kendilerinden kaynaklanmayan gecikmeler yaşandığı, proje sahasının askeri yasak ve güvenlik bölgesi olmaktan çıkarıldığı, güneş enerjisi santrali yapılmasına uygun görüş verildiği belirtilerek sürecin uzaması nedeniyle mevcut abonelerin aynı özellik ve güçteki abonelikler ile yenilenmesi talebiyle başvuruda bulunulduğu, davalı idarece davacının daha önce 6446 sayılı Kanun'un Geçici 25. maddesi uyarınca ilave 120 günlük süreden yararlandırılmadığının tespit edilmesi üzerine dava konusu Kurul kararı ile süre uzatım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, bu karara yapılan ilk itirazın ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile reddedildiği, 09/11/2021 tarihli dilekçe ile tüketim tesislerinde yer alan sayaçların doğru veri kaydetmediği gerekçesiyle karara karşı yapılan ikinci itiraz üzerine idarece sayaç değişikliği tarihinden önceki 180 gün için ek tüketim miktarı tahakkuk ettirilerek başvuruya esas tüketimi aşıp aşmadığı hususunun incelendiği, inceleme neticesinde 6446 sayılı Kanun'un Geçici 25. maddesi uyarınca değerlendirme yapılmasının üzerinden iki sene geçtiği, sayaçların o tarih itibarıyla arızalı olduğunu gösterir belge bulunmadığı ve sayaçların arızalı olabileceği ihtimali üzerinden davacı lehine hak sağlanmasının uygun olmayacağından bahisle ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile itirazın ikinci kez reddedildiği anlaşılmaktadır. Olayda, davacı şirketin 6446 sayılı Kanun'un Geçici 25. maddesi kapsamında çağrı mektubuna esas abonelik ile en az aynı özelliklere haiz yeni bir tüketim tesisi aboneliği sunmadığı için ilave 120 günlük süreden yararlandırılmayacağının ...'ın 29/11/2019 tarihli işlemiyle davacıya bildirildiği, bu işleme karşı herhangi bir itiraz veya dava yoluna gidilmiş olsa, yeni tüketim tesisi aboneliğinin anılan Kanunda sayılan şartları sağladığı, çağrı mektubuna esas abonelik ile aynı özelliklere haiz olduğu yönündeki iddiaların ileri sürülebilmesinin ve o aşamada gerekli araştırma yapılarak bu hususun açıklığa kavuşturulabilmesinin mümkün olabileceği, ancak söz konusu işlemden yaklaşık 2 yıl sonra yapılan başvuru üzerine bu iddiaların geçmişe yönelik olarak araştırılmasının mümkün olmadığı, öte yandan dava konusu işlem tesis edildikten sonra bildirilen ve ne zaman gerçekleştiği tespit edilemeyen bir sayaç arızası baz alınarak yapılacak ek tahakkukla geçmişe yönelik hesaplama yapılmasının da usulen uygun olmayacağı dikkate alındığında, hesaplama ve yöntemine yönelik itirazın da yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/02/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 13. Daire, E. 2024/612, K. 2025/934, T. 25.02.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-13-daire-2024-612-e-2025-934-k-4a7156c5da59