Danıştay · 13. Daire

Danıştay 13. Daire 2024/2538 E. 2024/3919 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2024/2538
Karar No
2024/3919

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/2538 Karar No:2024/3919 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Ayakkabı Deri Sanayi ve Ticaret A.Ş. (...) pay piyasasında ... döneminde meydana gelen olağandışı fiyat ve miktar hareketlerine ilişkin olarak yapılan incelemeler sonucunda, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 107/2. maddesinde sayılan fiillerin işlendiğine dair makul şüphe bulunması nedeniyle anılan Kanun'un 1. maddesi çerçevesinde yatırımcıların hak ve yararlarının korunmasını teminen 6362 Kanun'un 101/1. maddesi ve V-101.1 sayılı Bilgi Suistimali ve Piyasa Dolandırıcılığı İncelemelerinde Uygulanacak Tedbirler Tebliği'nin 5/1. ve 6/1. maddeleri uyarınca 13/03/2023 tarihli işlemlerden başlamak üzere hakkında borsalarda 6 ay süreyle geçici işlem yasağı uygulanmasına yönelik ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... pay piyasasında 01/03/2023 ile 09/03/2023 tarihleri arasında gerçekleştirilen faaliyetlerle ilgili olarak yapılan inceleme sonucunda düzenlenen raporda özetle; 01/03/2023 tarihinde Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda şirketin yıllık finansal tablosunun yayımlandığı, akabinde pay fiyatının 7,64-TL'den %9,86 artarak 8,39-TL olduğu, pay fiyatının 02/03/2023 ve 03/03/2023 tarihlerinde finansal tablo açıklamasına istinaden yükselmiş olabileceği düşünülmekle birlikte, 06/03/2023 tarihinde bir önceki işlem gününe göre %1,65 oranında 8,43-TL'ye düşmesinin ardından 07/03/2023 tarihinden itibaren paylaşımlarla beraber yükselişe devam ettiği, "..." kullanıcı adlı Twitter hesabından 06/03/2023 tarihinde paylaşım yapılmadan önce 191.004 adet net alım yapıldığı, 08/03/2023 tarihinde paylaşım yapıldıktan sonra 155.898 adet net satıcı olduğu, yine 09/03/2023 tarihinde paylaşım yapıldıktan sonra 62.997 adet net satıcı olduğu, Twitter üzerinden yapılan paylaşımların pay fiyatının yükselmesine sebebiyet verdiği, 715.605 adet olan ortalama işlem miktarının inceleme döneminde %355,71 oranında artarak 3.261.092 adet olarak gerçekleştiği, 407 adet olan ortalama yatırımcı sayısının %253,07 oranında artarak inceleme döneminde 1.437 adet olarak gerçekleştiği, inceleme döneminde en fazla işlem gerçekleştiren yatırımcıların sırasıyla M.L.I. (5.112.593 adet işlem, %10.14), ... (1.927.966 adet işlem, % 3,82) ve R.T.İ. (1.738.778 adet işlem, %3,45) olduğu, en fazla sayıda fiyat yükseltici işlem gerçekleştiren yatırımcıların sırasıyla M.L.I. (366 adet, %6,67), ... (314 adet, %5,72) ve ... (208 adet, %3,79) olduğu, en fazla kendinden kendine işlem gerçekleştiren yatırımcıların ... (KKİ/Yatırımcının Alımları %18,03), ... (KKİ/Yatırımcının Alımları %10,77) ve H. H. (KKİ/Yatırımcının Alımları %3,78) olduğu, ... ve ...'nın ...'ya vekalet verdiği, ...'nın anılan şahısların oğlu olduğu, ISCTR pay piyasasına ilişkin 09/03/2023 tarihinde "..." adlı Twitter hesabı üzerinden paylaşılan portföy bilgisinin ... ve ...'ya ait olduğu, davacı ile anne ve babasının grup olarak değerlendirildiği, inceleme döneminde "..." adlı Twitter hesabı üzerinden ... tarafından yapılan paylaşımların, yatırımcıların ... pay piyasasına alım emri iletmelerini telkin edici ve pay fiyatının yükseleceğine yönelik olduğu, payda talep oluşturmanın hedeflendiği, yatırımcıları yönlendirmeye yönelik olduğu, pay fiyatının yükseltilerek menfaat elde edilmesinin amaçlandığı, yatırımcıların kararlarını etkileyebilecek nitelikte ve sosyal medyanın yatırımcıların kararlarını etkileme gücünün olduğu, dolayısıyla 6362 sayılı Kanun'un 107/2 maddesinde belirtilen suçun unsurlarının oluştuğuna yönelik makul şüphe oluştuğu yönünde tespitlere yer verildiği; ... pay piyasasında gerçekleştirilen işlemler, para transferleri, hisse senedi alımı için emir iletimlerinin zaman ve hareket yönünün uyumu, akrabalık ve yakınlık ilişkilerine dair hususlar ile davacı tarafından gerçekleştirilen işlemlerin diğer grup üyeleri ile uyumlu olması birlikte değerlendirildiğinde, hisse piyasasına etki edilmeye yönelik, yönlendirici işlem ve davranışlarda bulunulduğunun görülmesi karşısında davacıya yüklenen fiilin sabit olduğu; geçici işlem yapma yasağı uygulanabilmesinin koşulu olarak aranan sermaye piyasası araçlarının fiyatlarını, değerlerini veya yatırımcıları etkilemek amacıyla yalan, yanlış veya yanıltıcı bilgi verdiği, söylenti çıkardığı, haber verdiği, yorum yaptığı veya bunları yaydığı ve bu suretle menfaat sağladığına ilişkin tespitlerin makul şüphe oluşturması gerektiği, davacının Twitter isimli sosyal ağ üzerinden diğer yatırımcıları manipüle edecek şekilde oğlu tarafından yapılan paylaşımlar süresince işlem yaparak oğlu ile ortak hareket etmek suretiyle menfaat elde etmesinin makul şüphe oluşturduğu anlaşıldığından, davacı hakkında borsalarda 6 ay süreyle geçici işlem yasağı uygulanmasına ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; 6362 sayılı Kanun'un 106. ve 107. maddelerinde sayılan fiilleri işlediğine dair makul şüphe bulunan kişilerin Kurul tarafından borsalarda geçici olarak işlem yapmasının yasaklanabileceği, geçici işlem yapma yasağının sermaye piyasası araçlarının fiyatlarını, değerlerini veya yatırımcıların kararlarını etkilemek amacıyla yalan, yanlış veya yanıltıcı bilgi veren, söylenti çıkaran, haber veren, yorum yapan veya rapor hazırlayan ya da bunları yayan ve bu suretle menfaat sağlayanlardan bu fiilleri işlediğine dair makul şüphe bulunanlar hakkında uygulanabileceği; anılan Kanun'un 107/2. maddesi ile 101/1. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, 101/1. maddenin 107/2. maddede tanımlanan fiilin işlenmesine yönelik makul şüpheyi geçici işlem yasağının sebebi olarak düzenlediği, 107/2. maddede tanımlanmayan ancak bu fiile iştirak kapsamında başka iş ve işlemler gerçekleştirildiğine yönelik makul şüphenin ise "107/2. maddede tanımlanan fiilin işlenmesine yönelik makul şüphe" kapsamında değerlendirilemeyeceği, aksi düşüncenin kanunilik ilkesine aykırılık oluşturacağı; 6362 sayılı Kanun'un 107/2. maddesinde geçici işlem yapma yasağı uygulanabilmesi için yatırımcıların kararlarını etkilemek amacıyla sözlü ya da yazılı herhangi bir beyanda bulunmak ya da başkalarının beyanlarını yaymak suretiyle menfaat sağlamak olarak tanımlanabilecek bir fiilin işlendiğine dair makul şüphe bulunması gerektiği, davacı hakkında sermaye piyasası araçlarının fiyatlarını, değerlerini veya yatırımcıların kararlarını etkilemek amacıyla yalan, yanlış veya yanıltıcı bilgi verdiği, söylenti çıkardığı, haber verdiği, yorum yaptığı veya rapor hazırladığı ya da bunları yaydığı ve de bu suretle menfaat sağladığı yönünde makul şüphe oluşturacak bir tespit ya da değerlendirmenin davalı idarece yapılmadığı, bu yöndeki tespitlerin davacının oğlu olan ... hakkında yapıldığı, davacı hakkında tespit edilen ... pay piyasasında işlem gerçekleştirmek fiilinin ise 107/2. maddede tanımlanan fiil kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından, davacı hakkında 6 ay süreyle geçici işlem yasağı uygulanmasına ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk, davanın reddine dair İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, söz konusu tedbirin ileriye dönük olarak piyasa dolandırıcılığı fiiline iştirak edenlerin işlem yapmaya devam ederek piyasayı ve yatırımcıları zarara uğratmalarını önlemeye yönelik olduğu, makul şüphe değerlendirmesinin piyasanın işleyişinin olumsuz yönde etkilenmesi potansiyelinin bulunup bulunmadığı, yapılan işlemlerin bu yönde bir elverişliliğe sahip olup olmadığına yönelik olduğu, diğer yatırımcıların işlem yapmaya devam edebilmelerini teminen Kurulun sahip olduğu takdir yetkisinin bir uzantısı olduğu, Kurul kararının yerindelik denetimine tabi tutulamayacağı, işlem yasağı için aranan makul şüphe kriteri bakımından 6362 sayılı Kanun'un 107/1. ve 107/2. maddeleri arasında herhangi bir ayrım bulunmadığı, 107. madde ile düzenlenen suçun bir kişi tarafından işleneceği gibi "yatırımcı grubu" olarak biraraya gelen birden fazla kişi tarafından da işlenebildiği, bu kapsamda yasaklanan fiilde gerek profesyonel olarak gerek iradi olarak hakimiyet sahibi olanların fail olarak sorumlu tutulacağı, bu çerçevede fiillere hakimiyet derecesinin hangi düzeyde olduğunun, hakimiyetin fiile hükmedebilme veya fiili yönlendirebilme gücü derecesine ulaşıp ulaşmadığının her somut olay bağlamında değerlendirilmesi gerektiği, davacı hakkında tedbir uygulanmasının dayanağının davacının sosyal medya hesaplarında doğrudan kendisinin paylaşım yapması değil, yapılan paylaşımlar ile gerçekleştirilen piyasa dolandırıcılığı fiiline iştirak etmesi olduğu, ayrıca davacı ve eşinin en fazla fiyat yükseltici işlem gerçekleştiren yatırımcılar arasında olduğu gibi en fazla kendinden kendine işlemin de davacı ve eşi tarafından gerçekleştirildiği, bilgi paylaşan kişiyi sosyal medyadan takip eden, yapılan paylaşımları takiben piyasada başlayan fiyat ve miktar hareketlerini gözlemleyerek işlem yapan kişilerin olası kast ile hareket ettikleri gerekçesiyle söz konusu kişilerin iştirak zinciri içerisinde değerlendirilmesi gerektiği, fiil üzerinde hakimiyetin tipik fiiller dışındaki fiillerle de gerçekleştirilmesinin mümkün olduğu, yapılan paylaşımları müteakip alım satım gerçekleştirerek, alım satım gerçekleştiren kişilere para transferi yaparak, paylaşımlar doğrultusunda piyasanın hareketlenmesine katkıda bulunan kimselerin de suçun işlenmesine katkıda bulunmuş oldukları, davacı hakkında işlem yasağı uygulanmasına dayanak makul şüphenin davacının söz konusu sosyal medya kullanıcısı ile birlikte hareket etmesi ve pay fiyatını etkilediği görülen şüpheli işlemleri gerçekleştirmesi suretiyle 107/2. maddede düzenlenen suça iştirak etmesi olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 10/10/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun "Piyasa bozucu eylemler, bilgi suistimali ve piyasa dolandırıcılığı incelemelerinde uygulanacak tedbirler" başlıklı 101. maddesi uyarınca Kurul'un, 104., 106. ve 107. maddelerde sayılan fiilleri işlediğine dair makul şüphe bulunan gerçek veya tüzel kişiler ile tüzel kişilerin yetkilileri ile ilgili sermaye piyasası araçlarına ilişkin olarak; borsalarda geçici veya sürekli olarak işlem yapılmasının yasaklanması tedbirini almaya yetkisi bulunmaktadır. V-101.1 sayılı “Bilgi Suistimali ve Piyasa Dolandırıcılığı İncelemelerinde Uygulanacak Tedbirler Tebliği”nin 4. maddesinin 1-g bendinde, “Makul şüphe”, sermaye piyasalarında; işlem gerçekleştiren kişilerin veya onlarla birlikte hareket edenlerin işlem kalıpları ve hesaplarında gerçekleştirilen transferler, sermaye piyasası araçlarının geçmiş dönem fiyat miktar analizleri, fiili dolaşım oranları, sermaye piyasası araçları ile ilgili haber ve açıklamalar, ihbar veya şikâyetler ile bunları destekleyen emareler dikkate alınarak yapılan incelemeler sonucunda Kanunun 106. ve 107. maddelerinde sayılan fiillerin işlendiğine dair oluşan şüphe olarak tanımlanmıştır. Makul şüphe, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 116. maddesinde arama tedbirinin tatbiki için aranan şüphe seviyesi olup, Yargıtay tarafından “somut olgulara dayanma”, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında “objektif bir gözlemciyi ikna etme” şartı aranmıştır. 6362 sayılı Kanun'un “Piyasa dolandırıcılığı” başlıklı 107. maddesinin 2. fıkrasında ise, sermaye piyasası araçlarının fiyatlarını, değerlerini veya yatırımcıların kararlarını etkilemek amacıyla yalan, yanlış veya yanıltıcı bilgi veren, söylenti çıkaran, haber veren, yorum yapan veya rapor hazırlayan veya bunları yayan ve bu yolla menfaat sağlayanlar üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacağı kurala bağlanmıştır. Suça iştirak, Türk Ceza Kanunu'nun 37-41. maddeleri arasında düzenlenmektedir. Ceza Hukukunda suça iştirak, bir suç işleme kararının icrası kapsamında birden fazla kişi tarafından fikir ve eylem birliği içinde birlikte suç işlenmesini ifade etmektedir (TCK m.37). Suça iştirak, bir kişi tarafından işlenebilecek bir suçun aralarında anlaşmak ve işbirliği yapmak suretiyle birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesidir. Ancak kasten işlenen suçlar iştirak halinde işlenebilir. Suça iştirak hallerinde “faillik” ve “şeriklik” olmak üzere iki kavram kabul edilmiştir. Fail, kanuni tipe uygun fiili icra etmesi nedeniyle işlenen suçtan doğrudan sorumludur. Buna karşılık, şeriklerin sorumluluğu doğrudan değildir, şerikler suçtan bağlılık kuralı gereğince sorumlu tutulurlar. Başka bir deyişle, şeriklerin suçla irtibatları failin şahsına ve işlediği fiile bağlılık arz etmektedir. Bu nedenle, şerikler kendilerince bilinen ve failin işlediği fiilden veya şahsından kaynaklanan nitelikli hallerden etkilenirler. Şeriklik, “yardım etme” ve “azmettirme” olmak üzere iki şekilde vücut bulur. Türk Ceza Kanunu'nun 37. maddesinde düzenlenen faillik, “müşterek faillik” ve “dolaylı faillik” olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Müşterek faillik suretiyle suça iştirak, suçun vücut bulması için suçun işlenmesine katılan her bir failin eyleminin zorunlu katkısına ihtiyaç duyulması halinde söz konusu olmaktadır. Dolaylı faillik suretiyle suça iştirak ise, kişinin başkasını araç olarak kullanarak suç işlemesi halinde söz konusu olmaktadır. Dolaylı fail, asıl fail gibi cezalandırılmaktadır. Bu kapsamda, 6362 sayılı Kanun’un 107. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen suçun işlenebilmesi için, failde saik, yani özel kast olması, sermaye piyasası araçlarının fiyatlarını, değerlerini veya yatırımcıların kararlarını etkilemek amacıyla yalan, yanlış veya yanıltıcı bilgi veren, söylenti çıkaran, haber veren, yorum yapan veya rapor hazırlayan veya bunları yayan, yani bu seçimlik hareketlerden birisinin icra edilmesi ve bu yolla menfaat sağlanmış olması gerekir. Fail bir kişi olabileceği gibi, birden fazla kişi de olabilir. Bu suçun, iştirak yoluyla birden fazla kişi tarafından fikir ve eylem birliği içinde birlikte işlenmesi, bu suça azmettirme veya yardım etme yoluyla iştirak edilmesi mümkündür. Zira, bu suçun işlenmesinde bir başkasını araç olarak kullanan kişi ya da kişiler de sorumlu kabul edilmekte olup, bunun için asıl fail ile birlikte menfaat temin etmiş olması yeterlidir. Başka bir deyişle bu suça dolaylı fail olarak iştirakin mümkün olduğu gözükmektedir. 6362 sayılı Kanun’un 107. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen suça iştirakin her şekli mümkün olup, anılan suç, iştirak bakımından bir özellik göstermemektedir. Mülga 2499 sayılı Kanun'un 47/A-2,3 bentlerinde, piyasa dolandırıcılığı suçunu işleyenler için “... gerçek kişilerle, tüzel kişilerin yetkilileri ve bunlarla birlikte hareket edenler” şeklinde bir ibare yer almaktaydı. TCK'nin iştirake ilişkin genel hükümlerinin, söz konusu ibareyi gereksiz kılması karşısında, yeni kanunda buna benzer bir düzenlemeye yer verilmemiştir. (Doç. Dr. Selman DURSUN, “6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun Suç ve Kabahat Düzenlemelerindeki Yenilikler”, Türk Ticaret Kanunu Ekseninde Sermaye Piyasası Hukuku Toplantı Serisi-7, İstanbul, 3 Mayıs 2017, s. 327) Netice olarak, 6362 sayılı Kanun’un 107. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen suça iştirak eden faillere, azmettirenlere, yardım edenlere de ilgili sermaye piyasası araçlarına ilişkin olarak; borsalarda geçici veya sürekli olarak işlem yapılmasının yasaklanması tedbirinin uygulanabileceği anlaşılmaktadır. Öte yandan, VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 3. maddesinde, “Birlikte hareket eden kişiler”, bir ya da birden fazla kişinin emir veya işlemleri, emir veya işlem planları ya da sahip oldukları sermaye piyasası araçları hakkında bilgi sahibi olarak; zımni, sözlü ya da yazılı bir anlaşmaya dayanarak; aynı kişi ya da kişilerin yönlendirmesiyle hareket ederek; bir ya da birden fazla kişiyi yönlendirerek; vekâlet alarak ya da almaksızın başkalarının hesaplarını kullanarak; aynı mekânı veya sanal ortam, bilgisayar, telefon, internet bağlantısı ya da iletişim kanallarından herhangi birini kullanarak emir ileten, işlem gerçekleştiren, nakit, nakit benzeri ya da sermaye piyasası aracı virmanı veya transferi yapan, hesap hareketi gerçekleştiren, bu fiilleri gerçekleştirenlere hesaplar, emirler, işlemler ya da şirketler hakkındaki bilgileri hukuka aykırı olarak veren kişiler veya her ne nam altında olursa olsun, doğrudan ya da dolaylı olarak, aralarında, hesaplar arasında veya yönettikleri ya da kullandıkları hesaplar arasında, nakit, nakit benzeri veya sermaye piyasası aracı virmanı ya da transferi gerçekleşen kişiler olarak tanımlanmıştır. Dosyanın incelenmesinden, ... pay piyasasında 01/03/2023 ile 09/03/2023 tarihleri arasında gerçekleştirilen faaliyetlerle ilgili olarak yapılan inceleme sonucunda düzenlenen raporda özetle; 01/03/2023 tarihinde Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda şirket yıllık finansal tablosunun yayımlandığı, akabinde pay fiyatının 7,64-TL'den %9,86 artarak 8,39-TL olduğu, pay fiyatının 02/03/2023 ve 03/03/2023 tarihlerinde finansal tablo açıklamasına istinaden yükselmiş olabileceği düşünülmekle birlikte, 06/03/2023 tarihinde bir önceki işlem gününe göre %1,65 oranında 8,43-TL'ye düşmesinin ardından 07/03/2023 tarihinden itibaren paylaşımlarla beraber yükselişe devam ettiği, ... kullanıcı adlı Twitter hesabından 06/03/2023 tarihinde paylaşım yapılmadan önce 191.004 adet net alım yapıldığı, 08/03/2023 tarihinde paylaşım yapıldıktan sonra 155.898 adet net satıcı olduğu, yine 09/03/2023 tarihinde paylaşım yapıldıktan sonra 62.997 adet net satıcı olduğu, Twitter üzerinden yapılan paylaşımların pay fiyatının yükselmesine sebebiyet verdiği, 715.605 adet olan ortalama işlem miktarının inceleme döneminde %355,71 oranında artarak 3.261.092 adet olarak gerçekleştiği, 407 adet olan ortalama yatırımcı sayısının %253,07 oranında artarak inceleme döneminde 1.437 adet olarak gerçekleştiği, inceleme döneminde en fazla işlem gerçekleştiren yatırımcıların sırasıyla M. L. I. (5.112.593 adet işlem, %10.14), ... (1.927.966 adet işlem, % 3,82) ve R. T. İ. (1.738.778 adet işlem, %3,45) olduğu, en fazla sayıda fiyat yükseltici işlem gerçekleştiren yatırımcıların sırasıyla M M. L. I. (366 adet, %6,67), ... (314 adet, %5,72) ve ... (208 adet, %3,79) olduğu, en fazla kendinden kendine işlem gerçekleştiren yatırımcıların ... (KKİ/Yatırımcının Alımları %18,03), ... (KKİ/Yatırımcının Alımları %10,77) ve H. H. (KKİ/Yatırımcının Alımları %3,78) olduğu, ... ve ...'nın ...'ya vekalet verdiği, ...'nın anılan şahısların oğlu olduğu, ISCTR pay piyasasına ilişkin 09/03/2023 tarihinde "..." adlı Twitter hesabı üzerinden paylaşılan portföy bilgisinin ... ve ...'ya ait olduğu, davacı ile anne ve babasının grup olarak değerlendirildiği, inceleme döneminde "..." adlı Twitter hesabı üzerinden ... tarafından yapılan paylaşımların, yatırımcıların ... pay piyasasına alım emri iletmelerini telkin edici ve pay fiyatını yükseleceğine yönelik olduğu, payda talep oluşturmanın hedeflendiği, yatırımcıları yönlendirmeye yönelik olduğu, pay fiyatının yükseltilerek menfaat elde edilmesinin amaçlandığı, yatırımcıların kararlarını etkileyebilecek nitelikte ve sosyal medyanın yatırımcıların kararlarını etkileme gücünün olduğu, dolayısıyla 6362 sayılı Kanun'un 107/2 maddesinde belirtilen suçun unsurlarının oluştuğuna yönelik makul şüphe oluştuğu sonucuna varılarak, davacı hakkında 6 ay süreyle geçici işlem yasağı uygulanması üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. Kurulca dava konusu işlem, davacının "..." hesabının yönettiğine ilişkin makul şüphe oluşan ... ile baba-oğul ilişkisi bulunduğu, ...'ya vekalet verdiği, inceleme döneminde söz konusu pay piyasasında en fazla işlem, en fazla fiyat yükseltici işlem ve en fazla kendinden kendine işlem gerçekleştiren ilk üç yatırımcı arasında bulunduğu, ISCTR pay piyasasına ilişkin 09/03/2023 tarihinde "..." adlı Twitter hesabı üzerinden paylaşılan portföy bilgisinin eşi ile kendisine ait olduğu tespitlerine dayanılarak tesis edilmiştir. Bu itibarla, incelenen dönemde ... payına yönelik yanıltıcı bilgi ve yorumlar içeren, yüksek fiyat hedefleri verilerek pay fiyatını artırmaya yönelik paylaşımlar yapılan "..." adlı Twitter hesabını yönettiğine ilişkin makul şüphe oluşan ... ile birlikte hareket ettiği, aralarında baba-oğul ilişkisi bulunduğu ve oğluna vekalet verdiği ve söz konusu pay piyasasında en fazla işlem, en fazla fiyat yükseltici işlem ve en fazla kendinden kendine işlem gerçekleştiren ilk üç yatırımcı arasında yer aldığı dikkate alındığında, davacının 6362 sayılı Kanun'un 107/2. maddesinde sayılan fiillere asıl fail ve diğer grup ortakları ile birlikte menfaat temin etmek suretiyle iştirak ettiğine dair makul şüphenin oluştuğu sonucuna varıldığından, davacı hakkında 6 ay süreyle geçici işlem yapma yasağı uygulanmasına dair dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyu ile aksi yöndeki karara katılmıyoruz.

Atıf: Danıştay 13. Daire, E. 2024/2538, K. 2024/3919, www.arakarar.com/karar/danistay-13-daire-2024-2538-e-2024-3919-k-bbd09efc4ff7