Danıştay · 13. Daire

Danıştay 13. Daire 2024/2055 E. 2025/1451 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2024/2055
Karar No
2025/1451
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/2055 Karar No:2025/1451

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediyesi VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Belediye mülkiyetinde bulunan Ardahan ili, Merkez ilçesi, ... Mahalle, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın satışına ilişkin olarak 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 45. maddesi uyarınca açık teklif usulüyle gerçekleştirilen 31/01/2024 tarihli ihalenin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen kararda; taşınmazın 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 45. maddesi gereğince açık teklif usulü ile satışı için 31/01/2024 tarihinde ihaleye çıkıldığı, ihaleye katılan tek istekliye taşınmazın satışının yapıldığı; Dava konusu ihalenin 2886 sayılı Kanun'un 17. maddesine uygun olarak belediye askı ilan tahtasında ve belediyeye ait ses yayın cihazlarıyla ilan edildiğine dair 30/01/2024 tarihli tutanağın tutulduğu, ihalenin 19/01/2024 tarihinde yerel gazetede ve 22/01/2024 tarihinde internet gezetesinde ilan edildiği, ihalenin davacıya doğrudan bildirilmesini zorunlu kılan bir mevzuat hükmünün bulunmadığı, yine ihaleye çıkılan taşınmazın imar durumuna dair açılan bir davanın da bulunmadığı, taşınmazın ihaleye konu edilebileceği, bu durumda, 2886 sayılı Kanun'a uygun olarak gerçekleştirilen dava konusu ihale işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, komşu parsel sahiplerine duyuru yapılmadığı, satışı yapılan parselin kendi evine giriş için kullandığı tek yol olduğu, davaya konu parselin içinde bulunduğu imar adasının imar planına uygunluğundan söz edilemeyeceği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, satış ihalesinin ve ilanın mevzuata uygun yapıldığı, satışı yapılan parselin davacının evine giden tek yol olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ:3194 sayılı İmar Kanunu'nun "İfraz ve tevhid" başlıklı 15. maddesinde, "(Değişik fıkra:4/7/2019-7181/8 md.) İmar planı bulunan alanlarda, uygulama imar planına uygun olarak öncelikle parselasyon planının yapılması esastır. (Değişik fıkra:4/7/2019-7181/8 md.) İmar planı bulunan alanlarda, ifraz ve tevhit işlemleri, parselasyon planı tescil edilmiş alanlarda yapılabilir. (Ek fıkra:4/7/2019-7181/8 md.) Parselasyon planı tescil edilmiş yerlerde yapılacak ifraz veya tevhidin imar planlarına ve imar mevzuatına uygun olması şarttır. (Ek fıkra:4/7/2019-7181/8 md.) 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununda belirtilen merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin yetkisi içindeki kamu yatırımlarında veya kamu mülkiyetine ait alanlarda, parselasyon planının tatbiki mümkün olmayan meskûn alanlar ile koruma amaçlı imar planı bulunan alanlarda ve büyük bir kısmı uygulama imar planına uygun şekilde oluşan imar adalarının geri kalan kısımlarında bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan hükümlerde belirtilen şartlar aranmaz. (Ek fıkra:4/7/2019-7181/8 md.) Mevcut hâliyle yapılaşmaya elverişli olmayan imar parsellerinde; maliklerden birinin talebi üzerine veya doğrudan, parsel maliklerine kendi aralarında anlaşmaları için yapacağı tebliğden itibaren üç ay içerisinde maliklerce anlaşma sağlanamaması hâlinde, resen tevhit ve fiilî duruma göre ifraz yoluyla işlem yapmaya ilgili idare yetkilidir. İmar planlarında parsel cepheleri tayin edilmeyen yerlerde yapılacak ifrazların, asgari cephe genişlikleri ve büyüklükleri yönetmelikte belirtilen esaslara göre tespit edilir. İmar planı dışında kalan alanlarda yönetmeliklerinde tayin edilecek miktarlardan küçük ifrazlara izin verilmez."; "Kamulaştırmadan arta kalan kısımlar" başlıklı 17. maddesinde, "Belediye veya valilik, kendi malı olan veya imar planlarının tatbiki sonucu kamulaştırmadan artan parçalarla, istikameti değiştirilen veya kapanan yol ve meydanlarda hasıl olan sahalardan müstakil inşaata elverişli olmayan parçaları, bitişiğindeki arsa veya bina sahibine bedel takdiri suretiyle satmak, gayrimenkul sahiplerinin yola giden yerlerden dolayı tahakkuk eden istihkaklarını bedel takdiri suretiyle değiştirmek ve komşu gayrimenkul sahibi takdir edilen bedelle satın almaktan imtina ederse, şüyulandırıp satmak suretiyle imar planına uygunluğunu temin eder. Bunlardan müstakil inşaata elverişli olanları, kamu yararı için, belediye veya valilikçe yeri alınan şahısların muvafakatları halinde istihkaklarına karşılık olarak bedel takdiri ve icabında denklik temini suretiyle değiştirmeye belediye ve valilik yetkilidir. Ayrıca belediye veya valilikler ile şüyulu olan müstakil inşaat yapmaya müsait bulunan imar parsellerinde, belediye veya valilikler, hisselerini parselin diğer hissedarlarına bedel takdiri suretiyle satmaya, ilgililer satın almaktan imtina ederse, şüyuun izalesi suretiyle sattırmaya yetkilidir. Bu maddeye göre bedel takdirleri ve bu bedellere itiraz şekilleri 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre yapılır." kurallarına yer verilmiştir. 03/07/2017 tarih ve 30113 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin "Genel İlkeler" başlıklı 5. maddesinin 13. fıkrasında, "Koruma amaçlı imar planlarında parselasyon planı yapılması mümkün olmayan durumlar hariç olmak üzere, imar adasında parselasyon planı yapılmadan bu adadaki parsellerde ifraz ve tevhit yapılamaz." kuralı yer almaktadır. 22/02/2020 tarih ve 31047 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmeliğin, "İfraz ve tevhit işleri" başlıklı 7. maddesinde, "(1) İmar planı bulunan alanlarda İmar Kanununun 15 inci ve 16 ncı maddelerine göre ifraz ve tevhit işlemleri, ikinci fıkradaki istisnalar dışında ancak parselasyon planı tescil edilmiş alanlarda parsel maliklerinin tümünün muvafakati ile uygulama imar planlarına uygun olarak yapılabilir. (2) İstisnalar şunlardır: a) Çok sayıda, imar ada ve parseli ile sosyal donatı alanlarının oluşturulması gibi parselasyon nitelikli imar uygulamaları hariç olmak üzere; kamu mülkiyetindeki alanlar ile Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununda belirtilen merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri yetkisi içindeki kamu yatırımları. b) Düzenleme alanının büyük bir kısmı yapılaşmış olsa dahi, öncelikle parselasyon planının yapılması esas olmakla birlikte, zemindeki fiili durumdan dolayı İmar Kanununun 18 inci maddesinin uygulanmasının teknik olarak mümkün olmadığı durumlar. c) Koruma amaçlı imar planı bulunup da, içerisinde bulunan yapılar, parsel cepheleri, minimum parsel büyüklükleri, çekme mesafeleri, tescilli yapılar ve benzeri teknik nedenlerle parselasyon planının tatbikinin mümkün olmadığı durumlar. ç) Büyük bir kısmı uygulama imar planına uygun şekilde oluşan imar adalarının geri kalan kısımları. (3) İkinci fıkrada belirtilen istisnai durumlarda, ifraz ve tevhit işlemleri yoluyla imar uygulaması yapılabilmesi için, parselasyon planı yapılamamasının gerekçelerini açıklayan ayrıntılı bir teknik rapor hazırlanması ve bu durumun belediye encümen kararı, il idare kurulu kararı veya ilgili idare onayında belirtilmesi gerekmektedir. (4) Parsel yüzölçümü, cephesi, çekme mesafeleri ve benzeri nedenlerden dolayı imar mevzuatına göre yapı yapılması mümkün olmayan ya da yapılaşma şartlarının sağlanmasına rağmen bu durumlardan dolayı yapı izni verilemeyen imar parselleri; kendi aralarında anlaşmaları için ilgili idare tarafından parsel maliklerine yapılacak tebliğden itibaren, 3 ay içerisinde maliklerce anlaşma sağlanamaması halinde veya maliklerden birinin talebi üzerine idarece resen; tevhit ve gerektiğinde ifraz yapılmak suretiyle, imar planı, imar mevzuatı ve yapılaşmaya uygun hale getirilir. İfraz işlemi yapılacak ise parsellerin tevhit edilmeden önceki mülkiyetinin bulunduğu konumuna göre yapılır. (5) İfraz sonucu oluşacak parsellerdeki mevcut ya da oluşacak yapı alanlarının toplamı, imar planındaki emsal oranının ifraz sonucu oluşan parsele denk gelen miktarını aşamaz." düzenlemesi yer almaktadır. Uyuşmazlığa konu taşınmazın komşu parselinin maliki olan dava dışı ... tarafından, adına kayıtlı Ardahan ili, Merkez ilçesi, ... Mahalle ... ada ... parselde bulunan taşınmazın kuzeyinde bulunan imar adası içinde kalan kadastral yoldan ihdasen oluşturulacak parselin (dava konusu ihaleye konu taşınmaz) kendisine satışı 16/02/2021 tarihli dilekçe ile talep edilmiş, satış talebi 07/04/2021 tarihinde belediye meclisinde görüşülmüş ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 45. maddesi gereğince taşınmazın açık teklif usulü ile satışına oyçokluğu ile karar verilmiştir. Söz konusu taşınmaz için 68.981,00 TL muhammen bedelle 31/01/2024 tarihinde ihale yapılmak üzere ilana çıkılmış, ihaleye sadece taşınmazın kendisine satılması için başvuru yapan komşu parsel maliki katılmış ve ihale 69.000,00 TL bedelle üzerinde kalmıştır. Davacı tarafından, dava konusu taşınmaza komşu nitelikte ... parsel bulunduğu, söz konusu parsellerden birinin kendisine ait olduğu, komşu parsel sahiplerine duyuru yapılmadığı, satışı yapılan parselin evine giriş için kullandığı tek yol olduğu ileri sürülerek satışa ilişkin olarak 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 45. maddesi uyarınca açık teklif usulüyle gerçekleştirilen 31/01/2024 tarihli ihalenin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, parselasyon yapılmadan ifraz ve tevhit işlemi yapılamayacağı açık olmakla birlikte, parselasyon yapılmasına imkan bulunmayan alanlardaki kadastro parsellerinde mevzuatta ve imar planında öngörülen esaslara uyulmak koşulu ile ifraz ve tevhit işlemlerinin yapılabileceğinde duraksama bulunmamaktadır. Yine 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca imar planı değişikliği ile kapanan kadastral yolu, bitişiğindeki diğer parselin maliki olan davacının da satın alabilme hakkı bulunduğu açıktır. Uyuşmazlığa konu olayda, davacıya ait taşınmazın bulunduğu alanda parselasyon yapılmasına imkan bulunup bulunmadığının araştırılması, parselasyon yapılmasına imkan bulunmayan bir alan söz konusu ise imar planı değişikliği ile kapanan ve müstakil inşaata elverişli olmayan kadastral yolun bitişiğindeki parsel maliklerinden hangisine satışının daha uygun olacağının teknik olarak incelenmesi neticesinde bir karar verilmesi gerektiğinden, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü ve Altıncı Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun Ek 1. maddesi uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 09/04/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY : Belediye mülkiyetinde bulunan Ardahan ili, Merkez ilçesi, ... Mahalle, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın satışına ilişkin olarak 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 45. maddesi uyarınca açık teklif usulüyle gerçekleştirilen 31/01/2024 tarihli ihalenin iptali istenilmiştir. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun "İfraz ve tevhid" başlıklı 15. maddesinde, "(Değişik fıkra:4/7/2019-7181/8 md.) İmar planı bulunan alanlarda, uygulama imar planına uygun olarak öncelikle parselasyon planının yapılması esastır. (Değişik fıkra:4/7/2019-7181/8 md.) İmar planı bulunan alanlarda, ifraz ve tevhit işlemleri, parselasyon planı tescil edilmiş alanlarda yapılabilir. (Ek fıkra:4/7/2019-7181/8 md.) Parselasyon planı tescil edilmiş yerlerde yapılacak ifraz veya tevhidin imar planlarına ve imar mevzuatına uygun olması şarttır. (Ek fıkra:4/7/2019-7181/8 md.) 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununda belirtilen merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin yetkisi içindeki kamu yatırımlarında veya kamu mülkiyetine ait alanlarda, parselasyon planının tatbiki mümkün olmayan meskûn alanlar ile koruma amaçlı imar planı bulunan alanlarda ve büyük bir kısmı uygulama imar planına uygun şekilde oluşan imar adalarının geri kalan kısımlarında bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan hükümlerde belirtilen şartlar aranmaz. (Ek fıkra:4/7/2019-7181/8 md.) Mevcut hâliyle yapılaşmaya elverişli olmayan imar parsellerinde; maliklerden birinin talebi üzerine veya doğrudan, parsel maliklerine kendi aralarında anlaşmaları için yapacağı tebliğden itibaren üç ay içerisinde maliklerce anlaşma sağlanamaması hâlinde, resen tevhit ve fiilî duruma göre ifraz yoluyla işlem yapmaya ilgili idare yetkilidir. İmar planlarında parsel cepheleri tayin edilmeyen yerlerde yapılacak ifrazların, asgari cephe genişlikleri ve büyüklükleri yönetmelikte belirtilen esaslara göre tespit edilir. İmar planı dışında kalan alanlarda yönetmeliklerinde tayin edilecek miktarlardan küçük ifrazlara izin verilmez."; "Kamulaştırmadan arta kalan kısımlar" başlıklı 17. maddesinde, "Belediye veya valilik, kendi malı olan veya imar planlarının tatbiki sonucu kamulaştırmadan artan parçalarla, istikameti değiştirilen veya kapanan yol ve meydanlarda hasıl olan sahalardan müstakil inşaata elverişli olmayan parçaları, bitişiğindeki arsa veya bina sahibine bedel takdiri suretiyle satmak, gayrimenkul sahiplerinin yola giden yerlerden dolayı tahakkuk eden istihkaklarını bedel takdiri suretiyle değiştirmek ve komşu gayrimenkul sahibi takdir edilen bedelle satın almaktan imtina ederse, şüyulandırıp satmak suretiyle imar planına uygunluğunu temin eder. Bunlardan müstakil inşaata elverişli olanları, kamu yararı için, belediye veya valilikçe yeri alınan şahısların muvafakatları halinde istihkaklarına karşılık olarak bedel takdiri ve icabında denklik temini suretiyle değiştirmeye belediye ve valilik yetkilidir. Ayrıca belediye veya valilikler ile şüyulu olan müstakil inşaat yapmaya müsait bulunan imar parsellerinde, belediye veya valilikler, hisselerini parselin diğer hissedarlarına bedel takdiri suretiyle satmaya, ilgililer satın almaktan imtina ederse, şüyuun izalesi suretiyle sattırmaya yetkilidir. Bu maddeye göre bedel takdirleri ve bu bedellere itiraz şekilleri 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre yapılır." kurallarına yer verilmiştir. 03/07/2017 tarih ve 30113 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin "Genel İlkeler" başlıklı 5. maddesinin 13. fıkrasında, "Koruma amaçlı imar planlarında parselasyon planı yapılması mümkün olmayan durumlar hariç olmak üzere, imar adasında parselasyon planı yapılmadan bu adadaki parsellerde ifraz ve tevhit yapılamaz." kuralı yer almaktadır. 22/02/2020 tarih ve 31047 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmeliğin, "İfraz ve tevhit işleri" başlıklı 7. maddesinde, "(1) İmar planı bulunan alanlarda İmar Kanununun 15 inci ve 16 ncı maddelerine göre ifraz ve tevhit işlemleri, ikinci fıkradaki istisnalar dışında ancak parselasyon planı tescil edilmiş alanlarda parsel maliklerinin tümünün muvafakati ile uygulama imar planlarına uygun olarak yapılabilir. (2) İstisnalar şunlardır: a) Çok sayıda, imar ada ve parseli ile sosyal donatı alanlarının oluşturulması gibi parselasyon nitelikli imar uygulamaları hariç olmak üzere; kamu mülkiyetindeki alanlar ile Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununda belirtilen merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri yetkisi içindeki kamu yatırımları. b) Düzenleme alanının büyük bir kısmı yapılaşmış olsa dahi, öncelikle parselasyon planının yapılması esas olmakla birlikte, zemindeki fiili durumdan dolayı İmar Kanununun 18 inci maddesinin uygulanmasının teknik olarak mümkün olmadığı durumlar. c) Koruma amaçlı imar planı bulunup da, içerisinde bulunan yapılar, parsel cepheleri, minimum parsel büyüklükleri, çekme mesafeleri, tescilli yapılar ve benzeri teknik nedenlerle parselasyon planının tatbikinin mümkün olmadığı durumlar. ç) Büyük bir kısmı uygulama imar planına uygun şekilde oluşan imar adalarının geri kalan kısımları. (3) İkinci fıkrada belirtilen istisnai durumlarda, ifraz ve tevhit işlemleri yoluyla imar uygulaması yapılabilmesi için, parselasyon planı yapılamamasının gerekçelerini açıklayan ayrıntılı bir teknik rapor hazırlanması ve bu durumun belediye encümen kararı, il idare kurulu kararı veya ilgili idare onayında belirtilmesi gerekmektedir. (4) Parsel yüzölçümü, cephesi, çekme mesafeleri ve benzeri nedenlerden dolayı imar mevzuatına göre yapı yapılması mümkün olmayan ya da yapılaşma şartlarının sağlanmasına rağmen bu durumlardan dolayı yapı izni verilemeyen imar parselleri; kendi aralarında anlaşmaları için ilgili idare tarafından parsel maliklerine yapılacak tebliğden itibaren, 3 ay içerisinde maliklerce anlaşma sağlanamaması halinde veya maliklerden birinin talebi üzerine idarece resen; tevhit ve gerektiğinde ifraz yapılmak suretiyle, imar planı, imar mevzuatı ve yapılaşmaya uygun hale getirilir. İfraz işlemi yapılacak ise parsellerin tevhit edilmeden önceki mülkiyetinin bulunduğu konumuna göre yapılır. (5) İfraz sonucu oluşacak parsellerdeki mevcut ya da oluşacak yapı alanlarının toplamı, imar planındaki emsal oranının ifraz sonucu oluşan parsele denk gelen miktarını aşamaz." düzenlemesi yer almaktadır. Uyuşmazlığa konu taşınmazın komşu parselinin maliki olan dava dışı ... tarafından, adına kayıtlı Ardahan ili, Merkez ilçesi, ... Mahalle ... ada ... parselde bulunan taşınmazın kuzeyinde bulunan imar adası içinde kalan kadastral yoldan ihdasen oluşturulacak parselin (dava konusu ihaleye konu taşınmaz) kendisine satışı 16/02/2021 tarihli dilekçe ile talep edilmiş, satış talebi 07/04/2021 tarihinde belediye meclisinde görüşülmüş ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 45. maddesi gereğince taşınmazın açık teklif usulü ile satışına oyçokluğu ile karar verilmiştir. Söz konusu taşınmaz için 68.981,00 TL muhammen bedelle 31/01/2024 tarihinde ihale yapılmak üzere ilana çıkılmış, ihaleye sadece taşınmazın kendisine satılması için başvuru yapan komşu parsel maliki katılmış ve ihale 69.000,00 TL bedelle üzerinde kalmıştır. Davacı tarafından, dava konusu taşınmaza komşu nitelikte 3 parsel bulunduğu, söz konusu parsellerden birinin kendisine ait olduğu, komşu parsel sahiplerine duyuru yapılmadığı, satışı yapılan parselin evine giriş için kullandığı tek yol olduğu ileri sürülerek satışa ilişkin olarak 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 45. maddesi uyarınca açık teklif usulüyle gerçekleştirilen 31/01/2024 tarihli ihalenin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, parselasyon yapılmadan ifraz ve tevhit işlemi yapılamayacağı açık olmakla birlikte, parselasyon yapılmasına imkan bulunmayan alanlardaki kadastro parsellerinde mevzuatta ve imar planında öngörülen esaslara uyulmak koşulu ile ifraz ve tevhit işlemlerinin yapılabileceğinde duraksama bulunmamaktadır. Yine 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca imar planı değişikliği ile kapanan kadastral yolu, bitişiğindeki diğer parselin maliki olan davacının da satın alabilme hakkı bulunduğu açıktır. Uyuşmazlığa konu olayda, davacıya ait taşınmazın bulunduğu alanda parselasyon yapılmasına imkan bulunup bulunmadığının araştırılması, parselasyon yapılmasına imkan bulunmayan bir alan söz konusu ise imar planı değişikliği ile kapanan ve müstakil inşaata elverişli olmayan kadastral yolun bitişiğindeki parsel maliklerinden hangisine satışının daha uygun olacağının teknik olarak incelenmesi neticesinde bir karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.

(XX) KARŞI OY : Davada, "...satışı yapılan parselin davacının evine giriş için kullandığı tek yol olduğu..." ileri sürülerek Belediye mülkiyetinde bulunan 62,71 m² büyüklüğündeki taşınmazın satışına ilişkin olarak 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 45. maddesi uyarınca açık teklif usulüyle gerçekleştirilen 31/01/2024 tarihli ihalenin iptali istenilmiştir. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun "Kamulaştırmadan arta kalan kısımlar" başlıklı 17. maddesinde; "Belediye veya valilik, kendi malı olan veya imar planlarının tatbiki sonucu kamulaştırmadan artan parçalarla, istikâmeti değiştirilen veya kapanan yol ve meydanlarda hâsıl olan sahalardan müstakil inşaata elverişli olmayan parçaları, bitişiğindeki arsa veya bina sahibine bedel takdiri suretiyle satmak, gayrimenkul sahiplerinin yola giden yerlerden dolayı tahakkuk eden istihkaklarını bedel takdiri suretiyle değiştirmek ve komşu gayrimenkul sahibi takdir edilen bedelle satın almaktan imtina ederse, şüyulandırıp satmak suretiyle imar planına uygunluğunu temin eder. Bunlardan müstakil inşaata elverişli olanları, kamu yararı için, belediye veya valilikçe yeri alınan şahısların muvafakatları hâlinde istihkaklarına karşılık olarak bedel takdiri ve icabında denklik temini suretiyle değiştirmeye belediye ve valilik yetkilidir..." kuralına yer verilmiştir. Anılan 17. Maddenin başlığı her ne kadar " "Kamulaştırmadan arta kalan kısımlar" şeklinde ise de, madde lafzının "Belediye veya valilik, kendi malı olan veya imar planlarının tatbiki sonucu kamulaştırmadan artan parçalarla, istikâmeti değiştirilen veya kapanan yol ve meydanlarda hâsıl olan sahalardan..." şekinde olduğu, "veya" bağlacı kullanılmak suretiyle sayılan durumların birbirinden bağımsız şekilde düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle Kanunun 17. maddesinin başlıktan bağımsız olarak taşınmazın ne şekilde oluştuğuna bakılmaksızın belediye veya valiliğin "kendi malı olan ve müstakil inşaata elverişli olmayan" tüm taşınmazları kapsadığının kabulü gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinden, ihale yolu ile satışı yapılan taşınmazın tapu kaydından sadece 62,71 m² büyüklüğünde olduğu ve davalı idare tarafından da müstakil inşaata elverişli olduğunun ortaya konulamadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla söz konusu taşınmazın 3194 sayılı Kanun'un 17. maddesi gereği bitişiğindeki arsa veya bina sahibine bedel takdiri suretiyle satılması gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, davaya konu taşınmazın 3194 sayılı Kanun'un 17. maddesine aykırı olarak ihale yolu ile satışına ilişkin ihale işleminde hukuka uygunluk, davanın reddine ilişkin mahkeme kararında hukukî isabet bulanmadığından, temyize konu mahkeme kararının bozulmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 13. Daire, E. 2024/2055, K. 2025/1451, T. 09.04.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-13-daire-2024-2055-e-2025-1451-k-0d156d6e2be7