Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2024/1113 E. 2024/4322 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2024/1113
- Karar No
- 2024/4322
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/1113 Karar No:2024/4322
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İnşaat Nakliyat Petrol Madencilik ve Turizm Sanayi Ticaret A.Ş. VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., T.N:... sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin kararının temyizen incelenerek kaldırılması ve uyuşmazlığın esası incelenmek suretiyle istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Diyarbakır ilinde bulunan ER:... erişim numaralı II (a) Grubu sahanın 10/11/2017 tarihinde gerçekleştirilen ihalesi uhdesinde kalan davacı şirket tarafından, mera vasfındaki işletme sahası için gerekli izinlerin alınamadığı ve bu nedenle üretime başlanılamadığından bahisle ihale bedeli, ihale teklif bedeli ile harçların ve ruhsat bedellerinin ticari faizi ile birlikte iade edilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin .. tarih ve ... sayılı davalı idare işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ihaleye çıkılan maden sahasının mera vasfında olduğu, 4342 sayılı Mera Kanunu uyarınca amacı dışında kullanılamayacağı, alanın mera vasfından çıkarılmasının yalnızca istisnai durumlarda mümkün olduğu, söz konusu alanın tahsis amacının değiştirilmesi istemiyle davacı şirketçe başvuru yapılmışsa da anılan başvurunun Diyarbakır Valiliği İl Tarım Orman Müdürlüğünün... tarih ve ... sayılı işlemiyle reddedildiği, davalı idarece ihaleye çıkılan alanın madencilik faaliyetinin mümkün olmadığı bir sahada bulunduğu ve davacının ihaleye katılmak için sınırlı bir süreye sahip olduğu göz önünde bulundurulduğunda, bu durumun ihaleye katılan davacı şirket tarafından bilinmesinin mümkün olmadığı, madencilik faaliyeti yapılması mutlak yasak olan bir alanın ihalesi sonucunda işletme izni alınamaması hâlinde, ihale nedeniyle ödenen bedellerin iade edilmemesinin ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, idarenin öncelikle kendi üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirerek mutlak yasak olan bir alanda madencilik faaliyeti yapılması için ihaleye çıkmaması gerekirken tüm sorumluluğu ihaleye katılan davacıya yüklemesinin hakkaniyet ve ölçülülük ilkesiyle bağdaşmadığı, mutlak yasak bir alanın ihalesi sonucunda madencilik faaliyeti yapılamayacağı anlaşıldığından, davacının ödediği ihale bedeli, ihale teklif bedeli ile harçların ve ruhsat bedellerinin iade edilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Bu kararın davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine ise 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kesin olarak hükme bağlandığı gerekçesiyle ... tarih ve E:..., K:..., T.N:... sayılı kararla temyiz isteminin reddine 7 gün içerisinde Danıştaya temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, söz konusu sahaya ilişkin maden işletme ruhsatının iptal edilmediği, gerekli izinleri alma sorumluluğunun ihale uhdesinde kalana ait olduğu, davacının istediği bedellerin iade edilmeyeceğinin ihale şartnamesinde açıkça belirtilmiş olduğu, davacının ödediği bedellerin iade edilmeyeceğini göz önünde bulundurarak ihaleye katıldığı, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesinin temyiz isteminin reddine ilişkin kararı kaldırıldıktan sonra, esasa yönelik temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : USUL YÖNÜNDEN: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin birinci fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği; altıncı fıkrasında, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu belirtilmiştir. Anılan Kanun'un 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir: a) Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları. b) Konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idarî işlemler hakkında açılan davalar. ... d) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları. ... m) Düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak alınan kararlara karşı açılan davalar." kuralı yer almıştır. 2577 sayılı Kanunun 48. maddesinin altıncı fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması hâlinde, kararı veren merciin, temyiz isteminin reddine karar vereceği; ilgili merciin bu kararına karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği kurala bağlanmıştır. Aktarılan düzenlemelere göre, ilk derece mahkemelerince verilen kararlara karşı kural olarak istinaf kanun yoluna başvurulabileceği ancak 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinde tahdidî olarak sayılan uyuşmazlıklarla ilgili kararlara karşı istinaf kanun yolundan sonra temyiz kanun yoluna da başvurulabileceği açıktır. Diyarbakır ilinde bulunan ER:... erişim numaralı II (a) Grubu sahanın 10/11/2017 tarihinde gerçekleştirilen ihalesi davacı şirketin uhdesinde kalmış, ihale sonucunda işletme ruhsatı verilen davacı şirketin söz konusu sahanın tahsis amacının madencilik faaliyetine uygun hale getirilmesine yönelik 13/01/2022 tarihli talebi "... şirketinize ait ER:... sayılı II (a) grubundaki kalker işletme ruhsat sahası içinde bulunan ... mera vasıflı taşınmazın 98.935,52 metrekarelik kısmında 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 14. maddesi (a) bendi kapsamında tahsis amacının değiştirilmesi talebi, İl Mera Komisyonu Başkanlığının ... arih ve ... nolu kararı ve Valilik Makamının ... tarih ve ... sayılı onayı ile uygun görülmemiştir." gerekçesiyle Diyarbakır Valiliğinin (İl Tarım ve Orman Müdürlüğü) ... tarih ve ... sayılı işlemiyle reddedilmiş, bunun üzerine 24/05/2022 tarihinde mera vasfındaki işletme sahası için gerekli izinlerin alınmadığı ve bu nedenle üretime başlanılamadığından bahisle ihale bedeli, ihale teklif bedeli ile harçların ve ruhsat bedellerinin ticari faizi ile birlikte iade edilmesi istemiyle davalı idareye başvuru yapılmış, anılan başvurunun davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı işlemiyle reddedilmesi üzerine bakılan dava açılmış, ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararla dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, söz konusu karara karşı yapılan istinaf başvurusu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla kesin olarak reddedilmesine rağmen davalı idare tarafından temyiz yoluna başvurulmuş, Bölge İdare Mahkemesi tarafından ise temyizi talep edilen kararın 2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olarak hükme bağlandığı ve temyiz yolunun açık olmadığı gerekçesiyle ... tarih ve E:..., K:..., T.N:... sayılı kararla temyiz isteminin reddine, 7 gün içerisinde Danıştaya temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiştir. Bölge idare mahkemelerinin hangi davalar hakkında verdikleri kararların temyiz edilebileceği 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinde tahdidi olarak sayılmış olup, Diyarbakır ilinde bulunan ER:... erişim numaralı II (a) Grubu sahanın 10/11/2017 tarihinde gerçekleştirilen ihalesi uhdesinde kalan davacı şirket tarafından, mera vasfındaki işletme sahası için gerekli izinlerin alınamadığı ve bu nedenle üretime başlanılamadığından bahisle ihale bedeli, ihale teklif bedeli ile harçların ve ruhsat bedellerinin ticari faizi ile birlikte iade edilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı davalı idare işleminin iptali istemiyle açılan davada, davacının elde etmek istediği amacın, ihale bedeli, ihale teklif bedeli ile harçların ve ruhsat bedellerinin ticari faizi ile birlikte iade edilmesini sağlamak olduğu, Mahkeme kararının doğrudan bir sonucu olarak davacının mal varlığının etkileneceği anlaşılmaktadır. Dava dilekçesinde davanın konusu olarak belirli bir tutar belirtilmemekle birlikte, davacının işbu dava neticesinde doğrudan elde edeceği sonucun ihale sürecinde ve sonrasında ödediği ihale bedeli, ihale teklif bedeli ile harçların ve ruhsat bedellerinin ticari faizi ile birlikte iade edilmesini sağlamak olduğu, bu anlamda uyuşmazlık konusu miktar objektif olarak tespit edilebilir olduğundan uyuşmazlığın, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin (b) bendi kapsamında belirli bir miktarı ihtiva eden bir uyuşmazlık olarak değerlendirilmesi gerektiği, hükmün sonucu olarak elde edilecek tutar istinaf kararının verildiği 2023 yılı temyiz sınırı olan 581.000,00-TL'nin üzerinde olduğundan davalı idarenin temyiz başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında usule uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., T.N:...sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin kararı kaldırılarak esasın incelenmesine geçildi:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 31/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.