Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2023/3609 E. 2025/1183 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2023/3609
- Karar No
- 2025/1183
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2023/3609 Karar No:2025/1183
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş. VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) :... Kurumu VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, ... Kablo Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin 01/01/2018-31/12/2018 hesap dönemine ilişkin olarak gerçekleştirilen bağımsız denetimde ilgili mevzuata aykırı fiiller işlediğinden bahisle Bağımsız Denetim Yönetmeliği'nin 40. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca uyarı yaptırımı uygulanması ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 8. maddesinin birinci fıkrası ile 17. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen "işlenen kabahatin haksızlık içeriği, failin kusuru ve ekonomik durumu" göz önünde bulundurularak 660 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 26. maddesinin üçüncü fıkrası ve anılan Yönetmeliğin 39. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 64.000,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ...tarih ve... sayılı Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirket tarafından ... Kablo Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin 01/01/2018-31/12/2018 hesap dönemine ait finansal tabloların bağımsız denetiminde; asıl ve yedek denetim ekibinde yer alan üyelerden her bir denetimden önce alınması gereken bağımsızlık politika ve prosedürlerine uyduklarını ve uyacaklarını bildiren yazılı beyanların alınmaması nedeniyle Kalite Kontrol Standardı (KKS)1'in 24. paragrafına; stokların varlığına ve tamlığına ilişkin yeterli ve uygun denetim kanıtı elde edilmemesi nedeniyle Bağımsız Denetim Standartları (BDS) 501'in 4. paragrafına; yönetim teyit mektubunda imza tarihi bulunmaması nedeniyle BDS 580'in 14. paragrafına; maddi duran varlıklara ilişkin kalıntı değerin ve faydalı ömrün uygunluğunun gözden geçirilmemesi nedeniyle BDS 540'ın 8, 12, 13 ve 18. paragraflarına; denetim raporu ile ekleri arasında tutarsızlık yapıldığı, bununla birlikte kilit denetim konusu olarak belirlenen hususun üst yönetimden sorumlu olanlara bildirilmemesi nedeniyle BDS 330'un 18 ve 24, BDS 700'ün 13 ve 14 ile BDS 701'in 17. paragraflarına; banka teminatlarına ilişkin mutabakatlar ile çalışma kağıtları arasında uyumsuzluk bulunması nedeniyle BDS 505'in 10, 11, 12 ve 16. paragraflarına; finansal tablo dipnotlarında ticari borçlar kalemine ilişkin açıklamalarda gerekli ayrıntılara yer verilmediği, ticari borçlar kaleminde bu kalemde sınıflandırılması uygun olmayan borçların yer alması ve bunlara yönelik herhangi bir çalışma yapılmaması nedeniyle BDS 450'nin 4, BDS 330'un 18 ve 24 ile BDS 700'ün 12, 13 (ç) ve 14. paragraflarına; arazi ve arsaların fınansal tablolarda yer alan tutarları ile dipnotlarda yer alan tutarları arasında uyumsuzluk bulunduğu ve buna ilişkin yeterli ve uygun denetim prosedürlerinin uygulanmaması nedeniyle BDS 330'un 18 ve 24 ile BDS 700'ün 13 ve 14. paragraflarına; Nakit ve Nakit Benzerleri, Kar veya Zararda Yeniden Sınıflandırılmayacak Birikmiş Diğer Kapsamlı Gelirler veya Giderler ile Ertelenmiş Gelirler dipnot açıklamalarının uygunluğuna ilişkin yeterli ve uygun denetim prosedürlerinin uygulanmaması nedeniyle BDS 330'un 24 ve BDS 700'ün 12, 13 (ç) ve 14. paragraflarına; şüpheli ticari alacak karşılığının kâr veya zarar tablosunda yanlış sınıflanmasına ilişkin yeterli ve uygun denetim prosedürünün uygulanmaması nedeniyle BDS 330'un 24 ve BDS 700'ün 12, 13 (ç) ve 14. paragraflarına aykırı davranıldığından bahisle uyarı yaptırımı ile idari para cezası uygulanması üzerine bakılan davanın açıldığı; Söz konusu tespitlerin, Bağımsız Denetim Standartları'na aykırılık teşkil ettiği, ... Kablo Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin 01/01/2018-31/12/2018 hesap dönemine ait denetim yetkisinin sorumlu denetçi eliyle kullanıldığı ve denetim faaliyetinin yürütülmesinden davacı şirketin sorumluluğunun bulunduğu, keza davacı şirketçe Kurumca belirlenen standart ve formlara ve Kurulca alınan genel ve özel nitelikteki kararlara aykırı hareket edildiği anlaşıldığından, uyarı yaptırımı ile idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ileri sürdüğü iddialar üzerinde hiçbir hukuki değerlendirme yapılmadan genel bir ifadeyle davanın reddedildiği, idari yaptırım uygulanan kabahat fiillerinin Anayasa ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 4. maddesine aykırı olarak, kapsam ve çerçevesinin belirlendiği bir kanun olmaksızın 660 sayılı KHK'nin 9. maddesine dayanılarak davalı idarece hazırlanan tebliğ veya kurul kararları ekleri ile belirlendiği, Denetim Standartları Resmi Gazete'de yayımlanmış olmakla beraber hukukun uygulanmasındaki belirlilik ilkesi ve hatta elverişlilik ilkesinin dahi sağlanmadığı, kabahatlerin hangilerine hangi cezaların uygulanacağı konusunda kanunda hüküm bulunmadığı gibi 660 sayılı KHK'de de bir hüküm bulunmadığı, Yönetmeliğe dayanılarak uygulanan uyarı yaptırımının suç ve cezaların kanuniliği ilkesi ile 5326 sayılı Kanun'un 4/2 maddesine aykırı olduğu, 660 sayılı KHK'ye dayanılarak verilen idari para cezasının da yasal dayanaktan yoksun olduğu, şirket ortağı adına da uyarı yaptırımı uygulandığı, bir suçtan iki ceza verilemeyeceği ilkesinin ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlem ile temyiz edilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 12/03/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.