Danıştay · 13. Daire

Danıştay 13. Daire 2023/3170 E. 2025/1294 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2023/3170
Karar No
2025/1294
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2023/3170 Karar No:2025/1294

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: 02/10/2017-21/11/2017 döneminde ... Turkey Bank A.Ş. (...) pay piyasasında gerçekleştirilen işlemlerin VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine aykırılık oluşturduğundan bahisle davacıya 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 104. maddesi uyarınca elde edilen net realize menfaat tutarının iki katı olan 15.098.742,48-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idare tarafından ... pay piyasasında inceleme döneminde gerçekleştirilen işlemlere ilişkin hazırlanan ......tarih ve ... sayılı Denetleme Raporun'da, aralarında davacının da yer aldığı yatırımcı grubunun işlemlerinin incelenmesi neticesinde, anılan payın inceleme dönemdeki günlük ortalama işlem miktarının önceki iki aylık sürece göre %54 oranında artış gösterdiği, 29/09/2017 tarihinde 3,43-TL olan pay fiyatının 10/11/2017 tarihine kadar %153,94 artışla 8,71-TL seviyesine yükseldiği, bu tarihten sonra düşüş eğilimine girerek 21/11/2017 tarihinde 4,37-TL seviyesine gerilediği, söz konusu dönemde yatırımcı grubun iptal ettiği alım emri miktarının iptal ettiği satım emri miktarının 12 katına tekabül ettiği, birbirine yakın miktarda payın alımı için, satımı için iletilenden yaklaşık 3,5 kat fazla emir girişi yapılmasının diğer yatırımcılar nezdinde paydaki talep algısını güçlendirdiği, davacının da aralarında bulunduğu yatırımcı grubu tarafından, payın ağırlıklı ortalama fiyatının %153,9 oranında arttığı 02/10/2017-10/11/2017 döneminde 68.572.939 adet alım ve 52.057.860 adet satım işlemi gerçekleştirdiği, bu dönemde grubun alımını gerçekleştirdiği pay miktarının şirket sermayesinin %1,9'una, payın fiili dolaşım miktarının ise %35,6'sına tekabül ettiği, grup tarafından 10/10/2017 tarihinde inceleme dönemindeki en yüksek pay stokuna, fiili dolaşımdaki paylarının %48,6'sına tekabül eden 22.509.047 adetle ulaştığı, yatırımcı grubunun anılan payın ağırlıklı ortalama fiyatının %49,8 oranında düştüğü 13/11/2017-21/11/2017 döneminde ise 7.967.403 adet alım ve 29.363.258 adet satım işlemi gerçekleştirdiği, ağırlıklı ortalama fiyatının değer kaybettiği yedi iş gününden oluşan bu dönem içerisinde fiili dolaşımdaki payların yaklaşık %46'sına tekabül eden net satım işlemi gerçekleştirdiği, bu bağlamda, davacının da aralarında yer aldığı yatırımcı grubunun işlemleri sonucunda inceleme döneminde bir taraftan net alım işlemlerine bağlı olarak fiili dolaşımdaki pay oranı düşük olan payın arzının daraltıldığı, diğer taraftan da yüksek miktarlı alım ve satım işlemleriyle payın piyasasında hakimiyet kurulduğu, bu şekilde yatırımcı grubunun, net alım işlemleri pay fiyatının artmasını sağlarken bu volatilitenin paya diğer yatırımcıların ilgisini de artırdığı ve bu süreçte grup pay stokunu alımlarıyla belirlediği, bu şekilde payı yüksek fiyat seviyelerinden satma imkanının elde edildiği, tüm bu işlemler neticesinde davacı tarafından elde edilen menfaatin 7.549.371,24-TL olduğu tespitlerine yer verildiği, bu durumda, davacının pay piyasasında inceleme döneminde gerçekleştirdiği işlemlerin Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinde yer alan piyasa bozucu eylemler kapsamında olduğu anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, idari para cezasına dayanak teşkil eden denetleme raporunun tebliğ edilmemesinin savunma hakkını kısıtlayıcı nitelikte olduğu, inceleme döneminde ... pay piyasasındaki işlem hacminin %46,29'unu oluşturan ve toplam işlem hacminin %10,5'ini temsil eden oranlarda işlem gerçekleştirildiği, bu durumun hayatın olağan akışına uygun olduğu, anılan paya işlem yapılan dönemde bu paydan daha fazla artış gösteren şirketlerin bulunduğu, dolayısıyla anılan payda olağanüstü bir durumun oluşmadığı, dava konusu idari para cezasının miktarının nasıl hesaplandığının açık bir şekilde ortaya konulamadığı, konunun uzmanlık gerektiren bir alan olması nedeniyle bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, bilirkişi incelemesi yapılmadan verilen İdare Mahkemesi kararının eksik incelemeye dayalı olarak verildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, dava konusu işlem ile temyiz edilen Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde davacıya iadesine, 6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 19/03/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 13. Daire, E. 2023/3170, K. 2025/1294, T. 19.03.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-13-daire-2023-3170-e-2025-1294-k-b473f341ec33