Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2023/2980 E. 2024/4639 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2023/2980
- Karar No
- 2024/4639
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2023/2980 Karar No:2024/4639
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Fonu VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının hissedarı olduğu ve Fonun kayyım olarak atandığı ... Tarım Ürünleri Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye ait bazı varlıkların bir araya getirilmesi suretiyle " ... Tarım Meram Tavuk Çiftliği Ticari ve İktisadi Bütünlüğü" oluşturulmasına ilişkin Fon Kurulu kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E: ..., K: ...sayılı kararda; dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davalının kayyım sıfatıyla yönettiği şirketlerin hak ve taraf ehliyetlerini koruduğu, anılan şirketlere ilişkin olarak kayyımın ticari gerekliliklere göre gerçekleştirdiği iş ve işlemlerin idari işlem ve eylem nitelinde olmadığı, kayyım sıfatıyla ticari kural ve teamüllere dayanılarak tesis edilen işlemlerde kamu yararının değil ticari faaliyet gereklerinin esas alındığı, kayyım işlemlerinin idare hukuku ilkelerine göre değil özel hukuk ilkelerine göre tesis edildiği, bu itibarla, uyuşmazlığın esas itibarıyla Türk Medeni Kanunu'nda düzenlenen kayyımlık görevinin nasıl ifa edileceğine dair ilke ve kurallar ile Türk Ticaret Kanunu hükümleri dikkate alınmak suretiyle adli yargı yerlerince çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Davalının kayyımı olduğu şirketlere ilişkin olarak 6758 sayılı Kanun'un 20. maddesi uyarınca 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'ndan kaynaklanan yetkilerini kayyımlık görevi ile satış veya tasfiye işlemlerinde kıyasen uygulayabilmesinin veya kayyım olarak atanan TMS'ye bir takım yetkiler verilmesinin kayyımlık sıfatını ve uyuşmazlığın özel hukuka ilişkin olma niteliğini etkilemeyeceği açıktır. Açıklanan nedenlerle istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, işbu davada İstanbul İdare Mahkemelerinin görevli olduğu, Kurum'un kayyım olarak atandığı şirketlerle ilgili tesis edilen işlemlere karşı asliye ticaret mahkemelerinde açılan davalarda görev ret kararları verildiği, Yargıtay kararlarının da bu doğrultuda olduğu, şirketin genel kurul yetkilerinin Kuruma devredildiği, bu hususta Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulama alanı bulmadığı ileri sürülmektedir. Davacı tarafından, Bölge İdare Mahkemesince kararın kaldırılarak ilk derece Mahkemesine gönderilmesi gerekirken doğrudan görev ret kararı verilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı, uyuşmazlığın 6758 sayılı Kanun uyarınca davalı idareye verilen yetki çerçevesinde idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülebilir bir işlem olduğu, tarafların duruşma talebi bulunmaksızın duruşma yapılmasının gerekçesinin açıklanmadığı, kayyım atanmadan önce gerek mali gerek idari açıdan herhangi bir olumsuzluğun mevcut olmadığı, kayyım tarafından şirketin kötü yönetildiği, şirketin mali durumu, ortaklık yapısı, diğer sorunları veya piyasa koşulları nedeniyle mevcut durumunun sürdürülebilir olmadığının objektif kriterlere uygun olarak idarece tespit edilmediği, şirket varlıklarının gerçek fiyatının çok altında bir bedelle satışa çıkarıldığı, mevzuatta belirtilen usul kurallarına riayet edilmeksizin satış ilanı verildiği, kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmamasına rağmen şirketine haksız yere el konularak satılması suretiyle egemenliğinden çıkarılmasının mülkiyet hakkına ve masumiyet karinesine aykırılık teşkil ettiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, ticari ve iktisadi bütünlük kararının hukuka uygun tesis edildiği, anılan kararın alınmasının alacaklıların ve kamunun menfaatine uygun olduğu, Kurumun satış kararı alma yetkisinin bulunduğu, şirketin mali yapısı nedeniyle ticari ve iktisadi bütünlüğün satışına karar verilmesinin zorunlu hale geldiği, satış bedelinin usulüne uygun olarak belirlendiği, mülkiyet hakkının ihlal edilmediği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ...sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 4. Davacının adli yardım istemi İdare Mahkemesince kabul edildiğinden temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 5. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine, 6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 08/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.