Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2023/2625 E. 2025/1290 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2023/2625
- Karar No
- 2025/1290
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2023/2625 Karar No:2025/1290
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ...Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş. (...) pay piyasasında 25/08/2019-29/11/2019 döneminde gerçekleştirilen işlemlerin VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 4. maddesinin ikinci fıkrasına aykırı olduğundan bahisle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 104. maddesi uyarınca 498.445,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden ... tarih ve .../... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idare tarafından, ... A.Ş.'nin Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda yapılan açıklamalarının incelenmesi sonucunda hazırlanan... tarih ve ..., ... sayılı Denetleme Raporunda, 04/03/2019 tarihinde yurtiçi pazarda yaşanan talep yetersizliği ile üretime ara verildiğinin kamuya açıklandığı, daha sonra 25/08/2019 tarihinde yapılan özel durum açıklamasında 04/06/2019 tarihinden itibaren şirketin faaliyetlerine devam edildiğinin belirtildiği, 25/08/2019 tarihli özel durum açıklamasından sonra davacı tarafından 27/08/2019 tarihinde 18.000,00-TL'lik, 09/09/2019 tarihinde ise 100.000,00-TL'lik satış gerçekleştirildiği, şirket tarafından 29/11/2019 tarihinde yapılan özel durum açıklamasında ise 25/08/2019 tarihli özel durum açıklamasında yer verilen bilginin aksine, üretim faaliyetlerinin 04/06/2019 tarihinden beri henüz başlayamadığının ifade edildiği, tutarsız özel durum açıklamaları nedeni ile Borsa İstanbul A.Ş. tarafından 10/12/2019 tarihinden itibaren şirket paylarının Yakın İzleme Pazarına alınmasına karar verildiği, 09/12/2019 tarihinde yapılan özel durum açıklamasında, 25/08/2019 tarihli özel durum açıklamasının gerçeği yansıtmadığı ve şirketin mali durumunun doğru ve zamanında kamuya yansıtılmadığına ilişkin ifadelerin yer aldığı, 2019 yılı içerisinde şirketin Yönetim Kurulu Başkanı olan M.B. ile M.B.'nin kayınbiraderi olan davacı tarafından ... pay piyasasında gerçekleştirilen işlemlerin davalı idarece dikkat çekici bulunduğu, bu kapsamda 29/11/2019 tarihli özel durum açıklamasıyla yanıltıcı olduğu anlaşılan 25/08/2019 tarihli özel durum açıklaması öncesi ve sonrası birer aylık dönemde anılan pay piyasasında davacı tarafından 416.050 adet alım ve 1.466.047 adet satım gerçekleştirildiği, özellikle 04/09/2019 - 09/09/2019 arası tarihlerde mülkiyetinde bulunan DIRIT paylarının tamamının satıldığı ve sonrasında da herhangi bir alım işleminin olmadığı ve işlemler sonucunda 48.325,62-TL net realize kar, 920.712,17-TL gelir elde edildiği tespitlerine yer verildiği, bu durumda, piyasa faaliyeti ile ilgili yanıltıcı bilgi verildiği ve piyasayı olumlu veya olumsuz etkileyeceği açık olan söz konusu açıklamaların öncesinde ve sonrasında davacı tarafından anılan pay piyasasında işlemler gerçekleştirildiği anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, davacı tarafından, şirketin 04/03/2019 tarihli özel durum açıklaması ile faaliyetlerinin durdurulduğu ve Kısa Çalışma Ödeneği başvurusunda bulunulduğunun kamuya açıklandığı, şirketin faaliyetlerinin durdurulduğunun tüm kamuoyunun bilgisi dahilinde olduğu, bu sebeple 29/11/2019 tarihinde yapılan özel durum açıklamasının içsel bilgi olamayacağı ileri sürülmüş ise de, sermaye piyasası aracının değerini, fiyatını veya yatırımcıların yatırım kararlarını etkileyebilecek nitelikteki bilgi, olay ve gelişmelerin içsel bilgi olarak tanımlandığı, 04/03/2019 tarihinde yapılan özel durum açıklamasında yurtiçi pazarda yaşanan talep yetersizliği ile üretime ara verildiğinin açıklandığı, 25/08/2019 tarihinde yapılan özel durum açıklamasında 04/06/2019 tarihinden itibaren fabrikanın faaliyetlerine devam edildiğinin belirtildiği, 29/11/2019 tarihinde yapılan özel durum açıklamasında ise 25/08/2019 tarihli özel durum açıklamasında yer verilen bilginin aksine üretim faaliyetlerinin 04/06/2019 tarihinden beri henüz başlayamadığının ifade edildiği dikkate alındığında, aksi yönde yapılan açıklamalar nedeniyle şirketin gerçek durumunun yatırımcılar tarafından anlaşılmasının olanaklı olmadığı ve şirketin faaliyetlerinin durdurulduğuna ilişkin bilginin içsel bilgi niteliğinde olduğu anlaşıldığından, davacının bu iddiasının yerinde görülmediği; Ayrıca, davacı tarafından, 29/11/2019 tarihli açıklamanın içsel bilgi olduğu kabul edilse dahi içsel bilginin aktarıldığını gösterir hiçbir bilgi veya belgenin mevcut olmadığı ileri sürülmekte ise de, dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerden, 25/08/2019 tarihinde yapılan üretimin 04/06/2019 tarihinden beri devam ettirildiğine ilişkin özel durum açıklamasının gerçeği yansıtmadığı anlaşılmakta olup davacının, 25/08/2019 tarihli özel durum açıklaması sonrası ve 29/11/2019 tarihli özel durum açıklaması öncesi dönemde ... pay piyasasında 416.050 adet alım ve 1.466.047 adet satım gerçekleştirdiği, 04/09/2019-09/09/2019 tarihleri arasında mülkiyetinde bulunan ... paylarının tamamının satıldığı ve sonrasında herhangi bir alım yapılmadığı, 25/08/2019 tarihli özel durum açıklaması öncesi ve sonrası birer aylık dönemde şirketin Yönetim Kurulu Başkanı M.B.'nin davacıya 100.000 adet pay virmanı gerçekleştirildiği, buna ilişkin olarak davacının yazılı savunmasında, M.B. ile gerçekleştirilen 100.000 adet pay virmanının şirketin maddi zorluklar yaşadığı dönemde nakit ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla kendisinden borç alınması karşılığında teminat olarak verilmesi suretiyle gerçekleştirilen bir işlemden ibaret olduğunu belirttiği dikkate alındığında, davacının şirketin mali durumunun kötü olduğundan ve 29/11/2019 tarihli özel durum açıklamasının içeriğinden haberdar olduğu anlaşıldığından, davacının bu iddiasına da itibar edilmediği belirtilmiştir. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, şirketin 29/11/2019 tarihli özel durum açıklamasının içsel bilgi kapsamında olmadığı, şirketin faaliyetinin durdurulduğunun kamuoyunun bilgisi dahilinde olduğu, 29/11/2019 tarihli açıklamanın içsel bilgi olduğu kabul edilse dahi bu durumun tek başına idari para cezası verilmesine yeterli olmayacağı, içsel bilgiye sahip kişinin bilgiyi aktarması ve bu bilgiye dayanılarak işlem yapılmasının gerektiği, şirketin Yönetim Kurulu Başkanı M.B.'nin kendisine bilgi aktardığına ilişkin somut herhangi bir delilin bulunmadığı, davalı idarece M.B. ile aralarındaki akrabalık ilişkisi nedeniyle varsayımla hareket edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, dava konusu işlem ile temyiz edilen Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ...IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 19/03/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.