Danıştay · 13. Daire

Danıştay 13. Daire 2021/3615 E. 2024/3417 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2021/3615
Karar No
2024/3417

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2021/3615 Karar No : 2024/3417 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. Ş... DAVALILAR : 1) ... Piyasası Kurulu VEKİLİ : Av. ... 2) ... Tazmin Merkezi ... VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ... DAVANIN KONUSU : 1) 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 13 Üncü Maddesinin Dördüncü Fıkrasının Kısmen İptali Üzerine Yatırımcı Tazmin Merkezi Tarafından Yatırımcılara Yapılacak Ödemelere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in "YTM tarafından satışı yapılmış olan sermaye piyasası araçlarına ilişkin ödemeler" başlıklı 9. maddesinin ve 2) 31/05/2021 tarih ve 1768 sayılı Yatırımcı Tazmin Merkezi (YTM) yazısı ile bildirilen, davacının sahibi olduğu ... Turizm A.Ş. hisselerinin satış işleminin iptali ile pay senetlerinin YTM tarafından aynen iadesine karar verilmesi, 3) 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun geçici 10. maddesinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Sahip olduğu pay senetlerinin YTM tarafından satılmasıyla mülkiyet hakkının ihlal edildiği, 6362 sayılı Kanun'un geçici 10. maddesi ile dava konusu Yönetmeliğin Anayasa'nın 35. maddesine, 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesine ve Anayasa Mahkemesinin 22/10/2015 tarih ve E:2015/29, K:2015/95 sayılı kararına aykırı olduğu, kaydileştirilmesine karar verilen pay senetlerinin teslim edilmemiş olmasının mülkiyet hakkının varlığını ortadan kaldırmayacağı, fiziken elinde bulundurduğu senetleri süresi içerisinde teslim edemediğinden YTM'ye devredilerek satıldığı, satışa dayanak teşkil eden Kanun maddesi Anayasa'ya açıkça aykırı olduğundan satış işleminin de Anayasa'ya aykırı olduğu, söz konusu Anayasa Mahkemesi kararının geriye yürütülerek uygulanması gerekirken mülkiyet hakkının alacak hakkına dönüştüğünün iddia edilemeyeceği, mülkiyet hakkı korunarak elinde bulunan pay senetlerine bağlı hakların, kendi adına kaydi sisteme işlenmesi gerektiği, mülkiyet hakkının alacak hakkına dönüşmesi hukuken söz konusu olmayıp, pay senetlerinin 2013 yılındaki satış bedellerinin hakkın gerçek karşılığını göstermediği, Yönetmeliğin "YTM tarafından satışı yapılmış olan sermaye piyasası araçlarına ilişkin ödemeler"e ilişkin hükümlerinin de iptal edilmesi gerektiği, Anayasa Mahkemesince Anayasa'ya açıkça aykırı bulunan bir düzenlemeye bağlı olarak yapılan satışları hukuka uygunmuş gibi kabul ederek kendisi ve kendisi gibi durumda olan yatırımcıların mülkiyet hakkının ihlal edilmeye devam edildiği, mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin ölçüsüz olduğunu gösterdiği, müdahalenin hukuka uygun kabul edilebilmesi içi hakkın gerçek sahibine verilmesi gerektiği, ancak satılan pay senetlerinin değeri şirketin, piyasanın ve ülkenin içinde bulunduğu ekonomik ve finansal koşullara göre değişiklik arz edebilecek ve mülkiyet hakkı aynen iade edilmedikçe finansal bir aracın belli bir tarihteki değerinin bugün talep ettiği paylara karşılık gelen değer ile hiçbir zaman örtüşmeyeceği, mülkiyet hakkının ihlal edilmesinin hukuki kabul edilebilmesinin kabul edilebilir hiçbir yanının bulunmadığı, davanın süresi içinde açıldığı, işlemin hukuki durumunu etkilediği, fiziken elinde pay senetleri bulunmasına rağmen pay senetlerinin satılmasıyla mülkiyet hakkının ihlal edildiği, elindeki pay senetleri ile ilgili olarak YTM'ye başvuruda bulunmamış olsaydı, mülkiyet sahibi belirli olmayacağından mülkiyet hakkının ihlalinin de söz konusu olmayacağı, yazının pay sahibinin YTM olduğunun açıklanması anlamına geldiği, hukuki durumunun değiştiğinin ortada olduğu ileri sürülmüştür. DAVALILARIN SAVUNMALARI : Davalı Sermaye Piyasası Kurulu tarafından, öncelikle usule ilişkin olarak, Kurul tarafından tesis edilen bir işlem bulunmadığından davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi; iptali istenen YTM işlemi açıklayıcı/bildirici nitelikte olduğundan kesin ve yürütülmesi gereken bir idari işlem bulunmadığından esasa ilişkin inceleme yapılmaması gerektiği; YTM tarafından tesis edilen işlemlere ilişkin davalar 26/04/2016 ve 07/09/2016 tarihlerinden itibaren 60 gün içinde açılması gerektiğinden davanın süre aşımı nedeniyle; davacının dava açma sebebinin icrai nitelikte olmadığı açık olan YTM işleminin iptali değil, 6632 sayılı Kanun'un geçici 10. maddesi ile Yönetmeliğin ilgili maddelerinin Anayasa yargısına konu edilmesinin sağlanması olduğu, başka bir sonucu elde etmek için bu davanın bir araç olarak kullanılmak istenildiği, dürüstlük kuralına aykırı davranıldığından davanın usulden reddi gerektiği ileri sürülmüş; Esasa ilişkin olarak ise, menkul kıymetlerin fiziken basılıp saklanması işleminin beraberinde başkaca sorunları da getirdiği, gerçek hak sahipliğinin de bunlardan biri olduğu, gerçek hak sahipliğinin tespiti ve bunun söz konusu menkul kıymetin ihraçcısı veya yatırım fonu katılma belgeleri bakımından fon kurucusu ve somut olay bakımından banka tarafından bilinmesi, bu bilgilerin ve karşılaştırma yapılması gereken fiziki evrakın çok uzun yıllar boyunca muhafaza edilmesi gereğini ortaya çıkaracağı, bunun da hayatın akışına uymadığının izahtan vareste olduğu, kaydi sistemin yararları ve bu sisteme geçilmesinin sermaye piyasasının gelişmesinin yanı sıra yatırımcıların daha iyi bir şekilde korunması için zorunlu olduğunun açıkça ortada olduğu, iptali talep edilen düzenlemelerin söz konusu Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda hazırlandığı, Anayasa'nın 35/2 maddesine uygun olduğu, Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümezliği ilkesi de göz önünde bulundurularak, yasal süresi içinde kaydileştirilmediği için YTM'ye intikal eden ve satılarak bedelleri YTM'ye gelir kaydedilen sermaye piyasası araçlarının eski malikleri adına kaydileştirilmesinin mümkün olmadığı, kaldı ki, mülkiyet hakkının YTM'ye intikal tarihi itibarıyla geriye döndürülmesi hususunda fiili imkansızlığın da söz konusu olduğu, zira, borsada işlem görenlerin borsanın ilgili düzenlemeleri de dikkate alınarak borsada satıldığı, satışın yapılmasının ardından takas işlemlerinin gerçekleştirilmesiyle paylarının mülkiyetinin alıcılara geçtiği, hak sahiplerine yapılan ödemelerde, hak kayıplarının önlenmesini teminen kar payı ve nema tutarlarının da ödemeye dahil edildiği, satışı yapılan kaydileştirilmemiş sermaye piyasası araçlarının Anayasa Mahkemesi kararı çerçevesinde yeni bir düzenlemeye tabi tutulması sonucunda, Yönetmelik uyarınca hak sahiplerine ödeme yapılmakta olduğu, ödeme tutarının hesaplanmasında kullanılan yöntemlerde herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı savunulmuştur. Davalı Yatırımcı Tazmin Merkezi tarafından, öncelikle usule ilişkin olarak, iptali istenen YTM işlemi açıklayıcı/bildirici nitelikte olduğundan kesin ve yürütülmesi gereken bir idari işlem bulunmadığından esasa ilişkin inceleme yapılmaması gerektiği; YTM tarafından tesis edilen işlemlere ilişkin davalar 26/04/2016 ve 07/09/2016 tarihlerinden itibaren 60 gün içinde açılması gerektiğinden davanın süre aşımı nedeniyle; davacının dava açma sebebinin icrai nitelikte olmadığı açık olan YTM işleminin iptali değil, 6632 sayılı Kanun'un geçici 10. maddesi ile Yönetmeliğin ilgili maddelerinin Anayasa yargısına konu edilmesinin sağlanması olduğu, başka bir sonucu elde etmek için bu davanın bir araç olarak kullanılmak istenildiği, dürüstlük kuralına aykırı davranıldığından davanın usulden reddi gerektiği ileri sürülmüş; Esasa ilişkin olarak ise, Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği 2016 Eylül'den itibaren 154 ihraçcı şirkete ait yaklaşık 2000 yatırımcının iade başvurusunun sonuçlandırıldığı, davacıya gönderilen bilgilendirme yazısının Anayasa Mahkemesinin iptal kararı üzerine karar gerekçesi doğrultusunda hazırlanarak yürürlüğe giren 6362 sayılı Kanun'un geçici 10. maddesi ve Yönetmeliğin 8, 9 ve 10. maddelerine dayanılarak tesis edildiği, Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasının kabul edilebilir nitelikte olmadığı, menkul kıymetlerin fiziken basılıp saklanması işleminin beraberinde başkaca sorunları da getirdiği, gerçek hak sahipliğinin de bunlardan biri olduğu, gerçek hak sahipliğinin tespiti ve bunun söz konusu menkul kıymetin ihraçcısı veya yatırım fonu katılma belgeleri bakımından fon kurucusu ve somut olay bakımından banka tarafından bilinmesi, bu bilgilerin ve karşılaştırma yapılması gereken fiziki evrakın çok uzun yıllar boyunca muhafaza edilmesi gereğini ortaya çıkaracağı, bunun da hayatın akışına uymadığının izahtan vareste olduğu, kaydi sistemin yararları ve bu sisteme geçilmesinin sermaye piyasasının gelişmesinin yanı sıra yatırımcıların daha iyi bir şekilde korunması için zorunlu olduğunun açıkça ortada olduğu, iptali talep edilen düzenlemelerin söz konusu Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda hazırlandığı, Anayasa'nın 35/2 maddesine uygun olduğu, Anayasa Mahkemesi kararının gerekçesini oluşturan "sermaye piyasalarında işlem yapan kişilerin haklarının kaybı durumunda telafi edici herhangi bir yol veya tazmin mekanizmasının öngörülmemiş olması" tespiti dikkate alınarak, yatırımcıların uğramış oldukların hak kayıplarının nasıl telafi edileceğinin hukuki zemine oturtulduğu, Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümezliği ilkesi de göz önünde bulundurularak, yasal süresi içinde kaydileştirilmediği için YTM'ye intikal eden ve satılarak bedelleri YTM'ye gelir kaydedilen sermaye piyasası araçlarının eski malikleri adına kaydileştirilmesinin mümkün olmadığı, kaldı ki, mülkiyet hakkının YTM'ye intikal tarihi itibarıyla geriye döndürülmesi hususunda fiili imkansızlığın da söz konusu olduğu, zira, borsada işlem görenlerin borsanın ilgili düzenlemeleri de dikkate alınarak borsada satıldığı, satışının yapılmasının ardından takas işlemlerinin gerçekleştirilmesiyle paylarının mülkiyetinin alıcılara geçtiği, hak sahiplerine yapılan ödemelerde, hak kayıplarının önlenmesini teminen kar payı ve nema tutarlarının da ödemeye dahil edildiği, satışı yapılan kaydileştirilmemiş sermaye piyasası araçlarının Anayasa Mahkemesi kararı çerçevesinde yeni bir düzenlemeye tabi tutulması sonucunda, Yönetmelik uyarınca hak sahiplerine ödeme yapılmakta olduğu, ödeme tutarının hesaplanmasında kullanılan yöntemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, YTM'ye intikal eden payların 3 ay içerisinde satılması ilgili döneme ilişkin kanun hükmü gereği olup, satılmayarak YTM nezdinde tutulması mevzuata aykırı olacağından, böyle bir iradenin mümkün olmadığı, satışa konu edilen paylar içi satış bedelinin ödenmesinin tüm yatırımcılar için objektif bir uygulama oluşturduğu, satış tarihindeki değer üzerinden iade yapılmasının eşit sonuçlar doğurduğu, senetlerin mülkiyeti YTM'ye devredilmemiş ve akabinde mevzuat gereği satışa konu edilmemiş olsaydı, davacının söz konusu payları 2013 yılından dava tarihine kadar satmaksızın hesabında tutup tutmayacağı belirsiz olduğu gibi, senetlerin pay değerlerinin dava tarihinde satış değerinden az olmasının da söz konusu olabileceği, davacının tüm bildirim ve basın açıklamalarına rağmen aynen iade başvurusunda bulunmasının, payın fiyatındaki artıştan yararlanma talebine dayandığı, bu durumun da açıkça kötü niyetini ortaya koyduğu, devredilen bazı senetlerin satılamaması, bazı senetlerin ise farklı tarihlerde satışa konu edilmesinin senede, piyasaya ve operasyonel nedenlere dayandığı savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI...'UN DÜŞÜNCESİ : Dava; davacı tarafından, Yatırımcı Tazmin Merkezi'nin (YTM) 31/05/2021 tarih ve 1768 sayılı yazısı ile bildirilen ve davacının sahibi olduğu Petrokent Turizm A.Ş. hisselerinin satış işleminin iptali, 6362 sayılı Kanun'un Geçici 10. maddesine dayanılarak hazırlanan 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 13 Üncü Maddesinin Dördüncü Fıkrasının Kısmen İptali Üzerine Yatırımcı Tazmin Merkezi Tarafından Yatırımcılara Yapılacak Ödemelere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in "YTM tarafından satışı yapılmış olan sermaye piyasası araçlarına ilişkin ödemeler" başlıklı 9. maddesinin iptali ve tarafına ait pay senetlerinin YTM tarafından aynen iadesine karar verilmesi, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun Geçici 10. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülerek iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istemiyle açılmıştır. Davacının Anayasa'ya aykırılık iddiaları yerinde görülmeyerek işin gereği düşünüldü. 6362 sayılı Kanun'un ilk halinde, 13-4. maddesi hükmünde, "Kaydileştirilmesine karar verilen sermaye piyasası araçlarının Kurulca belirlenen esaslar çerçevesinde teslimi zorunludur. Teslim edilen sermaye piyasası araçları kendiliğinden hükümsüz hâle gelir. Teslim edilmeyen sermaye piyasası araçları ise kaydileştirilme kararından sonra borsada işlem göremez, aracı kurumlarca bu sermaye piyasası araçlarının alım satımına aracılık edilemez ve katılma belgelerinin geri alımı yapılamaz. Kayden izlenmeye başladığı tarihten yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmeyen sermaye piyasası araçları YTM'ye intikal eder. Bunların üzerindeki sınırlı ayni haklar kendiliğinden sona ermiş sayılır. Bunlar YTM'nin hesabına geçmesinden itibaren üç ay içinde satılır" hükmü yer almakta iken, Anayasa Mahkemesinin 12/11/2015 gün ve 29530 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 22/10/2015 günlü ve E:2015/29, K:2015/95 sayılı kararı ile, söz konusu düzenlemede yer alan, " ve katılma belgelerinin geri alımı yapılamaz. Kayden izlenmeye başladığı tarihten yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmeyen sermaye piyasası araçları YTM'ye intikal eder. Bunların üzerindeki sınırlı ayni haklar kendiliğinden sona ermiş sayılır. Bunlar YTM'nin hesabına geçmesinden itibaren üç ay içinde satılır" düzenlemesinin Anayasa'nın 13. ve 35. maddelerine aykırı olduğu gerekçesi ile iptaline karar verilmiştir. Bu kapsamda, 26/04/2016 tarih ve 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6709 sayılı Kanun'un 28. maddesi ile, 6362 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 10. madde ile de; kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için mülkiyeti YTM’ye intikal etmiş olan sermaye piyasası araçlarının iadesi ile satışlarının yapılmış olması hâlinde bunların bedellerinin ödenmesi talebiyle yapılacak başvuruların ve başvuru üzerine hak sahiplerine YTM tarafından yapılacak ödemelerin usul ve esaslarının Sermaye Piyasası Kurulu tarafından belirleneceği düzenlenmiştir. Anayasa Mahkemesinin vermiş olduğu iptal kararı üzerine, iade usul ve esaslarının belirlenmesi amacıyla, 6362 sayılı Kanun'un Geçici 10. maddesine dayanılarak hazırlanan ve 07/09/2016 tarih ve 29824 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 13 Üncü Maddesinin Dördüncü Fıkrasının Kısmen İptali Üzerine Yatırımcı Tazmin Merkezi Tarafından Yatırımcılara Yapılacak Ödemelere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik yürürlüğe girmiştir. Böylece kayden izlenmeye başlandığı tarihten yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için mülkiyeti YTM'ye intikal etmiş olan sermaye piyasası araçları nedeniyle başvuran hak sahiplerine, YTM tarafından yapılacak ödemelere ilişkin usul ve esaslar düzenleme altına alınmıştır. Adı geçen Yönetmeliğin "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde," Bu Yönetmeliğin amacı, kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için mülkiyeti YTM’ye intikal etmiş olan sermaye piyasası araçları nedeniyle bu Yönetmelik uyarınca başvuran hak sahiplerine, YTM tarafından yapılacak ödemelere ilişkin usul ve esasları düzenlemektir." hükmü; davaya konu edilen "YTM tarafından satışı yapılmış olan sermaye piyasası araçlarına ilişkin ödemeler" başlıklı 9. maddesinde ise, (1) Kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için YTM’ye intikal etmiş ve satışı yapılmış olan sermaye piyasası araçlarının satış tutarları, satış tarihine kadar hesaplanacak bedelsiz paylar ile ve 2308 sayılı Kanun kapsamında Hazine’ye intikal edenler hariç kâr payı tutarları dikkate alınarak, nemasıyla birlikte hak sahibi tarafından bildirilen hesaba aktarılır. (2) Kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için YTM’ye intikal etmiş ve satışı yapılmış olan sermaye piyasası aracının farklı tarihlerde ve/veya farklı fiyatlardan satılmış olması halinde, hak sahibine ödenecek satış tutarının hesaplanmasında YTM’nin ilgili sermaye piyasası aracına ilişkin tüm satış işlemlerinin ağırlıklı ortalama fiyatı esas alınır. Ağırlıklı ortalama fiyat, her bir satış fiyatının o fiyattan satılan miktar ile çarpımları toplamının, satılan toplam miktara bölünmesi suretiyle hesaplanır. (3) Hak sahibinin varsa bedelli sermaye artırımından kaynaklanan payların satış tutarlarını talep etmesi halinde, YTM tarafından bu amaçla ödenen tutar ve yapılan masraflar kanuni faizi ile birlikte başvuru sahibine ödenecek olan tutardan mahsup edilerek ödeme yapılır." hükmü yer almaktadır. Dosyanın incelenmesinden; davacının Petrokent Turizm A.Ş.'nin 16 adet pay hissesinin fiziki sahibi olduğu, Yatırımcı Tazmin Merkezi tarafından şirket paylarının 25/11/2005 tarihinden itibaren kayden izlenmeye başlandığı, her bir sermaye piyasası aracının kaydileştirme işlemi tamamlanmadığında hak kaybının gerçekleşeceği tarihlerin Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) tarafından ilgililere duyurulduğu ancak dosyada bulunan belgelerden, davacı tarafından, sahip olduğu hisse senetlerine ilişkin olarak herhangi bir işlem tesis edilmediği ve söz konusu belgelerin kaydileştirmek üzere teslim edilmediğinin görüldüğü, dolayısıyla 31/12/2012 tarihine kadar kaydi sisteme aktarılmamış fiziki şirket paylarının mükiyeti, anılan tarihte yürürlükte bulunan 6362 sayılı Kanun'un 13-4. madde hükmü uyarınca, Yatırımcı Tazmin Merkezi'ne devredildiği, müllkiyeti 31/1272012 tarihi itibarı ile YTM'ye geçen sermaye piyasası araçlarının, 06/06/2013 tarih ve 28669 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yatırımcı Tanzim Merkezine İlişkin Yönetmeliğin ilgili hükmü uyarınca YTM yönetim kurulunun 21/06/2013 günlü ve 3-YTM/3 sayılı kararı üzerine Borsa İstanbul AŞ'de resmi müzayede yolu ile satıldığı ve satış sonuçlarına ilişkin olarak YTM tarafından KAP'a (Kamuoyu Aydınlatma Platformu) 01/10/2013 tarihinde özel durum açıklaması yapıldığı, 6362 sayılı Kanun'un 13-4. maddesi hükmü, Anayasa Mahkemesinin 22/10/2015 tarihli kararı ile kısmen iptali edildiği, iptal kararı sonrası, elinde fiziki pay bulunan hak sahiplerine yapılacak ödemelere ilişkin usul ve esasların "6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 13 Üncü Maddesinin Dördüncü Fıkrasının Kısmen İptali Üzerine Yatırımcı Tazmin Merkezi Tarafından Yatırımcılara Yapılacak Ödemelere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik" ile düzenlendiği, davacı tarafından,... gün ve ... sayı ile kayda giren 20/05/2021 günlü dilekçe ile Yatırım Tazmin Merkezi'nin elinde fiziki olarak Petrokent Turizm AŞ'nin payı bulunduğu ifade edilerek, söz konusu paylardan kaynaklanan mülkiyet hakkına ilişkin olarak bilgi talep edilmesi üzerine, davaya konu edilen ... gün ... sayılı yazı ile; süresi içinde kaydileştirilemeyen fiziki paylardan kaynaklanan mülkiyet hakkının Yönetmelik'te öngörülen şartların sağlanmasına bağlı bir alacak hakkına dönüştüğü, belirtilen alacak tutarının davacıya ödenebilmesi için Yönetmeliğin 5. maddesinde belirtilen bilgi ve belgelerle başvurması gerektiği ve davacının elinde bulunan fiziki payların fotokopisinin iletilmesi halinde alacak tutarı hakkında bilgi verilmesinin mümkün olduğu belirtilerek başvurunun reddi üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Anayasa Mahkemesinin 12/11/2015 gün ve 29530 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 22/10/2015 günlü ve E:2015/29, K:2015/95 sayılı kararı ile, SPK'nın 13-4. maddesinde yer alan "ve katılma belgelerinin geri alımı yapılamaz. Kayden izlenmeye başladığı tarihten yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmeyen sermaye piyasası araçları YTM'ye intikal eder. Bunların üzerindeki sınırlı ayni haklar kendiliğinden sona ermiş sayılır. Bunlar YTM'nin hesabına geçmesinden itibaren üç ay içinde satılır" düzenlemesinin iptaline karar verilmiş, iptal kararı üzerine, iptal kararındaki gerekçeler doğrultusunda ve SPK'na eklenen Geçici 10. maddeye dayanılarak çıkartılan Ödeme Yönetmeliği ile Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen SPK hükmü uyarınca YTM'ye intikal eden sermaye piyasası araçlarının hak sahiplerine iadesine/ödenmesine ilişkin esaslar belirlenmiştir. Görüleceği üzere, Anayasa Mahkemesi kararından sonra, iptal kararına uygun şekilde düzenlemeler getirilmiştir. Buna göre, YTM'ye initkal eden sermaye piyasası araçlarından, ilgili mevzuat uyarınca satışı yapılmamış olanlar aynen, satışı yapılmış olanlar ise Kurul tarafından belirlenecek esaslar çerçevesinde hesaplanacak satış tutarı üzerinden nakden ödenecektir. Anayasa'nın 153-5. maddesinde yer alan "iptal kararları geriye yürümez" hükmü göz önünde bulundurulduğunda, yasal süresi içinde kaydileştirilmediği için YTM'ye intikal eden ve satılarak bedelleri YTM'ye gelir kaydedilen sermaye piyasası araçlarının eki malikleri adına kaydileştirilmesinin mümkün olmadığı açıktır. Dava konusu edilen, Yatırımcı Tazmin Merkezinin (YTM)... tarih ve ... sayılı yazısı ile, davacı hakkında bir durum tespiti yapıldığı, davacının menfaatini ihlal eden bir düzenlemeyi barındırmadığı açık olduğundan, buna yönelik davacı iddialarında yasal isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Mülga 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'na 15/12/1999 tarih ve 4487 sayılı Kanun ile 10/A maddesinin eklenmesinin ardından, kaydi değer haline getirilmiş olan menkul kıymetler, aynı Kanun'a yine 4487 sayılı Kanun ile eklenen Geçici 6. maddede öngörülen geçiş süreci doğrultusunda Merkezi Kayıt Kuruluşu A.Ş. (MKK) nezdinde kayden izlenmeye ve saklanmaya başlamıştır. Bu çerçevede kaydi sistem uygulaması 28/11/2005 tarihinden itibaren hisse senetleri mülga İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında işlem gören ortaklıklara ilişkin paylarla başlamıştır. Borsa şirketlerine ait hisse senetlerinin kaydileştirilme tarihi olan 28/11/2005 tarihinden sonra yapılan tüm bedelli ve bedelsiz sermaye artırımlarında fiziki senet basımı ve teslimi yapılmamakta, sadece kaydi pay ihracı söz konusu olmaktadır. Bu kapsamda, 2499 sayılı Kanun'un geçici 6. maddesi çerçevesinde, Kurulca Kanun'un 10/A maddesine göre kaydı tutulması kararlaştırılan sermaye piyasası araçlarının 10/A maddesinin yürürlüğe girmesini izleyen altıncı yılın sonuna kadar ihraççı kuruluşlara, bunların yetkili kıldığı aracı kuruluşlara veya sermaye piyasası araçlarının kaydını tutacak MKK'ya teslim edilmesi zorunlu olup bu senetlerin, Kurulca belirlenecek esaslar çerçevesinde MKK'da toplanarak iptal ve imha edilmesi, araçların temsil ettiği hakların Kanun hükümlerine göre MKK'ya kaydedilmesi gerekmekteydi. 2499 sayılı Kanun'un geçici 6. maddesine 6111 sayılı Kanun'un 157. maddesi ile 13/02/2011 tarihinde eklenen dördüncü fıkra ile, her bir sermaye piyasası aracı için MKK tarafından kayden izlemenin başladığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmeyen sermaye piyasası araçları hisse senedi ise, ihraççıya kanunen intikal edeceği, bu durumda paydan doğmuş olan hakların, hisse senetlerinin ihraççıya intikal tarihinde kendiliğinden sona ermiş sayılacağı, söz konusu payların satışının, ihraççılarca üç ay içerisinde yapılmasının gerektiği ve teslim edilmeyen diğer sermaye piyasası araçlarından doğan alacakların bu tarihte zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir. Devam eden süreçte, 30/12/2012 tarihinde 2499 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmış, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu yürürlüğe girmiş, Kanun'un 13/4. maddesi ve geçici 8. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 25/11/2005 tarihinde kaydileştirme kararı verilen borsada işlem gören hisse senetleri ile yatırım fonu katılma belgelerinin mülkiyeti 31/12/2012 tarihinde anılan Kanun gereğince Yatırımcı Tazmin Merkezine intikal etmiştir. 2005 yılında kaydileştirilmesine karar verilmiş olan sermaye piyasası araçları bakımından kaydileştirme sürecinin 31/12/2012 tarihinde sona ereceği ve bu sermaye piyasası araçlarının YTM'ye intikal edeceği dikkate alınarak, 2005 yılı itibarıyla MKK nezdinde kayden izlenmeye başlayan halka açık anonim ortaklık paylarını, yatırım fonu katılma belgelerini ve kaydileştirilmesine karar verilen diğer sermaye piyasası araçlarını fiziken elinde bulunduran yatırımcıların ellerinde bulundurdukları sermaye piyasası araçlarını 31/12/2012 tarihine kadar ilgili ihraççı şirketlere, aracı kurumlara ve/veya bankalara teslim ederek bu senetlerin kaydileştirilmesi gerektiği Sermaye Piyasası Kurulu tarafından çeşitli gazetelerde ilan edilmiş, MKK tarafından internet sitesinde, 31/12/2012 tarihine kadar hak sahipleri tarafından fiziken teslim edilmemiş sermaye piyasası araçlarının mülkiyetinin YTM'ye intikal ettiği ve bunlar üzerindeki sınırlı ayni hakların kendiliğinden sona erdiği ifade edilerek, 31/12/2012 ve izleyen yıllarda hak kaybı süresi dolacak şirket ve fonlar listelenmiştir. Davacının sahip olduğu ... Turizm A.Ş. hisse senetleri de 2499 sayılı Kanun'un 10/A maddesi çerçevesinde kayden izlenmeye başlanmış, davacı tarafından, sahip olduğu hisse senetleri kaydileştirilmek üzere teslim edilmemiş olduğundan, bahse konu paylar da 31/12/2012 tarihi itibarıyla YTM'ye intikal etmiştir. Mülkiyeti YTM'ye intikal eden sermaye piyasası araçları, 6362 sayılı Kanun'un 13/4. maddesi ve Yatırımcı Tazmin Merkezi Yönetmeliği uyarınca ... tarih ve ... sayılı YTM Yönetim Kurulu kararı üzerine Borsa İstanbul A.Ş.'de resmi müzayede yoluyla satılmıştır. 6362 sayılı Kanun'un "Sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesi" başlıklı 13. maddesinin, "Kaydileştirilmesine karar verilen sermaye piyasası araçlarının Kurulca belirlenen esaslar çerçevesinde teslimi zorunludur. Teslim edilen sermaye piyasası araçları kendiliğinden hükümsüz hâle gelir. Teslim edilmeyen sermaye piyasası araçları ise kaydileştirilme kararından sonra borsada işlem göremez, aracı kurumlarca bu sermaye piyasası araçlarının alım satımına aracılık edilemez ve katılma belgelerinin geri alımı yapılamaz. Kayden izlenmeye başladığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmeyen sermaye piyasası araçları YTM’ye intikal eder. Bunların üzerindeki sınırlı ayni haklar kendiliğinden sona ermiş sayılır. Bunlar YTM’nin hesabına geçmesinden itibaren üç ay içinde satılır." şeklindeki dördüncü fıkrasının Anayasa'nın 2. ve 35. maddelerine aykırı olduğundan bahisle iptali istemiyle itiraz başvurusunda bulunulması üzerine, Anayasa Mahkemesinin 12/11/2015 tarih ve 29530 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 22/10/2015 tarih ve E:2015/29, K:2015/95 sayılı kararıyla "... 29. Anayasa'da mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği öngörülmektedir. Dolayısıyla kanun koyucu kamu yararını gözeterek ve ölçülülük ilkesine uygun olarak, menkul kıymetlerin kaydileştirme yoluyla elektronik ortamda kaydının tutulmasını ve kişilerin ellerinde bulunan sermaye piyasası araçlarının teslimini öngören düzenlemeler getirme konusunda takdir yetkisine sahiptir. 30. İtiraz konusu kuralın, kişilerin maliki oldukları menkul kıymetler üzerindeki mülkiyet hakkını sınırsız ve süresiz olarak ortadan kaldırması, sermaye piyasalarında alım satım yapacak kişilerin tam bir güvenceye sahip olarak yatırım yapabilmesine olanak tanımaması, kişilerin sahibi oldukları menkul değerler üzerinde rahat, kolay ve güvenli bir şekilde tasarrufta bulunmalarına imkân vermemesi ve aracı kuruluşların iş ve işlemlerinden doğacak zararları tazmine yönelik bir mekanizma öngörmüş olmasına rağmen sermaye piyasalarında işlem yapan kişilerin haklarının kaybı durumunda telafi edici herhangi bir yol veya tazmin mekanizması öngörmemesi nedeniyle kamu yararı ile bireyin hak ve özgürlükleri arasında adil bir denge oluşturamadığından ölçülülük ilkesini ihlal etmektedir. 31. Bu yönüyle, aracı kurumlarca katılma belgelerinin geri alımının yapılamayacağını, kayden izlenmeye başladığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmeyen sermaye piyasası araçlarının YTM'ye intikal edeceğini, bunların üzerindeki sınırlı ayni hakların kendiliğinden sona ermiş sayılacağını ve son olarak teslim edilmeyen sermaye piyasası araçlarının YTM'nin hesabına geçmesinden itibaren üç ay içinde satılacağını öngören kuralın, kamu yararı ile bireyin mülkiyet hakkı arasında adil ve makul bir denge gözetmemesi nedeniyle mülkiyet hakkına aykırı olduğu açıktır. 32. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 13. ve 35. maddelerine aykırıdır." gerekçesiyle söz konusu fıkranın “... ve katılma belgelerinin geri alımı yapılamaz. Kayden izlenmeye başladığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmeyen sermaye piyasası araçları YTM'ye intikal eder. Bunların üzerindeki sınırlı ayni haklar kendiliğinden sona ermiş sayılır. Bunlar YTM'nin hesabına geçmesinden itibaren üç ay içinde satılır.” şeklindeki kısmının Anayasa'nın 13. ve 35. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Söz konusu karar gereğinin yerine getirilmesi amacıyla 26/04/2016 tarih ve 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 28. maddesiyle 6362 sayılı Kanun'a eklenen "Mülkiyeti YTM’ye intikal eden sermaye piyasası araçlarının hak sahiplerine yapılacak ödemelere ilişkin usul ve esaslar" başlıklı geçici 10. maddede, "Kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için mülkiyeti YTM’ye intikal etmiş olan sermaye piyasası araçlarının iadesi ile satışlarının yapılmış olması hâlinde bunların bedellerinin ödenmesi talebiyle yapılacak başvuruların ve başvuru üzerine hak sahiplerine YTM tarafından yapılacak ödemelerin usul ve esasları, hak sahiplerince teslim edilecek sermaye piyasası araçlarının iptal ve imha esasları ile ihraççıların bu başvurulara ilişkin yükümlülükleri Kurulca belirlenir. Şu kadar ki, YTM’ye intikal eden sermaye piyasası araçlarından; ilgili mevzuat uyarınca satışı yapılmamış olanlar aynen; satışı yapılmış olanlar ise, Kurulca belirlenen esaslar çerçevesinde hesaplanacak satış tutarları üzerinden nakden ödenir. Yapılacak ödemelerde, ilgili tutarın 4749 sayılı Kanun'un 12. maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi sonucu YTM tarafından fiilen elde edilen getirinin ödenecek tutara isabet eden nemaları esas alınır. Bu madde uyarınca yapılacak ödemelere ilişkin işlemler ve bu işlemlerle ilgili oluşturulacak kayıtlar ve düzenlenecek kâğıtlar damga vergisinden müstesnadır." düzenlemesi yapılmıştır. Geçici 10. maddeye dayanılarak kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için mülkiyeti YTM’ye intikal etmiş olan sermaye piyasası araçları nedeniyle başvuran hak sahiplerine, YTM tarafından yapılacak ödemelere ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla, “6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 13 Üncü Maddesinin Dördüncü Fıkrasının Kısmen İptali Üzerine Yatırımcı Tazmin Merkezi Tarafından Yatırımcılara Yapılacak Ödemelere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” hazırlanmış ve 07/09/2016 tarih ve 29824 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Davacı tarafından Yatırımcı Tazmin Merkezine yapılan 28/05/2021 tarih ve 1765 sayılı başvuruyla, kaydileştirilmesine karar verilen sermaye piyasası araçlarından Petrokent Turizm A.Ş.'nin 16 adet pay senedinin fiziken sahibi olduğu, elindeki pay senetlerini 6362 sayılı Kanun'un 13/4. maddesi uyarınca teslim edip, hak sahipliği talep ettiği, söz konusu pay senetlerinin satışının yapılıp yapılmadığı hususunda bilgi verilmesi, satış yapılmamış ise, hak sahipliğinin korunması için yapması gerekenler ve aynen iadenin koşulları hususunda pay senetlerinin teslim dahil olmak üzere ne tür bir yöntem ile Kuruma veya şirkete iletmesi hususu da dahil olmak üzere bilgilendirilmesi; satış yapılmış ise, satışa dayanak teşkil eden mevzuata hükümlerinin mülkiyet hakkının ihlal etmesi sebebiyle yasal haklarını kullanabilmesi için satışa ilişkin bilgilerin kendisiyle paylaşılması talebinde bulunulmuş; Yatırımcı Tazmin Merkezince verilen... tarih ve ... sayılı cevapla, belirtilen fiziki şirket (... Turizm A.Ş.) paylarının süresi içinde kaydileştirilmediği için Merkeze intikal eden paylardan olduğunun değerlendirildiği, söz konusu şirket paylarının 25/11/2005 tarihinden itibaren kayden izlenmeye başlandığı, 31/12/2012 tarihine kadar kaydi sisteme aktarılmadığı, anılan tarihte yürürlükte bulunan 6362 sayılı Kanun'un 13/4. maddesi uyarınca Merkeze devredilerek 2023 yılından Borsada satıldığı, daha sonra 13/4. maddenin Anayasa Mahkemesi kararıyla kısmen iptal edildiği ve hak sahiplerine yapılacak ödemelere ilişkin esasların Yönetmelik ile düzenlendiği, bu çerçevede süresi içinde kaydileştirilemeyen fiziki paylardan kaynaklanan mülkiyet hakkının Yönetmelikte öngörülen şartların sağlanmasına bağlı bir alacak hakkına dönüştüğü, belirtilen alacak tutarının ödenebilmesi için gerekli bilgi ve belgelerle başvurulması, başvuru sürecinden önce, elinde bulunan fiziki payların fotokopisinin iletilmesi halinde Yönetmelik kapsamındaki alacak tutarı hakkında bilgi verilmesinin mümkün olduğu davacıya bildirilmiştir. Bunun üzerine davacı tarafından,... tarih ve ... sayılı Yatırımcı Tazmin Merkezi yazısı ile bildirilen, davacının sahibi olduğu Petrokent Turizm A.Ş. hisselerinin satış işleminin iptali ile pay senetlerinin YTM tarafından aynen iadesine karar verilmesi, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 13 Üncü Maddesinin Dördüncü Fıkrasının Kısmen İptali Üzerine Yatırımcı Tazmin Merkezi Tarafından Yatırımcılara Yapılacak Ödemelere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in "YTM tarafından satışı yapılmış olan sermaye piyasası araçlarına ilişkin ödemeler" başlıklı 9. maddesinin iptali ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun geçici 10. maddesinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istemiyle bakılan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: Davacının Anayasa'ya aykırılık itirazı ciddi görülmemiştir. Davalı idarelerin usule ilişkin itirazları geçerli görülmeyerek esasın incelenmesine geçilmiştir. ESAS YÖNÜNDEN: İLGİLİ MEVZUAT: 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, bu Kanun'un amacının; sermaye piyasasının güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil ve rekabetçi bir ortamda işleyişinin ve gelişmesinin sağlanması, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması için sermaye piyasasının düzenlenmesi ve denetlenmesi olduğu belirtilmiştir. Anılan Kanun'un dava konusu işlem tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan haliyle "Sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesi" başlıklı 13. maddesinde, "(1) Sermaye piyasası araçlarının senede bağlanmaksızın elektronik ortamda kayden ihracı esastır. Kurul, kayden ihraç edilecek sermaye piyasası araçlarını ve kayden izlenecek hakları belirler; türleri ve ihraççıları itibarıyla kaydileştirmesine, kayıtların tutulmasına ve üyelik şartlarını kaybeden ihraççıların paylarının kayden izlenmesinin sona erdirilmesine ilişkin usul ve esasları düzenler. (2) Kaydi sermaye piyasası araçları, nama veya hamiline yazılı olmalarına bakılmaksızın isme açılmış hesaplarda izlenir. Kurul, sermaye piyasası aracının türüne ve ihraççısının veya MKK üyesinin niteliğine göre sermaye piyasası araçlarının hak sahibi ismine hesap açılmaksızın hesapların toplu olarak tutulmasına karar verebilir. (3) Kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin haklar, MKK tarafından izlenir. Kayıtlar, MKK tarafından oluşturulan elektronik ortamda, bu kuruluşun üyelerince tutulur. (4) Kaydileştirilmesine karar verilen sermaye piyasası araçlarının Kurulca belirlenen esaslar çerçevesinde teslimi zorunludur. Teslim edilen sermaye piyasası araçları kendiliğinden hükümsüz hâle gelir. Teslim edilmeyen sermaye piyasası araçları ise kaydileştirilme kararından sonra borsada işlem göremez, aracı kurumlarca bu sermaye piyasası araçlarının alım satımına aracılık edilemez (…) (Bu fıkranın üçüncü cümlesinde yer alan “… ve katılma belgelerinin geri alımı yapılamaz” ibaresi ile dördüncü, beşinci ve altıncı cümleleri, Anayasa Mahkemesinin 22/10/2015 tarih ve E:2015/29, K:2015/95 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.) (5) Kayden izlenen sermaye piyasası araçları üzerindeki hakların üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesinde, MKK’ya yapılan bildirim tarihi esas alınır. (6) Payların devrinin, 6102 sayılı Kanunun ilgili hükümleri çerçevesinde ortaklıklar tarafından pay defterine kaydında, ilgililerin başvurusuna gerek kalmaksızın MKK nezdinde izlenen kayıtlar esas alınır. (7) Kayden izlenen sermaye piyasası araçlarına ilişkin tedbir, haciz ve benzeri her türlü idari ve adli talepler münhasıran MKK’nın üyeleri tarafından yerine getirilir. İlgili kanunlar uyarınca elektronik ortamda tebligatı yapılan alacakların takip ve tahsiline ilişkin hükümler saklıdır."; "Mülkiyeti YTM’ye intikal eden sermaye piyasası araçlarının hak sahiplerine yapılacak ödemelere ilişkin usul ve esaslar" başlıklı geçici 10. maddesinde, "(1) Kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için mülkiyeti YTM’ye intikal etmiş olan sermaye piyasası araçlarının iadesi ile satışlarının yapılmış olması hâlinde bunların bedellerinin ödenmesi talebiyle yapılacak başvuruların ve başvuru üzerine hak sahiplerine YTM tarafından yapılacak ödemelerin usul ve esasları, hak sahiplerince teslim edilecek sermaye piyasası araçlarının iptal ve imha esasları ile ihraççıların bu başvurulara ilişkin yükümlülükleri Kurulca belirlenir. Şu kadar ki, YTM’ye intikal eden sermaye piyasası araçlarından; ilgili mevzuat uyarınca satışı yapılmamış olanlar aynen; satışı yapılmış olanlar ise, Kurulca belirlenen esaslar çerçevesinde hesaplanacak satış tutarları üzerinden nakden ödenir. Yapılacak ödemelerde, ilgili tutarın 4749 sayılı Kanun'un 12. maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi sonucu YTM tarafından fiilen elde edilen getirinin ödenecek tutara isabet eden nemaları esas alınır. Bu madde uyarınca yapılacak ödemelere ilişkin işlemler ve bu işlemlerle ilgili oluşturulacak kayıtlar ve düzenlenecek kâğıtlar damga vergisinden müstesnadır." kuralı yer almaktadır. 6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 13 Üncü Maddesinin Dördüncü Fıkrasının Kısmen İptali Üzerine Yatırımcı Tazmin Merkezi Tarafından Yatırımcılara Yapılacak Ödemelere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in ”Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Yönetmeliğin amacı, kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için mülkiyeti YTM’ye intikal etmiş olan sermaye piyasası araçları nedeniyle bu Yönetmelik uyarınca başvuran hak sahiplerine, YTM tarafından yapılacak ödemelere ilişkin usul ve esasları düzenlemektir."; "Dayanak" başlıklı 2. maddesinde, "Bu Yönetmelik, 06/12/2012 tarih ve 6362 sayılı Kanun'un geçici 10. maddesine dayanılarak hazırlanmıştır."; "Başvuru" başlıklı 4. maddesinde, "(1) Kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için mülkiyeti YTM’ye intikal eden sermaye piyasası araçlarından; ilgili mevzuat uyarınca satışı yapılmamış olanlar 8. maddede belirtilen esaslar çerçevesinde aynen, satışı yapılmış olanlar ise 9. maddedeki esaslar çerçevesinde belirlenen satış tutarları dikkate alınarak, 10. maddede belirtilen nemaları ile birlikte, YTM’ye başvuran hak sahiplerine EK-1’de yer alan taahhütname ve ibraname alınmak kaydıyla ödenir. (2) Ödeme için 5. maddede yer alan belgelerle birlikte YTM’ye başvurulması gerekmektedir."; "Başvuru süresi ve şekli" başlıklı 5. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelik kapsamında ödeme talep eden hak sahipleri veya noter onaylı vekâletname ibraz eden vekili tarafından, bu Yönetmeliğin yürürlük tarihinden itibaren 10 yıl içinde iadeli taahhütlü posta yolu ile veya özel şirketler aracılığıyla imza karşılığı teslim suretiyle YTM’nin merkez adresine başvurulması zorunludur. (2) Hak sahipleri tarafından yargıya başvurulması halinde birinci fıkrada belirtilen süreler yargılama süresince işlemez. ..."; "YTM tarafından satışı yapılmamış sermaye piyasası araçlarına ilişkin ödemeler" başlıklı 8. maddesinde, "(1) Kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için YTM’ye intikal etmiş olup da, satışı yapılmamış sermaye piyasası araçları ile iade tarihine kadar hesaplanacak bedelsiz payları aynen; kâr payları ise, 12/06/1933 tarihli ve 2308 sayılı Şirketlerin Müruru Zamana Uğrayan Kupon Tahvilât ve Hisse Senedi Bedellerinin Hazineye İntikali Hakkında Kanun kapsamında Hazine’ye intikal edenler hariç olmak üzere, nemasıyla birlikte nakit olarak, hak sahibi tarafından bildirilen hesaplara aktarılır. (2) Hak sahibinin varsa bedelli sermaye artırımından kaynaklanan payları talep etmesi halinde, bu payların aynen hesaplara aktarılması YTM tarafından bu amaçla ödenen tutar ve yapılan masrafların kanuni faizi ile birlikte YTM’ye ödenmesi kaydıyla mümkündür."; "YTM tarafından satışı yapılmış olan sermaye piyasası araçlarına ilişkin ödemeler" başlıklı 9. maddesinde, "(1) Kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için YTM’ye intikal etmiş ve satışı yapılmış olan sermaye piyasası araçlarının satış tutarları, satış tarihine kadar hesaplanacak bedelsiz paylar ile ve 2308 sayılı Kanun kapsamında Hazine’ye intikal edenler hariç kâr payı tutarları dikkate alınarak, nemasıyla birlikte hak sahibi tarafından bildirilen hesaba aktarılır. (2) Kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için YTM’ye intikal etmiş ve satışı yapılmış olan sermaye piyasası aracının farklı tarihlerde ve/veya farklı fiyatlardan satılmış olması halinde, hak sahibine ödenecek satış tutarının hesaplanmasında YTM’nin ilgili sermaye piyasası aracına ilişkin tüm satış işlemlerinin ağırlıklı ortalama fiyatı esas alınır. Ağırlıklı ortalama fiyat, her bir satış fiyatının o fiyattan satılan miktar ile çarpımları toplamının, satılan toplam miktara bölünmesi suretiyle hesaplanır. (3) Hak sahibinin varsa bedelli sermaye artırımından kaynaklanan payların satış tutarlarını talep etmesi halinde, YTM tarafından bu amaçla ödenen tutar ve yapılan masraflar kanuni faizi ile birlikte başvuru sahibine ödenecek olan tutardan mahsup edilerek ödeme yapılır."; "İade edilecek nema tutarları" başlıklı 10. maddesinde, "Ödenecek nema tutarı, ilgili sermaye piyasası aracı satış bedeli ve/veya kâr payının YTM portföyüne intikal tarihinden itibaren, 18/11/2015 tarih ve 29536 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kamu Haznedarlığı Genel Tebliği hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi sonucu YTM’nin fiilen elde ettiği getirinin ödenecek tutara isabet eden kısmıdır." kuralına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 1) Dava konusu Yönetmeliğin 9. maddesinin incelenmesi; Dava konusu Yönetmelik 6362 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği ilk hali olan "Sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesi" başlıklı 13. maddesinin "Kaydileştirilmesine karar verilen sermaye piyasası araçlarının Kurulca belirlenen esaslar çerçevesinde teslimi zorunludur. Teslim edilen sermaye piyasası araçları kendiliğinden hükümsüz hâle gelir. Teslim edilmeyen sermaye piyasası araçları ise kaydileştirilme kararından sonra borsada işlem göremez, aracı kurumlarca bu sermaye piyasası araçlarının alım satımına aracılık edilemez ve katılma belgelerinin geri alımı yapılamaz. Kayden izlenmeye başladığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmeyen sermaye piyasası araçları YTM’ye intikal eder. Bunların üzerindeki sınırlı ayni haklar kendiliğinden sona ermiş sayılır. Bunlar YTM’nin hesabına geçmesinden itibaren üç ay içinde satılır." şeklindeki dördüncü fıkrasının iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulması ve aktarılan Anayasa Mahkemesi kararıyla "ve katılma belgelerinin geri alımı yapılamaz. Kayden izlenmeye başladığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmeyen sermaye piyasası araçları YTM'ye intikal eder. Bunların üzerindeki sınırlı ayni haklar kendiliğinden sona ermiş sayılır. Bunlar YTM'nin hesabına geçmesinden itibaren üç ay içinde satılır." şeklindeki kısmının kişilerin maliki oldukları menkul kıymetler üzerindeki mülkiyet hakkını sınırsız ve süresiz olarak ortadan kaldırması, sermaye piyasalarında alım satım yapacak kişilerin tam bir güvenceye sahip olarak yatırım yapabilmesine olanak tanımaması, kişilerin sahibi oldukları menkul değerler üzerinde rahat, kolay ve güvenli bir şekilde tasarrufta bulunmalarına imkan vermemesi ve aracı kuruluşların iş ve işlemlerinden doğacak zararları tazmine yönelik bir mekanizma öngörmüş olmasına rağmen, sermaye piyasalarında işlem yapan kişilerin haklarının kaybı durumunda telafi edici herhangi bir yol veya tazmin mekanizması öngörmemesi nedeniyle kamu yararı ile bireyin hak ve özgürlükleri arasında adil bir denge oluşturamadığından ölçülülük ilkesini ihlal ettiği ve kamu yararı ile bireyin mülkiyet hakkı arasında adil ve makul bir denge gözetmemesi nedeniyle mülkiyet hakkına aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmesi üzerine 6362 sayılı Kanun'a eklenen geçici 10. madde uyarınca hazırlanarak yürürlüğe girmiştir. Aktarılan 6362 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile geçici 10. maddesine göre sermaye piyasası araçlarının senede bağlanmaksızın elektronik ortamda kayden ihracının esas olduğu, Kurulun, kayden ihraç edilecek sermaye piyasası araçlarını ve kayden izlenecek hakları belirleyeceği; türleri ve ihraççıları itibarıyla kaydileştirmesine, kayıtların tutulmasına ve üyelik şartlarını kaybeden ihraççıların paylarının kayden izlenmesinin sona erdirilmesine ilişkin usul ve esasları düzenleyeceği, kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için mülkiyeti YTM’ye intikal etmiş olan sermaye piyasası araçlarının iadesi ile satışlarının yapılmış olması halinde bunların bedellerinin ödenmesi talebiyle yapılacak başvuruların ve başvuru üzerine hak sahiplerine YTM tarafından yapılacak ödemelerin usul ve esasları, hak sahiplerince teslim edilecek sermaye piyasası araçlarının iptal ve imha esasları ile ihraççıların bu başvurulara ilişkin yükümlülüklerinin Kurulca belirleneceği, YTM’ye intikal eden sermaye piyasası araçlarından ilgili mevzuat uyarınca satışı yapılmamış olanların aynen; satışı yapılmış olanların ise, Kurulca belirlenen esaslar çerçevesinde hesaplanacak satış tutarları üzerinden nakden ödeneceği, yapılacak ödemelerde, ilgili tutarın 4749 sayılı Kanun'un 12. maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi sonucu YTM tarafından fiilen elde edilen getirinin ödenecek tutara isabet eden nemalarının esas alınacağı anlaşılmıştır. Bu durumda, kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için mülkiyeti YTM’ye intikal etmiş olan sermaye piyasası araçları nedeniyle başvuran hak sahiplerine, YTM tarafından yapılacak ödemelere ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla çıkarılan Yönetmelik'in kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için YTM’ye intikal etmiş ve satışı yapılmış olan sermaye piyasası araçlarının satış tutarlarının, satış tarihine kadar hesaplanacak bedelsiz paylar ile ve 2308 sayılı Kanun kapsamında Hazineye intikal edenler hariç kâr payı tutarları dikkate alınarak, nemasıyla birlikte hak sahibi tarafından bildirilen hesaba aktarılacağı şeklindeki davaya konu 9. maddesinin Anasaya Mahkemesinin iptal gerekçesi doğrultusunda yürürlüğe konulan 6362 sayılı Kanun'un geçici 10. maddesine uygun ve Kurulca kendisine verilen görev ve yetki çerçevesinde olduğu anlaşıldığından, dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmamaktadır. 2)... tarih ve ... sayılı YTM yazısı ile bildirilen, davacının sahibi olduğu Petrokent Turizm A.Ş. hisselerinin satış işleminin iptali ile pay senetlerinin YTM tarafından aynen iadesine karar verilmesi isteminin incelenmesi; Davacı tarafından Yatırımcı Tazmin Merkezine yapılan... tarih ve ... sayılı başvuruyla, kaydileştirilmesine karar verilen sermaye piyasası araçlarından ... Turizm A.Ş.'nin 16 adet pay senedinin fiziken sahibi olduğu, elindeki pay senetlerini 6362 sayılı Kanun'un 13/4 maddesi uyarınca teslim edip, hak sahipliği talep ettiği, söz konusu pay senetlerinin satışının yapılıp yapılmadığı hususunda bilgi verilmesi, satış yapılmamış ise, hak sahipliğinin korunması için yapması gerekenler ve aynen iadenin koşulları hususunda pay senetlerinin teslim dahil olmak üzere ne tür bir yöntem ile Kururma veya şirkete iletmesi hususu da dahil olmak üzere bilgilendirilmesi; satış yapılmış ise, satışa dayanak teşkil eden mevzuata hükümlerinin mülkiyet hakkının ihlal etmesi sebebiyle yasal haklarını kullanabilmesi için satışa ilişkin bilgilerin kendisiyle paylaşılması talebinde bulunulmuş; Yatırımcı Tazmin Merkezince verilen... tarih ve ... sayılı cevapla, belirtilen fiziki şirket (... Turizm A.Ş.) paylarının süresi içinde kaydileştirilmediği için Merkeze intikal eden paylardan olduğunun değerlendirildiği, söz konusu şirket paylarının 25/11/2005 tarihinden itibaren kayden izlenmeye başlandığı, 31/12/2012 tarihine kadar kaydi sisteme aktarılmadığı, anılan tarihte yürürlükte bulunan 6362 sayılı Kanun'un 13/4. maddesi uyarınca Merkeze devredilerek 2023 yılından Borsada satıldığı, daha sonra 13/4. maddenin Anayasa Mahkemesi kararıyla kısmen iptal edildiği ve hak sahiplerine yapılacak ödemelere ilişkin esasların Yönetmelik ile düzenlendiği, bu çerçevede süresi içinde kaydileştirilemeyen fiziki paylardan kaynaklanan mülkiyet hakkının Yönetmelikte öngörülen şartların sağlanmasına bağlı bir alacak hakkına dönüştüğü, belirtilen alacak tutarının ödenebilmesi için gerekli bilgi ve belgelerle başvurulması, başvuru sürecinden önce, elinde bulunan fiziki payların fotokopisinin iletilmesi halinde Yönetmelik kapsamındaki alacak tutarı hakkında bilgi verilmesinin mümkün olduğu davacıya bildirilmiştir. Her ne kadar, davacı tarafından, söz konusu pay senetlerinin YTM tarafından satılmaması, kendisine aynen iade edilmesi talep edilmiş ise de, 6362 sayılı Kanun'un geçici 10. maddesinde, kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için mülkiyeti YTM’ye intikal etmiş olan sermaye piyasası araçlarının iadesi ile satışlarının yapılmış olması halinde bunların bedellerinin ödenmesi talebiyle yapılacak başvuruların ve başvuru üzerine hak sahiplerine YTM tarafından yapılacak ödemelerin usul ve esasların, hak sahiplerince teslim edilecek sermaye piyasası araçlarının iptal ve imha esasları ile ihraççıların bu başvurulara ilişkin yükümlülüklerin Kurulca belirleneceği, YTM’ye intikal eden sermaye piyasası araçlarından; ilgili mevzuat uyarınca satışı yapılmamış olanların aynen, satışı yapılmış olanların ise, Kurulca belirlenen esaslar çerçevesinde hesaplanacak satış tutarları üzerinden nakden ödeneceğinin düzenlendiği, bu çerçevede davaya konu Yönetmeliğin 8. ve 9. maddelerinde bunlara ilişkin düzenlemeler yapıldığı ve davacının sahibi olduğu ... Turizm A.Ş. pay senetlerinin de bu düzenlemeler uyarınca satışının yapıldığı, dolayısıyla bahse konu pay senetleri satışı yapılanlardan olduğundan, satışın iptali ile senetlerin davacıya aynen iadesinin söz konusu olmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, benzer bir dosyada mülkiyeti Yatırımcı Tazmin Merkezine devredilen ... Otomotiv Sanayi A.Ş. (...) fiziki paylarına yönelik olarak "6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 13 Üncü Maddesinin Dördüncü Fıkrasının Kısmen İptali Üzerine Yatırımcı Tazmin Merkezi Tarafından Yatırımcılara Yapılacak Ödemelere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik" çerçevesinde hesaplanan tutarın eksik hesaplandığından bahisle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ...sayılı Yatırımcı Tazmin Merkezi işlemi ile Yönetmeliğin 9. maddesinin birinci fıkrasının "satışı yapılmış olan sermaye piyasası araçlarının satış tutarları, satış tarihine kadar hesaplanacak bedelsiz paylar ile ve 2308 sayılı Kanun kapsamında Hazine'ye intikal edenler hariç kâr payı tutarları dikkate alınarak, nemasıyla birlikte hak sahibine ödenir." şeklindeki kısmının iptali istemiyle açılan davada, Dairemizin 18/09/2024 tarih ve E:2018/1411, K:2023/3416 sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 18/09/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 13. Daire, E. 2021/3615, K. 2024/3417, www.arakarar.com/karar/danistay-13-daire-2021-3615-e-2024-3417-k-92bac925afcf