Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2020/116 E. 2024/4616 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2020/116
- Karar No
- 2024/4616
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2020/116 Karar No:2024/4616
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Yatırım Holding A.Ş. VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: 28/04/2014 tarihinde ... Sigorta A.Ş.'ye 5.000,00-TL tutarındaki sermaye ödemesine ilişkin kamuya açıklamanın 182 gün gecikmeli olarak 27/10/2014 tarihinde yapılması ve ... Sigorta A.Ş.'nin tüm branşlardaki ruhsatlarının iptaline ilişkin karara karşı yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davadaki 24/03/2016 tarihli kararın 84 gün, 27/04/2016 tarihli kararın ise 50 gün gecikmeli olarak 16/06/2016 tarihinde açıklanmasının II.15.1 sayılı Özel Durumlar Tebliği'nin 23. maddesine aykırılık oluşturduğundan bahisle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 103. ve 105. maddeleri uyarınca davacı şirkete 78.147,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden ... tarih ve... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararda; 28/04/2014 tarihinde ... Sigorta A.Ş.'ye 5.000,00-TL tutarındaki sermaye ödemesine ilişkin kamuya açıklamanın 182 gün gecikmeli olarak 27/10/2014 tarihinde yapılması ve ... Sigorta A.Ş.'nin tüm branşlardaki ruhsatlarının iptaline ilişkin karara karşı yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davadaki 24/03/2016 tarihli kararın 84 gün, 27/04/2016 tarihli kararın ise 50 gün gecikmeli olarak 16/06/2016 tarihinde açıklanmasının Özel Durumlar Tebliği'nin 23. maddesinin ihlal edildiği anlaşıldığından dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan davacı tarafından, cezaya konu eylemlerin ... Sigorta A.Ş.'nin eylemleri olması sebebiyle söz konusu cezanın ayrı bir tüzel kişiliği bulunan ... Sigorta A.Ş. adına tesis edilmesi gerektiği ve soruşturma zamanaşımı süresinin dolduğu iddia edilmiş ise de, davacı şirketin ... Sigorta A.Ş.'nin sermayesinde %100 paya sahip olması sebebiyle yönetim kontrolünü sağladığı hususu göz önüne alındığında anılan Tebliğ'in 5. maddesinin beşinci fıkrasında öngörüldüğü üzere bağlı ortaklık olan ... Sigorta A.Ş. ile ilgili yapılan işlemlerin halka açıklamasının ana ortaklık olan davacı şirketçe yapılması gerektiği, bununla birlikte, soruşturma zamanaşımının 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca belirlenmesi için ilgili kabahat fiilinin düzenlendiği kanun maddesindeki azami miktarın göz önünde bulundurulması gerektiği, dava konusu para cezasının belirlendiği 6362 sayılı Kanun'un 103. maddesinin birinci fıkrasında ise azami miktar olarak 250.000,00-TL belirlendiği, bu durumda dava konusu idari para cezasına dayanak alınan fiiller için 5326 sayılı Kanun'un 20. maddesi uyarınca beş yıllık zamanaşımı süresinin söz konusu olduğu anlaşıldığından davacının aksi yöndeki iddialarına itibar edilmediği belirtilmiştir. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, dava konusu olaya ilişkin soruşturma zamanaşımı süresinin dolduğu, davalı idarece verilen idari para cezasının ayrı tüzel kişiliği olan ... Sigorta A.Ş.'ye verilmesi gerektiği, dava konusu Kurul kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, dava konusu işlem ile temyiz edilen Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 08/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.