Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2018/851 E. 2024/1309 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2018/851
- Karar No
- 2024/1309
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2018/851 Karar No:2024/1309 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Gıda Sanayi Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Bakanlığı (... Kurumu) VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından 573.314,13 kg glukoz-fruktozun kayıt dışı olarak temin edildiği ve şekerli mamul üretiminde kullanılmak suretiyle satışının yapıldığının tespit edildiğinden bahisle 4634 sayılı Şeker Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca 997.566,59-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin... tarih ve... sayılı Şeker Kurulu kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; her ne kadar davacı şirketin kayıtlarının incelenmesi sonucu hazırlanan denetim raporunda şirketin şekerli mamul miktarı ile şekerli mamul stok beyanlarının birbiriyle çeliştiği ve anılan firmalar arasında gerçekleşen manipülatif işlemler nedeniyle muvazalı işlemler yapıldığı sabit olduğundan davacı şirket adına idari para cezası verilmesi yerinde görülmüş ise de, şirket kayıtlarında yer alan stok fazlası glukoz-fruktozun her bir şirket için ayrı ayrı hesaplanarak ceza verilmesi gerekirken, tüm şirketlerin stokları hesaplanarak bulunan 573.314,13 kg glukoz-fruktozun yine tüm şirketlerin ortalama fiyatı olan 1,74-TL/kg üzerinden kümülatif hesaplama yapılmak suretiyle idarî para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesi'nce; dava dışı ... Gıda-...firması tarafından "bal aromalı şurup" ürünü için davalı idareye yapılan ihraç ön izin belgesi kapsamında sunulan bilgilerde tutarsızlıklar görülmesi üzerine bahse konu başvuru kapsamında ihraç edilmek istenen bal aromalı şurubun üreticisi konumunda bulunan davacı şirket ile aralarında alım-satım faaliyeleri konusunda ticari ilişkisi bulunan ... Gıda-..., ... Besin Üretim San. ve Tic. Ltd. Şti., ... Gıda-..., Emir Gıda-... firmaları hakkında ortak sahada yapılan inceleme sonucu düzenlenen raporda özetle; "Davacı şirket ile ... Gıda-... firmalarının kurucularının aynı aileye mensup kişiler olduğu, yine aynı aileye mensup şahısların sahip olduğu ... Gıda-..., ... Besin Üretim San. ve Tic. Ltd. Şti., ... Gıda-..., ... Gıda-... şirketlerinin aynı adreste faaliyet gösterdiği, her bir şirketin ay sonlarında yaklaşık 4-5 adet faturayı boş olarak muhafaza ettiği, şirketler arası ilişkiler incelendiğinde, tek üretici firmanın davacı şirket oldugu, diğer şirketlerin ise pazarlama amacıyla kurulduğu, davacı şirketin ödemeleri ile tahsilatlarını muhasebe hesaplarına 10 günlük periyotlar halinde ana hesap bazında global bir şekilde aktardığı, davacı firma ile ... firmasının envanter defterlerindeki yıl sonu değerleme işlemlerinin gerçeği yansıtmadığı, denetim personelinin fabrika yetkilileri refakatinde yaptığı fiili stok sayımından sonra şirket yetkililerince beyan edilmediği anlaşılan hammade ve mamul stokunun bulunduğu, denetim personeline herhangi bir bilgi verilmeyen deponun bulunduğu ve bu deponun içerisinde her biri 10-12 tonluk 3 adet tankın yer aldığı, bahse konu tankların içerisinde kristal şekerin enzim yoluyla invertleştirilmesi sonucunda elde edildigi anlaşılan glukoz-fruktoz karışımının bulunduğu, anılan şirketlerin faturaları üzerinden üretimde kullanıldığı hesaplanan hammaddelerin alımını yapan ve bunları işleyerek mamul üretimi gerçekleştirebilen tek firmanın davacı firma olduğu, diğer şirketlerin ise sadece üretilen ürünlerin ticaretini gerçekleştirdiği, bu nedenle alınan tüm hammaddenin davacı şirket tarafından kullanılarak mamul madde hâline çevrildiği ve diğer şirketler aracılığıyla da piyasaya arz edildiği, söz konusu firmaların bal stok dengelerinde alış miktarından fazla miktarda satış yapıldığının görüldüğü, davacı firmanın muhasebe kayıtlarında usûlsüzlük yapılmak suretiyle kayıt dışı işlemler gerçekleştirildiği" tespitlerine yer verildiği; Bunun üzerine, bahse konu şirketlerin fiziki olarak ayrılmış depolarının bulunmadığı dikkate alınarak hammadde ve mamul madde denge hesaplamalarında, tüm firmaların alış ve satışını temsil edecek şekilde kümülatif olarak davacı şirket üzerinden yapılan hesaplamalar sonucunda bulunan miktarlar esas alınmak suretiyle kayıt dışı olarak alındığı anlaşılan 573.314,13 kg glukoz-fruktoz için tespitin yapıldığı tarih itibarıyla tüm şirketlerin yurt içi nişasta bazlı şeker satış ortalama fiyatının 1,74 TL/Kg olduğu göz önüne alınarak davacı şirkete 997.566,59-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararının tesis edildiği; Bu durumda, mamul üretiminin sadece davacı şirketçe gerçekleştirildiği, üretilen mamullerin söz konusu firmalar aracılığıyla piyasaya arz edildiği ve bu firmaların bal alım, satım ve stokları üzerinde yapılan değerlendirmede ise alınan toplam bal miktarının toplam satış miktarından az olduğu ve ayrıca bahse konu firmaların fiziki olarak ayrılmış depolarının da bulunmadığı anlaşıldığından, tüm şirketlerin stok bilgileri esas alınmak suretiyle kayıt dışı olarak temin edilen ve mamul üretiminde kullanılarak satışı yapılan 573.314,13 kg glukoz-fruktoz için idarî para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, depolarda ayrı levha bulunmasa dahi şirketlerin ayrı fiziki depolarının bulunduğu, dava dışı diğer şirketlerin de üretim kapasitesine sahip olduğu, kümülatif olarak ceza verilmemesi gerektiği, davalı idarece yapılan hesaplamaların yanlış olduğu, balın tağşiş edildiği kabulünün maddi gerçeğe dayanmadığı, yeminli mali müşavir tarafından hazırlanan rapor ile davalı idarenin tespitlerinin birbiriyle uyuşmadığı ve bu hususun bilirkişi marifetiyle incelenmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü: 24/12/2017 tarih ve 30280 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 72. maddesiyle 4634 sayılı Şeker Kanunu’na eklenen Ek-1. maddesinde, “Mevzuatta Şeker Kurumu’na ve Şeker Kurulu’na yapılmış olan atıflar Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na yapılmış sayılır.”; 73. maddesiyle eklenen Geçici 9. maddesinde ise, "Şeker Kurumu bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte başkaca bir işleme gerek kalmaksızın kapatılmıştır. Kapatılan Şeker Kurumu’nun taraf olduğu davalar ve icra takiplerinde Bakanlık kendiliğinden taraf sıfatını kazanır." kuralına yer verildiğinden, kapatılan Şeker Kurumu'nun yerine Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın davalı sıfatıyla bakılan davada taraf olduğu; ancak 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın, Tarım ve Orman Bakanlığı adı altında yeniden yapılandırılmış olduğu anlaşıldığından, mülga Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı yerine Tarım ve Orman Bakanlığı'nın davalı konumda olduğu görülerek esasın incelenmesine geçildi. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ve davanın reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin... tarih ve E:..., K:...sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ...İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 18/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.