Danıştay · 13. Daire

Danıştay 13. Daire 2018/396 E. 2024/1308 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2018/396
Karar No
2024/1308

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2018/396 Karar No:2024/1308 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Şeker Fabrikası A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı (... Kurumu) VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından 2009/2010 pazarlama yılında fazladan üretilen 1.705.550 kg şekerden 1.665.250 kg şekerin iç piyasaya satışının gerçekleştirildiği, aynı pazarlama yılında (A) kotası şeker stoku bulunmamasına rağmen Kurumdan izin alınmaksızın 327.000 kg (B) kotası şekerin satışının gerçekleştirildiği, 2010/2011 pazarlama yılında ise yine Kurum'dan izin alınmaksızın 845.750 kg (B) kotası şekerin satışının gerçekleştirildiği tespit edildiğinden bahisle 4634 sayılı Şeker Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca 5.988.180,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Şeker Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; davacı şirketin 05/04/2014 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurul Toplantı Tutanağının (Tutanak) 11. maddesinde, "...Fabrikamız 2009/2010 kampanya döneminde T.C. Şeker Kurumu'na bildirilmeyen ve 2,5 gün kayıt dışı olarak çalıştığı günlerde toplam 1.705.550 kg kristal şeker kayıt dışı üretilmiş ve Şeker Kurumuna bildirilmemiştir. Kayıt dışı üretilen 1.705.550 kg kristal şeker fabrikamızın şeker işletme servisinin üretim defterinde kayıtlı olup, şeker ambarlarımızda mevcut ve kaydı ayrı bir defterde tutulmuştur." şeklinde belirtildiği, 2009/2010 kampanya döneminde fazladan üretilen 1.705.550 kg şekerin fiilen avarya şeker olmamasına rağmen 1-38 numaralı avarya protokolleri ile kayıtlara alınıp Kurum'a bildirilmeyen şekerden 982.200 kg şekerin çiftçiye tevzi edildiği, 683.050 kg şekerin ise satışının gerçekleştirildiği, toplamda 1.665.250 kg sekerin iç piyasaya satışının gerçekleştirildiği, geriye kalan 40.300 kg şekerin 16/10/2012 tarihinde (C) şekeri kayıtlarına alındığı; 2009/2010 pazarlama yılında davacı şirket tarafından, şeker üretimi ve (A) kotası şeker stoku bulunmamasına rağmen 02-10/09/2009 tarihleri arasında 2.537.650 kg şekerin bölgelere sevk edildiği ve satışının yapıldığı, Tutanağın 16. maddesinde, "327.000 kg ... şeker fabrikamız ambarından ... tarihli ve ... seri no.lu fatura ile nakit sıkıntısı nedeniyle bedeli 08/09/2009 tarihinde fabrikamız hesaplarına yatırılmak şartıyla ... Gıda Limited Şirketine verilmiştir." denildiği ve sevki yapılan bu şekerden 327.000 kg şekerin ... Gıda Ltd. Şti.'ne üretime başlama tarihi olan 07/09/2009 tarihinden önce gerçekleştirildiği ve bu şekerin şeker üreticisi şirketlerin stoklarında bulundurması zorunlu olan (B) kotası şeker olduğu; 2010/2011 pazarlama yılında, bölgelere 18-29/08/2011 tarihleri arasında sevki yapılan 934.350 kg şekerden, 845.750 kg (B) kotası şekerin, bölge malzeme alma kağıtlarında yer alan satışa başlama tarihi ile ilk şeker üretiminin yapıldığı 14/09/2011 tarihi arasında satıldığı, Tutanağın 2. maddesinde, "Şirketimize bağlı 10 Bölge Müdürlüğüne 19/08/2011 tarihinde 400.000 kg, 22/08/2011 tarihinde 252.500 kg, 23/08/2011 tarihinde 253.650 kg ve çeşitli tarihlerde 34.350 kg olmak üzere toplam 940.500 kg kristal şeker sevk edilmiş ve 924.850 kg kristal şeker çiftçilerimize bayram öncesi tevzi edilmiştir. 5.850 kg şeker şirketimiz personellerine bedeli mukabilinde satılmış, 9.800 kg ise Bölge Müdürlüklerimizce müşterilerimize satılmıştır." şeklinde belirtildiği, ... Şeker Fabrikası'ndan satın alındığı belirtilen 1.000.000 kg şekerin ise 02-04/09/2011 tarihinde fabrika ambarlarına alındığının belirtilmesine karşın, bu şekerin Kuruma her ay düzenli olarak gönderilen üretim, satış ve stok bilgi formlarında ticari şeker olarak belirtildiği, ancak davacı şirket tarafından (B) kotası şeker olarak davalı idareye bildirilmediği; Bu durumda, isnat edilen fiillerin sübuta erdiği anlaşıldığından dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, uyuşmazlıkta ceza verme zamanaşımının dolduğu, 2010/2011 pazarlama yılında stoklarda bulunması gereken 2.320,00 ton (B) kotası şekerin hiç azalmadığı, ... Şeker Fabrikası'ndan alınan 1.000 ton şekerin 19/08/2017 tarihinde stoklarına alındığı, 2009/2010 döneminde fazladan üretilen şekerin "(A) ve (B) kotası dışından temin edildiği tespit edilen şeker" olarak nitelendirilemeyeceği, 2009/2010 pazarlama yılında satıldığı iddia edilen 327.000 kg (B) kotası şekerin depoda yaşanan bozulmasının önüne geçilmek amacıyla yeni dönemde üretilen şekerle yer değiştirmekten ibaret olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, dava konusu Kurul kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : 2010/2011 pazarlama yılında satışı gerçekleştirildiği isnat edilen 845.750 kg şekere ilişkin olarak; davacı şirket tarafından 19/08/2011 tarihinde 1.000 ton ... Şeker Fabrikası'ndan satın alındığı, davacının iddiasına göre bu şeker ile birlikte şirket stoklarında 3.317.200 kg şeker bulunduğu, alınan 1.000 ton şekerin fillen 2-4/09/2011 tarihlerinde fabrikaya alındığından bahisle bu şeker (B) kotası şekerin hesabına dahil edilmemesinin şekilci bir yaklaşım olduğu, depoda bulunan şekerin, ... Şeker Fabrikası'ndan satın alınan şekerin ikamesi olarak çiftçilere dağıtıldığı göz önüne alındığında satın alınan şekerin (B) kotası şeker olarak bildirilmesine gerek olmadığı anlaşıldığından dava konusu Kurul kararının bu kısmında hukuka uygunluk; diğer kısımlarında ise hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanmasına, kısmen bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: 24/12/2017 tarih ve 30280 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 72. maddesiyle 4634 sayılı Şeker Kanunu’na eklenen Ek-1. maddesinde, “Mevzuatta Şeker Kurumu’na ve Şeker Kurulu’na yapılmış olan atıflar Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na yapılmış sayılır.”; 73. maddesiyle eklenen Geçici 9. maddesinde ise, "Şeker Kurumu bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte başkaca bir işleme gerek kalmaksızın kapatılmıştır. Kapatılan Şeker Kurumu’nun taraf olduğu davalar ve icra takiplerinde Bakanlık kendiliğinden taraf sıfatını kazanır." kuralına yer verildiğinden, kapatılan Şeker Kurumu'nun yerine Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın davalı sıfatıyla bakılan davada taraf olduğu; ancak 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın, Tarım ve Orman Bakanlığı adı altında yeniden yapılandırılmış olduğu anlaşıldığından, mülga Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı yerine Tarım ve Orman Bakanlığı'nın davalı konumda olduğu görülerek esasın incelenmesine geçildi. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:...sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ...İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 18/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 13. Daire, E. 2018/396, K. 2024/1308, www.arakarar.com/karar/danistay-13-daire-2018-396-e-2024-1308-k-2448eb9d9720