Danıştay · 12. Daire

Danıştay 12. Daire 2024/77 E. 2025/5530 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
12. Daire
Esas No
2024/77
Karar No
2025/5530
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/77 Karar No : 2025/5530

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bitlis ili, 10. Komando Tugay Komutanlığında sözleşmeli er olarak görev yapan davacının 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu kapsamında güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlandığından bahisle, sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının fesih tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; davacının "çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile çocuğu müstehcen yayınları okumaya ve seyretmeye teşvik" suçundan yargılandığı davada; ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla beraat ettiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurunun esastan reddine karar verildiği; bunun dışında davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasını gerektirecek başka herhangi bir somut bilgi sunulmadığı; ayrıca, UYAP üzerinden yapılan sorgulamada, davacının herhangi bir adli sicil arşiv kaydının da olmadığı görüldüğünden, hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarına ilişkin maddi zararlarının tazmini isteminin kabulü ile dava açma tarihinden önceki kısmının dava açma tarihi olan 14/12/2021 tarihinden itibaren, dava tarihinden sonraki kısımlarının ise tahakkuk edecekleri tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Komisyon kararı kapsamında davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığı, yürütülen görevin önemi gereği personelin hassasiyetle değerlendirildiği belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Bitlis ili, 10. Komando Tugay Komutanlığında sözleşmeli er olarak görev yapan davacının, 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu'nun 6. maddesinin dördüncü fıkrasının (h) bendi kapsamında güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlandığından bahisle, sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının, fesih tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. Öte yandan; davacının güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunun olumsuz sonuçlandırılmasına ilişkin işlemin dayanağı olan kovuşturma sonucunda "çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile çocuğu müstehcen yayınları okumaya ve seyretmeye teşvik" suçlarından yapılan yargılamada; ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; mağdurun anlatımının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, üzerine atılı eylemin davacı tarafından mağdurun anlatımındaki şekilde işlenmesi halinde üçüncü kişilerin duymamasının ve görmemesinin mümkün olmadığı, davacının aşamalarda istikrar arz eden inkar savunmasının aksini ispata elverişli başkaca herhangi bir delil de bulunmadığı değerlendirilerek, isnat edilen eylemi işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, somut, kesin maddi delil bulunmadığından beraatine karar verildiği; yapılan istinaf başvurusu üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, anılan başvurunun esastan reddine müstehcenlik suçu yönünden kesin, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu yönünden temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildiği ve bu kararın Yargıtay...Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla onandığı görülmüştür.

İLGİLİ MEVZUAT: 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu'nun "Kaynak" başlıklı 3. maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendinde yer alan, "Güvenlik soruşturması olumlu sonuçlanmış olmak; güvenlik soruşturmasının sonucunun henüz gelmediği hallerde arşiv araştırması olumlu sonuçlanmış olmak." kuralı, sözleşmeli erlik için aranan nitelikler arasında gösterilmiş; "Sözleşmenin idarece feshi" başlıklı 6. maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinde, "Sözleşmeli er olmak için gerekli nitelik ve şartlardan herhangi birini taşımadığı sonradan anlaşılmak veya sözleşme süresi içinde bu niteliklerinden herhangi birini kaybetmek" ile (h) bendindeki, "Güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlanmak" hali sözleşmeli erbaş ve erlerin sözleşmelerinin, sözleşme süresinin bitiminden önce feshedilebileceği haller arasında sayılmıştır. 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nun "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanun, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılmasına ve elde edilecek verilerin kullanılmasına ilişkin temel ilkeleri, kimler hakkında yapılacağını, araştırma konusu edilecek bilgi ve belgelerin neler olduğunu, bu bilgilerin ne şekilde kullanılacağını, hangi mercilerin soruşturma ve araştırma yapacağını, Değerlendirme Komisyonunun oluşumu ve çalışma usul, esaslarını, veri güvenliği ile verilerin saklanma ve silinme sürelerini düzenlemektedir."; "Hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılacaklar" başlıklı 3. maddesinde, "(1) Arşiv araştırması, statüsü veya çalıştırma şekline bağlı olmaksızın ilk defa veya yeniden memuriyete yahut kamu görevine atanacaklar hakkında yapılır. (2) Kurum ve kuruluşlarda, yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları hâlinde devlet güvenliğinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün, iç ve dış menfaatlerin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu gizlilik dereceli birimler ile Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve istihbarat teşkilatlarında çalıştırılacak kamu personeli ile ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışacak öğretmenler, üst kademe kamu yöneticileri, özel kanunları uyarınca güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına tabi tutulan kişiler ile milli güvenlik açısından stratejik önemi haiz birim, proje, tesis, hizmetlerde statüsü veya çalıştırma şekline bağlı olmaksızın istihdam edilenler hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması birlikte yapılır."; "Arşiv araştırması" başlıklı 4. maddesinde, "Arşiv araştırması; a) Kişinin adli sicil kaydının, b) Kişinin kolluk kuvvetleri tarafından hâlen aranıp aranmadığının, c) Kişi hakkında herhangi bir tahdit olup olmadığının, ç) Kişi hakkında kesinleşmiş mahkeme kararları ve 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesinin beşinci ve 231 inci maddesinin onüçüncü fıkraları kapsamında alınan kararlar ile kişi hakkında devam eden veya sonuçlanmış olan soruşturma ya da kovuşturmalar kapsamındaki olguların, d) Hakkında kamu görevinden çıkarılma ya da kesinleşmiş memurluktan çıkarma cezası olup olmadığının, mevcut kayıtlardan tespit edilmesidir."; "Değerlendirme Komisyonu" başlıklı 7. maddesinde, "(1) Yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen verilerin değerlendirilmesi amacıyla Değerlendirme Komisyonu kurulur. Değerlendirme Komisyonu; Cumhurbaşkanlığında İdari İşler Başkanının görevlendireceği bir üst kademe yöneticisinin, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığında genel sekreter yardımcısının, bakanlıklarda bakan yardımcısının, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında en üst yöneticinin görevlendireceği bir üst kademe yöneticisinin, üniversitelerde rektör yardımcısının, valiliklerde vali yardımcısının başkanlığında, teftiş/denetim, personel ve hukuk birimleri ile uygun görülecek diğer birimlerden birer üyenin katılımıyla başkan dahil en az beş kişiden ve tek sayıda olacak şekilde oluşturulur. Milli güvenlik açısından stratejik önemi haiz birim, proje, tesis ve hizmetlerde istihdam edilecekler hakkındaki değerlendirme, ilgili bakanlık ya da kamu kurumları bünyesindeki Değerlendirme Komisyonunca yapılır. (2) Memuriyet veya kamu görevlerine uygunluğunun değerlendirilmesini sağlayacak yorum içermeyen olgusal veriler, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli birimlerce ilgili kurum ve kuruluş bünyesinde kurulan Değerlendirme Komisyonuna iletilir. (3) Değerlendirme Komisyonu kendisine iletilen verilere ilişkin nesnel ve gerekçeli değerlendirmelerini yazılı olarak atamaya yetkili amire sunar. Mahkemeler tarafından istenildiğinde bu bilgiler sunulur." hükümleri öngörülmüştür.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare Mahkemesi kararının ilgili mevzuat kısmında; maddi hata ile mülga 4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ile Kamu Görevine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun ve bu Kanun'un birinci maddesine dayanılarak 14/02/2000 tarih ve 2000/284 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği hükümlerine yer verilmiş ise de; dava konusu işlemin, 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu'nun 6. maddesinin dördüncü fıkrasının (h) bendi ve 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu hükümlerine dayanılarak, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olarak değerlendirilmesi üzerine tesis edildiği anlaşılmıştır. Uyuşmazlık konusu olayda; davacının güvenlik soruşturmasının, hakkındaki "çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile çocuğu müstehcen yayınları okumaya ve seyretmeye teşvik" suçlarından ... Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamasının devam etmesi nedeniyle olumsuz sonuçlandığı, davacının söz konusu suçlardan yargılandığı davada; anılan Mahkemenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla beraat ettiği ve bu kararın kesinleştiği görülmüştür. Bu durumda; davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasının sebep unsuru olan kovuşturma sonucunda; anılan suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, somut, kesin maddi delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi karşısında, davacının, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarına ilişkin maddi zararlarının tazmini isteminin kabulü ile yoksun kaldığı parasal ve özlük hak kayıplarının dava açma tarihinden önceki kısmının dava açma tarihi olan 14/12/2021 tarihinden itibaren, dava tarihinden sonraki kısımların ise tahakkuk edecekleri tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle onanması gerekmektedir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarına ilişkin maddi zararlarının tazmini isteminin kabulü ile yoksun kaldığı parasal ve özlük hak kayıplarının dava açma tarihinden önceki kısmının dava açma tarihi olan 14/12/2021 tarihinden itibaren, dava tarihinden sonraki kısımların ise tahakkuk edecekleri tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 04/12/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY : Dava; Bitlis ili, 10. Komando Tugay Komutanlığında sözleşmeli er olarak görev yapan davacının 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu kapsamında güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlandığından bahisle, sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ...tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının fesih tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. 4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ile Kamu Görevine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un 1. maddesinin ikinci fıkrasında; "...(Ek:18/10/2018-7148/29 md.) Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli birimler, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları arşivlerinden ve elektronik bilgi işlem merkezlerinden bilgi ve belge almaya, 04/12/2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesinin beşinci ve 231 inci maddesinin onüçüncü fıkraları kapsamında tutulan kayıtlara ulaşmaya, Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından yürütülen soruşturma sonuçlarını, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar ile kesinleşmiş mahkeme kararlarını almaya yetkilidir." hükmüne yer verilmiştir. Aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise; "Devletin güvenliğini, ulusun varlığını ve bütünlüğünü iç ve dış menfaatlerinin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgeler ile gizlilik dereceli kamu personeli ile meslek gruplarının tespiti, birim ve kısımların tanımlarının yapılması, güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının usul ve esasları ile bunu yapacak merciler ve üst kademe yöneticilerinin kimler olduğu Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulacak yönetmelik ile düzenlenir.” kuralına yer verilmiştir. 4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ile Kamu Görevine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un 1. maddesinin ikinci fıkrasının iptali istemiyle açılan davada, Anayasa Mahkemesinin 28/04/2020 tarih ve 31112 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 19/02/2020 tarih ve E:2018/163, K:2020/13 sayılı kararı ile; Anayasa’nın 13. maddesinde, “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” düzenlemesine yer verilerek temel hak ve özgürlüklerin ancak kanunla sınırlanabileceğinin ifade edildiği; 20. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip olduğu, özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamayacağının belirtildiği ve son fıkrasında da herkesin, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahip olduğu kuralının yer aldığı; 129. maddesinin birinci fıkrasında, memurlar ve kamu görevlilerinin Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunma yükümlülüklerinin belirlendiği; Anayasa Mahkemesinin yerleşik kararlarında belirtildiği üzere “...adı, soyadı, doğum tarihi ve doğum yeri gibi bireyin sadece kimliğini ortaya koyan bilgiler değil; telefon numarası, motorlu taşıt plakası, sosyal güvenlik numarası, pasaport numarası, özgeçmiş, resim, görüntü ve ses kayıtları, parmak izleri, IP adresi, e-posta adresi, hobiler, tercihler, etkileşimde bulunulan kişiler, grup üyelikleri, aile bilgileri, sağlık bilgileri gibi kişiyi doğrudan veya dolaylı olarak belirlenebilir kılan tüm verilerin…” kişisel veri olarak kabul edildiği; kamu görevinde çalıştırılacak kişiler bakımından güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılması yönünde düzenlemeler getirilmesinin kanun koyucunun takdir yetkisinde olduğu, ancak bu alanda düzenleme öngören kuralların kamu makamlarına hangi koşullarda ve hangi sınırlar içinde tedbirler uygulama ve özel hayata saygı gösterilmesini isteme hakkına yönelik müdahalelerde bulunma yetkisi verildiğini yeterince açık olarak göstermesi ve muhtemel kötüye kullanmalara karşı yeterli güvenceleri sağlaması gerektiği, kuralda güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli olanların bu kapsamda kişisel veri niteliğindeki bilgilere ulaşması öngörülmüşken, Kanun’da bu bilgilerin ne şekilde kullanılacağına, hangi mercilerin soruşturma ve araştırmayı yapacağına, bu bilgilerin ne suretle ve ne kadar süre ile saklanacağına, ilgililerin söz konusu bilgilere itiraz etme imkânının olup olmadığına, bilgilerin bir müddet sonra silinip silinmeyeceğine, silinecekse bu sırada izlenecek usulün ne olduğuna, yetkinin kötüye kullanımını önlemeye yönelik nasıl bir denetim yapılacağına ilişkin herhangi bir düzenlemenin yapılmadığı, bir başka ifadeyle güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılmasına ve elde edilecek verilerin kullanılmasına ilişkin keyfiliğe izin vermeyecek şekilde belirli ve öngörülebilir kanuni güvenceler oluşturulmaksızın, kuralla güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli olanların bu soruşturma ve araştırma kapsamında kişisel veri niteliğindeki bilgileri almakla yetkili olduklarının belirtildiği, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda kişisel veri niteliğindeki bilgilerin alınmasına, kullanılmasına, işlenmesine yönelik güvenceler ve temel ilkeler kanunla belirlenmeksizin bunların alınmasına ve kullanılmasına izin verilmesi Anayasa’nın 13. ve 20. maddeleriyle bağdaşmadığından, kuralın Anayasa’nın 13. ve 20. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesinin yukarıda anılan iptal kararı üzerine, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış ve aynı tarihte yürürlüğe konulmuştur. 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nun "Arşiv araştırması" başlıklı 4. maddesinde; " (1) Arşiv araştırması; a) Kişinin adli sicil kaydının, b) Kişinin kolluk kuvvetleri tarafından hâlen aranıp aranmadığının, c) Kişi hakkında herhangi bir tahdit olup olmadığının, ç) Kişi hakkında kesinleşmiş mahkeme kararları ve 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesinin beşinci ve 231 inci maddesinin onüçüncü fıkraları kapsamında alınan kararlar ile kişi hakkında devam eden veya sonuçlanmış olan soruşturma ya da kovuşturmalar kapsamındaki olguların, d) Hakkında kamu görevinden çıkarılma ya da kesinleşmiş memurluktan çıkarma cezası olup olmadığının, mevcut kayıtlardan tespit edilmesidir." düzenlemesi, "Güvenlik soruşturması" başlıklı 5. maddesinde ise; "(1) Güvenlik soruşturması, arşiv araştırmasındaki hususlara ilave olarak kişinin; a) Görevin gerektirdiği niteliklerle ilgili kolluk kuvvetleri ve istihbarat ünitelerindeki olgusal verilerinin, b) Yabancı devlet kurumları ve yabancılarla ilişiğinin, c) Terör örgütleri veya suç işlemek amacıyla kurulan örgütlerle eylem birliği, irtibat ve iltisak içinde olup olmadığının, mevcut kayıtlardan ve kişinin görevine yansıyacak hususların denetime elverişli olacak yöntemlerle yerinden araştırılmak suretiyle tespit edilmesidir." düzenlemesi yer almaktadır. Buna göre, 7315 sayılı Kanun'un, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılmasına ve elde edilecek verilerin kullanılmasına ilişkin olarak, keyfiliğe izin vermeyecek şekilde, belirli ve öngörülebilir kanuni güvenceler göz önünde bulundurularak hazırlandığı ve yürürlüğe konulduğu görülmektedir. Temyize konu uyuşmazlıkta; dava konusu işlemin, 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu'nun 6. maddesinin dördüncü fıkrasının (h) bendi ve 07/04/2021 tarih ve 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu hükümlerine dayanılarak, davacının güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olarak değerlendirilmesi üzerine tesis edildiği açık olmasına karşın, İdare Mahkemesi kararının mevzuat kısmında 4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ile Kamu Görevine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun hükümlerine yer verildiği ve temyize konu kararla da, İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine karar verildiği görülmektedir. Bu durumda; 7315 sayılı Kanun'da, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması hususunun, 4045 sayılı Kanun'a göre daha ayrıntılı düzenlendiği de dikkate alındığında; hukuki denetimin, işleme dayanak alınan 7315 sayılı Kanun göz önünde bulundurulmak suretiyle yapılması gerekmekte iken, 4045 sayılı Kanun hükümleri esas alınarak uyuşmazlığın çözümlenmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulüyle, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle karara katılmıyoruz.

Atıf: Danıştay 12. Daire, E. 2024/77, K. 2025/5530, T. 04.12.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-12-daire-2024-77-e-2025-5530-k-708b8815a05e