Danıştay · 10. Daire

Danıştay 10. Daire 2025/1021 E. 2025/2536 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2025/1021
Karar No
2025/2536
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2025/1021 Karar No : 2025/2536

DAVACI VE YÜRÜTMENİN DURDURULMASINI İSTEYEN : 1- ... 2- ... Derneği VEKİLLERİ : Av. ...

DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA

DAVANIN_ÖZETİ : Tarım ve Orman Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı, "İl Hayvanları Koruma Kurulu Çalışmaları" konulu Genel Yazısının iptali ve yürütmenin durdurulması istenilmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanun'un 3. ve 5. maddelerine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendi uyarınca anılan Kanun'un 3. ve 5. maddelerine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği, ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı; "Aynı dilekçe ile dava açılabilecek haller" başlığını taşıyan 5. maddesinin 2. fıkrasında, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı; ancak, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği;14. maddesinin 3. fıkrasında, dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve Kanun'un 3. ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti halinde, otuz gün içinde bu maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği; aynı maddenin 5. fıkrasında da, 1. fıkranın (d) bendine göre dilekçenin reddedilmesi üzerine yeniden verilecek dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hükümlerine yer verilmiştir. Öte yandan; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "Derneklerin faaliyetleri" başlıklı 90. maddesinin 1. fıkrasında; "Dernekler, amaçlarını gerçekleştirmek üzere, tüzüklerinde belirtilen çalışma konuları ve biçimleri doğrultusunda faaliyette bulunurlar."hükmü; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Topluluk Davası" başlıklı 113. maddesinde, "Dernekler ve diğer tüzel kişiler, statüleri çerçevesinde, üyelerinin veya mensuplarının yahut temsil ettikleri kesimin menfaatlerini korumak için, kendi adlarına, ilgililerin haklarının tespiti veya hukuka aykırı durumun giderilmesi yahut ilgililerin gelecekteki haklarının ihlal edilmesinin önüne geçilmesi için dava açabilir." hükmü; 2577 sayılı Kanun'un 3. Maddesi Uyarınca Yapılan Değerlendirme: Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak mahkemelerce inceleme yapılması gerekmekte olup, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur. İptal davalarında iptali istenilen işlem ya da işlemlerin sayı, tarih, tebliğ tarihi belirtilmek ve menfaat bağı kurulmak suretiyle işlemin tamamının mı, yoksa belli kısımlarının mı iptalinin istenildiğinin hukuka aykırılık sebepleriyle birlikte açıkça gösterilmesi gerekmektedir. Birçok maddeden oluşan bir düzenleyici işlemin tümünün, yetki veya şekil yönünden hukuka aykırılık sebebiyle iptalinin istenebilmesi mümkün ise de, yargı yerince, dava konusu düzenlemeyi yapan idarenin yetkili bulunması ve işlemde şekil yönünden hukuka aykırılık görülmemesi halinde, tek tek maddelerin incelenmesine geçileceğinden, davacı tarafından incelenecek her maddeye veya düzenlemeye yönelik olarak menfaat ilgisinin ve hukuka aykırılık sebeplerinin gösterilmiş olması gerekmektedir. Bu nedenle bir düzenleyici işlemin tümüne yönelik yetki veya şekil yönünden hukuka aykırılık iddialarıyla birlikte düzenlemenin bir kısmının veya tamamının aynı anda dava konusu edilmesi mümkün ise de, düzenleyici işlemin tümüne yönelik yetki ve/veya şekil yönünden hukuka aykırılık iddiasında ve iptal isteminde bulunulduktan sonra, mutlaka işlemin diğer unsurları (sebep, konu, maksat) yönünden hukuka aykırılığı ileri sürülen ve iptali istenilen maddelerin tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıkça belirtilmesi ve maddelerin davacının menfaatini nasıl etkilediği konusunun ortaya konulması gerekmektedir. Dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesinden; Tarım ve Orman Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı, "İl Hayvanları Koruma Kurulu Çalışmaları" konulu Genel Yazısının toplam 9 bentten oluştuğu, dava dilekçesinin konu, içerik ile talep ve sonuç kısımlarında Genel Yazının yetki yönünden tamamının iptalinin istendiği, ancak Dairemizce yapılacak inceleme sonucu yetki yönünden hukuka aykırılık iddiasının yerinde görülmemesi halinde düzenlemede yer alan bentlere yönelik herhangi bir hukuka aykırılık iddiasında bulunulmadığı görülmektedir. Bu durumda, dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun düzenlenmediği sonucuna varılmış olup, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı, "İl Hayvanları Koruma Kurulu Çalışmaları" konulu Genel Yazısının yetki yönünden tamamının iptalinin istenilebileceği açık olmakla birlikte, bu istemin hukuki sebebi ile beraber belirtilmesinden sonra söz konusu Genel Yazıda yer verilen bentlerin de iptali isteniyorsa işlemin diğer unsurları (sebep, konu, maksat) yönünden hangi kısımlarının dava konusu edildiğinin hukuka aykırılık sebepleriyle birlikte açıkça gösterilmesi, iptali istenilen bentlerin davacının menfaatini ne şekilde etkilediğinin iptali istenen her bir kısım yönünden ayrı ayrı açıklanması, istemin dava dilekçesinin konu, içerik ve sonuç kısımlarında uyumlu bir şekilde belirtilmesi suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığı'na hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle dava açılması gerekmektedir. 2577 sayılı Kanun'un 5. Maddesi Uyarınca Yapılan Değerlendirme: 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinin (a) bendinde, idari işlemler hakkında; yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar, "iptal davaları" olarak tanımlanmıştır. İdarenin hukuka uygun davranmasını sağlayan en önemli denetim araçlarından olmakla birlikte, her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunmasını öngören yasa koyucu, iptal davaları için "menfaat ihlali"ni, subjektif ehliyet koşulu olarak getirmiştir. İptal davasının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idare hukuku alanında tek yanlı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen işlemlerin, ancak bu idari işlemle doğrudan meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurulabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabulü zorunludur. Aksi halde, her idari işlemle dolaylı da olsa bir menfaat ilgisi kurulmak suretiyle dava açılmasını kabul etmek, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması şartının ihlali sonucunu doğurur. Dava dilekçesinin incelenmesinden; davacılardan ... Derneği'nin tüzüğünde, derneğin faaliyet alanı ve çalışma konuları arasında sahipsiz hayvanların korunması için çaba göstereceğine ilişkin maddenin bulunduğu; diğer davacı ... yönünden ise, idarenin hayvanları topluca öldürmesi gibi bir işlemin, hukuka aykırı olduğu iddiasıyla gerçek kişilerce de iptal davasına konu edilebileceği, idari işlemlerin kamu düzenini ilgilendirdiğinde menfaat ihlali şartı aranmaksızın herkes tarafından iptal davasına konu edilebileceği belirtilmiş, olmakla birlikte söz konusu gerekçelerin gerçek kişi olan davacı ...'ın dava konusu işlem ile arasında kişisel, güncel, doğrudan ve meşru bir menfaat bağı kurmak bakımından yeterli olmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, birden fazla şahsın aynı işlemin iptali istemiyle müşterek dilekçe ile dava açabilmesi olanaklı ise de müşterek dilekçe ile dava açılabilmesi için davacıların hak ve menfaatlerinde iştirak bulunması zorunludur. Başka bir ifadeyle, davaya yol açan maddi olay veya hukuki sebeplerin aynı olması şartı yanında, müşterek dilekçe ile dava açılabilmesi için davacıların hak ve menfaatlerinde de birliktelik bulunması gerekmektedir. Dosya kapsamında aynı dilekçe ile dava açan Dernek ve gerçek kişi arasında organik ve/veya hukuki bir bağlantının bulunduğuna dair bilgi ve belge bulunmadığı da görülmektedir. Buna göre, davacı Derneğin tüzüğündeki amaç doğrultusunda bakılan davayı açmakta objektif ve subjektif ehliyeti bulunduğu açık olmakla birlikte, diğer davacı ...'ın dava konusu edilen işlem sebebiyle menfatinin ne şekilde etkilendiğinin tam olarak açıklanamadığı, ayrıca davacılar arasında bağlantı da kurulamadığı, bu haliyle hak ve menfaatlerinde iştirak bulunmayan davacıların müşterek dilekçe ile dava açmalarına hukuken olanak bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Bu nedenlerle, dava dilekçesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 5. maddesine de uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde, 3. ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenecek ayrı ayrı dilekçelerle, gerekli harç ve masrafları yatırılmak suretiyle dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE, 2) Aynı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddedileceğinin davacılara duyurulmasına, 3) Aşağıda dökümü yapılan ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcı ile artan posta giderinin istemi halinde davacıya iadesine, 13/05/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 10. Daire, E. 2025/1021, K. 2025/2536, T. 13.05.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-10-daire-2025-1021-e-2025-2536-k-cb904075eedf