Danıştay · 10. Daire
Danıştay 10. Daire 2024/5723 E. 2025/3496 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 10. Daire
- Esas No
- 2024/5723
- Karar No
- 2025/3496
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/5723 Karar No : 2025/3496
DAVACILAR VE YÜRÜTMENİN DURDURULMASINI İSTEYENLER : 1- ... (...) 2- ... 3-... VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1- ... Bakanlığı / ANKARA 2- ... Genel Müdürlüğü
DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 12. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca istisnai olarak kazandıkları Türk vatandaşlığının, aynı Kanun'un 40. maddesi uyarınca geri alınmasına ilişkin 22/03/2024 tarih ve 8262 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısının iptali ve yürütmesinin durdurulması istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 87. maddesi uyarınca karar veren Danıştay Nöbetçi Dairesince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin, dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde; tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği; ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı, hususları düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasında ise, dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve aynı Kanun'un 3 ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği hükme bağlanmış; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde de, dilekçelerin, 3 ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti hâlinde, otuz gün içinde 3 ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenerek dava açılmak üzere reddedileceği hüküm altına alınmıştır. Dava dosyasının incelenmesinden; davacılar tarafından, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 12. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca istisnai olarak kazandıkları Türk vatandaşlığının, aynı Kanun'un 40. maddesi uyarınca geri alınmasına ilişkin 22/03/2024 tarih ve 8262 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısının iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davacıların Türk vatandaşlığının, 22/03/2024 tarih ve 8262 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile geri alındığı, davacılar tarafından bu işlem ile birlikte, İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısının da iptalinin istenildiği, bu yazının ise Türk vatandaşlığının geri alınmasına ilişkin işlem olmadığı, davacılarının Türk vatandaşlığının geri alınması üzerine Bakanlık ile Valilik arasındaki bir iç yazışma olduğu görülmektedir. Bununla birlikte; dava dosyasına sunulan vekaletnamede yer alan avukatın yalnızca ... (...) adına vekil olarak tayin edildiği, davacılar kısmında belirtilen ... (...) ile birlikte ... ve ... adına vekaletnamenin dosyaya sunulmadığı görülmüş, dava dilekçesinde hangi işlemin iptalinin istenildiği hususu ile hangi davacılar yönünden davanın açılmak istenildiği hususunda tereddüt meydana gelmiş ve dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak düzenlenmediği sonucuna varılmıştır. Bu durumda, davacıların Türk vatandaşlığının 22/03/2024 tarihli ve 8268 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla geri alınmasına rağmen, davacılar tarafından İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısının da iptalinin istenildiği görüldüğünden; dava konusu istemin açıklığa kavuşturulması, Türk vatandaşlığının geri alınmasına ilişkin Cumhurbaşkanı kararının iptali ile birlikte Türk vatandaşlığının geri alınmasına ilişkin Cumhurbaşkanı kararı ile ilgisi bulunmayan İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısının da iptalinin istenilip istenilmediği hususu netleştirilerek, davacılar kısmında belirtilen ... ve ... adına da Türk vatandaşlığının geri alınmasına ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptali isteniliyor ise; reşit olmayan çocuğun/çocukların bulunması halinde bu çocuk/çocuklar adına anne ve babanın veli sıfatıyla hareket ettiği belirtilip, çocuğunun/çocuklarının reşit olması halinde ise bu kişiler tarafından verilen vekalete istinaden usulüne uygun düzenlenmiş vekaletname ile yetkilendirilmiş vekil tarafından dava açma iradelerinin ortaya konulması ve bu kişilerin de davacı olarak gösterilmesi, vekaletname alınamaması halinde davanın vekaletnamesi bulunan davacı yönünden belirtilen eksiklikler giderilmek suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle açılması gerekmektedir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde, yukarıda belirtilen hususlar netleştirilmek suretiyle imzalı iki nüsha dilekçe ile dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE, 2) Aynı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddine karar verileceğinin davacılara duyurulmasına, 3) Davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına, davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına ve kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcı ile posta gideri avansından artan kısmın davacılara iadesine, 30/07/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.