Danıştay · 10. Daire

Danıştay 10. Daire 2023/394 E. 2026/268 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2023/394
Karar No
2026/268
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/394 Karar No : 2026/268

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : Kendi adlarına asaleten; ... adına velayeten... ve ... VEKİLİ : Av. ...

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri ..., Hukuk Müşaviri Av. ...

İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından, davacılardan...'in hipoplastik sol kalp tanısı nedeniyle 08/02/2016 tarihinde kalp ameliyatının yapıldığı, ameliyat sırasında bebeğin ısıtılması sonucunda ayaklarında yanıklar meydana geldiği, ameliyat sonrasında ayak parmaklarında nekrozenin oluştuğu, yanık nedeniyle ağır ilaçlar kullanıldığı ve bu ilaçlar nedeniyle bütün organlarının zarar gördüğü, akciğer yetmezliği tanısı konulduğu, solunum cihazına bağlı olarak yaşadığı ve olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek uğradıkları iddia edilen zararlarına karşılık şimdilik anne Tamar Sokhashvılı ve baba ... için ayrı ayrı 1.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminat ile bebek ... için 1.000,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; maddi tazminat istemi yönünden; davacılardan...'e uygulanan tedavi yöntemi ve yapılan tıbbi müdahaleler sırasında davalı idarenin hizmet kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti için alınan Adli Tıp Kurumu 7. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 0...tarih ve ... sayılı raporunda,...'in ağır kompleks bir kalp hastalığı olduğunun, hastada bulunan bu patolojinin hayatın ilk 1 yılında mümkün ise ilk aylarında ameliyat edilmesi gerektiği gerçeğinin tıbben bilindiğinin, küçüğe 08/02/2016 tarihinde uygulanan koarktasyon rezeksiyonu, pulmoner bant ameliyatlarının endikasyon ve tekniğinin uygun olduğunun, ağır cerrahi ameliyatlar sırasında tekniğin tabii bir sonucu olarak küçük bebeklerde özellikle uç organlarda ve ekstremitelerde dolaşım bozuklukları görülebileceğinin tıbben bilindiğinin, bu durumun her türlü dikkat ve özene rağmen engellenemez bir komplikasyon olduğunun, küçükte tarif edilen lezyonların dolaşım bozukluğu ya da ısı travmasına mı bağlı olduğu ayrımının tıbben yapılamadığı da dikkate alındığında mevcut verilerle küçüğün tedavisine katılan sağlık çalışanlarının uygulamalarında tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına aykırı bir husus saptanmadığının belirtildiği, uygulanan tedaviler nedeniyle davalı idareye atfedilebilecek herhangi bir hizmet kusuru bulunmaması ve bu durumun aksini ortaya koyan, başka bir anlatımla olayda uygulanan teşhis ve tedavilerde hizmetin kusurlu işletildiği, tıbbi kusur veya ihmal bulunduğu ve bunun sonucunda davacıya hizmet kusuru nedeniyle yanlış teşhis ve tedavi uygulanmasından dolayı maddi zarara uğradığını kanıtlayan hukuken geçerli bir bilgi belge, bilimsel rapor ya da adli veya idari soruşturma raporu bulunmaması nedeniyle, idarenin kusurlandırılarak maddi tazminat ödemekle yükümlü kılınmasına hukuken olanak bulanmadığı, manevi tazminat istemi yönünden; dava konusu olay nedeniyle manevi tazminat şartlarının gerçekleşmediği, olayda herhangi bir kusurun varlığından da söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; maddi tazminat istemi yönünden; İdare Mahkemesi kararının maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen iddiaların kararın bu kısmının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği, manevi tazminat istemi yönünden; olayda, Adli Tıp Kurumu 7. Adli Tıp İhtisas Kurulunca hazırlanan raporda; ".. ağır cerrahi ameliyatlar sırasında tekniğin tabii bir sonucu olarak küçük bebeklerde özellikle uç organlarda ve ekstremitelerde dolaşım bozuklukları görülebileceğinin tıbben bilindiği, bu durumun her türlü dikkat ve özene rağmen engellenemez bir komplikasyon olduğu.." belirtilmekle birlikte, davacıların bu konuda yeterince aydınlatıldığına ve bu işleme rıza gösterdiğine dair geçerli onamın alınmadığı, meydana gelen zararın davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklanmadığı görülmüşse de, gerçekleştirilen cerrahi müdahalenin komplikasyonları hakkında davacıların bilgilendirilerek rızasının alındığına ilişkin aydınlatılmış onam belgesinin olmadığı, dolayısıyla cerrahi müdahale öncesi komplikasyonlar hakkında bilgilendirme yapılarak onam alınmamış olmasının, sağlık hizmetinin gerektiği gibi yürütülmediği konusunda davacılarda endişe ve üzüntüye yol açtığı gerekçesiyle davacıların istinaf istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine, İdare Mahkemesi kararının maddi tazminatın reddi yönünden onanmasına, manevi tazminat istemi yönünden kaldırılmasına, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, çocuk... için 15.000,00 TL, anne ve baba için ayrı ayrı 10.000,00 TL manevi tazminatın başvuru tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından; Mahkemece alınan Adli Tıp raporunun gerçeğe aykırı olduğu, fiili sağlık sorunlarına neden olan tıbbi işlemlerin ayrıntısını içermediği, Adli Tıp Üst Kurulundan rapor alınması gerektiği, raporda belirtilen risklerin daha önce söylenmediği, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından; dava konusu olay bakımından tazmin şartlarının gerçekleşmediği ve dolayısıyla tazminat taleplerinin haksız ve hukuken dayanaksız olduğu, dava konusu zarar ile idarenin eylemi arasında illiyet bağının bulunmadığı, davacıya gerekli tüm müdahalelerin tıbbi ilke ve gereklere uygun bir şekilde eksiksiz olarak ve zamanında yapıldığı, manevi tazminata karar tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği, idarelerinin harçtan muaf olduğu, temyize konu kararın kabule ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMASI : Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının davacılar yönünden temyiz edilmemiş sayılmasına, davalı idare yönünden gerekçeli onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : 1) Davacıların Temyiz İsteminin İncelenmesi: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamının ödenmemiş olması halinde, verilecek yedi günlük süre içerisinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçilmiş sayılacağı hususunun temyiz edene yazılı olarak bildirileceği, verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verileceği, 7. fıkrasında ise temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olduğunun anlaşıldığı hallerde 6. fıkrada sözü edilen kararın dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesince kesin olarak verileceği hükme bağlanmıştır. Dosyanın incelenmesinden; davacılar tarafından ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı temyiz isteminde bulunulduğu, ancak temyiz isteminin incelenebilmesi için gerekli olan yargı harçlarının eksik olduğu, söz konusu eksikliğin 7 gün içinde giderilmesi gerektiği, aksi halde temyiz isteminden vazgeçilmiş sayılacağı hususunun 02/04/2023 tarihinde tebliğ edilen 21/03/2023 tarihli yazı ile davacılar vekiline bildirilmesine rağmen, verilen süre içinde eksikliğin tamamlanmadığı anlaşıldığından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesinin 6. ve 7. fıkraları uyarınca kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır. 2)Davalı İdarenin Temyiz İsteminin İncelenmesi:

Bölge İdare Mahkemesince, gerçekleştirilen cerrahi müdahalenin komplikasyonları hakkında davacıların bilgilendirilerek rızasının alındığına ilişkin aydınlatılmış onam belgesinin olmadığı, dolayısıyla cerrahi müdahale öncesi komplikasyonlar hakkında bilgilendirme yapılarak onam alınmamış olmasının, sağlık hizmetinin gerektiği gibi yürütülmediği konusunda davacılarda endişe ve üzüntüye yol açtığı gerekçesiyle manevi tazminata hükmedilmişse de; davacı baba Erkan Yiğit tarafından imzalanan "Çocuk Kalp Ameliyatları İçin Bilgilendirilmiş Onam Formunun" davalı idare tarafından 05/01/2023 tarihli ek beyan dilekçesi ekinde dosyaya sunulduğu dolayısıyla onam belgesinin bulunduğu açıktır. Bununla beraber, İdare Mahkemesince alınan Adli Tıp Kurumu 7. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun ...tarih ve ... sayılı raporunda, bebekte meydana gelen lezyonların dolaşım bozukluğu ya da ısı travmasına mı bağlı olduğu ayrımının tıbben yapılamadığının belirtildiği görülmekte olup, bebeğin ayak parmaklarının ampute olmasına sebep olan duruma ilişkin maddi gerçeğe hiç bir zaman ulaşılamayacağı ve bu hususta davacıların ömür boyu şüphe duyacağı açık olduğundan bu gerekçe ile davacıların uğramış olduğu manevi zararın giderilmesi gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır. Bu durumda Bölge İdare Mahkemesi kararının temyize konu manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin kısmında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacılar tarafından kararın TEMYİZ EDİLMEMİŞ SAYILMASINA, 2. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE, 3. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyize konu manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 15/01/2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 10. Daire, E. 2023/394, K. 2026/268, T. 15.01.2026, www.arakarar.com/karar/danistay-10-daire-2023-394-e-2026-268-k-b08cd09041f7