Danıştay · 10. Daire

Danıştay 10. Daire 2022/7353 E. 2025/1926 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2022/7353
Karar No
2025/1926
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2022/7353 Karar No : 2025/1926

DAVACI : ... adına vesayeten ...

DAVALI : Hasım gösterilmemiştir.

DAVANIN_ÖZETİ : Davacı tarafından, 29/03/2020 tarih ve 31083 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin 74. maddesinin 2. fıkrasının (ğ) bendinin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendi uyarınca anılan Kanun'un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasında, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları ve tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar, idari dava türleri arasında sayılmış; 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği; ayrıca, dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hükme bağlanmıştır. Aynı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasında, dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve Kanun'un 3. ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği belirtilmiş; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde de, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti halinde, bu maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dava açılmak üzere dilekçenin reddine karar verileceği hükmü yer almıştır. Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca mahkemelerce iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak inceleme yapılması gerekmekte olup, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur. Dava dilekçesinin incelenmesinden; dilekçenin "Konu" kısmında Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin 74. maddesinin 2. fıkrasının (ğ) bendi "Terör ve çıkar amaçlı suç örgütü üyeleri" görüntülü görüşme ve görüşme süresinin uzatılmasına ilişkin kanunun iptali hk." ibaresinin kullanıldığı; dilekçe içeriğinde, telefonla görüşme hakkına ilişkin eşitlik ilkesine aykırı düzenleme yapıldığı ileri sürülerek "Bakanlığın ilgili kararının iptalinin" istenildiği; dilekçenin son kısmında ise, "a-İptali istenen kanun" ifadesinin karşısında "5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 66. maddesi ile 74. maddesinde yer alan hükümler" ibaresine yer verildiği, bu haliyle Yönetmeliğin 74. maddesinin 2. fıkrasının (ğ) bendinin mi dava konusu edilmek istenildiğinin açık, anlaşılır ve tereddüte mahal vermeyecek şekilde ortaya konulmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava dilekçesinin kendi içerisinde uyumlu ve tutarlı olmadığı, dolayısıyla 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olmadığı sonucuna varılmış olup, 29/03/2020 tarih ve 31083 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin hangi kısmının (yalnızca 74. maddesinin 2. fıkrasının (ğ) bendinin mi) dava konusu edildiğinin açıkça gösterilmesi, hukuka aykırılık sebepleri ve bu düzenlemelerin davacının menfaatini ne şekilde etkilediğinin iptali istenen her bir kısım yönünden ayrı ayrı açıklanması, istemin dava dilekçesinin konu, içerik ve sonuç kısımlarında uyumlu ve tutarlı bir şekilde belirtilmesi suretiyle, 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle dava açılması gerekmektedir. Öte yandan, davanın yenilenmesi halinde, Yönetmeliğe dayanak teşkil eden kanun hükümlerinin iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istemi dışında, doğrudan "kanun hükümlerinin iptali" şeklinde bir talebin 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasında tanımlanan idari dava türleri ile 2. fıkrasında sınırları belirlenen idari yargı yetkisi kapsamında yer almadığı hususunun da dikkate alınması gerekmektedir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde, yukarıda belirtilen hususlar netleştirilmek suretiyle 3. maddeye uygun şekilde yeniden düzenlenecek dilekçeyle, adli yardım istemi kabul edildiğinden harç yatırılmaksızın yeniden dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE, 2) Aynı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddine karar verileceğinin davacıya duyurulmasına, 3) Davanın yenilenmemesi durumunda davacının adli yardım isteminin kabul edilmesi nedeniyle dava açıldığı esnada tahsil edilmeyen yargılama giderinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, 09/04/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 10. Daire, E. 2022/7353, K. 2025/1926, T. 09.04.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-10-daire-2022-7353-e-2025-1926-k-64f7aa2fc48c