Danıştay · 10. Daire
Danıştay 10. Daire 2025/789 E. 2025/1915 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 10. Daire
- Esas No
- 2025/789
- Karar No
- 2025/1915
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2025/789 Karar No : 2025/1915
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri Av. ...
İSTEMİN_ÖZETİ : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN_ÖZETİ : Davalı idare tarafından davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin esasının incelenmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlendikten sonra, gereği görüşüldü: Dava; davacı tarafından, medikal estetik uygulama sertifikasını kaybettiğinden bahisle yeni belge düzenlenmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır. Dava dosyasının incelenmesinden; ... İdare Mahkemesince dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karara karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince temyiz yolu açık olmak üzere verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın, davacı tarafından Danıştaya hitaben verilen dilekçe ile temyizen incelenerek bozulmasının istenildiği anlaşılmaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la eklenen geçici 8. maddesinde, 6545 sayılı Kanun'la idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümlerin, 2576 sayılı Kanun'un, anılan Kanun'la değişik 3. maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları (20/07/2016) tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanacağı; aynı Kanun'un "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 6. fıkrasında, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin bu maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği" kuralı yer almış; aynı fıkranın (d) bendinde, "Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları"; (e) bendinde, "Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları"nda verilen kararların temyiz edilebileceği; "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması hâlinde kararı veren mercinin temyiz isteminin reddine karar vereceği; aynı maddenin 7. fıkrasında ise, temyizin kesin bir karar hakkında olması hâlinde 6. fıkrada sözü edilen kararın Danıştayın ilgili dairesince kesin olarak verileceği hükme bağlanmıştır. 12/05/2003 tarihli ve 25106 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan (Mülga) Güzellik ve Estetik Amaçlı Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde, "Sertifika", güzellik ve estetik amaçlı olarak kişilere uygulayacakları tıbbî işlemlerle ilgili olarak Bakanlıkça veya Bakanlık tarafından yetki verilen kuruluşlarca açılan eğitimi başarı ile tamamlayan tabipler adına düzenlenen belge şeklinde; (f) bendinde, "Sertifikalı Tabip", 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'a göre Türkiye’de mesleğini icra etme hak ve yetkisi bulunan ve bu maddenin (e) bendinde belirtilen sertifikaya sahip olan tabip şeklinde tanımlanmış; "Tabibin Görev ve Yetkileri" başlıklı 12. maddesinde, "Tabip, sadece bir merkezde çalışabilir. Tabip, sağlık kuruluşunda uyguladığı tıbbî işlemlerden ve bu işlemler sonucu oluşabilecek komplikasyonlardan ve hasta kayıtlarının düzenli tutulmasından, mesul müdür ile birlikte sorumludur." denildikten sonra tabiplerin uygulayacakları tıbbî işlemler sayılmıştır. Mülga Güzellik ve Estetik Amaçlı Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik kapsamında sertifika almış tabiplerin anılan Yönetmelikte sayılan tıbbî işlemleri uygulamaya yetkili olduğu görülmekte olup, medikal estetik sertifikası, tabibe sertifika eğitimi uyarınca kazanılan yetkinlikler çerçevesinde tıbbi uygulama yapabilme yetkisi vermektir. Bu durumda, davacı tarafından, medikal estetik uygulama sertifikasını kaybettiğinden bahisle yeni belge düzenlenmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konu işlem, sertifika eğitimi uyarınca kazanılan yetkinliklerle sınırlı olarak tıbbi uygulama yapabilme yetkisini engellemekte olup, tabibin diğer alanlarda hekimlik mesleğinin icrasına devam edebileceği gözetildiğinde anılan işlemin "belli bir meslekten çıkarılma sonucunu doğuran işlem" olarak nitelendirilemeyeceği gibi "belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlem" niteliğinde de olmadığı, bu nedenle açılan davanın 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde sayılan davalar arasında yer almadığı sonucuna ulaşılmış olup, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen karar, her ne kadar temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmişse de, kesin olduğundan temyizen incelenmesine hukuki olanak bulunmamaktadır. Açıklanan nedenle, davacının temyiz isteminin reddine, Bölge İdare Mahkemesince kesin olan karara karşı temyiz yolunun açık olduğu belirtildiğinden, temyiz aşamasında yatırılan toplam ... TL harcın (istemi halinde) ve posta gideri avansından artan kısmın davacıya iadesine, 09/04/2025 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) - KARŞI OY : 2577 sayılı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin bu maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararlara karşı Danıştayda temyiz isteminde bulunulabileceği, aynı maddenin 1. fıkrasının (e) bendinde belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davalarında bölge idare mahkemelerinin verdikleri kararların temyizen incelenebileceği hükme bağlanmıştır. Davacı tarafından, medikal estetik uygulama sertifikasını kaybettiğinden bahisle yeni belge düzenlenmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın, 2577 sayılı Kanun'un ''Temyiz'' başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi kapsamında davacının gelir getirici faaliyetinin süresiz engellenmesi niteliğinde olduğu anlaşıldığından, uyuşmazlığın esasının incelenerek bir karar verilmesi gerektiği oyuyla aksi yönde verilen Daire kararına katılmıyorum.