Danıştay · 10. Daire

Danıştay 10. Daire 2022/4034 E. 2025/5301 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2022/4034
Karar No
2025/5301
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2022/4034 Karar No : 2025/5301

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...

TEMYİZ EDEN MÜDAHİL DAVALI YANINDA : ... Köyü Tüzel Kişiliği / ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Belediyesi Tüzel Kişiliği / ... VEKİLİ : Av.

İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, Giresun ili, Dereli ilçesi, Yavuzkemal Beldesi ile Pınarlar Köyü arasındaki sınırın tespitine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Giresun Valiliği İl Mahalli İdareler Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Danıştay Onuncu Dairesi'nin 04/03/2021 tarih ve E:2016/10434, K:2021/929 sayılı bozma kararı üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda, alınan bilirkişi raporları ile dosyadaki diğer bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesinden dava konusu sınırın, 16/10/2014 tarihli bilirkişi raporuna ekli haritada (A) ile gösterilen yerden başlayıp (B) ile gösterilen noktaya kadar devam eden kısmının ilgili mevzuata, arazi ve yerleşim alanı bütünlüğüne ve kamu yararına uygun olmadığı ve iptali gerektiği sonucuna varıldığı gerekesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1- Davalı idare tarafından, dava konusu sınırın mevzuata uygun olduğu, sınır çizilirken tüm tarafların dinlendiği, kamu yararı ve hakkaniyet doğrultusunda karar alındığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ve mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

2- Davalı yanında müdahil tarafından, dava konusu sınır ihtilafının Pınarlar Köyünün Doğandüzü Mahallesinin Yavuzkemal Belediyesine katılması üzerine çıktığı, Valiliğin belirlediği (C-A) ile (A-B) arasındaki sınırın Pınarlar Köyünün Kürtün Mahallesi ile Yavuzkemal Belediyesinin Süllü Mahallesi arasındaki kadim sınır olduğu, bilirkişilerin bu bölüme ilişkin değerlendirmesinin hatalı olduğu, bu alanın Pınarlar Köyünün Kürtün Mahallesinin toprağı olduğu, davacı belediyenin bu alanı kendisine katma amacının buradaki maden suyu yatakları ve kalker madeni ocaklarının belediye sınırları içerisine alınması olduğu ve mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Giresun Valiliği İl Mahalli İdareler Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işlemiyle Giresun ili, Dereli ilçesi, Yavuzkemal Belediyesi ile Pınarlar Köyü arasındaki sınır anlaşmazlığı hakkında 5393 sayılı Kanunun 7. maddesine göre ilgili Belediye Meclisi, Köy İhtiyar Heyeti ve Kaymakam görüşü istendiği ve gelen görüşler çerçevesinde anlaşmazlık konusu sınırın ekli krokisinde gösterildiği şekilde, kuzeyi; Büyük Dere, doğusu; Büyük Derenin devamı Hova Dere, patika yol, sırt, Tepeçayırı Tepenin kuzeyi, Tepeçayırı Tepe, güneyi; Tepeçayırı Tepe ve sırt, batısı; mevcut belediye sınırı olan Büyük Dere noktasıyla birleşen hat olarak belirlendiği görülmüştür. Bakılan davanın da sınır tespitine ilişkin anılan işlemin iptali istemiyle açıldığı anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT: 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Sınırların tespiti" başlıklı 5. maddesinde, "Yeni kurulan bir belediyenin sınırları, kuruluşu izleyen altı ay içinde aşağıdaki şekilde tespit edilir: a) Eskiden beri o yerleşim yerine ait sayılan tarla, bağ, bahçe, çayır, mera, otlak, yaylak, zeytinlik, palamutluk, fundalık gibi yerler ile kumsal ve plajlar belediye sınırı içine alınır. b) Belediye sınırlarını dere, tepe, yol gibi belirli ve sabit noktalardan geçirmek esastır. Bunun mümkün olmaması durumunda, sınır düz olarak çizilir ve işaretlerle belirtilir. c) Belediyenin sınırları içinde kalan ve eskiden beri komşu belde veya köy halkı tarafından yararlanılan yayla, çayır, mera, koru, kaynak ve mesirelik gibi yerlerden geleneksel yararlanma hakları devam eder. Bu haklar için sınır kâğıdına şerh konulur. d) Çizilen sınırların geçtiği yerlerin bilinen adları sınır kâğıdına yazılır. Ayrıca yetkili fen elemanı tarafından düzenlenen kroki sınır tespit tutanağına eklenir."; "Sınırların kesinleşmesi" başlıklı 6. maddesinde, "Belediye sınırları, belediye meclisinin kararı ve kaymakamın görüşü üzerine valinin onayı ile kesinleşir. Kesinleşen sınırlar, valilikçe yerinde uygulanmak suretiyle taraflara gösterilir ve durum bir tutanakla belirlenir. Kesinleşen sınır kararları ile dayanağı olan belgelerin birer örneği; belediyesine, mahallî tapu dairesine, il özel idaresine ve o yerin mülkî idare amirine gönderilir. Kesinleşen sınırlar zorunlu nedenler olmadıkça beş yıl süre ile değiştirilemez."; "Sınır uyuşmazlıklarının çözümü" başlıklı 7. maddesinde, "Bir il dâhilindeki beldeler veya köyler arasında sınır uyuşmazlığı çıkması hâlinde ilgili belediye meclisi ve köy ihtiyar meclisi ile kaymakamın görüşleri otuz gün süre verilerek istenir. Vali, bu görüşleri değerlendirerek sınır uyuşmazlığını karara bağlar. Büyükşehir belediyesi sınırları içinde kalan ilçe ve ilk kademe belediyelerinin sınır değişikliklerinde büyükşehir belediye meclisinin de görüşü alınır."; "Birleşme ve katılma" başlıklı 8. maddesinde ise, "Belde, köy veya bunların bazı kısımlarının bir başka beldeye katılabilmesi için bu yerlerin meskûn sahalarının katılınacak beldenin meskûn sahasına uzaklığı 5.000 metreden fazla olamaz. Bir belde veya köyün veya bunların bazı kısımlarının meskûn sahasının, komşu bir beldenin meskûn sahası ile birleşmesi veya bu sahalar arasındaki mesafenin 5.000 metrenin altına düşmesi ve buralarda oturan seçmenlerin yarısından bir fazlasının komşu beldeye katılmak için başvurması hâlinde, katılınacak belde sakinlerinin oylarına başvurulmaksızın, katılmak isteyen köy veya belde veya bunların kısımlarında başvuruya ilişkin oylama yapılır. Oylama sonucunun olumlu olması hâlinde başvuruya ait evrak, valilik tarafından katılınacak belediyeye gönderilir. Belediye meclisi evrakın gelişinden itibaren otuz gün içinde başvuru hakkındaki kararını verir. Belediye meclisinin uygun görmesi hâlinde katılım gerçekleşir. Büyükşehirlerde birleşme ve katılma işlemleri, katılınacak ilçe veya ilk kademe belediye meclisinin görüşü üzerine, büyükşehir belediye meclisinde karara bağlanır. Katılma sonrası oluşacak yeni sınır hakkında, 6 ncı maddeye göre işlem yapılır ve sonuç Çevre ve Şehircilik Bakanlığına (işlem tarihinde İçişleri Bakanlığına) bildirilir." hükümleri yer almaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde ise, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." kuralına; 282. maddesinde; "Hakim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Mahkemece, uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, 26/09/2014 tarihinde, ziraat yüksek mühendisi, orman yüksek mühendisi ve harita yüksek mühendisinden oluşturulan üç kişilik bilirkişi heyetinin de katılımıyla yerinde keşif ve bilirikişi incelemesi yapılmış ve 16/10/2014 tarihli bilirkişi raporu düzenlenmiştir. Bilirkişi raporunda, davaya konu sınır hattının Büyük Dere ile Süllü Deresinin kesiştiği (ek haritada A ile gösterilen) noktadan başladığı ve güneydoğuya doğru Büyük Dereyi takiben Hova Deresi ile Büyük Derenin kesiştiği (ekli haritada B ile gösterilen) noktaya ulaştığı sonra da güney yönde Hova Deresini takiben devam ettiği, sınırın Hova Deresi'ni takiple patika yoldan Tepe Çayırı'na ulaştığı, sonrasında sırt boyunca devam ederek Darboğaz Mevkiinde eski Yavuzkemal sınırında birleştiği, sınırın bu şekilde çizilmesi halinde, Büyük Dere'nin kuzeyinde bulunan alanın tamamının Pınarlar Köyü sınırları içerisinde kalacağı, halbuki bu yerin batı kesimini oluşturan alan içinde Yavuzkemal Belediyesi nüfusuna kayıtlı olan halka ait meskenler ve tarım alanları bulunduğu, bu sorunun ortadan kaldırılması için sınırın ekli haritada A ile gösterilen yerden başlayıp B ile gösterilen kısma kadar olan bölümünün iptali gerektiği ve sınır hattının bu kısmının Büyük Dere ile Hova Deresinin kesişim noktasından (ekli haritada B ile gösterilen) itibaren kuzeye doğru devam eden sırtı takiben 1064 rakımlı tepe ile (ek haritada C ile gösterilen) birleştirilmesinin mümkün olduğu, uyuşmazlık konusu sınırın diğer kısımlarının ilgili mevzuata, arazi ve yerleşim alanı bütünlüğüne ve kamu yararına uygun olduğu görüşüne yer verildiği görülmektedir. Dairemizin 04/03/2021 tarih ve E:2016/10434, K:2021/929 sayılı bozma kararı üzerine alınan ek raporda da kök rapor doğrultusunda görüş bildirilmiştir. Dava konusu işlemde bilirkişi raporlarında iptali gerektiği yönünde görüş bildirilen ekli haritada (A) ile gösterilen yerden başlayıp (B) ile gösterilen kısma kadar olan bölümde davalı idare tarafından, raporda da belirtildiği üzere "Büyük Dere ile Süllü Deresinin kesiştiği (ek haritada (A) ile gösterilen) noktadan başladığı ve güneydoğuya doğru Büyük Dereyi takiben Hova Deresi ile Büyük Derenin kesiştiği (ekli haritada B ile gösterilen) noktaya ulaştığı sonra da güney yönde Hova Deresini takiben devam etttiği" şeklinde sabit ve değişmez nitelikte olan "dere" esas alınarak sınır çizildiği, ancak bilirkişi raporunda bu alan içinde Yavuzkemal Belediyesi nüfusuna kayıtlı olan halka ait meskenler ve tarım alanları bulunduğu gerekçesiyle sınırın kuzeye doğru devam eden sırtı takiben 1064 rakımlı tepe ile (ek haritada (C) ile gösterilen) birleştirilmesinin mümkün olduğu yönünde farklı bir sınır önerisinde bulunulduğu görülmektedir. Bilirkişiye başvurulmasındaki amacın, hukuka uygun karar verebilmek için gerekli verilere ulaşmak olduğu göz önünde bulundurulduğunda, özel ve teknik bilgiyi gerektiren uyuşmazlıklarda, İdare Mahkemelerince bilirkişilik kurumuna başvurulması veya mevcut bilirkişi raporunun değerlendirilmesi zorunlu ise de; bilirkişilerce düzenlenen rapora her durumda uyulması zorunluluğu bulunmamaktadır. Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, C-A ile A-B noktaları arasındaki sınırın Pınarlar Köyünün Kürtün Mahallesi ile Yavzukemal Belediyesinin Süllü Mahallesi arasındaki kadim sınır olduğu ve herhangi bir sınır değişikliğinin söz konusu olmadığı, bu alan içinde Yavuzkemal Belediyesi nüfusuna kayıtlı olan halka ait meskenler ve tarım alanları bulunmasının dava konusu işlemi sakatlamayacağı, bunların imkanlar ölçüsünde belediye sınırı içinde kalmasının sağlandığı ancak tümünün belediye sınırı içerisine alınmasının beklenemeyeceğinin de açık olduğu, tarafların karşı taraf sınırları içerisinde kalan genel ve özel haklarının bulunabileceği, dava konusu işlemde sabit ve değişmez nitelikte olan "dere" esas alınarak sınırın çizilmiş olduğu, belirlenen sınırın, sınır çizim tekniği açısından uygun ve coğrafi açıdan yerinde olduğu anlaşılmış olup, dava konusu işlemde hukuka ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1..Davalı idarenin ve davalı yanında müdahilin temyiz istemlerinin KABULÜNE, 2..Dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/11/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 10. Daire, E. 2022/4034, K. 2025/5301, T. 17.11.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-10-daire-2022-4034-e-2025-5301-k-9c4a23cd876a