İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1210 E. 2025/746 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1210
- Karar No
- 2025/746
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/ KARAR NO : 2025/ HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/12/2024 KARAR TARİHİ : 23/06/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 10/12/2020 tarihinde Taşeron Sözleşmesi başlıklı 2 adet ayrı sözleşme imzalandığını, sözleşmelerden bir tanesinin konusunun müvekkilinin edimleri bakımından iç cephe kaba sıva işleri, iç cephe kaba sıva, iç cephe üzeri alçı sıva, dış cephe kaba sıva işleri, dış cephe ince sıva işleri, dış cephe kolon ve kirişler mantolama işleri, dış cephe söve ve cephe giydirme işleri, diğer sözleşmeye göre müvekkilinin edimlerinin iç cephe saten alçı uygulaması, daire içi odalar stropiyer ve salon ışık bandı uygulama işleri, iç ve dış cephe boya uygulama işlemleri olduğunu, davalı tarafın edimlerin ise ilk sözleşme bakımından; müvekkilinin edimini ifa ettiği çalışma alanındaki C blok 6 numaralı bağımsız bölümün devri ve sözleşmede müvekkilinin m2 bazında yaptığı iş bakımından fiyatlanan değerden eksik kalması halinde bakiye kısmın ödenmesi, ikinci sözleşme bakımından ise; 200.000 TL ödeme olduğunu, sözleşmeden kaynaklı borcun, müvekkili tarafından edim alanı ise davalı tarafın yaptığı/yapmakta olduğu/ yapacağı ... ... Konutları Projesi kapsamında yer alan 8 blok olduğunu, davalı şirketin, proje kapsamında 4 tane bloğu tamamladıktan sonra diğer blokları tamamlayamadığını, müvekkilinin, tamamlanmış olan bloklar üzerinde sözleşmelerde belirlenen edimlerini ayıpsız ve eksiksiz biçimde yerine getirerek teslim ettiğini, davalı firmanın ise müvekkiline yapılan iş kapsamında sadece 90.000 TL ödeme yaptığını, müvekkilinin, gerek kendisine taahhüt edilen dairenin tescili ve bakiye borcun ödeneceği inancıyla gerek ahde vefa ilkesi gereği sözleşmeyi feshetmediğini, aynı şekilde davalı firma da blokları zaten bir şekilde yapacağı inancıyla sözleşmeyi feshetmediğini, davalı firmanın, 2020 yılında tamamlayamadığı blokları 2024 yılında yeniden inşaa etmeye başladığını fakat davalı firmanın sözleşmeye aykırı biçimde başka bir yükleniciyle anlaşma sağladığını ve çalışmalara başladığının müvekkili tarafından haricen öğrenildiğini özetle, yapılan işlemin sözleşmeyi sona erdiren eylemli fesih niteliğinde olduğu ve müvekkiline ödeme yapılması gerekliliğini içerir ihtarname gönderildiğini, ihtarnameye davalı firmaca cevap verilmediğini, arabuluculuk yoluna başvurduklarını ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla dava konusu sözleşmenin kaynağını oluşturduğu tazminatın sözleşmeler kapsamında yapılmış olan kısmın karşılığı olarak 1.000,00 TL ve sözleşmenin feshi dolayısıyla elde edilmesi imkansız hale gelen kâr için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 2.000,00 TL'nin davalıdan alınıp müvekkiline ödenmesine, müvekkilin ifa etmiş olduğu edimlerin karşılığı olarak davanın kabulü ile şimdilik 1.000,00 TL'nin davalıdan alınıp müvekkiline ödenmesine, vekâlet ücreti ve yargılama gidelerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Zamanaşımı itirazları bulunduğunu, dava konusu sözleşmelerin müvekkili tarafından feshedilmediğini, davacı tarafın hiçbir makul gerekçe olmadığı halde sözleşme konusu işi ifadan kaçındığını ve müvekkilinin tüm çabalarına rağmen işbaşı yapmayarak sözleşmeye konu inşaatın gecikmesine sebebiyet verdiğini, Gemlik 1.Noterliği'nin 03.09.2024 tarih ve 6499 Yev.no.lu ihtarı ile davalıya Gemlik İlçesinde yüklenicisi olduğu ... Konutları E, F, G ve H bloklarının inşasına başlandığını ve dava konusu 10.12.2020 tarihli taşeronluk sözleşmesine konu işe başlamasını davacıya bildirdiğini ancak davacı tarafın bu bildirime rağmen işe başlamadığı gibi gönderdiği ihtarname ve işbu davanın ikamesi ile haksız olarak sözleşmenin feshi yoluna gittiğini, dava konusu iki sözleşmenin toplamda ''sekiz'' adet bloktan oluşan inşaatın iç-dış cephe boya ve alçı ile dış cephe sıva-mantolamasının yapılması işlerinden ibaret olmakla birlikte dava dilekçesi ve ihtarda ikrar edildiği üzere davacı tarafın sadece ilk ''dört'' blok olan A, B. C ve D blokların inşaatında çalıştığını ve buna ilişkin 90.000,00 TL ödeme aldığını, sıva, mantolama sözleşmesinin '' 9. '' maddesinde imalat bedellerinin de belirlenmiş olup davacıya taraflar arasında kararlaştırılan bu maddeye göre hakediş ödemesi yapılarak tamamlandığını, davacının bakiye 10.000,00 TL alacak talebinin hukuka aykırı olduğunu, sözleşme akabinde davacının talebi üzerine bu bedelin çok üstünde bir oranda davacı adına malzeme alımı yapılarak teslim edildiğini belirterek hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, dava masrafları ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davacı ile davalı arasında kurulduğu iddia olunan eser sözleşmesi kapsamında,davalının haksız feshi sebebiyle ,fesih anına kadar davacının yapmış olduğu işler karşılığı olarak fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL ile sözleşmenin haksız feshinden kaynaklı uğranılan zarar için 1.000,00 TL olmak üzere toplamda 2.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi, bu taleplerin kabul görmemesi halinde davacının davalıya karşı ifa etmiş olduğu edimler karşılığı olarak 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi, istemine ilişkin olduğu görülmüştür. Mahkememizce öncelikli olarak görev hususu değerlendirilmiştir. HMK'nın 114/1-c maddesine göre “mahkemenin görevli olması” dava şartıdır. Aynı Kanun'un 115/1 maddesine göre mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Aynı maddenin 2 nolu bendine göre ise mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Diğer taraftan Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/3. maddesi uyarınca iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar sayılmış, 5. maddesinde de ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılacağı belirtilmiştir. 4. madde hükmüne göre bir davanın ticari dava sayılması için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması (nispi ticari dava) ya da tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması (mutlak ticari dava) gerekir. Somut olayda,uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkin olup, celp edilen vergi ve ticaret sicil kayıtlarına göre davacı tarafın tacir olmadığı anlaşılmış, bunun yanında görülmekte olan davanın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan bir dava olmadığı gibi, taraflar arasındaki ihtilafın Ticaret Mahkemeleri'nin görevini belirleyen TTK'nın 4. Maddesinde sayılan hususları kapsamadığı, dava konusu ihtilafa bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu göz önüne alındığında, aşağıdaki şekilde görevsizlik karar verilmiştir. HÜKÜM: (Yukarıda açıklanan nedenlerle), 1-Davada mahkememizin görevsiz olması ve Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli bulunması nedeniyle; davanın HMK'nun 114/1-c maddesi delaleti ile 115/2.maddesi gereğince usulden (görev yönünden) REDDİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve HMK'nun 20. Maddesinde öngörülen iki haftalık kesin süre içerisinde müracaat edilmesi halinde dosyanın görevli ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3-Yasal süresi içerisinde gönderme talebinde bulunulmadığında dosya üzerinden davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin hatırlatılmasına 4-Yargılama harç ve giderlerinin esas hakkında karar verecek mahkemece hüküm ve nazara alınmasına, Dair; Davalı ve davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.. 23/06/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır