İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1057 E. 2024/999 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/1057
Karar No
2024/999
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/ KARAR NO : 2024/ BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... ASIL VE BİRLEŞEN DAVANIN DAVACISI :... VEKİLİ AV. DAVALILAR :1- VEKİLİ AV. 2- VEKİLİ AV. 3- VEKİLİ :Av. 4 BİRLEŞEN (... 1.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN 2020/... ESAS SAYILI) DAVADA DAVALILAR :1- VEKİLİ Av. 2 VEKİLİ Av. 3- VEKİLİ Av. İHBAR OLUNANLAR : 1- 2- DAVA : Tapu İptali Tescil-Tazminat ASIL DAVA TARİHİ : 06/11/2023 KARAR TARİHİ : 09/10/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/10/2024 Öncesinde ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05/01/2023 tarihli 2019/... esas 2023/ sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi olunan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Asıl davada: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin inşaat işleri ve müteahhitlik yaptığını, demir ihtiyacını karşılamak üzere davalı ... ile 09.10.2019 tarihli sözleşme yaptığını, buna göre, davalının 2.190.000TL. değerindeki inşaat demirini iki ay içerisinde peyderpey müvekkiline teslim etmesi gerektiğini, inşaat demirinin karşılığı olarak iki adet taşıt, iki adet dubleks daire ve bir adet yazlık taşınmazın ...'nın istediği şahıslara devredildiğini, müvekkiline ait olmasına rağmen ortağı ... adına ruhsat kaydı bulunan ... plakalı Porche marka aracın ...'nın işaret ettiği ... adına 06.09.2019 tarihinde ... 15. Noterliği'nde devredildiğini, müvekkiline ait olmasına rağmen ortağının kardeşi ... adına ruhsat kaydı bulunan ...plakalı Mercedes marka aracın ...'nın işaret ettiği ... adına 10.09.2019 tarihinde ... 11. Noterliği'nde devredildiğini, müvekkiline ait olmasına rağmen ... adına kayıtlı ... bağımsız bölüm ile yine müvekkilimize ait olan ... adına kayıtlı ... bağımsız bölümün ...'nın işaret ettiği ... adına 23.09.2019 tarihinde devredildiğini, müvekkiline ait olmasına rağmen ... adına kayıtlı ... taşınmazın ...'nın işaret ettiği ... adına 04.10.2019 tarihinde devredildiğini, söz konusu taşıt ve taşınmazların müvekkiline ait olduğunu, müvekkilimiz daha önceden bu taşıtları ruhsatta ismi gözüken kişilerden satın aldığını, ancak ruhsat devir işlemlerinin gerçekleştirilmediğini, müvekkili ile ... arasında yapılan anlaşma uyarınca taşıt ve taşınmazlar davalı tarafa devredilmiş olmasına rağmen davalı ...'nın 2.190.000TL. değerindeki inşaat demirini teslim etmediğini, müvekkilinin ...'ya ulaşmak için yaptığı tüm girişimlerin sonuçsuz kaldığını, nihayetinde ...'nın başka müteahhitlerle de benzer nitelikte sözleşmeler yaptığı ancak borcunu ifa etmediğini, hakkındaki dolandırıcılık iddiaları nedeniyle yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin ..., ..., ... ve ... hakkındaki şikayeti sonrasında ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığını, davalı ...'nın borcunu ödeyemeyeceğinin aşikar olduğundan davalı ... ve ...'a devredilen taşıtların iade edilmesi, davalı ... adına kaydedilen tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescil edilmesi gerektiğini, müvekkilimiz ile davalı ... arasında her ne kadar bir alım satış anlaşması yapılmış olsa da davalı ...'nın dolandırma niyeti ile hareket ettiğini, dava konusu inşaat demirlerinin hiçbir zaman teslim etmeyi düşünmediğini, aynı vaatle birçok müteahhidi dolandırdığının kolluk ve savcılık makamlarına intikal eden şikayetlerden anlaşılmakta olduğunu, ayrıca davalı ... ve arkadaşı olan diğer davalıların davranışları dolandırma kastıyla hareket ettiklerini göstermekte olduğunu, şöyle ki; davalı ..., sözleşmenin kurulduğu gün inşaat demirlerinin yola çıkmakta olduğunu söylemiş, bu beyanını kuvvetlendirmek ve müvekkilini aldatmak için nakliye işlemini yapacak olan ...'daki kamyoncular ile müvekkilini telefonda görüntülü olarak görüştürmüş, malın teslim edileceği adresi ayrıntılı olarak tarif ettirmiş, müvekkiline ait taşıt ve taşınmazların kendi adına değil, sözleşmenin tarafı olmayan 3. şahıslar üzerine geçirilmesini talep etmiş, müvekkiline ait taşıt ve taşınmazları devraldıkları günden sonra iletişimi koparmış, bilahare demir ticareti işini bıraktıklarını, müvekkilinden aldığı taşıt ve taşınmazların karşılığını nakit olarak iade etmek istediğini, elinde Türk parası olmadığından ... cinsinden ödeme yapabileceğini, 650.000 ... verebileceğini, hesaplamayı düşük kurdan yapacağını ancak bu parayı ödeyebilmek için 660.000TL. daha ödeme yapılması gerektiğini belirttiğini, söz konusu paranın hazır olduğunu ispatlamak için bir torba içerisindeki paranın fotoğrafını gönderdiğini, müvekkilinin bu teklifi şüpheyle karşıladığını, kabul edebileceğini ancak paranın sahte olma ihtimaline karşı para sayma makinesi ile geleceğini belirttiğini, bu görüşmeden sonra ...'nın izini kaybettirdiğini, bu nedenle dava konusu uyuşmazlık haksız fiil hükümlerine dayanmakta olduğunu, ...'ın emsal nitelikli kararlarının da bu yönde olduğu iddiasıyla ... bağımsız bölüm, aynı yer ... bağımsız bölüm, ... taşınmaza ait tapu kaydının iptali ile müvekkilimiz adına tesciline, tapu iptali ve tescil konusunda aksi kanaatte olunması halinde; HMK m. 111 gereği terditli olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.190.000TL. alacağın ödeme tarihinden itibaren işleyen reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesi talebiyle açılan davada, dolandırılan müvekkilinin daha fazla zarar etmemesi ve uğradığı zararının tazmini için taşıt ve gayrimenkullerin davalılar tarafından satış, ipotek, irtifak dahil olmak üzere tüm tasarruf işlemlerinin engellenmesi maksadıyla tapu kaydına "teminat alınmadan" ihtiyati tedbir konulmasını talep ettiklerini, teminat konusunda aksi kanaatte olunması halinde müvekkilinin çok büyük miktarda dolandırıldığı, ekonomik anlamda ciddi manada zarar ettiği, teminat miktarını ödeyecek gücünün kalmadığı göz önüne alınarak, mümkün mertebe cüzi teminat karşılığında ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini beyanla, öncelikle HMK m. 389 ve devamı gereğince, a. ... plaka numaralı iken davalı ... adına devredilen Porche Marka araç (Aracın plaka numarası daha sonra ... olarak değiştirilmiştir), b. ...plaka numaralı iken davalı ... adına devredilen Mercedes Marka araç (Aracın plaka numarası daha sonra ... olarak değiştirilmiştir),c. ... bağımsız bölüm,ç. ... bağımsız bölüm, d. ... taşınmaz hakkında satış, ipotek, irtifak dahil olmak üzere tüm tasarruf işlemlerinin engellenmesi maksadıyla tapu kaydına "teminat alınmadan" ihtiyati tedbir konulmasına, mahkeme aksi kanaatte ise makul bir bedel karşılığında teminatlı olarak ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; asıl davada ileri sürülen aynı vakıa ve nedenlere dayalı olarak davalılar ..., ... ve ... aleyhine aynı nedene dayalı olarak ve ... adına kayıtlı ... bağımsız bölüm, davalı ... adına kayıtlı ... plaka sayılı araç ile davalı ...adına kayıtlı ... plaka sayılı aracın müvekkiline iadesi, taşınmaz ile araçların iadesine ilişkin talepleri konusunda mahkeme aksi kanaate olursa HMK.m.111 maddesi gereği terditli olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00TL. alacağın ödeme tarihinden itibaren işleyen reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili talebiyle açılan davada, taşınma ile araç kaydına ihtiyati tedbir konulması ve yakalama kararı alınmasını talep ve dava etmiştir. ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.01.2023 tarih ve 2019/... Esas-2023/ Karar sayılı kararıyla; davacı ... ve davalı ... aktif şirket ortağı olduğu, uyuşmazlık, davacının ticari işletmesinde kullanmak için inşaat demiri alımından kaynaklandığı, davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle mahkememize görevsizlik kararı verilmiş, bu karar istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.Görev hususu dava şartlarından olup, mahkemece resen davanın her aşamasında incelenmesi gereken dava şartıdır. TTK nun 4. maddesinde ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi kurumu düzenlenmiştir. TTK nun 4. maddesine göre; Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Yine tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; TTK ndan, TMK nun 962–969. maddelerinden, TBK nun 202, 203, 444, 447, 487–501, 515–519, 532–545, 547–554, 555–560 ve 561–580. maddelerinden, fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuattan, borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerden ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerden doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. TTK nun 5. maddesinde de ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi kurumundan hareket ederek asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğu dava ve işler düzenlenmiştir. TTK nun 5. maddesine göre; Asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Yine özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere asliye ticaret mahkemesinde bakmakla görevlidir. Bir davaya asliye ticaret mahkemesinin bakmakla görevli olabilmesi için görülecek dava veya işin; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davası olması, yada TTK nda düzenlenen bir konudan doğan hukuk davası olması, veyahut TTK 4/1. maddenin (b), (c), (d), (e), (f) bentlerinde sayılan konulardan doğan hukuk davası olması, yahut da diğer özel kanunlardan doğan hukuk davası olması gerekmektedir. Somut olaya gelince; davacı davalılardan ... ile aralarında demir alımı konusunda anlaşma yapıldığını, buna göre satın alınan mala karşılık araç ve taşınmaz devrinin kararlaştırıldığını, davalı ...’in talebi üzerine taşınmaz ve araçların devrinin davalılara yapıldığını, ancak buna karşın mal tesliminin yapılmadığını, sonradan davalı ve onunla birlikte hareket eden diğer davalılar hakkında piyasayı bu şekilde dolandırdıklarını öğrenildiğini, davalıların haksız eylemlerinden dolayı sorumlu olduklarını iddia ederek eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Asıl ve birleşen davanın tarafları gerçek kişi olup, davacı ... ile davalı ...’nın esnaf veya işletme kaydının bulunmadığı, davacının dava dışı ... İnş…Ltd. Şti ile ... Otomotiv İnş…Ltd Şti’nin ortağı olduğu, davalı ...’nın ise, ... Gıda..Ltd Şti’nin ortağı olduğu dosya kapsamından anlaşılmakla; tek başına şirket ortağı olmanın ilgili kişinin tacir olduğu anlamına gelmez. Bir başka ifadeyle TTK’nın 16. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalının kurduğu veya ortak olduğu şirketler yönünden tacir sıfatı, kurulan veya ortak olunan ve ayrı tüzel kişiliği bulunan şirkete ait olup, bunları kuran veya ortak olan davalıya ait değildir. Bu durumda, davacı ve davalı gerçek kişiler yönünden tacir araştırmasına ilişkin diğer kayıtların incelenmesinde davacıların ve davalıların tamamının tacir olduğunun tespit edilmediği dolayısı ile nisbi ticari dava yönünden aranan şartlar gerçekleşmediği anlaşılmaktadır (... 19 HD, 30.09.2015 tarih ve 2015/ -2015/ E.K ile aynı Dairenin 03.12.2012 tarih ve 2012/-2012/ E.K ; ... 3. HD,11.10.2021 tarih ve 2020/- 2021/ E.K ile ...'nın 18.11.2015 tarih ve 2014/--2015/ E.K.; ... 20. HD, 13.10.2016 tarih ve 2016/-2016/ E.K sayılı ilamları). Açıklanan bu nedenle; iş bu davada görevsizlik kararı veren Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu değerlendirilerek karşı görevsizliğe karar verilerek olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Davaya bakmaya görevli mahkemenin ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan davanın görev yönünden USULDEN REDDİNE, HMK m.21 ve 22 maddesi gereğince hükmün istinaf kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde, mahkememiz ile yine istinaf edilmeksizin görevsizlik kararı kesinleşen ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesi arasında göre uyuşmazlığı çıktığından olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın ilgili ... Bölge Adliye Mahkemesinin ilgili Dairesine gönderilmesine ve GÖREVLİ MAHKEMENİN BELİRLENMESİNİ İSTENMESİNE, Harç, masraf, avans ve vekalet ücreti hususlarının GÖREVLİ MAHKEMECE KARARA BAĞLANMASINA, Dair, taraf vekillerinin yüzünde, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/10/2024 Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza

Atıf: Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1057, K. 2024/999, T. 09.10.2024, www.arakarar.com/karar/bursa-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-1057-e-2024-999-k-ededd5e5b69f