İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/459 E. 2024/1035 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/459
- Karar No
- 2024/1035
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/ KARAR NO : 2024/ HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/05/2024 KARAR TARİHİ : 18/11/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin doktor olduğunu ve muayenehane olarak kullanmak amacıyla, ... İli ... İlçesi ... ada üzerine inşa edilen “... ... İş Merkezi” içinde yer alan... taşınmazın satışı için davalı şirket ile 17/08/2018 tarihinde Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi imzalamış olduğunu, 17/08/2018 tarihli Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesinin “Satış Bedeli ve Ödeme Şekli” başlıklı 3. Maddesinde “ taşınmazın satış bedeli KDV (hariç) 700.000,00- TL olarak taraflar arasında karşılıklı kabul ve beyan edilmiş olup; alıcı iş bu satış bedelini; a) Sözleşmenin imzalandığı tarihte 400.000,00-TL tutarında nakit, b) 16.09.2018-16.02.2020 tarihleri arasında ekli ödeme planı gereği 18 ayda toplam 300.000,00 TL tutarında vadeli olarak ödeyecektir.” olarak kararlaştırılmış; sözleşmeye ekli vadeli ödeme planı taraflarca imza altına alınmıştır. ( EK-2:Vadeli Ödeme Planı) Buna göre; davalı şirket ise; Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesinin 4. Maddesi gereğince ilgili bağımsız bölümü 17/08/2018 tarihinden itibaren 12 ay içinde müvekkile devir ve tescil edecektir şeklinde anlaşmış olduklarını, müvekkili 17/08/2018 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ve ekli ödeme planına uygun olarak; sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini davalının da zamanında yerine getireceği inancı ile sözleşmede bildirilen zamanda yerine getirmiş olduğunu, davalının ilgili taşınmazı süresinde teslim etmemesi sebebiyle; davalıya ... 10. Noterliği 14/09/2020 tarih ve yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilmiş olduğunu, buna rağmen davalı şirket ilgili bağımsız bölümü hiçbir gerekçe göstermeksizin; öngörülen teslim tarihinden yaklaşık 2,5 yıl sonra 10/05/2022 tarihinde müvekkile devir ve tescil etmiş olduğunu, müvekkil ilgili taşınmazı muayenehane olarak kullanma amacıyla satın almış olup; taşınmazın zamanında teslim edilmemesi sebebiyle muayenehane faaliyetlerini başka bir taşınmazda kira ödemek suretiyle gerçekleştirmiş olduğunu, müvekkili taşınmazın sözleşmede öngürülen süreden yaklaşık 2,5 yıl sonra 10/05/2022 tarihinde devri sebebiyle; bu süreç içerisinde kira ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin uğramış olduğu zararına yönelik olarak ödemiş olduğu kira bedellerinin tahsili amacıyla ... 2. Genel İcra Dairesi 2023/ (... 1. İcra Müdürlüğü 2023/) sayılı takip dosyası takip başlattıklarını, davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı şekilde icra takibine itiraz edildiğini, bu nedenlerle davalının icra müdürlüğü dosyasına yapmış olduğu itirazın reddine karar verilerek, asıl alacağın % 20' sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine talep ve dava etmiştir.Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı tarafından savunmada bulunulmamıştır. DELİLLER:Dava dilekçesi, ... 2. Genel İcra Müdürlüğünün 2023/ sayılı icra takip dosyası, ... Vergi Dairesi’ne, ...’ya, ... Odası’na, ... Vergi Dairesi’ne yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı tarafından ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri usulüne uygun tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde borca itiraz etmiştir.Eldeki dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden sonra, 06/11/2020 tarihinde açılmıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nın 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Bir işin ticari veya adi olması, farklı kuralların uygulanmasını gerektirir. Bir işin ticari olup olmadığını kanunda öngörülen kurallar uyarınca saptamak gerekir. Eğer iş ticari ise özel ticari kuralların uygulanması zorunlu olur. Ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler, yani, haklı veya haksız fiil yahut işletmeyi ilgilendiren her iş ayrık durumlar dışında, ticari iş sayılır. Bu işler, eğer bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari iş sayılmazlar.Ticari davalar ise aynı Kanunun 4/1 maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medenî Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde açılan dava,doktor olan davacının muayenehane olarak kullanmak amacıyla, ... İli ... İlçesi ... ada üzerine inşa edilen “... ... İş Merkezi” içinde yer alan ... nolu taşınmazın satışı için davalı şirket ile 17/08/2018 tarihinde Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi imzalamış olduğu, 17/08/2018 tarihli Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesinde belirlenen taşınmaz ücretini süresinde ödediği ancak sözleşmede belirtilen sürede davalı tarafça muayenehanenin davacıya teslim edilmediği, yaklaşık iki buçuk yıl sonra teslim edilmesi üzerine, davacı tarafça muayenehane olarak kullanılan dava dışı taşınmazın kira bedellerinden davalının sorumlu olduğu iddiasına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine açılmış itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesine ilişkindir.Her ne kadar işbu dava dosyası Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılmış ise de davacının doktor olduğu, ...'da-... ... Odası'nda kaydının bulunmadığı, ilgili vergi dairesinden gelen müzekkere cevabında davacının ''serbest Meslek Kazanç Defteri" tuttuğunun tespit edildiğinin bildirildiği, davacının tacir-esnaf olmadığı,serbest meslek sahibi olduğu,davanın mutlak ticari dava-nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği kanaatine varılarak davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, ... Asliye Hukuk Mahkemeleri’nin görevli olduğuna dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.(Emsal nitelikte ... BAM 7. HD'nin 2019/ Esas 2021/ Karar sayılı ilamı,... BAM 6. HD'nin 2021/ Esas 2021/ Karar sayılı ilamı, ... BAM 14. HD'nin 2017/ Esas 2018/ Karar sayılı ilamı da dikkate alınarak) H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, ... Asliye Hukuk Mahkemeleri’nin görevli olduğuna, 2-HMK’nın 20. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine, 3-HMK'nın 331. maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli ... Asliye Hukuk Mahkemesince takdirine, yargılamanın görevli mahkemede devam etmediği takdirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 18/11/2024 Katip ¸E-imzalıdır. Hakim ¸E-imzalıdır.