İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/27 E. 2024/1034 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/27
- Karar No
- 2024/1034
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/ KARAR NO : 2024/ HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 21/03/2022 KARAR TARİHİ : 18/11/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ... 15. İcra Dairesinin 2017/... Esas sayılı İcra dosyasının borçluları ... Endüstriyel Temizlik Ürünleri Oto. Teks. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ile ... Zirai Ürünler Nak. San. Tic. Ltd. Şti. adına alacaklı sıfatıyla ... icra takibine geçtiğini ve davacıya bu esas sayılı icra takibi üzerinden İİk 89/1, 89/2 ve 89/3 gereği birinci, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnameleri gönderildiğini, davacıya 89/3 haciz ihbarnamesi 05/03/2022 tarihinde tebliğ edildiğini, her iki dosya borçlusuna da herhangi bir borcu veya borçlulara ait bir malı yedinde bulunmayan davacı için iş bu menfi tespit davasını açma zarureti hasıl olduğunu, davacı ...'un icra dosyası borçlulardan ... Endüstriyel Temizlik Ürünleri Oto. Teks. San. Ve Tic. Ltd. Şti. adlı şirket ile haciz ihbarnamelerinin gönderildiği tarih itibariyle herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını, bu husus ilgili şirketin vergi dairesi kayıtları dosyaya celp edildiğinde ortaya çıkacağını, davacı ile borçlu şirket arasında herhangi bir ticari ilişki içerisinde bulunmadığı taraflarınca bildirilen tanıkların anlatımlarıyla ve şirket ticari kayıtlarından anlaşılacağını, davacının adına kayıtlı bir şahıs şirketi bulunmadığını, bu sebeplerle borçlu şirket ile bir alacak verecek ilişkisi veya borçluya ait herhangi bir malı yedinde tutmasını gerektirecek bir ilişkisi olmadığını, davacı ...'un icra dosyası borçlulardan ... Zirai Ürünler Nak. San. Tic. Ltd. Şti. adlı şirketin ise kurucusu olduğunu, ilgili şirket davacı tarafından 2013 yılında kurulmuş ve 2015 yılına kadar ticaretine devam ettikten sonra ekonomik sıkıntılar sebebiyle işlerine devam edemez hale geldiğini, İcra dosyası alacaklısı tarafından davacıya gönderilen haciz ihbarnamelerinin gönderildiği tarihlerde ise aktif olarak ticaret yapan mal alıp satan bir şirket olmadığını, bu bağlamda haciz ihbarnamelerinin gönderildiği tarihten çok önceki tarihlerde ... Vergi Dairesince Resen terk işlemi yapıldığını, şirketin ticaret yaptığına ilişkin bir beyannamesi bulunmadığını, bu husus Vergi Dairesi ve ilgili yerlerden celp edilecek belge ve dinlenilecek tanıklarla ispatlanacağını, davacı ... ... Zirai Ürünler Nak. San. Tic. Ltd. Şti. adlı şirketin kurucusu olduğunu, fakat bu şirket haricinde herhangi bir şahıs şirketinin sahibi olmadığını, bu şirket kurucusu olması dışında aktif bir ticaret hayatının olmadığını, nitekim kurucusu olduğu şirket de 2015 yılından bu yana aktif bir ticaret yapmadığını, şirketin terk kaydı olduğunu, bu sebeplerle davacının icra dosyasında borçlu olan şirketlere herhangi bir borcu olmadığı gibi bu şirketlere ait olduğunu, yedinde bulunan bir mal da olmadığını, davacının dava dışı ve icra dosyası borçluları olan 3.Kişi konumunda olan ... Endüstriyel Temizlik Ürünleri Oto. Teks. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ile ... Zirai Ürünler Nak. San. Tic. Ltd. Şti. adlı şirketlere herhangi bir borcu veya vereceği bir şey bulunmadığını, bu nedenlerle açılan davanın kabulü gerektiğini, davacı ...'un dava dışı İcra dosyası borçluları olan ... Endüstriyel Temizlik Ürünleri Oto. Teks. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ile ... Zirai Ürünler Nak. San. Tic. Ltd. Şti. ne borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, yargılama masraf ve vekalet ücretlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafın da kabulünde olduğu üzere, davacı dava dışı ... Zirai Ürünler Nak. San. Tic. Ltd. Şti.'nin kurucusu, tek ortağı ve tek yetkilisi olduğunu, uygulamada şirket yetkilileri, şirket hesabından kendi hesaplarına para aktarmakta (virman) ve bu paraları kişisel ihtiyaçları için kullanabilmekte olduğunu, davacı, borçlu şirket ... Zirai Ürünler Nak. San. Tic. Ltd. Şti.'nin tek ortağı ve tek yetkilisi olduğunu, davacının şirket parasını veya mallarını kişisel ihtiyaçları için kullanmış olması muhtemel olduğunu, davacı, şirketin tek ortağı olarak taahhüt ettiği sermaye ile şirket borçlarına karşı sorumlu olduğunu, davacının taahhüt ettiği sermayeyi borçlu şirkete ödeyip ödemediği de araştırılması gerektiğini, borçlu şirketin fiilen aktif olup olmadığı hususunun taraflarınca bilinmesinin mümkün olmadığını, ticaret sicil kayıtları incelendiğinde borçlu şirketin feshine ilişkin hiçbir ilan bulunmadığını, boçlu şirketin alacağı bulunmadığını davacı ispat etmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilerek, davacı aleyhine en az %20 tazminata, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine talep etmiştir. DELİLLER:Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, ... 15. İcra Müdürlüğünün 2017/... sayılı icra takip dosyası, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, davalı ...'in davacıya karşı açtığı Dava İ.İ.K.’nun 89/I, II, III maddesine istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasıdır.Mahkememiz dosyasının ... 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/ esas, 2022/ karar ve 22/03/2022 tarihli görevsizlik kararı ile mahkememiz esasına kaydedilmiş olduğu anlaşılmıştır.Eldeki dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden sonra, 21/03/2022 tarihinde açılmıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nın 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Bir işin ticari veya adi olması, farklı kuralların uygulanmasını gerektirir. Bir işin ticari olup olmadığını kanunda öngörülen kurallar uyarınca saptamak gerekir. Eğer iş ticari ise özel ticari kuralların uygulanması zorunlu olur. Ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler, yani, haklı veya haksız fiil yahut işletmeyi ilgilendiren her iş ayrık durumlar dışında, ticari iş sayılır. Bu işler, eğer bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari iş sayılmazlar.Ticari davalar ise aynı Kanunun 4/1 maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medenî Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde açılan dava; ... 15. İcra Müdürlüğü'nün 2017/... Esas sayılı icra takip dosyasında davacıya gönderilen haciz ihbarnamelerine dayalı olarak davalı tarafa borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesine ilişkindir.Her ne kadar işbu dava dosyası ... 14. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından icra takibine konu alacağın dayanağının kambiyo senedi olduğundan bahisle Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin görevli olduğu iddiasına dayalı olarak görevsizlik kararı verilmiş ise de ... 15. HD'nin 2015/ Esas 2016/ Karar sayılı ilamında, güncel tarihli ... BAM 1. HD'nin 2022/677 Esas 2022/1022 Karar sayılı ilamında, ... BAM 5. HD'nin 2022/ Esas 2022/ sayılı ilamında da belirtildiği üzere davacının ilgili icra dosyasında üçüncü kişi konumunda olduğu, davanın niteliği itibariyle taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığı, tarafların tacir olup olmamasının ya da davalı alacaklının alacağının kambiyo senedine dayalı olmasının davayı davacı yönünden ticari kılmadığı, uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklandığı için davacının icra takibine konu çekte borçlu ya da alacaklı olarak yer almadığı hususu göz önünde bulundurularak davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle, mahkememizin görevsizliğine, ... 14. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevli olduğuna, hükmün İstinaf kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde HMK’nın 21. ve 22. maddesi gereğince yargı yerinin belirlenmesi için derhal dosyanın ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.Mahkememiz kararının ... 4. Hukuk Dairesinin 2023/ Esas ve 2023/ Karar sayılı kararı ile; "davanın 3. şahıs tarafından açılan menfi tespit talebine ilşikin olduğu davaya konu takibin kambiyo senedine ilişkin olduğu, görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu ve yargı yeri olarak belirlenmesi gerektiği anlaşılmıştır. KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK’nun 21. ve 22. maddeleri gereğince ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, " gerekçesiyle mahkememize gönderilmiştir. Mahkememizce dosya yeniden esasa kaydedilerek, gerekli usuli işlemler yapılmıştır.Dava, hukuki niteliği itibariyle üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit istemine(İİK 89/3 maddesine dayalı olarak) ilişkindir. Taraflar arasındaki alacak borç ilişkinin açıklığa kavuşturulması yönünden, taraflar arasındaki ticari ilişkinin başlangıcından sonuna kadar olan dönemi kapsayan, (davacı ile ilgili icra takip dosyasının borçlusu ... Zirai Ürünler Yem Gübre Tarım Alet. Hay. Zir. İlaç İnş. Şti. Ve davalı alacaklı ... arasındaki alacak/borç ilişkisinin tespit yönünden) davacı tarafa / Koç Tar şirketine ait ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup,davacı tarafça bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, defter inceleme gün ve saatinde davacı tarafça ticari defter ve bağlı kayıtların hazır edilmemesi nedeniyle defter incelemesi yapılamadığına dair tutanak tanzim edilmiştir.İİK'nın 89. Maddesinin 3. Fıkrasında '' Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir. Bu ikinci ihbarnamede ayrıca, üçüncü şahsın ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci fıkrada belirtilen sebeplerle itirazda bulunması, itirazda bulunmadığı takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmesi istenir. İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa on beş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur. Bu süre içinde 106 ncı maddede belirtilen süreler işlemez. Bu davada üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecburdur. Üçüncü şahıs açtığı bu davayı kaybederse, mahkemece, dava konusu şeyin (Değişik ibare: 02/07/2012-6352 S.K./18.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkum edilir. Bu fıkraya göre açılacak menfi tespit davaları maktu harca tabidir.'' hükmü yer almaktadır. Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde açılan dava, ilgili icra dosyasından davacı tarafa gönderilen haciz ihbarnamesine dayalı olarak davalı alacaklıya borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesine ilişkindir. Mahkememizin 01/07/2024 tarihli duruşmasında'' Taraflar arasındaki ticari ilişkinin başlangıcından sonuna kadar olan dönemi kapsayan, (davacı ile ilgili icra takip dosyasının borçlusu ... Zirai Ürünler Yem Gübre Tarım Alet. Hay. Zir. İlaç İnş. Şti. ve davalı alacaklı ... arasındaki alacak/borç ilişkisinin tespit yönünden) ... Zirai Ürünler Yem Gübre Tarım Alet. Hay. Zir. İlaç İnş. Şti.’ye ait ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde, bilirkişi incelemesi yapılması '' karar verildiği, inceleme gününün 18/07/2024 günü saat 13:30 olarak belilendiği, inceleme gününde ticari defterler ve bağlı kayıtların mazeretsiz olarak sunulmadığında ibrazdan kaçınılmış sayılacağının taraf vekillerine duruşmada ihtar edildiğinin tespit edildiği, mahkememizce yapılan inceleme neticesinde, verilen kesin sürede davacı tarafça bilirkişi ücreti delil avansının yatırılmadığı, davacı tarafça ticari defter ve bağlı kayıtların defter inceleme gün ve saatinde hazır edilmemesi nedeniyle defter incelemesi yapılamadığına dair tutanak tanzim edildiği, duruşmada yapılan ihtarların usulüne uygun olduğu kanaatine varıldığı, her ne kadar dava dilekçesinde davacı tarafça yemin deliline dayanılmış ise de emsal mahiyette ... 4. Hukuk Dairesi'nin 2019/ E. 2020/ K. Sayılı ilamı dikkate alınarak davacı tarafa yemin delili hatırlatılmamış, davacı tarafın davalı tarafa İİK 89/3. Maddesine dayalı olarak borçlu olmadığı hususunu ispatlayamadığı kanaatine varılarak davanın reddine , yasal şartlar oluşmadığından davalı tarafın kötüniyet tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın REDDİNE 2-Davalı tarafın kötüniyet tazminat talebinin yasal şartlar oluşmaması nedeniyle reddine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70TL'nin mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerine bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan posta masrafı olan 74,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair ,davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde mahkememize veya mahkememize iletilmek üzere herhangi bir nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi’ne verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesi’nde istinaf kanun yoluna başvurma hakkı açık olmak üzere karar verildi. 18/11/2024 Katip ... ¸E-imzalıdır. Hakim ... ¸E-imzalıdır.