İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1049 E. 2024/849 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/1049
Karar No
2024/849
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/ KARAR NO : 2024/ BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Hakem Tayini (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/10/2023 KARAR TARİHİ : 25/09/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 01/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Hakem Tayini (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile karşı taraf arasında 29.07.2021 tarihli "..." akdedildiğini, müvekkili şirketçe, karşı taraftan akdedilen sözleşmenin belirli hükümlerinde uyarlama yapılması talep edilmesine rağmen karşı tarafça bu talebin kabul edilemediğini ve yapılan arabuluculuk görüşmesinde de anlaşma olmadığını, taraflarınca en son karşı tarafa ... kanalıyla iadeli taahhütlü ihtar gönderilerek hakem seçimi için 3 gün içerisinde taraflarına ulaşılmasını, aksi durumda hakem tayini için mahkemeye başvurulacağını ihtaren bildirildiğini, buna rağmen karşı tarafın hakem seçimine yanaşmadığını, uyuşmazlığı çözmek üzere hakem tayin edilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Sözleşmenin 42. Maddesi uyuşmazlıkların çözüm şeklini belirlemiş olduğunu, " MADDE 42. İHTİLAFLARIN ÇÖZÜM ŞEKLİ İşin devamı sırasında sırasında Yapım Yüklenicisi ile BÖLGE arasında çıkacak anlaşmazlıkları tutanağa bağlamak koşulu ile kendi aralarında uzlaşarak çözüme kavuşturmaları esastır. Taraflar arasında işbu şartnamenin yorumu ve uygulanması sebebiyle ortaya çıkabilecek tüm uyuşmazlıklar ... Ticaret ve Sanayi Odası Tahkim Arabuluculuk Merkezi Usul ve Esasları kuralları uyarınca nihai olarak tahkim yoluyla çözümlenecektir. Sözleşmenin uygulanmasından doğabilecek her türlü anlaşmazlığın çözümünde ... Ticaret ve Sanayi Odası Tahkim , Arabuluculuk Merkezi Usul ve Esasları kuralları uyarınca tek hakem eli ile yürütülür. Tahkim dili .... TAhkim uyuşmazlıklarının çözümünde uygulanan hukuk Türk Maddi ve Usul Hukukudur. " Maddenin ilgili kısmı " ... Ticaret ve Sanayi Odası Tahkim Arabuluculuk Merkezi Usul ve Esasları kuralları uyarınca nihai olarak tahkim yoluyla çözümlenecektir." hükmünü haiz olduğundan davacının mahkemeden önce ... Ticaret ve Sanayi odası Tahkim ve Arabuluculuk merkezine başvurması gerektiğini, dava dilekçesinden böyle bir başvurunun yapılmadığı anlaşıldığından bu hususun davacıya açıklattırılması, şayet başvuru yapmamış ise usuli eksiklik nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, davacı tarafın müvekkil tarafından keşide edilen ... 10. Noterliği 21.09.2023 tarih yevmiye numaralı "Taraflar arasında imzalanan 29.07.2021 tarihli sözleşme gereği üzerinize düşen sorumlulukları yerine getirmeniz hakkındaki ihtarname hk. " konulu ihtarnameye rağmen üzerine düşen yükümlülüklerini halen yerine getirmediğini, ihtarnamede belirtilen hususları tekrarla davanın esastan da reddine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR:Sözleşme, ihtarname, dava ve cevap dilekçesi, vs. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Dava, taraflar arasındaki 29/07/2021 tarihli sözleşme uyarınca hakem belirlenmesinin mahkememizce yapılıp yapılamayacağı hususuna ilişkindir.Eldeki dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden sonra, 15/11/2023 tarihinde açılmıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nın 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Bir işin ticari veya adi olması, farklı kuralların uygulanmasını gerektirir. Bir işin ticari olup olmadığını kanunda öngörülen kurallar uyarınca saptamak gerekir. Eğer iş ticari ise özel ticari kuralların uygulanması zorunlu olur. Ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler, yani, haklı veya haksız fiil yahut işletmeyi ilgilendiren her iş ayrık durumlar dışında, ticari iş sayılır. Bu işler, eğer bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari iş sayılmazlar.Ticari davalar ise aynı Kanunun 4/1 maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medenî Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; ... 11.Hukuk Dairesi'nin 15.06.2023 tarihli, 2022/... Esas, 2023/... karar sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair Karar'ında "4562 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi uyarınca ...'ler özel hukuk tüzel kişisidir. Bununla birlikte 6102 sayılı Kanun'un 11 inci maddesindeki tanıma göre esnaf işletmeleri için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı amaçlayan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız bir şekilde yürütüldüğü işletmeleri işletmedikleri için aynı Kanun'un 16 ncı maddesi uyarınca tacir olarak kabul edilmeleri mümkün değildir. Öte yandan ...'lerin ticaret şirketi olduğu yönünde herhangi bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır. Bu sebeple ...'lerin taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hâllerde yargılamanın asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gerektiği kanaatine varılmıştır." şeklinde ifade edilmekle, ...'lerin tacir olmadığı bu sebeple nispi ticari davadan söz edilemeyeceği, mevcut davanın mutlak ticari dava da olmadığı anlaşılmış, açılan davada ,davanın mahiyeti gereği mutlak ve nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği dikkate alınarak (emsal ... 20.HD 2017/ esas-2017/ karar) davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, ... Asliye Hukuk Mahkemeleri’nin görevli olduğuna, 2-HMK’nın 20. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine, 3-HMK'nın 331. maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli ... Asliye Hukuk Mahkemesince takdirine, yargılamanın görevli mahkemede devam etmediği takdirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 25/09/2024 Başkan ¸e-imzalıdır. Üye ¸e-imzalıdır. Üye ¸e-imzalıdır. Katip ¸e-imzalıdır.

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1049, K. 2024/849, T. 25.09.2024, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-1049-e-2024-849-k-0fd202159c6b