İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/136 E. 2019/844 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/136
- Karar No
- 2019/844
- Karar Tarihi
T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2019/136 KARAR NO : 2019/844 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACILAR : 1- ... (TC No:...)-Işıklı Yolu Huzur Yuva Sitesi K:3 D:8 Mudanya/BURSA 2- ... (TC No....)-Halitpaşa Mah. Dikyamaç Sk.N:15/11 Mudanya/BURSA VEKİLİ : Av. ... ... - Hacı İlyas Mah.Gürbüzler Bilgin İş Hanı 2. Tezcan Sk. No:3 Kat:4 D:9 Osmangazi/ BURSA DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... ATAMAN - Ayazağa Mahallesi Cendere Caddesi 1B Bulvar Ofis No:109/C Kat:3 Sarıyer/ İSTANBUL DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 22/02/2019 KARAR TARİHİ : 16/05/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/05/2019 Mahkememize tevzi edilen Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:Davacılar vekili Bursa 8.İş Mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle:Müvekkili ile davalı arasında iş ilişkisi bulunmakta olduğunu, müvekkilinin evvelce sigortalı olarak çalışmış olduğunu, kullandığı aracın kaza yapması ihtimaline binaen işe gererken davalı tarafından müvekkilinden 40.000,00 $ bedelli bir teminat senedi aldığını, müvekkilinin işten çıkarıldığı, işçilik alacaklarına ilişkin Bursa 7.İş Mahkemesinin 2017/467 esas sayılı dosyasının derdest olduğunu, söz konusu teminat senedinin İstanbul 28.İcra Müd.’nün 2017/40474 esas sayılı dosyasında takibe konu edildiğini, müvekkili ile kefili aleyhine kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin işe girerken imzalatılan zorunlu evraklar arasında müvekiline “görevin esnasında araç kullanacaksın, yalnızca garanti amacıyla imzalatıyoruz” diyerek yazılı olmayan senet evrakını imzalattığını, müvekkilinin davalı şirkete bu şekilde bir borcu olmadığı gibi bu borcunun olmasını gerektirir bir durumun da bulunmadığını, Bursa 10.Noterliğinin 33795 yevmiye nolu 16/08/2017 tarihli ihtarnamesinde müvekkilinden alınan teminat senedinin iadesinin talep edildiğini, bu ihtarnamenin davalı şirket çalışanlarından Sezai Kızıl’a tebliğ edildiğini, dava konusunun işçi ve işveren ilişkisinden kaynaklanan alacak davası niteliğinde olduğunu, İstanbul 28.İcra Müd.nün 2017/40474 esas sayılı dosyasındaki takibin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini, mvekkilinin davalı şirkete söz konusu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, davalı tarafın kötüniyetli olarak yaptığı icra takibi neticesinde %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatıan hükmedilmesini, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;teminat senedi ve menfi tespit davasına ilişkin olarak mahkemenin görevsiz olduğunu, taraflar arasında acentelik sözleşmesi bulunduğunu, TTK’nun 4.ve 5.maddeleri gereğince görevli mahkemenin Ticaret Mahkemeleri olduğunu, ...le İstanbul Ticar...tli olduğunu, kötüniyet tazminatı talebinin son derece yersiz olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, yazılı beyanlar, acentelik sözleşmesi, davacılara ait SGK hizmet döküm cetveli, işveren sicil şahsı dosyası, çalışma ve iş kurumu inceleme tutanakları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 72. Maddesine dayalı teminat senedi nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır. Davalı vekilinin Bursa 8.İş Mahkemesinin 2018/55 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu yetki itirazının mahkemece değerlendirmesi sonucu, yetkili ve görevli mahkemenin Bursa Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğuna karar verilerek, dosyanın kesinleştirilmesini muteakip mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır. Dava konusu uyuşmazlığın, İstanbul 28.İcra Müd.’nün 2017/40474 esas sayılı icra takip dosyasına konu bono sebebiyle davacının davalıya borçlu olmadığı, acentelik sözleşmesi kapsamında bononun teminat amacıyla davacı tarafından düzenlenip davalıya verilip verilmediği noktasında toplanmaktadır. Diğer yandan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 6. maddesinde "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." denilerek genel yetkili mahkeme ve 14/1. maddesinde ise "Bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda, o şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir." denilerek şubenin bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğu ve yetki sözleşmesi başlıklı 17. maddede ise "(1) Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır" denilerek yetki sözleşmesinde gösterilen mahkemenin de yetkili olduğu düzenlenmiştir. Görüldüğü üzere, yetki sözleşmesi düzenleyebilecek şahıslar sadece tacirler veya kamu tüzel kişileri olarak belirlenmiştir. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, yapılan yetki sözleşmesi, münhasır yetki sözleşmesi olacaktır. Taraflar, yetkili kıldıkları mahkemenin ve icra dairelerinin yanında, kanunen yetkili kılınan genel veya özel yetkili mahkeme ve icra dairelerinin de yetkisinin devam etmesini istiyor ise, diğer bir anlatımla, münhasır olmayan yetki sözleşmesi yapmak istiyorlarsa, bu durumun yetki sözleşmesinde ayrıca belirtilmesi gerekir. Bu yetki kuralları kesin olmadığından, ...yetkisizlik kararı verilemez. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Yetki itirazının ileri sürülmesi" başlıklı 19/2. maddesinde; "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz." hükmünü içermektedir. Yine, 116/1-a maddesinde "Kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazı"nı "ilk itiraz" olarak düzenlemektedir. 117/1. madde ise; "ilk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez." hükmünü içermektedir. O halde yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda, taraflar arasında işçi işveren ilişkisinin aksine firma acente ilişkisinin olup yazılı acentelik sözleşmesinin düzenlendiği, düzenlenen sözleşmenin 40. Maddesinde uyuşmazlık halinde İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğuna dair yetki şartının yer aldığı, bu yetki şartının HMK' nın 17. Maddesi uyarınca münhasır yetki olup yetki şartının acentelik ilişkisi kapsamında tarafların tacir olması sebebiyle geçerli olduğundan tarafları bağlayacağı ve davalı tarafın usulune uygun ...kilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davalının yetki ilk itirazının kabulü ile, mahkememizin yetkisizliğine, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğuna, 2-HMKnun 20 maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisi...ilmesine, 3-HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın yetkili mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesince takdirine, yargılamanın yetkili mahkemede devam etmediği takdirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/05/2019 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır. Aslının aynı olduğu tasdik olunur. Katip ... ¸E-imzalıdır.