İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/17 E. 2025/195 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/17
- Karar No
- 2025/195
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025 KARAR NO : 2025 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/01/2025 KARAR TARİHİ : 16/02/2025 KARAR : GÖREVSİZLİK GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının "Kayapa Mh. Eski Mezarlık Yolu Sk. No:2/1 Nilüfer/Bursa" adresinde ki ...isimli restoranında yapılan düğün, sünnet, mevlüt gibi etkinliklerin fotoğraf- video çekimi işleri davalı ... tarafından yapılmakta ve müşterilere teslim edilmekte olduğunu, 31.05.2024 tarihinde müvekkil restoranda gerçekleşen düğün için de video ve fotoğraf çekimleri davalı ... tarafından yapıldığını, ancak davalı düğün için yapmış olduğu fotoğraf ve video çekimine ilişkin kayıtları düğün sahiplerine bu görüntülerin yandığını söyleyerek teslim etmediğini, davalı üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmediğini ve dava dışı düğün sahiplerini mağdur ettiğini, davacı ise mağduriyetin bir nebze de olsa giderilmesi için dava dışı düğün sahiplerine 60.000,00-TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, davacı şirket, hiçbir kusuru bulunmadığı halde ödemeye mecbur kaldığı tutarın rücuen tahsili amacıyla davalı aleyhine Bursa 3.Genel İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra yoluyla icra takibi başlattığını, borçlu tarafından Bursa 3.Genel İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına yapılmış olan haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmektedir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. HUKUKİ DELİLLER: Bursa 3. Genel İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasının DYS üzerinden dosya arasına alındığı, BTSO'ya, Çekirge ve Nilüfer Vergi Dairesi'ne, Bursa Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası'na yazılan müzekkereye cevap verildiği, cevabi yazılarda davacının tacir olmadığının bildirildiği anlaşılmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; davacının, davalıya fotoğrafçılık hizmetini ayıplı olarak vermesi nedeniyle düğün sahiplerine ödediği bedelin davalıdan tahsili için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. Türk Ticaret Kanununun 3. maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." düzenlemesi getirilmiştir. TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır. 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3. maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tâbi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK’nın 1463. maddesinde de, önce 17. maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir. 19.02.1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1-Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2-Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasında; "Aşağıda yazılı tüccarlar, I inci sınıfa dahildirler: 1. Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan ve yıllık alımlarının tutarı 7.200.000.000 (2023 yılı için 890.000,00 TL) lirayı veya satışlarının tutarı 8.640.000.000 (2023 yılı için 1.270.000,00 TL) lirayı aşanlar; 2.Birinci bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşıp da bir yıl içinde elde ettikleri gayri safi iş hasılatı 3.600.000.000 (2023 yılı için 440.000 TL) lirayı aşanlar; 3.1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı, işlerin birlikte yapılması halinde 2 numaralı bentte yazılı iş hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının toplamı 7.200.000.000 (2023 yılı için 890.000 TL) lirayı aşanlar;..."denilmek suretiyle anılan Bakanlar Kurulu Kararına göre 2023 yılı için esnaf veya tacir sayılma hadleri belirlenirken dikkate alınacak nakdi limitler belirlenmiştir. Somut olayda; dava, davalının verdiği ayıplı hizmet iddiasına dayalı ödenen bedelin iadesine dayalı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Bu haliyle eldeki dava mutlak ticari dava niteliğinde değildir. Bu durumda; yukarıda açıklanan hususlar gözönünde bulundurularak tarafların tacir olup olmadığı ve işin her iki tarafın ticari işletmesine ait olup olmadığı hususları araştırılarak sonucuna göre görevli mahkemenin tayin edilmesi gerekmektedir. Davacının taciri olduğu ihtilafsızdır. Davalı gerçek kişinin ise ticaret sicilinde kaydı bulunmadığı ve Esnaf ve Sanatkarlar odasına kayıtlı olduğu bildirilmiş olmakla beraber Nilüfer Vergi Dairesi Müdürlüğünün 22.01.2025 tarihli yazısında davalının işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu bildirilmiş, yazı ekinde gönderilen, davalının 2023 yılına ilişkin yıllık gelir vergisi beyannamesinin incelenmesinde, 2023 yılı itibariyle dönem içinde satın alınan emtia tutarının 15.977,35 TL, dönem içinde elde edilen hasılatının ise 384.353,27-TL olduğu bildirilmekle, davalının yukarıda açıklanan VUK’nun 177'nci maddesinde belirtilen gelir hacmine ulaşmadığı yani faaliyetinin esnaf faaliyeti sınırı içerisinde kaldığı dolayısıyla davalının 6102 sayılı TTK. anlamında tacir olmadığı anlaşılmakla dava nispi ticari dava da olmadığı anlaşıldığından uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp karara bağlanması gerekecektir. Mahkememiz dava konusu uyuşmazlık bakımından görevsiz olup, görev kamu düzeni ile ilgili dava şartı olduğundan, iddia ve savunma olarak ileri sürülmese bile, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen göz önünde bulundurulması gerektiğinden görevli ve yetkili mahkeme Bursa Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, davanın görev yönünden usulden reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-Davanın HMK'nun 114/1-c maddesi delaleti ile 115/2. Maddesi gereğince davanın usulden (görev yönünden) REDDİNE, görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna, 2-Karar kesinleştiğinde ve HMK'nun 20. Maddesinde öngörülen iki (2) haftalık kesin süre içerisinde müracaat edilmesi halinde dosyanın görevli Bursa Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, kesinleşmeye mütakip süresi içerisinde gönderme talebinde bulunulmadığında dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin hatırlatılmasına, 3-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içerisinde tarafların müracaat etmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 4-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde harç,yargılama giderleri ve vekalet ücretleri hakkında HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece karar verilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/02/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır