Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/975 E. 2026/957 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/975
- Karar No
- 2026/957
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/975 Esas
KARAR NO : 2026/957 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : 2026/215 D.İş - 2026/257 Karar
TARİH: 04/03/2026
TALEP: İhtiyati Haciz
TALEP EDİLEN ALACAK : 312.935,04-TL,
KABUL EDİLEN ALACAK : 312.935,04-TL,
TEMİNAT BEDELİ: 62.587,00-TL ( Alacağın % 20' si )
KARAR TARİHİ: 07/05/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; Müvekkil ile Karşı Taraf arasında yapılan ticari faaliyetler sebebiyle, Karşı Tarafça müvekkile ödenmesi gereken 2 adet faturaya (28.08.2024 tarihli no. ... ve 05.07.2024 tarihli no. ...) Faturalar) dayanan 21.907,43 USD (Amerikan Doları) alacağın, karşı taraf'ın sürekli şekilde sürüncemede bırakması sebebiyle uzun süre tahsil edilemediğini, faturalara dair bedellerin tahsili amacıyla İstanbul Anadolu 5.İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, ilgili takibe karşı tarafça itiraz edilmesi üzerine yapılan müzakereler neticesinde karşı taraf ile ekte yer verilen ve her iki taraf avukatının da imzalarının bulunduğu Sulh ve İbra Protokolü akdedildiğini, buna göre tarafların, ilgili borcun; karşı tarafça; 06.08.2025 tarihinde 7.334,00 USD, 06.09.2025 tarihinde 7.333,00 USD ve 06.10.2025 tarihinde 7.333,00 USD olarak toplam 3 taksitte müvekkil'in bildirilen banka hesabına ödeneceği konusunda anlaştıklarını, karşı tarafça Sulh ve İbra Protokolü uyarınca, 08.08.2025 tarihinde toplam 2 farklı ödeme yapılmış olup ilgili dekontların ekte olduğunu, ne var ki karşı tarafın, son taksit olan 06.10.2025 tarihli ve 7.333,00 USD bedelli ödemeyi işbu dava tarihine kadar halen yapmadığını, karşı tarafın Türk Borçlar Kanunu'nun 117/2 maddesi gereğince temerrüde düştüğünü, bir an için temerrüdün oluşmadığı kabul edilse dahi, borcun muaccel olmasının ihtiyati haczin tesisi açısından yeterli olduğunu, İcra ve İfas Kanunu'nun 257. Maddesi koşullarının oluştuğunu, ayrıca müvekkili ile karşı taraf arasında imzalanan Sulh ve İbra Protokolü'nün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 35/A sayılı maddesi kapsamında düzenlendiğini, tarafların ve ayrıca taraf vekillerinin imzalarını içerdiğini, bu bağlamda Türk Ticaret Kanunu'nun 18. Maddesinin 2. Fıkrası gereğince basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gereken Karşı Taraf'ın yanında avukatının da ilgili protokolde imzası bulunmakta olup bu sebeple de herhangi bir irade sakatlığının bulunduğunun iddia edilemeyeceğini, belgenin İİK 38 maddesi kapsamında ilam niteliğinde olup ilamların icrası hükümlerine tabi olduğunu, ilgili protokolün de bu sebeple güçlü delil niteliği olduğunu ileri sürerek; müvekkili ilam hükmünde belgeye müstenit 7.333,00 USD alacağının teminat altına alınması ve tahsili amacıyla karşı taraf'ın yedinde veya üçüncü şahıslarda bulunan tüm mal, alacak ve diğer tüm hakları üzerinde, durum ve koşulların gerektirmesi ile karşı taraf'ın ilgili borcun daha önceki kısımlarını ödemiş olması ve benzeri olguların varlığı sebebiyle teminatsız olarak; eğer mahkemece bu talebimiz kabul görmez ise teminat mukabilinde, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile 3 şahıslardaki hak ve alacakları için ihtiyati haciz tatbik edilmesini talep ve beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 0403/2026 tarih ve 2026/215 D.İş - 2026/257 Karar sayılı kararında; "Dosya kapsamı incelendiğinde ; taraflar arasında ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacak nedeniyle İstanbul Anadolu 5. İcra dairesinin ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlu tarafın itirazı üzerine taraflar arasında Avukatlık kanunun 35/A maddesi kapsamında Sulh ve İbra protokolü düzenlendiği, söz konusu protokol ile taraflar arasında uyuşmazlığa konu borcun 3 taksit halinde ödenmesini hususunda anlaşmaya vardığı anlaşılmaktadır, Sulh sözleşmesi, TBK uyarınca taraflar arasındaki mevcut uyuşmazlığın karşılıklı ödünler verilerek erdirilmesini amaçlayan ve borç ilişkisini yeniden düzenleyen bir sözleşme niteliğindedir. Somut olayda taraflar arasındaki alacak borç ilişkisi söz konusu protokol ile yeniden yapılandırılmış olup, ödeme planı kararlaştırılmıştır. Öte yandan dosya kapsamından alacağa ilişkin icra takibinin halen mevcut olduğu ve taraflar arasındaki Sulh protokolünün de anılan icra takibi kapsamında düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda alacaklı tarafın mevcut icra takibi çerçevesinde alacağının tahsil etmek amacıyla kanundan doğan takip yollarına başvurma imkanı bulunmaktadır, İİK 257 Maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığının yaklaşık olarak ispat edilmesi yanında alacaklının alacağının tahsilinin tehlikeye düşebileceğini gösterir nitelikte somut olguların da ortaya konulması gerekir. Somut olayda ise alacağın tahsilinin güçleştiği ya da imkansız hale gelme tehlikesi bulunduğunu gösterir nitelikte, borçlunun mal kaçırdığı veya malvarlığına azaltmaya yönelik taraflarda bulunduğu yönünde herhangi bir somut vakıa ileri gösterilmediği gibi dosya kapsamında bu yönde bir kanaate varılmasını gerektirir bir durum tespit edilememiştir.
Bu itibarla, taraflar arasındaki borç ilişkisinin sulh protokolü ile yeniden düzenlenmiş olması alacaklı tarafından mevcut icra takibi çerçevesinde alacağını tahsil etme imkanının bulunması ve ihtiyati haciz verilmesini gerektirir nitelikti acil ve zorunlu bir durumun somut olarak ortaya konulamamış olması karşısında ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir ."gerekçesi ile,
''1-İhtiyati Haciz talebinin REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı İhtiyati haciz isteyen vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İhtiyati haciz isteyen vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ile borçlu şirket arasında akdedilen “Sulh ve İbra Protokolünün” hükümleri
bakımından borçlu tarafın borcunu, 3 taksitte ödemeyi kabul ettiğini ve ilk 2 taksidi
ödediğini; ilgili ödeme dekontlarının da mahkemeye sunulduğunu, ilgili protokole göre 06/10/2025 tarihinde ödenmesi gereken 7.333,00 USD'nin tutarın ödenmediğini, ihtiyati haciz başvurularının da bu bedel
bakımından olduğunu,
Vadesi gelmiş para borçlarında ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığının yaklaşık olarak ispat edilmesinin yeterli olduğunu; mahkemece aranan ek şartların, İİK m. 257/2'de düzenlenen vadesi gelmemiş borçlar için gereken şartlar olduğunu; talep konusu alacağın ise vadesinin geçtiğini ve muaccel olduğunu, borcun vadesinin geçmesi ile borçlu herhangi bir ihtara gerek kalmadan temerrüde de düştüğünü, mahkemece vadesi vadesi gelmemiş alacaklar için aranabilecek ağır ispat şartlarının gerçekleşmemesi sebebiyle taleplerinin reddedilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu,
İlk derece mahkemesinin, alacaklının mevcut icra takibi çerçevesinde alacağını tahsil etme imkanının bulunduğu gerekçesinin de hukuka aykırı olduğunu,
Taraflar arasında Avukatlık Kanunu'nun 35/A maddesi kapsamında bir "Sulh ve İbra Protokolü" akdedildiği ve bu protokolün alacak-borç ilişkisini yeniden yapılandıran bir sözleşme niteliğinde olduğunun açıkça tespit edildiğini; ancak mahkemenin, bu tespitin hukuki sonuçlarını karara yansıtırken çok temel bir usul hatasına düşerek, söz konusu belgeyi sıradan bir yapılandırma sözleşmesi gibi değerlendirdiğini; belgenin kanundan doğan "ilam" gücünü dikkate almadığını,
İleri sürerek, açıklanan hususlar ve mahkemece de re'sen gözetilecek sebepler ile: ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, müvekkilinin ilam hükmünde belgeye müstenit 7.333,00 USD alacağının teminat altına alınması ve tahsili amacıyla teminatsız olarak; eğer mahkemece bu talebimiz kabul görmez ise teminat mukabilinde, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, karşı tarafın mal hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Talep; taraflar arasındaki ticari satış sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturalara dayalı ilamsız takibe yapılan itiraz sonrası, tarafların takibe konu borcun ödenmesi amacıyla düzenledikleri iddia olunan sulh ve ibra protokolüne dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkindir. Mahkemece istemin reddine dair verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusu dairemizin 2026/135 esas, 2026/104 karar sayılı ilamı ile kabul edilerek; ilk derece mahkemesi kararının; ihtiyati haciz talep dilekçesi ekinde yalnızca iki adet faturanın değil, protokol, ödeme dekontları ve mail yazışmalarının da bulunduğu, mahkemece talep dilekçesinde dayanılan ve sureti de dilekçeye eklenen protokolün ıslak imzalı aslının dosyaya ibrazı için ihtiyati haciz talep eden vekiline kesin süre verilerek, kesin süre içerisinde belge aslının sunulmaması halinde buna göre bir karar verilmesi, belge aslının sunulması halinde talebin dayanağını oluşturan tüm deliller değerlendirilip, İİK'nun 257 ve 258 maddesinde aranan koşulların oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise protokolün ilam niteliğinde olup olmadığı ve teminatsız ihtiyati haciz kararı verilmesinin mümkün olup olmadığı hususlarında bir karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece kaldırma ilamı sonrası yapılan yargılama sonucu talebin reddine karar verilmiş ve karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İhtiyati haciz talep eden vekili tarafından Avukat Portal uygulaması üzerinden e- imza ile imzalanmış, 15/12/2012 tarihli beyan dilekçesinde; "ihtiyati haciz talepli dilekçemiz ve ekleri işbu dilekçe ekinde Sayın Mahkeme dikkatlerine sunulmaktadır." denilerek, ekinde PDF formatında taranmış, 28/08/2024 tarihli ... nolu 05/07/2024 tarihli ... nolu faturalar, 08/08/2025 tarihli iki adet ödeme dekontu, 10/09/2025 tarihli iki adet ödeme dekontu, bir kısım mail yazışmaları ve tarihsiz "Sulh ve İbra Protokolü" başlıklı belge sunulduğu, anılan belge altında taraf şirketlerin kaşe ve yetkililerine ait ıslak imza ve taraf şirketlerinin avukatlarının ıslak imzalarının bulunduğunun görüldüğü, tüm belgelerin renkli olarak tarandıklarının anlaşıldığı, talebin dayanağını oluşturan ıslak imzalı protokol aslının kaldırma ilamı sonrasında dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır.
Talep dilekçesinde belirtilen İstanbul Anadolu 5.İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyası dairemizce UYAP sistemi üzerinden dosyaya eklenerek incelenmiş, ihtiyati haciz talep edenin, ... Ticaret Anonim Şirketi aleyhine, 28/08/2024 tarihli ... nolu 05/07/2024 tarihli ... nolu faturalara dayalı olarak, 15/05/2025 tarihinde, 21.907,43-USD asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlattığı, dosyaya takip borçlusu adına vekaletname sunan Av. ... tarafından e-imza ile imzalanmış 26/05/2025 tarihli dilekçe ile borca itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
Dosyaya mübrez protokolün İstanbul Anadolu 5.İcra Dairesi'nin ... esas sayılı ilamsız takibine konu alacak için yapıldığı, icra dosyasının incelenmesi neticesinde aleyhine ihtiyati haciz istenen ve takip borçlusu şirket vekili Av. ...'nin icra dosyasına 25/10/2025 tarihinde vekillikten çekilme dilekçesi verdiği ve dilekçenin takip borçlusu şirkete tebliğ edildiği, her ne kadar protokolde kararlaştırılan vadeler çekilme dilekçesinden önceki tarihlere ilişkin ise de, protokolde tarih bulunmadığından, asiller ile birlikte vekiller tarafından da imzalanan protokolün Avukatlık Kanunu'nun 35/A bendi kapsamında ilam niteliğinde olup olmadığının yargılamayı gerektirdiği, ihtiyati haciz talep edenin alacağın ilama dayalı olduğuna yönelik istinaf sebebinin yerinde olmadığı; ancak aslı ibraz edilen protokolde aleyhine ihtiyati haciz istenen şirketin kaşe ve ıslak imzasının bulunduğu, protokolün ikinci maddesinde; tarafların icra takibine konu borcun toplam 22.000,00-USD karşılığında ve 06/08/2025 tarihinde 7.334,00-USD, 06/09/2025 tarihinde 7.333,00-USD ve 06/10/2025 tarihinde 7.333,00-USD olarak toplam 3 taksitte ödeneceği hususunda anlaştıkları, ilk iki taksidin ödendiği ve ihtiyati haciz talep tarihi itibariyle vadesi gelmiş bulunan 7.333,00-USD alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olduğu hususlarında, dosya kapsamı delillere göre İİK'nun 257/1 fıkrası kapsamında aranan yaklaşık düzeyde ispat koşulunun oluştuğu, alacak muaccel olduğundan İİK'nun 257/2 fıkrasının somut olayda uygulanma yeri olmadığı anlaşılmış, mahkemece talebin teminat mukabilinde kabulü gerekirken, yazılı gerekçe ile reddedilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç itibariyle; ihtiyati haciz talep edenin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce yeniden hüküm kurularak ihtiyati haciz talebinin, 7.333,00-USD'nin ihtiyati haciz talep tarihindeki TCMB efektif satış kuruna göre TL değeri üzerinden ve %20 oranında teminat karşılığında kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İhtiyati haciz talep edenin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE,
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/03/2026 tarih ve 2026/215 Esas - 2026/257 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle,
2-İhtiyati haciz talebinin, 7.333,00-USD'nin ihtiyati haciz talep tarihindeki TCMB efektif satış kuruna göre TL değeri (312.935,04-TL) üzerinden ve %20 oranında teminat karşılığında KABULÜNE,
3-İİK'nın 257 ve müteakip maddeleri gereğince borçlunun 312.935,04-TL'lik borca yeterli miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA,
İhtiyati haciz talep eden alacaklı tarafından İİK 259, HMK 87 maddeleri uyarınca yukarıda belirlenen ve kabul edilen 312.935,04-TL alacak miktarının takdiren %20'sine tekabül eden 62.587,00-TL tutarında nakdi veya Mahkemece kabul edilecek kati, süresiz ve muteber banka teminat mektubunu ilgili ilk derece mahkeme veznesine depo etmesi halinde ihtiyati haciz kararının yetkili icra müdürlüğünce infaz edilmek üzere ihtiyati haciz isteyene verilmesine,
İİK'nın 261. maddesi uyarınca karar tarihinden itibaren on gün içinde infaz edilmemesi halinde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkmış sayılacağına,
4-Dairemiz karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.206,00-TL ihtiyati haciz karar harcının ihtiyati haciz talep eden tarafından peşin olarak yatırılan 1.013,90-TL harçtan mahsubu ile bakiye 192,10-TL harcın borçludan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-İlk derece mahkemesinde alacaklı tarafından yatırılan 615,40-TL başvurma harcı, 1.013,90-TL ihtiyati haciz harcı ile 355,00-TL tebligat gideri olmak üzere; toplam 1.984,30-TL'nin borçludan tahsili ile ihtiyati haciz talep eden alacaklıya verilmesine,
6-Dairemiz karar tarihi itibariyle alacaklı vekili lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre takdir olunan 10.000,00-TL vekalet ücretinin borçludan tahsili ile ihtiyati haciz talep eden alacaklıya verilmesine,
7-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde ihtiyati haciz talep eden alacaklıya iadesine,
8-İstinaf eden tarafından yatırılan 2.002,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 320,00-TL dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gidiş dönüş gideri ile tebligat masrafı olmak üzere; toplam 2.322,00-TL'nin borçludan tahsili ile ihtiyati haciz talep eden alacaklıya verilmesine,
9-Artan gider avansı olması ve talep halinde, avansı yatıran tarafa iadesine,
10-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 07/05/2026 tarihinde İİK 258/2 ve HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.