Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/914 E. 2026/1069 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/914
- Karar No
- 2026/1069
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2026/914 Esas
KARAR NO:2026/1069
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:23/12/2025
NUMARASI:2025/776 Esas, 2025/927 Karar
DAVA:Tapu İptali ve Tescil - Rehnin Ve Haczin Kaldırılması
KARAR TARİHİ:09/07/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 09/12/2019 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulda kura ile daire sahibi olduğunu, kura sonucu müvekkiline tahsil edilen ...bağımsız bölünü fiilen müvekkili tarafından kullanılsa da halen davalı kooperatif mülkiyetinde olduğunu, ... Mevkii'ne kooperatif adına yapılan blokların 16 adedinde kat irtifaklı tapuların kooperatif hissedarlarına dağıtıldığını, dava konusu Ortanca Blokta yer alan taşınmazın kura çekiminden ve tesliminden sonra Müflis Müflis ... ... A.Ş.'nin taşınmazın kaydına Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile haciz koydurduğunu, tapuda davalılardan ... Koop. adına kayıtlı İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, ... 134 Ada, 2 Parsel sayılı arsa niteliğindeki taşınmazda bulunan ... numaralı bağımsız bölüm arsa payının tapudaki kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline, taşınmaz üzerinde bulunan rehin ve hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı kooperatif vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu çekişmenin ortaya çıkmasında ve bu çekişme nedeniyle oluşan hukuka aykırılığa davalı Müflis ... A.Ş.'nin neden olduğunu, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili ile Müflis ... A.Ş. arasında 26/04/2002 tarihinde Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi yapıldığını, söz konusu sözleşme ve sözleşmenin uygulanması ile ilgili taraflar arasında çıkan ihtilafların sözleşme gereği hakem yargılamasına konu olduğunu, hakem yargılaması sonucunda 27/05/2014 tarihinde verilen kararın müvekkili aleyhine sonuçlandığını,davacının mağdur edilmemesi ve zarara uğramaması için müvekkili tarafından her türlü önlem ve yasal yollara başvurulduğunu, diğer davalı Müflis ... A.Ş. tarafından yapılan haksız uygulamalar neticesinde davacı ile birlikte müvekkilinin de mağdur olduğunu, yapı ruhsatı engeli nedeniyle arsa vasfında kalan ve kat irtifakı tesis edilemeyen blokta oturan üyelere kat irtifak tapularının verilemediğini, bankalar tarafından konulan ipoteklerin kaldırılması talebinin hukuka uygun ve haklı bir talep olduğunu belirterek davanın öncelikle husumet yönünden reddine, aksi halde davacının zarara uğramasına neden olmadıklarından müvekkili açısından davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.Davalı banka vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın davalı Müflis ... A.Ş. tarafından 27/12/2010 tarih ve ... yevmiye no ile müvekkili banka lehine ipotek verildiğini, müvekkili bankanın Müflis ... A.Ş. üzerindeki riskleri nedeniyle ipotek alacaklısı olduğunu, bu nedenle tapu tescili ile ilgili söz konusu husumetin müvekkili bankaya yöneltilmesinin hukuka uygun olmadığını, söz konusu ipoteğin davalı Müflis ... A.Ş.'nin asaleten ve kefaleten doğmuş ve ve doğacak her türlü borcunun teminatı olarak alındığını, Müflis ... A.Ş.'nin müvekkili bankada kefaleten riski devam ettiğinden ipoteğin fekkinin mümkün olmadığını belirterek davanın öncelikli husumet yönünden, aksi takdirde esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalı kooperatifin birlikte hareket ettiğini, dava konusu taşınmazın 09/08/2010 tarihinde kat irtifakının kurulduğunu, tapu kaydı müvekkili adına kayıtlıyken 31/01/2011 tarihinde davalı kooperatife devredildiğini, dava konusu taşınmazın bağımsız bölüm olduğunu, davacının arsa payının tapusunun iptali ve adına tescili talebinde hukuki yararı olmadığını, davacı ile müvekkilinin herhangi bir akdi ve sair hukuki ilişkisinin bulunmadığını, bağımsız bölümlere verilen arsa payının kat irtifakı ve kat mülkiyeti kurulurken bağımsız bölümlerin değeri ile orantılı olarak verildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davalı ... Bankasının dava konusu taşınmazların üzerinde ipotek tesis eden banka olduğu, diğer davalı ... AŞ nin ise davalı kooperatifin Sarıyer'deki arsası üzerine kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile yüklenici sıfatı ile inşaat yapan firma olduğu, ipoteğin yargılama esnasında diğer davalı kooperatifin, davalı ... Bankası A.Ş. ye borcunu ödemesinden dolayı fek edildiği anlaşıldığından davalı ... Bankası A.Ş. yönünden pasif husumet itirazının reddi gerektiği, yargılama sırasında davalı kooperatif tarafından dava konusu taşınmazın davacı adına tapu kaydının tescil edildiği, taşınmaz kaydında yer alan davalı ... A.Ş. yönünden bulunan hacizlerin kaldırıldığı, davanın davacı yönünden esas hakkında konusuz kaldığı anlaşıldığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerektiği, davacının talebine konu taşınmazın tapu kaydının yargılama sırasında davalı kooperatif tarafından davacı adına tescil edildiği ve tapu kaydındaki hacizlerin yargılama sırasında kaldırıldığı anlaşılmakla davacının dava açmakta haklı olduğu kanaatiyle davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davalı banka ve davalı şirket vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı banka vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkili hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkili aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, davada görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
Davalı şirket vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkiline ait hacizlerin hukuka uygun olduğu tespit edilmesine rağmen mahkemece aksine kabul ile müvekkili aleyhine yargılama giderine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kooperatif tarafından icra dosyasına ödeme yapılması nedeniyle hacizlerin fekkedilerek icra dosyasının kapatıldığını, müvekkili şirketin hukuka aykırı bir işlemi olmadığını, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, hükümde müvekkilinin unvanına yer verilmemesinin de infazda tereddüt oluşturduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, dava dışı kooperatif adına kayıtlı bulunan dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ve davacılar adına tapuya kayıt ve tescili ile taşınmaz üzerinde diğer davalılar adına bulunan haciz ve ipoteğe yönelik takyidatların fekki işlemine ilişkindir. Mahkemece, davalı ... Bankasının husumet itirazının reddi ile konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve davalılar aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.Karar, davalı banka ve davalı şirket vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamına göre, taşınmaz üzerinde davalı ... Bankası tarafından ipotek tesis edildiği, diger davalı... AŞ nin ise, kooperatifin, Sarıyer'deki arsası üzerine kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile yüklenici sıfatı ile inşaat yapan firma olduğu, taşınmaz üzerinde bu sözleşmeden kaynaklı haciz koydurduğu anlaşılmıştır. Ankara 15. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında alacaklı ... Şirketi tarafından, ... Kooperatifi aleyhine Zonguldak 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/47 D.İş dosyasında kayıtlı 27.05.2014 tarihli hakem kurulu kararına dayalı olarak 12.581.840,35 TL alacak için 27.04.2014 tarihinde takip başlatıldığı; tapu kayıtlarına göre arsa vasfındaki 132 ada 2 nolu parselin tapu kaydına, adı geçen icra dairesinin 24.07.2014 tarih ... sayılı ihtiyati haciz kararı alınarak haciz yazısı ile 25.07.2014 tarihinde ve sonrasında yenilenerek 16.11.2015 tarihinde haciz şerhi konulduğu anlaşılmaktadır.
1-Davacının davalı kooperatifin ortağı olduğu konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlığın bulunmadığı, diğer davalı şirketin ise kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince davalı kooperatifin yüklenicisi olduğu ve taşınmaz üzerinde davalı ... Bankası tarafından ipotek tesis edildiği anlaşılmaktadır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda, tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında, Kanunun 83. maddesinde de, taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.Diğer yandan, 1163 sayılı Kanun'un 99. maddesinde, kooperatif ile ortağı arasındaki ortaklık ilişkisinden doğan davaların ticari dava olduğu kabul edilmiştir.Tüm dosya kapsamına nazaran; Kooperatifler Kanunu'nun 99. maddesi gereğince davacı ile davalı Kooperatif arasındaki uyuşmazlıkta görevli mahkemenin Ticaret Mahkemesi olduğu, davalı kooperatifin yüklenicisi durumunda bulunan davalı şirket ile davalı banka ve davacı arasında her hangi bir tüketici işleminin bulunmadığı göz önüne alındığında, davalılar arasındaki hukuki ilişkiye göre davanın birlikte Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği anlaşılmakla davalı banka vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
2-"Dava, tapu kayıtları üzerindeki takyidatların kaldırılması istemine ilişkindir.Davacı, tapu kayıtları üzerindeki sınırlamaların da kaldırılmasını istediğine göre, tapu malikleri yanında haciz ve sınırlama koyduranlara da dava açması gerekir. O halde mahkemece, davacıya tapu kayıtları üzerine haciz ve sınırlama koyduran kişi ve kurumlara karşı dava açması için süre verilip, dava açılması halinde davalar birleştirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." (Yargıtay 23. HD. 13.12.2012 tarihli 2012/3704 Esas 2012/7380 Karar sayılı ilamı) Yukarıda yer verilen Yargıtay ilamı ışığı altında yapılan değerlendirmede, davacılar, tapu kayıtları üzerindeki sınırlamaların da kaldırılmasını istediğine göre, tapu malikleri yanında haciz ve sınırlama koyduranlar davalılara karşı dava açabileceğinden davalı bankanın husumet itirazı yerinde değildir.
3-Mahkemenin 2018/416 Esas Sayılı dosyasından alınan 13.05.2025 tarihli bilirkişi raporunda; ... Kooperatifi'nin davacılara tahsis ettiği taşınmazlara Ankara 15. İcra Müdürlüğü ... No.lu dosyada 27.07.2014 tarih ve ... yevmiye no ile yüklenici Tasfiye Halinde ... A.Ş. lehine konulan haciz ve 27.12.2010 tarih ve ... yevmiye no ile davalı TC. ... Bankası lehine ipotek edildiği, 13.11.2019 tarih ve ... no. ile Sarıyer Tapu Sicil Müdürlüğü'ne gönderilen fek mektubuyla ... Bankası ... şubesi tarafından ipoteğinin kaldırıldığı, tüm üyelere tapularının verildiği, ancak kooperatifin haciz borcunun devam ettiği anlaşıldığı, Davalı ... Kooperatifi'nin esasen haciz miktarı asıl alacağı 9.235.315,35TL'yi, fiili ödeme tarihinde işlenecek faiz de İcra Dairesince hesaplanıp mevcut bütçesinden ödemesi gerektiği ya da bu borca bağlı olarak davalı kooperatifin 12.06.2016 tarihli genel kurul toplantısı üye sayısının 246 olduğu, davacıların yüklenici hacizli tapusunu aldığını, kooperatifler uygulamasında üyeler arası eşitlik ilkesi gereği (KK. 23 md) icradaki haciz miktarını davalı kooperatifin her ortağının ödemesi gerektiğinden 9.235.315,35 TL/246 üye =37.541,93 TL(1 üyeye düşen borç miktarı) olduğu, 20.12.2024 hesaplanma tarihinde her üyeye düşen 37.541,93TL'nın her bir kooperatif üyesi başına icra müdürlüğüne ödeme tarihinde işlenecek faiz de hesaplanarak borç tamamen kapatıldığında davacıların bir sorumluluğu kalmayacağından hacizlerin kaldırılması gerektiği, ancak esasen 9.235.315,35 TL haciz borcunun topluca ödenmesinden davalı kooperatifin sorumlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.13.11.2019 tarihinde Sarıyer Tapu Sicil Müdürlüğü'ne gönderilen fek mektubuyla ... Bankası ... şubesi tarafından dava tarihinden sonra ipoteğin kaldırılarak tüm üyelere tapularının verildiği anlaşılmakla ipoteğin kaldırılması davasının konusuz kaldığı anlaşılmıştır.Her ne kadar bilirkişi raporunda, davalı yüklenici şirketin borcu devam ettiğinden haciz uygulamasının devam etmesinin hukuka uygun olduğu belirtilmiş ise de, davalı yüklenici şirket vekilinin beyanlarından kooperatif tarafından icra dosyasına ödeme yapılması nedeniyle hacizlerin fekkedilerek icra dosyasının kapatıldığı bildirilmiştir.Dolayısıyla dava tarihinden sonra yapılan ödeme nedeniyle haczin kaldırıldığı anlaşılmakla haczin kaldırılması davasının da konusuz kaldığı anlaşılmıştır.Somut olayda, haciz ve ipoteğe konu borcun asıl muhatabı kooperatiftir.Dava tarihinden sonra ipoteğin ve haczin kaldırıldığı da dosya kapsamında sabittir. Bu belirlemelere göre, HMK.331. madde kapsamında davanın başlangıcındaki haklılık durumuna göre, davalı banka ipotek alacağı yönünden ve davalı yüklenici şirket de hacze konu alacağı yönünden davacıya karşı direnimlerinde haklıdır. Dolayısıyla, mahkemece bu davalılar aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmesi yerinde görülmemiştir. Ancak davanın başlangıcındaki haklılık durumuna göre davacı, davalı kooperatif yönünden davayı açmakta haklıdır. Bu belirlemelere göre dosya kapsamındaki yargılama giderleri ile vekalet ücretinden davalı kooperatifin sorumlu tutulması gerekecektir.Açıklanan nedenlerle; davalı banka ve davalı şirket vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin davalı kooperatif üzerinde bırakılmasına karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı banka ve davalı şirket vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı KABULÜ ile İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/776 Esas, 2025/927 Karar sayılı ve 23/12/2025 tarihli kararının HMK'nın 353/1b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,
2-a)Davanın konusuz kalması nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL peşin harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 170,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 561,22 TL harcın davalı ... Kooperatifinden tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
c)Davacı tarafından yapılan 408,20 TL yargılama giderinin davalı ... Kooperatifinden alınarak davacıya VERİLMESİNE,
d)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT m. 6 gereğince 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... Kooperatifinden alınarak davacıya VERİLMESİNE,
e)Davalı ... Bankası A.Ş tarafından yapılan 500,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı bankaya VERİLMESİNE,
f)Davalı ... Bankası A.Ş kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı bankaya VERİLMESİNE,
g)Davalı Müflis .... A.Ş. tarafından yapılan 660,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı bu şirkete VERİLMESİNE,
h)Davalı Müflis .... A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı bu şirkete VERİLMESİNE,
İstinaf giderleri yönünden
3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı davalı ... Bankası A.Ş tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı davalı Müflis .... A.Ş. tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
5-Davalı ... Bankası A.Ş tarafından yapılan 500,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalı bankaya VERİLMESİNE,
6-Davalı Müflis .... A.Ş. tarafından yatırılan 2.734,00 TL istinaf harçları ile 331,80 TL masraf olmak üzere toplam 3.065,80 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalı şirkete VERİLMESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.2 bendi ile aynı kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.09/07/2026