Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/830 E. 2026/1570 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/830
Karar No
2026/1570
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/830 KARAR NO : 2026/1570

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/02/2026 NUMARASI : 2026/51 Esas MAHKEMENİN 2026/51 ESAS SAYILI ASIL DAVA DOSYASINDA; DAVA : İTİRAZIN İPTALİ DAVA TARİHİ : 16/01/2026 BİRLEŞEN MAHKEMENİN 2026/64 ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA; DAVA : İTİRAZIN İPTALİ DAVA TARİHİ : 20/12/2025 KARAR TARİHİ : 24/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/06/2026

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/51 Esas sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sırasında ihtiyati haczin reddine dair verilen karara karşı davacı ... . Şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: MAHKEMECE: "...İhtiyati haciz talebinin şartlarının düzenlendiği İİK'nın 257. Maddesinde ise; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaşa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklinde düzenleme bulunduğu, İİK nun 258/1. maddesinde ise; "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur." şeklinde düzenleme bulunduğu, yani ihtiyati haciz isteyenin alacaklı olduğunu yaklaşık ispat kuralına göre ispat edebilmiş olması gerektiği düzenlenmiştir. Her ne kadar yukarıdaki gerekçeler ile davalı aleyhine ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş ise de İİK'nın 257. Maddesi göz önünde bulundurulmakla yapılan incelemede; Dava dilekçesi ve ekinde sunulan belgeler ile davalı aleyhine ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu anlaşılmış ise de ihtiyati haciz talebi yönünden alacağın varlığı ve miktarı ile ilgili iddialar yargılamayı gerektirmiş olup, bu aşamada yeterli kanaat oluşmadığından yerinde görülmeyen ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.'' gerekçesi ile; KARAR : Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere, 1-İhtiyati haciz talebinin REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı .... Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilinin faiz ve fer’ileri hariç olmak üzere 538.718,22 TL alacağı bulunduğundan; itirazın iptali ile takibin devamı ve en az %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesi talepli dava açıldığını, ayrıca dava konusu alacağın temini bakımından davalı aleyhine ihtiyati haciz talep edildiğini, Mahkemece, ihtiyati haciz taleplerinin reddedildiğini, ret gerekçesinin alacağın çekişmeli hale geldiği/itiraz edildiği yönünde olduğu anlaşıldığı, bu ret kararı ihtiyati haczin amacı, ihtiyati hacizde aranan “yaklaşık ispat” ölçütü ve uygulamadaki yerleşik değerlendirmelerle bağdaşmadığını, ihtiyati haciz, alacağın yargılama sürecinde tahsil kabiliyetinin zayıflamasını önleyen, geçici hukuki koruma olduğunu, somut olayda alacak, ticari ilişki ve icra takibi süreci ile birlikte dosyaya sunulan/ sunulacak belgelerle en azından yaklaşık ispat seviyesinde ortaya konulduğunu, davalının icra takibine itirazı, ihtiyati haciz kararı verilmesine tek başına engel olmadığını, aksi yorum, ihtiyati haciz kurumunu işlevsiz hale getirecek, sırf itirazla alacaklının geçici hukuki korumadan yararlanmasını imkânsız kılacağını, bu nedenlerle, ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılarak, uygun görülecek teminat karşılığında davalının malvarlığı üzerinde alacağı karşılayacak miktarla sınırlı ihtiyati haciz tesisine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep; İhtiyati haciz istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. İhtiyati haciz İ.İ.K.’nun 257-268. maddelerinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 257/1.maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" düzenlemesi muaccel bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiş olup, muaccel olmayan/vadesi gelmemiş alacak yönünden ise ihtiyati haciz koşulları aynı yasanın 257/2.maddesinde ise;" Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksatıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;(1) Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklinde düzenlemesi bulunmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 'Deniz Ticareti' başlıklı beşinci kitabında da gemilere ilişkin ihtiyati haciz düzenlenmiştir Anılan Kanunu'n 1362. maddesi gereğince alacaklının, alacağının 1352. maddeden sayılan deniz alacaklarından olduğu ve parasal değeri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri sunması gerekmektedir. Buna göre, HMK'nın 389. ve İİK'nın 257.maddesinde olduğu gibi talep konusunda yaklaşık ispat gerekli ve yeterlidir. İİK.'nın 258.maddesinde ise; "İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./60. Md.; Değişik fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./16.mad) İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir." İhtiyati haciz kararına itirazı düzenleyen İİK.'nın 265.maddesinde de ise; "(Değişik fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./63. md.) Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./63. md.) Menfaati ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyati haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./63. md.; Değişik fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./17.mad) İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz." hükümleri mevcuttur. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacağından, dosya kapsamına göre ihtiyati hacze dayanak alacağın varlığı ve miktarı ile sorumlusunun yapılacak yargılamayla belirleneceğinden bu kapsamda mevcut ve muaccel bir alacağın varlığı ile bu hususta yaklaşık ispattan söz edilememesine, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu değişik iş kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/51 Esas sayılı dosyasında ihtiyati hacze itiraz üzerine verilen 08.04.2021 tarihli ARA KARAR usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan ihtiyati haciz talep eden davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden bu aşama için ihtiyati hacze itiraz eden davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/830, K. 2026/1570, T. 24.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-830-e-2026-1570-k-462686897263