Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/819 E. 2026/1243 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/819
- Karar No
- 2026/1243
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/819
KARAR NO : 2026/1243
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/03/2026
NUMARASI : 2022/272 Esas - 2026/207 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 20/09/2017
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/07/2026
Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA : Davacı vekili; davacı tarafından davalının nakliye işlerinin yapıldığını, nakliye tamamlandığı halde davalının 8.204-TL bakiye navlun alacağını ödemediğini, alacağın tahsili amaçlı olarak davacı tarafından davalı aleyhinde İst. 6. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini, takibin durduğunu, dava konusu bedelin faturaya bağlı belirli ve likit olduğunu, icra inkar tazminatı isteme hakkının oluştuğunu belirterek, haksız itirazın iptali ile İstanbul 6. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibinin 8.204-TL'ye takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %9,75 ve değişen oranlarda avans faizi işletilerek devamını, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili; davacının muhasebe kayıtlarında olması gereken davalının kestiği 6.386,64-TL ve 1.367,28-TL tutarındaki faturalara icra dosyasına ibraz ettiği ekstrelerinde yer vermeyerek kur farkı da tahakkuk ettirmek suretiyle davalı aleyhine yaptığı icra takibinin haksız olduğunu, davacının üstlendiği taşıma hizmetine konu malları sorumsuzca davranıp ikazlarına rağmen alıcısına çok geç teslim ettiğini, siparişi iptal edilen ..... AŞ nin davalıya kestiği 10/09/2016 tarihli 6.620-TL tutarlı ve 10/09/2016 tarihli 1.324-TL tutarlı faturalardan kaynaklandığını ileri sürerek davanın reddini, davacının %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI : Kaldırma kararı üzerine Mahkemece, mahsup savunması kapsamında ... şirketinin kayıtlarının incelenmesinde davalıya, dava konusu taşıma işine ilişkin olarak doğmuş bir zararın varlığı,zararın davalıya yansıtıldığına dair bir kayıt bulunmadığı, yahut ... şirketinin zarar nedeniyle davalıdan tahsil edilen bir bedele dair muhasebe kaydının bulunmadığı bu kapsamda davalının davacıya yansıtabileceği bir zarar kaleminin bulunmadığı alınan bilirkişi raporlarıyla anlaşıldığı, davalı ile dava dışı şirket arasında düzenlenen faturalardan davaya konu taşıma nedeniyle yaşanan gecikmeden kaynaklı ileri sürülen zarara ilişkin olduğu hususunun açıkça ortaya konulamadığı, mahsup talebi ileri süren davalının ispat yükünün üzerinde olduğu ancak dosya kapsamında incelenen kayıtlar ile bu hususun ispatlanamadığı, bilirkişi heyetince hazırlanan ilk raporların varsayıma dayalı hazırlanması üzerine bilirkişiye ... şirketinin kayıtlarının incelemesine yönelik görevlendirme yapılarak eksik incelemenin tamamlandığı ve alınan tüm raporların kül halinde değerlendirilmesinde raporlar arasında çelişki bulunmadığı,alınan raporlarla davalının mahsup talebine ilişkin zararın varlığını ispatlayamadığı, ...’nin 23.5 maddesindeki; “Gecikme halinde hak sahibi zarar ve ziyanın bundan ileri geldiğini kanıtlarsa taşımacı bu zarar ve ziyan için taşıma ücretini geçmemek üzere tazminat öder.” düzenlemesi gereğince gecikme durumunda yalnızca gecikmeden kaynaklanan malvarlığı zararları kanıtlandığı oranda (bu konudaki istisna maddeleri olan 26 ve 29. maddedeki sebepler gerçekleşmediği takdirde) taşıyıcı taşıma ücretini geçmemek üzere bir tazminat ödemek durumunda olduğu, tespit edilen taşıma ücreti ise gecikme zararlarındaki üst sınırı gecikmenin gerçekleşmesi ile kendiliğinden ödenir hale gelmediği, tazminat isteminde bulunan tarafın aynı zamanda gecikme nedeniyle uğradığı zararın varlığını kanıtlamak zorunda olduğu, ... hükümlerine tabi taşımada geç teslim de olsa kural olarak taşıyıcı taşıma bedelini talep edebileceği, davalının geç teslimat savunmasına dayalı iade faturaları nedeni ile navlun ücretini ödemekten imtina ettiği gecikme nedeniyle oluşan zararının varlığını ve miktarını ispatlayamadığı, davanın kabulü ile, İstanbul 6. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasında, davalının 8.204-TL alacak bakımından itirazın iptali ile alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9,75 oranında ve değişen oranlarda avans faizi işletilerek takibin diğer kayıt ve şartlarla aynen devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili; dava dışı ... şirketinin dosya içerisindeki açıkça çelişkili ve kendi içinde tutarsız beyanlarını esas alarak hüküm verdiğini, aynı şirkete ait beyanlar incelendiğinde; bir taraftan faturaların varlığı kabul edilmekte, diğer taraftan bu faturaların zarara ilişkin olmadığı ileri sürüldüğünü, bu durum tek başına dahi beyanların güvenilirliğini ortadan kaldırdığını, mahkeme, söz konusu çelişkiyi gidermeye yönelik herhangi bir değerlendirme yapmamış; aksine bu beyanları sorgulamaksızın hükme esas aldığını, buna karşılık dosyada mevcut bilirkişi raporları ve ticari defter kayıtları ile sabit olan somut maddi deliller tamamen göz ardı edildiğini, mahkeme hukuka ve maddi delillere aykırı işbu kararı verdiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE VE SÜREÇ: Davanın kabulüne ilişkin kararın istinafı üzerine Dairemizin "2019/2061 esas, 2022/417karar sayılı ilamı ile"Dava;davacının davalı adına düzenlenen navlun faturalarından kaynaklanan ''25.05.2017 tarihli 8.411,61-TL hesap ekstresi (açık hesap) alacağının tahsili için davacının 25.05.2017 tarihinde başlattığı İstanbul 6. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı ilamsız takibe karşı davalının itirazının 8.204-TL alacak yönünden kısmen iptali istemine ilişkindir.
Eldeki davada taraflar ;davacı, davalının üstlendiği taşımalarda fiilen taşıma hizmeti vermektedir. Davacının düzenlediği; 23.08.2016 tarihli 186 seri nolu 6.329,09-TL bedelli ve 31.08.2016 tarihli..... seri nolu 6.289-TL bedelli “navlun bedeli” açıklamalı (6.329,09-TL+6.289,0-TL=12.618,09-TL) faturalardan bakiye 8.411,61-TL asıl alacağını takibe konu etmiştir. Davacının alacak talebi, iki faturadan ödenmeyen bakiye kısmın tahsili içindir.Davacı ticari kayıt ve defterlerine göre davacı davalıdan 8.624,14-TL alacaklı durumdadır. Davalı ticari defter ve kayıtlarına göre davacıya borç bulunmamaktadır.
Davalının savunmasına dayanak, dava konusu dışındaki zarara dair dava dışı ... firması ile davalı arasındaki ticari ilişkide davalı ticari defter ve kayıtlarına göre toplam 7.944-TL iade navlun faturaları ...'a alacak kaydedilerek borç bakiyesinden mahsup edilmiştir. Davalının itirazı bu iki faturadan farklı olarak; 14.10.2016 tarihli.. “ ... seri nolu faturaya istinaden” açıklaması ile 1.367,28-TL ve 14.10.2016 tarihli 6.836,64-TL bedelli “1186 nolu faturaya istinaden” açıklaması ile toplam (1.367,28-TL+6.836,64-TL =8.203,92-TL) 8.203,92-TL tutarında iade faturalarının tanzim edildiği, bunların davacı hesaba alınmadığına ve davacının alacak iddiasının yerinde olmadığına, geç teslim nedeniyle katlandığı zarara dair takas mahsup isteğine dairdir.
Davalının fatura iadeleri ve geç teslim olgusuna dair savunması incelendiğinde; iki iade faturası için davalının; davacı tarafın yol açtığı zararını, bu zararın yürütülen taşıma türüne göre bildirim sürelerinde gereği gibi bildirildiğini, zaman aşımı süresi geçmeden takip ve dava konusu edildiğini ispat etmesi gerekmekte olup takas mahsup def'inin hukuki niteliği gereği bu husus ayrı bir dava açılmasını gerektirmemektedir.
Dosyada mevcut olan, sunulan ... taşıma senedine göre, 6.289-TL bedelli faturaya ilişkin dava dışı ... firması yükünün davacı tarafından 31.08.2016 tarihinde taşımaya alındığı ve 08.09.2016 tarihinde İtalya'da gönderilene teslim edildiği teyit edilmekte ise de; taşımada makul sürede taşıma yapılıp yapılmadığı, gecikmenin varlığı, zayi veya hasar şeklinde davacının sorumluluğu bulunup bulunmadığı tespit edilmemiştir. Davalının katlandığı her maliyeti, davacıya yansıtması da taşıma ve lojistik süreçlerinde sorumluluk için geçerli tasarruf alanında meydana gelme kıstası gözetilerek her zaman ve her koşulda mümkün olmayacaktır. Ancak davacının fiili taşıyan olarak sözleşme kapsamındaki sorumluluğu gereği sebebiyet verdiği davalı zararını da davalının mahsup istemesi karşısında karşılaması gerekmektedir.
Yine 6.329,09-TL bedelli faturaya ilişkin; belge niteliğindeki e-posta yazışmalarında yükün 23.08.2016 tarihinde yola çıktığı yönündeki savunmalar bulunmakta ise de, ... taşıma senedinin vb. teslim belgelerinin dosyaya ibrazının sağlanmaması sonucu dosya kapsamında bulunmadığından teyit edilememektedir.Teslim olgusu hususu bu faturaya ilişkin olarak belirsiz bulunmaktadır. Teslim olgusunun ispatına göre oluşacak kanaat sonucunda, bu fatura yönünden de, taşımanın makul sürede taşıma yapılıp yapılmadığı, gecikme olup olmadığı tespit edilmelidir. Davalı tarafından ... faturalarının alacaklarından mahsup edildiği, bu faturalar kadar davalının zarara uğradığı,zarar savunmasını ileri sürmek için ayrı bir dava açmasına gerek bulunmadığı, öncelikle 23.08.2016 yükleme tarihli yüke ilişkin davacı fiili taşıyıcıya ... taşıma senedi vb. gibi belgelerin sunulması için süre verilmesi taşıma evrakları sunulduktan sonra alınacak ek rapor ile her iki fatura yönünden yapılacak inceleme sonucu oluşacak kanaate göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanıp değerlendirilmediği anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece kaldırma kararı gereği; ... tarafından davalıya bir zarar faturası düzenlenmediğini beyan etmiş,... şirketinin ticari defterleri de incelenmiş olup, taşımaların ... tarafından davalıya düzenlenen faturaların davacının yaptığı taşımaların geç teslimi nedeniyle düzenlediği belirlenemediği, malların alıcısının da ...'a bir gecikme zarar mahsubu için fatura düzenlemediği belirlenmiş, alınan ek raporlarla mahsup savunmasını kanıtlayamayan davalının davacının alacağı navlun bedelinden sorumlu olduğunun kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 45-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/07/2026