Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/811 E. 2026/982 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/811
Karar No
2026/982
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/811

KARAR NO : 2026/982

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

DAVA: Şirketin İhyası

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/05/2026

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müvekkili Kurum ile davalı şirket arasında akdedilen hizmet alım sözleşmeleri kapsamında, dava dışı ... isimli işçi, davalı tarafından alt işveren işçisi sıfatıyla müvekkili Kurum bünyesinde çalıştırıldığını, dava dışı ..., Eskişehir Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünde sürekli işçi statüsünde, güvenlik görevlisi olarak çalışır iken, 14.12.2024 tarihinde emekliye ayrıldığını, müvekkili Kurum, asıl işveren sıfatıyla, dava dışı işçinin toplam hizmet süresine ilişkin olarak hesaplanan 728.488,62-TL net kıdem tazminatının tamamını, 15.01.2025 tarihinde dava dışı ...’a ödendiğini, davalı .... Limited Şirketi’nin terkin kaydı tespit edildiğini, Eskişehir 6. Asliye Hukuk Mahkemesince taraf teşkilinin sağlanması amacıyla, ihya davası açılmak üzere taraflarına iki hafta kesin süre verildiğini, ihyası gereken şirketin adresi Kadıköy/İstanbul olduğundan, mahkemenin yetkili olduğunu belirterek ...şirketinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü vekili: dava konusu şirketin ticaret sicil dosyası incelendiğinde; ...ticaret sicil numaralı ......Hiz.Ltd Şirketi'nin sicil kaydının aktif olduğunu, şirketin re'sen terkin kapsamında olmadığı gibi TTK nın 529 vd. kapsamında da herhangi bir işlem tesis edilmediği gibi şirketin tasfiyeye dahi girmediği bu itibarla, tasfiye sonu işlemleri içinde müvekkili Müdürlükçe herhangi bir işlem tesis edilmediğini,şirketin tüzel kişiliği sona ermediğinden/ticaret sicilinden terkin edilmediğinden, davacının ihya isteminde hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince; eldeki davada ihya talebine konu şirketin sicilden terkin edilmediği gibi ticaret sicil kayıtlarına göre kaydının aktif olduğu, davayı açmakta davacının hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine, davacının dava açma sebebinin ihya davası açmak üzere kendisine gönderilen muhtıra sebebiyle olduğu anlaşılmakla dava açılmasına davacı sebep olmadığından davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.

Davacı vekili; Ticaret Sicilinden silinmekle tüzel kişiliği sona ermiş ve hukuk aleminden silinmiş olan şirketin haklara sahip olması, borçlu kılınması ve temsilinin hukuken olanaklı olmadığı, bunun sonucu olarak, münfesih şirket adına tüzel kişiliğin sona ermesinden önceki dönemlerle ilgili olsa dahi, hukuki işlem tesis edilemeyeceği, tesis edilen işlemlerin hukuki sonuç doğurmayacağı, hukuki sonuç doğurmayan diğer bir ifadeyle hukuk düzeninde varlık kazanmayan işlemlerin, herhangi bir kişinin menfaatini ihlal etmesinin de söz konusu olamayacağı hususları dikkate alındığında, tüzel kişiliği sona eren şirketin medeni haklardan yararlanma ve bu hakları kullanabilme ehliyeti son bulacağından, yargı merciileri nezdinde temsil edilmesi ve yargılamaya taraf olmasının da mümkün olamayacağını, kararın kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiş ise de, ticaret sicilinden gelen cevapta davalı şirketin terkin edilmediği, sicil kaydının halen aktif olarak devam ettiği anlaşılmakla davacının ihya davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.Şirketin tüzel kişiliğinin ihyası gerektiğine ilişkin istinaf nedeni yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Davacı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/05/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/811, K. 2026/982, T. 26.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-811-e-2026-982-k-9a90dc58e287