Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/81 E. 2026/1277 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/81
- Karar No
- 2026/1277
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2026/81
KARAR NO: 2026/1277
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 4/9/2025
NUMARASI: 2022/472 (E) - 2025/618 (K)
DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ: 3/9/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... AŞ'den aldığı yolcu bileti ile davalı ... AŞ'ye (eski unvanı ...AŞ) Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası (ZKTMSS) poliçesiyle davalı ... AŞ'ye (eski unvanı ... AŞ) ise Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası poliçesiyle sigortalı davalı ... Şti'ye ait otobüsle yolculuk yapan davacının tek taraflı kazada yaralandığını belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde 3.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan ortaklaşa ve zincirleme olarak tahsiline, 60.000,00 TL manevi tazminatın ise işleten ve araç sahibinden tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 3/7/2025 günü sunduğu dava değeri belirleme dilekçesiyle, istenen sürekli iş görmemezlik tazminatının 4.447.470,79 TL, geçici iş göremezlik tazminatının 38.668,15 TL, tedavi gideri tazminatının ise 8.560,60 TL olduğunu bildirmiştir.
Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; araç sürücüsünün olayın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, istenen manevi tazminatın pek aşırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili davalının ZKTMSS poliçesini düzenlediğini belirterek, toplanmasını istediği kanıtları bildirmiş, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili davacının zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası poliçesini düzenlediğini belirterek, toplanmasını istediği kanıtları bildirmiş, davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesinin, maddi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulüne, tedavi giderine ilişkin talebin reddine, davalı ... AŞ'ye karşı açılan davanın reddine, 3.000,00 TL maddi tazminatın davalılar ... AŞ ile ... Şti'den tahsili ile davacıya verilmesine; 2.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... AŞ ile ... Şti'den tahsili ile davacıya verilmesine ilişkin 3/7/2019 gün ve 2014/1084 (E) - 2019/380 (K) sayılı kararının, davacı ...vekili ile davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvuruları üzerine Dairemizin 22/3/2022 gün ve 2020/40 (E) - 2022/497 (K) sayılı kararıyla kaldırılmasının ardından sürdürülen yargılamada, ilk derece mahkemesinin 4/9/2025 gün ve 2022/472 (E) - 2025/618 (K) sayılı kararıyla, davanın kabulüne, geçici iş göremezlikten kaynaklanan 38.668,15 TL maddi tazminatın, davalı ... AŞ'den 11/11/2012 gününden itibaren, davalı ... AŞ yönünden ise 16/4/2014 gününden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine; sürekli iş göremezlikten kaynaklanan 4.447.470,79 TL maddi tazminatın, davalı ... AŞ ve davalı ... AŞ'nin 225.000 TL ile sorumlu olması ve avans faizinin 16/4/2014 gününden itibaren yürütülmesi kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine; tedavi giderinden kaynaklanan 8.560,50 TL maddi tazminatın davalı ... AŞ'den 11/11/2012 gününden itibaren, davalı ... AŞ yönünden ise 16/4/2014 gününden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı verilmesine; Ferdi Kaza Koltuk Sigortası kapsamında 22.500 TL'nin davanın açıldığı 16/4/2014 gününden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... AŞ'den alınarak davacıya verilmesine; 60.000 TL manevi tazminatın 11/11/2012 gününden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... AŞ'den tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin 10/11/2025 gün ve 2022/472 (E) - 2025/618 (K) sayılı ek kararıyla, davacı vekilinin hükmün tashihi/tavzihi talebinin reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin 4/9/2025 gün ve 2022/472 (E) - 2025/618 (K) sayılı nihai kararına karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... AŞ vekili dilekçesinde özetle; Adli Tıp Kurumu (ATK) raporunda davacının % 45,2 oranında olduğu belirlenen meslekte kazanma gücü kaybı oranının pek aşırı olduğunu, 25/3/2016 günü gerçekleşen ameliyatın doğrudan kazadan kaynaklı olup olmadığı tartışılmadan ve kazayla nedensellik bağının kesilip kesilmediği araştırılmadan, ameliyattan sonra gelişen maluliyetin ise hekim ve/veya sağlık kuruluşunun kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve bu nedenle sorumluluğunun oluşup oluşmadığı hususu aydınlatılarak, eksik inceleme ile denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmayan raporlar esas alınarak karar verildiğini; birlikte (müterafik) kusur incelemesi yapılmadığını, Yargıtay kararlarından da anlaşılacağı üzere meydana gelen kazada davacının emniyet kemerini takıp takmadığının incelenmesi ve kusur açısından değerlendirmeye alınması gerektiğini; kusur incelemesinin keşif marifetiyle yapılması gerektiğini; davacının tazminat talebine esas alınan ücret tutarının da hatalı olduğunu, gelinlik firmasında parça başı el işçiliği yaparak kaza tarihinde 2.000 TL gelir elde ettiği beyanı aynen kabul edilen davacının gelirinin, asgari ücretin 2,97 katı düzeyinde olduğu kabul edilerek hesaplama yapıldığını, esnaf ve sanatkarlar odasından alınan afaki bir yazı gerekçe gösterilerek yalnızca davacının beyanı itibar edilip pek aşırı tutar üzerinden ücret hesaplanmasının kabul edilemeyeceğini; bakiye ömrün hesaplanmasında PMF 1931 tablosunun esas alınması gerektiğini; ilk derece mahkemesi tarafından takdir edilen manevi tazminat tutarının ise pek aşırı olduğunu; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun (KTK) kapsamında açılan davada tüm davalıların yasal faizden sorumlu tutulması gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
İlk derece mahkemesinin 4/9/2025 gün ve 2022/472 (E) - 2025/618 (K) sayılı nihai kararına karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı ...vekili dilekçesinde özetle; sürekli iş göremezlikten kaynaklanan 4.447.470,79 TL tutarındaki tazminat bakımından davalı ... AŞ'nin olayın meydana geldiği 11/11/2012 gününden itibaren işleyecek avans faizinden sorumlu tutulması gerekirken, dava dilekçesi ile dava değeri belirleme dilekçesinde davalı ... AŞ'den olayın meydana geldiği 11/11/2012 gününden itibaren maddi tazminat alacaklarına avans faizi uygulanması taleplerinin bulunmasına karşın, bu tutar bakımından faize ve faiz başlangıcı tarihine hüküm fıkrasında yer verilmediğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İlk derece mahkemesinin 10/11/2025 gün ve 2022/472 (E) - 2025/618 (K) sayılı ek kararına karşı istinaf kanun yoluna başvuran ...vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilindiği gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 305/A maddesi uyarınca, taraflardan her biri, nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebileceğini, davalı ... AŞ'den olayın meydana geldiği 11/11/2012 gününden itibaren işleyecek avans faizi talepleri olduğu dikkate alınarak, bu açık yasa hükmü uyarınca hükmün tamamlanması gerekirken, reddine karar verildiğini, bu konuda istinaf başvurusunda da bulunduklarını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Hükme esas alınan aktüerya hesap uzmanı bilirkişi raporunda davacının sürekli sakatlığından kaynaklanan zararının hesaplanmasında TRH 2010 Yaşam Tablosunun esas alınmasında isabetsizlik görülmemiş; kazaya karışan ...plakalı aracın ticari nitelikte "otobüs" cinsinden olması ve davacının da gerek dava dilekçesinde, gerekse dava değeri belirleme dilekçesinde avans faizi talep etmesi karşısında, davacı lehine hükmolunan maddi ve manevi tazminatlara avans faizi uygulanmasına karar verilmesinin yerinde olduğunun anlaşılması karşısında, bu konuya ilişkin ileri sürülen istinaf nedenleri benimsenmemiştir.
ATK Trafik İhtisas Dairesinin 11/10/2018 gün ve 4741 sayılı raporunda yönetimindeki otobüsle yerleşim yeri dışında ıslak zeminli Devlet karayolunda seyri sırasında, seyrini aracın teknik özellikleri ve mevcut hava ve yol koşullarına göz önünde bulundurarak kaplama içinde kalacak biçimde sürdürmeye yeterli özeni göstermeyip olay yerine geldiğinde aracın hakimiyetini kaybederek yol dışında kalmasına neden olan sürücü Mevlüt Kapla'nın %100 oranında asli kusurlu olduğunun bildirilmesi, Mucur Asliye Ceza Mahkemesinin 13/5/2015 gün ve 2014/313 (E) - 2015/190 (K) sayılı gerekçeli kararı ile Mucur Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma belgeler içeriğinden, ...plakalı otobüsün sürücüsü Mevlüt Kaplan'ın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle meydana gelen kazada, yolcu olarak bulunan davacı ...'ın yaralanması, böylece davacıdan kaynaklanan, kazanın oluşumuna etkisi bulunmayan ancak davacının uğradığı zararın ağırlaşmasına neden olan birlikte kusuru kanıtlanmadığından, davacı lehine hükmolunan maddi tazminatlardan birlikte kusur nedeniyle indirim yapılmamasının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
Ancak, Dairemizin 22/3/2022 gün ve 2020/40 (E) - 2022/497 (K) sayılı kararında belirtildiği gibi, davacının 25/3/2016 günü Bezmialem Vakıf Üniversitesi Hastanesinde yapılan ameliyat değerlendirilerek düzenlenen ve hükme esas alınan ATK Adli Tıp 2'nci İhtisas Kurulunun 24/9/2024 gün ve 16915 sayılı raporunda, davacının 11/11/2012 günü geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında değerlendirilmesinde davacının kazanın meydana geldiği 11/11/2012 günü ile kalça protezi ameliyatının yapıldığı 25/3/2016 günü arasında kalan süre boyunca maluliyetinin %0; kalça protezi ameliyatının yapıldığı 25/3/2016 gününden itibaren ise meslek grup numarası benzetmekle [XII- el işleri işçileri (nakış vb.)] grup 12 kabul edilerek, E cetveline göre meslekte kazanma gücünden %45,2 oranında kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 18 aya kadar uzayabileceği bildirilmiş olmakla birlikte, 11/11/2012 günü meydana gelen trafik kazasında meydana gelen yaralanma ile 25/3/2016 günü Bezmialem Vakıf Üniversitesi Hastanesinde yapılan kalça protezi ameliyatı arasında nedensellik bağı olup olmadığı konusunda ATK Adli Tıp 2'nci İhtisas Kurulunun 24/9/2024 gün ve 16915 sayılı raporunda herhangi bir açıklamaya yer verilmediği anlaşılmıştır. Bu itibarla davaya konu trafik kazasında davacıda meydana gelen sağ asetabulum fraktürü biçimindeki yaralanma ile kalça protezi ameliyatı arasında nedensellik bağı bulunup bulunmadığı, başka bir anlatımla 25/3/2016 günü yapılan kalça protezi ameliyatının, 11/11/2012 günü meydana gelen trafik kazası nedeniyle oluşan yaralanmaya bağlı gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği konusunda ATK Adli Tıp 2'nci İhtisas Kurulunun ek rapor alınmadan, yetersiz rapora dayanılarak hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Diğer yandan, bilindiği gibi trafik kazasından kaynaklanan bedensel zararın hesaplanmasında zarar gören davacının gelirinin belirlenmesi, tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Özü itibarıyla varsayımlara dayanan gerçek zararın hesaplanmasında, en doğru sonuca ulaşılması için gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır.
Eldeki davada davacı vekili dava dilekçesinde, kazadan önce 15 yıl boyunca geçimini gelinlik firmasında parça başı el işi yaparak sağlayan müvekkilinin aylık kazancının 2.000 TL olduğunu ileri sürmüş; kolluk tarafından düzenlenen 5/6/2017 tarihli tutanakta ev hanımı olan davacının başka gelirinin olmadığı belirtilmiş, 19/3/2024 tarihli tutanakta da çalışmayan davacının ev hanımı olduğunu yer verilmiş Küçükköy Esnaf ve Sanatkarlar Odasının 21/11/2014 tarihli yazısında gelinlik firmasında parça başı el işi yapan bir işçinin aylık ortalama kazancının, deneyimi, yapılan işin niteliği ya da özel ustalık ve ya beceri istemesi gibi ölçütlere aylık gelirinin asgari 2.500 TL, azami 5.000 TL olduğu belirtilmiş; Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığının 11/3/2024 tarihli kazanç bilgisi sorgulama raporunda, gıda işleme, ağaç işleri, giyim eşyası ve diğer sanatkarlar ve ilgili işlerde çalışanlar alt ana grubu kodunda ücretli çalışanların aylık ortalama bürüt ücretinin 1.497 TL, anılan kurumun 13/3/2024 tarihli kazanç bilgisi sorgulama raporda ise el sanatları ve basın ile ilgili işlerde çalışanların 2014 yılı Kasım ayı aylık ortalama bürüt ücretinin 1.524 TL olduğu bildirilmiş; hükme esas alınan aktüerya hesap uzmanı bilirkişinin raporunda ise, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından gönderilen yazıda sigortalı bildirimi bulunmadığı tespit edilen davacının aylık gelirinin yasal net asgari ücretin 2,97 katı olduğu kabul edilerek, davacının sürekli sakatlıktan kaynaklanan zararının hesaplandığı; Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından kendisine rücuya tabi ödeme yapılmadığı bildirilen davacının Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemiyle yapılan sorgulamada, SGK kaydının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan gerek Türkiye İstatistik Kurumu tarafından gönderilen yazıların içerikleri, gerekse Küçükköy Esnaf ve Sanatkarlar Odasının yazısının içeriği, üçüncü kişileri bağlayıcı güçte ve davacının gelirini ispatlayacak nitelikte değildir. Bu itibarla davacı vekilinin dilekçesinde ileri sürdüğü, davacının aylık gelirinin 2.000 TL olduğunu ilişkin iddiasının ispatlanamadığı gözetilerek, davacının aylık gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğu kabul edilip buna göre sürekli sakatlıktan kaynaklanan zararın hesaplanması gerekirken, hükme elverişli olmayan aktüerya hesap uzmanının raporunda dayanılarak nihai karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Kabule ve uygulamaya göre yapılan incelemede ise, kazaya karışan ...plakalı otobüsün işleteni davalı ... AŞ'nin, davacı vekilinin dava dilekçesinde, müvekkili lehine hükmolunacak maddi tazminata olay tarihinden itibaren avans faizi uygulanması isteminde bulunduğu gözetilerek, davacı lehine hükmolunan sürekli iş göremezlik tazminatına, davaya konu kazanın meydana geldiği 11/11/2012 gününden itibaren işleyecek avans faizinden sorumlu tutulması gerekirken, hüküm fıkrasında faiz başlangıç tarihinin gösterilmemesinin doğru olmadığı sonucuna varılmıştır.
İlk derece mahkemesinin nihai kararı kaldırıldığından, konusuz kalan ilk derece mahkemesinin tavzih isteminin reddine ilişkin 10/11/2025 gün ve 2022/472 (E) - 2025/618 (K) sayılı ek kararına yönelik davacı ...vekilinin istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davacı ...vekilinin, konusuz kalan ilk derece mahkemesinin tavzih isteminin reddine ilişkin 10/11/2025 gün ve 2022/472 (E) - 2025/618 (K) sayılı ek kararına yönelik istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2-Davacı ...vekili ile davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6'ncı maddesi uyarınca kaldırılmasına,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
4-İstinaf başvurusu için yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, istekte bulunulması durumunda ilk derece mahkemesince yatıran tarafa geri verilmesine,
5-Duruşmalı yapılmayan istinaf incelemesi kapsamında vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-İstinaf başvurusundan ötürü davacı ile davalı ... AŞ tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine,
7-İstinaf incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,
8-İlk derece mahkemesinin nihai kararının kaldırılma gerekçesine göre, icranın geri bırakılması kararı kapsamında davalı ... AŞ tarafından İstanbul Anadolu 23'üncü İcra Dairesinin 2025/23473 (E) sayılı takip dosyasına sunulan banka teminat mektubunun geri verilmesine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 353/1-a ve 362/1-g maddeleri uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 3/9/2026