Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/806 E. 2026/1224 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/806
Karar No
2026/1224
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/806 - 2026/1224 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/806 KARAR NO : 2026/1224 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 22/11/2022 NUMARASI : 2021/186 E. - 2022/377 K.

DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/11/2022 tarih ve 2021/186 E. - 2022/377 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 2020/06551 sayılı "..." markasının 29 ve 35.sınıfta tescili için yaptığı başvurunun dava konusu YİDK kararı ile reddedildiğini, oysa davalının mesnet gösterdiği, "...", "...", "..." ibareli markalar ile başvuru markasının barındırdıkları ibareler, oluşturuluş, biçim, görsel ve telaffuz olarak ayırt edici farklarının bulunduğunu, aynı mal ve hizmet grubunu içermediğini, firmaların merkezlerinin farklı olduğunu, bu durumun da karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırdığını ileri sürerek, ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun müvekkilinin marka başvurusunun reddine ilişkin 24.05.2021 tarihli ve 2021-M-352 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, markaların 29 ve 35. sınıfta tescilli olduğunu, başvuru markasının da bu sınıfları kapsadığını, mal ve hizmet benzerliğinin oluştuğunu, “..." ibareli markada kullanılan yazım karakteri ve kırmızı beyaz ve yeşil kombinasyonu, yazıların tek renk fon üzerindeki konumları ve ilgili markalanın hem görsel, hem işitsel hem de yazım şeklinin müvekkiline ait "..." esas unsurlu markalar ile aynı/ayniyet derecesinde benzer olduğunu, markaların halk tarafından karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, müvekkilinin bilinirliğinden faydalanmaya çalıştığını, davacının 2014 yılında 3 farklı başvuru yaptığını, itirazları neticesinde başvuruların reddedildiğini, davacının ret kararlarına karşı dava ikame etmediğini, 2014 yılında 2014/14202 başvuru numarası ile "..." ibareli markanın tescili için başvuruda bulunulduğu ve ... tarafından söz konusu markanın 29. sınıfta süt ve süt ürünleri (tereyağı dahi) tesciline karar verildiği, ancak tescil ücretinin yatırılmaması sebebi ile markanın tescil edilemediğini, 2014 yılınd; 29. ve 35. sınıftaki mal ve hizmetler kapsamında 2014/14206 başvuru numaralı "..." ibareli ve 2014/14192 başvuru numarası ile "..." ibareli marka başvurularının da itirazları neticesinde reddedildiğini, bu üç markanın reddine rağmen yeni bir başvuru yapılmasının kötüniyetin göstergesi olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacı ve davalı markalarındaki ayırt edici ve baskın unsurun esasen ... ibaresi olduğu, taraf markaları arasında işbu ibarelerin söyleniş tarzları, kulakta bıraktıkları tını, ses uyumları, vurguları bakımından işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunduğu, “...” ibaresinin markayı ayırt edici kılarak davalı markalarından uzaklaştırmaya yeterli olmadığı, neticeten davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının "..." ibareli markası arasında aynı tür, benzer, ilişkili olduğu kanaatine varılan başvuru markasındaki “29.05 sınıf “Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil).” İle 35.05 sınıf “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil) bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)” mal ve hizmetler yönünden biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının "..." markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, taraf markaları arasında iltibas bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, "..." ibaresinin bir bütün olarak müvekkili şirketin kurucusu ... ...'ın lakabından doğan ve özgün çağrışımı bulunan bir ibare olduğunu, taraf markaları arasında ortalama tüketici nezdinde benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, müvekkilinin ... merkezli olarak "süt ve süt ürünleri" alanında, davalının Bilecik merkezli olarak "et ve et ürünleri" sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin 2014/14202 sayılı marka başvurusunun, harç bedelinin yatırılmaması nedeniyle tescil edilmediğini, bu başvuru hakkında davalı Kurum tarafından verilen tescil kararının, dava konusu başvuru yönünden kazanılmış hak niteliğinde bulunduğunu, verilen kararın, müvekkilinin Aliağa ilçesindeki bilinirliğini ve ticari itibarını zedeleyecek nitelik taşıdığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, başvurunun reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının "...+şekil" ibareli marka başvurusu ile davalı şirketin itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında, ilk derece mahkemesince emtia benzerliğine ilişkin koşulun da gerçekleştiği kabul edilen 29 ve 35.sınıf mal ve hizmetler yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira redde mesnet markaların asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin dava konusu başvuruda da asli unsur olarak kullanıldığı, başvuru markasında yer verilen şekil unsurunun ayırt edici nitelik taşımadığı, yine "..." ibaresinin de yaygın kullanılan bir ibare olması nedeniyle başvuru markasını davalı markalarından yeterince uzaklaştırmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı peşin olarak alındığından, yeniden harç alındığına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 18/06/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/06/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/806, K. 2026/1224, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-806-e-2026-1224-k-298cbc15fa06