Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/794 E. 2026/969 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/794
- Karar No
- 2026/969
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2026/794 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/969 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/03/2026 ESAS-KARAR NO : 2025/698 E - 2026/194 K
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 29/06/2026 YAZILDIĞI TARİH : 16/07/2026
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili; müvekkilinin tohum kurutma, üretme işleri yaptığını, davalının arıcı olduğunu, aralarında sözleşme yapıldığını, 2023 yılında davalının da aralarında bulunduğu arıcılara ödeme yapıldığını, davalıya 20/01/2023 tarihinde 500.000,00-TL ödeme yapıldığını, davalı tarafın edimi yerine getirmediğini, davalının 2024 yılı için de ödemesini aldığını, fakat 2023-2024 yılında arıları tarlalara getirmediğini, hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz ettiğini, takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili; müvekkilinin arı üreticisi olduğunu, tacir sıfatına haiz olmadığını, davacı tarafın iddia ettiği şekilde dava konusu ekilecek arazinin ... ilinin ... ilçesinde olmadığını, arazinin ... ilinin ... ilçesinin ... mevkiinde bulunduğunu, davada taraflar arasında bir sözleşme kurulduğunu, sözleşme için ödenen 500.000,00-TL'nin 2023 sezonu için olduğunu, müvekkilinin arılarını alarak hazırda beklediğini, davacı tarafın müvekkilini çağırmadığını, müvekkilinin de bu süreçte mağdur olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece toplanan deliller doğrultusunda; Bakanlar Kurulu kararında öngörülen hükümler ile yine Vergi Usul Kanunun 177. maddesinde öngörülen ve 30 Aralık 2022 tarihli ve 32059 sayılı 2. mükerrer Resmi Gazetede yayınlanan 544 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde öngörülen sınır dikkate alındığında davalının yıllık gayri safi hasılatının tebliğde tacirlik için öngörülen hadlerin altında olduğu, faaliyetlerinin tacirlik boyutuna ulaşmadığı, davalının tacir kaydının bulunmadığı ve davalının faaliyetinin VUK genel tebliğindeki sınırları geçmediği, buna göre 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesi gereğince, dava konusu uyuşmazlığın tarafın ticari işletmesi ile ilgili bulunmadığı, bu haliyle davanın mahkememizin görev alanına giren nispi ticari dava olmadığı ve bu davaya genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nde bakılması gerektiği gerekçesiyle mahkemenin görevsizliği nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili; Görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tozlaşma amacıyla arı kovanlarının kullandırılması hizmeti kapsamında yapılan tarımsal hizmet avansından kaynaklandığı, davalının elde ettiği gelirin gayrisafi iş hasılatı, ilgili mevzuatta öngörülen esnaf çiftçi ayrımı sınırının üzerinde olduğunu, davalının 2023 yılında belirlenen tarımsal hizmeti kapsamında tek bir işlemle 500.000TL tutarında ödeme aldığını, bu nedenle davalının uyuşmazlığa konu faaliyet ve işlem hacmi bakımından tacir olarak kabulünün gerektiğini, mahkemece yanılgılı gerekçe ile karar verildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık; görevli mahkemenin tayini noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.c maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 29/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan... e-imzalıdır
Üye... e-imzalıdır
Üye... e-imzalıdır
Katip... e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."