Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/786 E. 2026/1090 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/786
Karar No
2026/1090
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/786

KARAR NO : 2026/1090

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 07/04/2026

NUMARASI : 2026/47 Esas - 2026/278 Karar

DAVA: Zayi Belgesi Verilmesi

DAVA TARİHİ: 30/05/2025

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/06/2026

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili, müvekkili şirketin, "Abbasağa Mah. ... Sok. No:... Beşiktaş/İstanbul" adresindeki merkezinin bodrum katındaki arşivinde 12/05/2025 tarihinde su baskını meydana geldiğini, müvekkiline ait ekteki listede bulunan ticari defter ve kayıtların bu nedenle zayi olduğunu ileri sürerek, ekteki listede yer alan defter ve belgeler için zayi belgesi verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI VE SÜREÇ:Mahkemece, ilk olarak 2025/380 esas, 2025/749 karar sayılı ve 07/11/2025 tarihli kararla, TTK'nın 82/7. maddesindeki 15 günlük hak düşürücü süre içinde talepte bulunulmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu sonucunda, Dairemizin 2025/1820 E., 2025/2072 K. sayılı ve 16/12/2025 tarihli ilamıyla, TTK'nın 82/7. maddesindeki 15 günlük sürenin 01/07/2021 tarihli ve 7417 sayılı Kanunun 55. maddesiyle 30 gün olarak değiştirildiği, talebe konu su baskının 12/05/2025 tarihinde vuku bulduğu iddia edildiğinden, talebin hak düşürücü süre içinde yapıldığı gerekçe gerekçesiyle, hükmün HMK'nın 353(1)a-4 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

İlk kararın kaldırılmasından sonra mahkemece, kaldırma kararından sonraki tensip zaptında davacı vekiline su baskınına ait fotoğraf, görüntüler ile zarar gören ticari kayıtların fiziki olarak saklandığı yer ve bu evrakların incelenmesi için evrakların bulunduğu yeri bildirmesi için 2 haftalık süre verilmiş ise de bu hususta beyanda bulunmadığı gibi duruşmada açıklama yapmadığı; Beşiktaş Belediyesi'ne yazılan müzekkereye verilen cevapta, 12/05/2025 tarihinde belirtilen adrese ilişkin su baskını ihbarı bulunmadığının bildirildiği; davacı tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerinin korunması amacıyla gereken dikkat ve ihtimamı gösterdiğine yönelik delil bulunmadığı, beyanlar ile dosyadaki resmi kayıtların örtüşmediği, zıyanın davacının iradesi dışındaki bir durum nedeniyle meydana geldiğine yönelik kanaatin oluşmadığı; 2019 yılı ve sonrası için tutulan ticari kayıtlar yönünden, Elektronik Defter Genel Tebliği kapsamında kayıtların elektronik ortamda tutulup tutulmadığı, yedeklerinin olup olmadığı hususunda verilen süreye rağmen açıklama yapılmadığı, davacının davadan önce e-defter saklama hizmeti veren özel entegratör kuruluşlarına veya Gelir İdaresi Başkanlığı'na başvurduğuna dair dosya içerisinde bilgi, belge ve iddia mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili, müvekkili şirketin merkezindeki arşivde 12/05/2025 tarihinde su baskını meydana geldiğini, bu nedenle evrakların zayi olduğunu, bunu gösteren fotoğrafların dosyaya ibraz edildiğini, müvekkilinin kısa bir süre önce bahse konu adrese taşındığını, henüz arşivdeki raf ve dolapların kurulumu tamamlanmadığından belgelerin tam olarak yerleştirilmemiş bir halde bulunduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, TTK'nın 82. maddesi kapsamında zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.

TTK'nın "Belgelerin saklanması, saklama süresi" başlıklı 82. maddesi, "(1) Her tacir; a) Ticari defterlerini, envanterleri, açılış bilançolarını, ara bilançolarını, finansal tablolarını, yıllık faaliyet raporlarını, topluluk finansal tablolarını ve yıllık faaliyet raporlarını ve bu belgelerin anlaşılabilirliğini kolaylaştıracak çalışma talimatları ile diğer organizasyon belgelerini, b) Alınan ticari mektupları, c) Gönderilen ticari mektupların suretlerini, d) 64 üncü maddenin birinci fıkrasına göre yapılan kayıtların dayandığı belgeleri, sınıflandırılmış bir şekilde saklamakla yükümlüdür. ... (5) Birinci fıkranın (a) ilâ (d) bentlerinde öngörülen belgeler on yıl saklanır. ... (7) Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir. ..." hükümlerini içermektedir.

Zayi belgesi verilmesi davaları sonuçları itibariyle sadece davacı taraf yönünden değil, davada taraf olmayan kimseler bakımından da sonuç doğuran dava türlerindendir. Mahkemece bu tür davalarda yapılacak incelemeler, sadece davacı tarafın iddia ve delilleri ile sınırlandırılmamalı, zayii belgesi verilmesi istenilen belgelerin, bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu belgelerden olup olmadığı, kanunda yazılı afet kavramına davacıya kusur izafe edilemeyecek olan ve irade dışında meydana gelen olayların girebileceği gözetilerek tacirin belgelerini muhafazada gerekli dikkat ve özeni gösterip göstermediği, tasdike tabi defterlerin tasdik edilip edilmediği, davacıya ait defterler hakkında soruşturma bulunup bulunmadığı ve iddia edilen olayın meydana geldiği yerin tacirin faaliyette bulunduğu yerlerden olup olmadığı hususlarının araştırılarak,olayın şüpheden uzak bir şekilde meydana gelip gelmediğinin tespiti gerekir." (Yargıtay HGK'nın 2014/827 E., 2016/311 K. sayılı ve 16/03/2016 tarihli ilamı).

Tacirin, TTK'nın 82/7. maddesindeki düzenlemeden faydalanabilmesi için öncelikle defter ve belgelerin yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ziyaa uğraması gerekmektedir. Bunun dışında tacirin defter ve belgelerin korunması amacıyla gerekli dikkat ve ihtimamı göstermesi gerekmektedir. Tacirin ticari defterlerini korumada gerekli dikkat ve özeni göstermediği hallerde, zayi belgesi verilmesi talep edilemez.

Davaya konu 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin belgeler bakımından; davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 19/10/2019 tarih ... sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 3 Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliği (Sıra No: 1)'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğle; elektronik ortamda tutulan defterlerin, vergi güvenliğini sağlamak ve virüs, siber saldırısı vb. diğer teknolojik ataklara karşı tedbir almak amacıyla ikincil kopyalarının gizliliği ve güvenliği sağlanmış şekilde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemlerinde ya da Başkanlıktan izin alabilen güvenli saklamacı kuruluşlar bünyesinde de saklanması zorunluluğu getirilmiştir (Bkz. Tebliğ m.4.4.1-e). Aynı Tebliğin Elektronik Defter Genel Tebliği (Sıra No: 1)'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in (Sıra No: 4) 9. maddesiyle değişik 7.1. maddesi, "e-Defter tutanlar, Vergi Usul Kanununda belirtilen "Mücbir Sebep" halleri nedeniyle e-Defter veya beratlarına ait kayıtlarının bozulması, silinmesi, zarar görmesi veya işlem görememesi ve e-Defter ve berat dosyalarının, muhafaza edildiği e-Defter saklama hizmeti veren özel entegratör kuruluşlardan veya Başkanlıktan temin edilemediği hallerde, söz konusu durumların öğrenilmesinden itibaren tevsik edici bilgi ve belgeleri ile birlikte 30 gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yetkili mahkemesine başvurarak kendisine bir zayi belgesi verilmesini istemelidir. Mahkemeden zayi belgesinin temin edilmesini müteakip, zayi belgesi ile birlikte durumun Başkanlığa yazılı olarak bildirilmesi ve Başkanlık tarafından istenilen bilgi ve belgelerin (talep edilecek bilgi ve belgeler e-Defter Uygulama Kılavuzunda açıklanır) ibraz edilmesi halinde, mükelleflerin zayi olan e-Defter kayıtlarının yeniden oluşturulması ve bunlara ait yeni oluşturulan e-Defter ve berat dosyalarının e-Defter uygulaması aracılığı ile Başkanlık sistemine yeniden yüklenmesi için Başkanlık tarafından yazılı izin verilir." şeklinde düzenlenmiştir.

Somut olayda davacı vekili, müvekkili şirketin kısa bir süre önce taşındığını, henüz arşivdeki raf ve dolapların kurulumu tamamlanmadığından belgelerin tam olarak yerleştirilmemiş bir halde olduğunu, 12/05/2025 tarihinde bodrum kattaki su baskını nedeniyle dava dilekçesi ekinde sunduğu listeye göre müvekkilinin 2010, 2013, 2016, 2017, 2021 ve 2022 yılının bir kısım aylarına ait alış-satış faturaları ve masraf formlarının zayi olduğunu ileri sürmüştür. Dairemizin kaldırma kararından önce mahkemece 03/06/2025 tarihli tensip zaptında, zayi olduğu belirtilen belgelerin somutlaştırılması için duruşma tarihinden 1 hafta öncesine kadar süre verildiği, ancak davacı vekilinin bir beyanda bulunmadığı; 21/10/2015 tarihli ilk duruşmada iddia edilen su baskınına yönelik varsa resmi kurum başvuru evraklarını sunması için 2 haftalık süre verildiği, yine bir belge sunulmadığı ve beyanda bulunulmadığı; Dairemizin kaldırma kararından sonraki 15/01/2026 tarihli tensip zaptında davacı vekiline, su baskınına ait fotoğraf, görüntüler ile zarar gören ticari kayıtların fiziki olarak saklandığı yer ve bu evrakların incelenmesi için mevcut haliyle evrakların bulunduğu yeri bildirmesi için 2 haftalık süre verilmesine karar verildiği, davacı vekilinin yine belge sunmadığı ve beyanda bulunmadığı belirlenmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde de, iddia ettiği su baskını olayına ilişkin bir bilgi-belge sunmamıştır. Beşiktaş Belediyesi cevabi yazısında davacının iddiasına konu su baskını veya ihbarına ilişkin bir bilgi bulunmadığı bildirilmiştir. Dava dilekçesi ekinde sunulmuş iki adet fotoğrafta ise, bir odanın zemininde üst üste düzensiz bir şekilde yığılmış belge ve dosyalar görülmektedir. Buna göre hem 1 yıl süren yargılama hem de istinaf aşamasında, davacı tarafından yukarıdaki beyanlardan başka bir beyanda bulunulmadığından, iddiaya konu davacının iradesi dışında önlenemez bir sebeple meydana gelmiş zayi olayı ispatlanamamıştır. Ayrıca dava dilekçesi ekindeki listede bulunan bir kısım belgelerin tarihleri de 30/05/2025 talep tarihi itibariyle TTK'nın 82/5. maddesindeki 10 yıllık saklama süresini geçtiğinden, o belgeler bakımından 82/7. maddeye göre zayi belgesi talep etme imkanı yoktur.

Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/786, K. 2026/1090, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-786-e-2026-1090-k-4af427f61a2f