Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/783 E. 2026/887 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/783
- Karar No
- 2026/887
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/783
KARAR NO: 2026/887
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/02/2026
NUMARASI: 2026/21 D.İş - 2026/103 Karar
TALEP: İhtiyati Haciz
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/04/2026
Taraflar arasında değişik iş dosyası üzerinden görülen ihtiyati haciz talebi hakkında ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati haciz talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP:İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; faturaya dayalı olarak ihtiyatı haciz isteminde bulunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati haciz talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "...Değişik iş başvuru dilekçesi incelendiğinde, ihtiyati hacze konu alacağın varlığı ve miktarı konusunda yaklaşık ispat koşulunun yerine gelmediği, herhangi bir sözleşme ya da mutabakatın bulunmadığı, alacağın yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla, ihtiyati haciz talebinin reddine " karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati hacize konu alacak, konkordato tasdikinden sonra doğmuş olup, konkordato projesine tabi olmadığını, konkordato davasına ilişkin 24 Şubat tarihli duruşmada konkordato dosyası kapsamındaki diğer şirketlere de ödeme yapılmadığının tutanak altına alınmış olması, borçlunun ödeme gücü olmasına ve bunu taahhüt etmesine rağmen sadece müvekkile karşı değil, tüm alacaklılara karşı borç ödemekten kaçındığını ve mal kaçırma saikiyle hareket ettiğini açıkça gösterdiğini, mahkemenin taraflar arasındaki ticari ilişkiyi belgeleyen E-Faturalar, malların teslim edildiğini kanıtlayan E-İrsaliyeleri, borçlu şirketin kendi ticari defterlerinde müvekkili alacaklı olarak kaydettiğini gösteren muavin defter kayıtları, borçlu şirket yetkilisi ...’nun borcu kabul ettiğine ve ödemeyi keyfi olarak geciktirdiğine dair whatsapp mesajları, temerrüt olgusunu ispatlayan noter ihtarnamesinden oluşan delil zincirini göz ardı ederek "sözleşme veya mutabakat yok" gerekçesiyle ihtiyati haciz talebini reddettiğini, ticari hayatta fatura ve irsaliye ile tevsik edilen, ticari defterlerle doğrulanan bir ilişki için ayrıca yazılı bir sözleşme aranmasının, İİK 257. maddenin ruhuna aykırı olduğunu, müvekkil Şirket tarafından düzenlenen fatura ve bu faturalara bağlı e-irsaliyesi, müvekkilinin 20.10.2025 tarihli ...numaralı faturasına istinaden ... tarafından düzenlenen 03.11.2025 vade tarihli 31.10.2025 tarihli ... numaralı iade faturası, karşı tarafın 31.10.2025 tarihli ... numaralı iade faturasında yanlış kesilen kilograma istinaden Müvekkil tarafından düzenlenen 06.11.2025 tarihli ... numaralı iade faturası ve de borçlu şirketin kendi ticari defterlerinde müvekkili alacaklı olarak kaydettiğini gösteren Muavin Defter Kayıtlarının malın borçluya teslim edildiğini ve borcun miktarını tevsik ettiğini, somut olayda, dosyada mübrez deliller ve de borçlu ... .... Şti.'nin kendi muavin defter kayıtlarında müvekkil şirketi alacaklı olarak gösterdiği ve bakiyenin talep ettikleri tutarla örtüştüğü dikkate alındığında yaklaşık ispat koşulu fazlasıyla sağlandığını, yerel mahkeme kararında "alacağın yargılamayı gerektirdiği" gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddi kararı hukuken yerinde olmadığını beyanla hukuka ve usule aykırı olan İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 05/02/2026 tarihli, 2026/21 D.İş Esas ve 2026/103 K. sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, talebinin kabulü ile 5.469.827,80 TL alacağımız yönünden borçlu ... ....'nin menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine teminatsız olarak (veya mahkemenizce takdir edilecek uygun bir teminatla) ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Talep, faturaya dayalı alacak iddiasına dayalı olarak ihtiyati haciz kararı verilmesi istemidir.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır(Yargıtay 19 HD'nin 12/12/2019 Tarih,2019/2300 E-2019/5531 K).
Somut olayda, ihtiyati haciz isteyen tarafça e-fatura, e-irsaliye ve muavin defter kayıtlarına dayanılmış ise de bu belgelerde karşı taraftan sadır olmuş bir kayıt/imza bulunmadığı gibi teslime ilişkin başkaca bir belge de sunulmamıştır. Bu haliyle ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli olan yaklaşık ispat şartı gerçekleşmemiş olup, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz talep eden vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İhtiyati haciz talep eden tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İhtiyati haciz talep eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/04/2026