Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/767 E. 2026/924 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/767
Karar No
2026/924
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ

T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ

ESAS NO : 2026/767 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/924 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : DR. ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/04/2026 ESAS-KARAR NO : 2025/664 E -

TALEP KONUSU : İhtiyati tedbir KARAR TARİHİ : 23/06/2026 YAZILDIĞI TARİH : 23/06/2026

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili; müvekkili tarafından davalıya fatura karşılığı mal satılıp teslim edildiğini, davalı tarafça fatura bedelinin ödenmediğini, bunun üzerine başlatılan icra takibine davalı tarafça haksız olarak itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiş, bununla birlikte davalının mallarını kaçırabileceğini düşündüklerini belirterek ihtiyati tedbir talebinde bulunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece; HMK'nun 389 vd. maddeleri uyarınca, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, davalı şirketin mal varlığı dava konusu edilmediği gerekçesiyle davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili; davalı şirketin elindeki araçları ve kepçeleri çalıştığı yerlere devretmek ve elden çıkarmak üzere olduğuna ilişkin ciddi duyumlar aldıklarını, dosya kapsamı ve bilirkişi raporuna göre alacağın varlığının yaklaşık olarak ispatlanmış olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, talepleri doğrultusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık; somut olayda ihtiyati tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Talep; ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.f maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 23/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan... e-imzalıdır

Üye... e-imzalıdır

Üye... e-imzalıdır

Katip... e-imzalıdır

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/767, K. 2026/924, T. 23.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-767-e-2026-924-k-db656d534d3b