Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/716 E. 2026/2391 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/716
- Karar No
- 2026/2391
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2026/716
KARAR NO:2026/2391
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:(KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:10/12/2025
NUMARASI:2024/315 E - 2025/929 K
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
KARAR TARİHİ:17/09/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından Mobil telefon kurumsal abonelik hizmeti sağlandığını, davalı tarafından hizmet bedelinin ödenmediğini,müvekkili ile ... Şirketi arasında, mobil telefon kurumsal abonelik sözleşmesi imzalanmış olup, konu sözleşme uyarınca uyuşmazlığın karşı tarafı olan şirketin, müvekkili şirketten kurumsal mobil telefon hatları kullandığını, devamında imzalanan sözleşmelere istinaden, uyuşmazlığın karşı tarafı olan şirket, kullanılan kurumsal mobil telefon hatlardan kaynaklanan fatura borçlarını ödemediğini, imzalanan bu sözleşmelere istinaden, davalı kurumsal mobil telefon hatları kullanmış olup, borçlu şirket tarafından kurumsal telefon hattı kullanılmış olup, konu hatlardan kaynaklanan 45.280,34 TL asıl alacak tutarındaki fatura borcu ve cayma bedellerinin ödenmediğini, borçlu şirket tarafından belirtilen fatura borçlarının ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine T.C. Merkezi Takip Sistemi 2024/138416 sayılı icra dosyası ile icra takibi yapıldığını, ancak borçlu şirketin borca itiraz etmesi üzerine icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, tüm bu verilerle, davalının itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerektiğini belirterek davalının kullanımında olan kurumsal mobil telefon hatlarından kaynaklı olarak likit olan fatura alacağı için takip başlatıldığı açık olup haksız, hukuki mesnetten yoksun olarak ve kötü niyetle takibe itiraz eden davalının itirazının iptaline karar verilmesini ve ayrıca alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak taraflarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davada, davacının Merkezi Takip Sistemi 2024/138416 esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinde haksız ve hukuka aykırı bir biçimde müvekkili şirket aleyhinde haksız bir biçimde tahakkuk ettirdiği cayma bedeli ve iletişim ücretlerini talep ettiğini, davacının talep ettiği fatura bedellerinin tümüyle haksız ve kötü niyetli olup söz konusu faturalara konu borcun esasında müvekkili aleyhinde hiç oluşmadığını, bu nedenle davanın reddini ve davacı aleyhinde kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirketin, uzun yıllardır güvenlik sektöründe faaliyet gösterdiğini, faaliyetleri kapsamında müşterilerine hem alarm sistemi kurmakta hem de bu alarm sisteminin kesintisiz bir biçimde olası güvenlik risklerine karşı koruduğunu, bu korumayı da ülkemizde mevcut telekomünikasyon şirketlerinde sağlamış olduğu hatlar vasıtayla gerçekleştirdiğini, ... hat olarak adlandırılan hat türünün, makinelerin aracı bir insan faktörü olmaksızın iletişim halinde kalabilmesi olduğunu, en basite indirgenmiş hali ile nakit ödeme yetkisi verebilen ATM'ler olduğunu, ... herhangi bir talimat gelmesini beklemeye gerek duymadan makineler arasında kurulan iletişimle gerçekleşebilen tüm işlemleri kapsadığını, ses hatlarında ise abonelerin, ... sinyali alabildiklerinde abone olarak ses aramalarını ... şebekesi üzerinden yapabilmelerini sağlayan arama teknolojisi olduğunu, ...'den servis alan cihaz, sesli arama sırasında da ... şebekesinde kalmaya devam ettiğini, b kapsamda müvekkili şirketin Türkiye'nin çeşitli illerinde anılan hatlar vasıtasıyla hizmetini sürdürdüğünü, davacı şirketten alınan hizmetlerin müvekkilinin faaliyetleri için elzem nitelikte olduğunu, zira müvekkilinin güvenlik şirketi olması sebebiyle hizmetlerini kesintisiz bir şekilde sunması gerektiği aşikar olduğunu, bu kapsamda neredeyse 2016 yılından beri davacı şirketle çalışmakta olan müvekkilinin, müşterilerinin sayısı doğrultusunda dönem dönem yeni hatlar talep ettiği gibi müşterilerinin sayısı doğrultusunda bazı hatların iptalini istediğini, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi devam ederken, davacı şirket tarafından düzenlenen faturalar incelendiğinde, müvekkilinin yazılı talebi olmaksızın müvekkil hesabına çok sayıda yeni hat ilave edildiğini, söz konusu faturalandırmaların olağanın üstünde ve tamamıyla davacının herhangi bir resmi oran veya kayıt esas alınmazsın sözleşmeye aykırı bir biçimde fahiş oranlarda artırdığının görüldüğünü, zira davacı kurum ile müvekkilinin son olarak 24 aylık sabit fiyat anlaşması hususunda mutabık kaldığını ancak belirtildiği üzere davalı tarafından usulsüz bir biçimde yeni hatlar tanımlandığını ve yaklaşık aylık 3.000,00 TL ile başlayan ödemelerin neredeyse aylık 15.000,00 TL'ye kadar yükseldiğini, söz konusu süreç içerisinde durumun çok defa müşteri hizmetleri ile paylaşıldığını, çözüm arandığını, fakat mağduriyet giderilmediği gibi davacı şirket tarafından fahiş taleplerin sürdürüldüğünü, ancak herhangi bir indirim yapılmadığı gibi davacı tarafından yersiz ödemelerin talep edilmeye devam olunduğunu, yaklaşık 125 adet ilave hat müvekkili hesabına talep olmaksızın kaydedildiğini ve belirtildiği üzere müvekkiline teslim edilmemesine rağmen haksız bir şekilde faturalandırıldığını, davacı şirketle olan görüşmelerden sonuç alınamaması üzerine ...'ya şikâyet başvurusunda bulunulduğunu fakat taraflarına verilen cevapların hiçbirinin ne yaşanılan mağduriyetin sebebini açıklayamadığını ne de mağduriyeti gidermeye yönelik somut adım atılmadığını, davacı tarafından talep olmaksızın, kendiliğinden müvekkili şirket hesabına eklenen hatlara 2 GB limit tanımlandığını, bu durumun dahi davacının kötü niyetli hareket ettiğinin açık bir göstergesi olduğunu, davacı şirket ile yapılan kurumsal abonelik sözleşmesi uyarınca, tarafların hak ve yükümlülüklerinin düzenlendiği sözleşmenin dördüncü maddesinin birinci kısmında, ... tahsis edilen hattı en geç beş iş günü içerisinde teslim etmesi gerektiğinin belirtildiğini, fakat ... yazılan şikâyet dilekçesinde de toplam 125 adet hat hiçbir şekilde teslim edilmediği için haberleşmeye açılması da mümkün olmadığından bu hatların faturalandırılması tümüyle haksız ve hukuka aykırı bir biçimde yapıldığını, söz konusu hatların müvekkiline teslim edilmemesi ve aktif hale gelmemesi karşısında davacı ile yapılan görüşmelerde, faturalarda meydana gelen fahiş fiyat artışına ilişkin müvekkiline herhangi bir bilgi verilmediğini, duruma sadece ... tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen fiyat revizyonun sebep olduğu bilgisinin paylaşıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "... sunulan sözleşme/taahhütname ve ekindeki belgelerde adı-soyadı/imzası/kaşesi bulunduğu, sadece ... numaralı hatta davalı şirketin kaşe ve imzasının bulunmadığı diğer numaralar için tahakkuk eden fatura bedellerinden sorumlu olduğu, Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliği ile Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Tüketici Hakları Yönetmeliğinin ilgi maddeleri gereğince, taahhüt süresi boyunca aboneliğin devam ettirilmesi halinde indirimli tarifeden yararlanılabileceği, taahhüdün süresinden önce feshedilmesi halinde ise yararlanılan indirimlerin toplamı ile taahhüdün kalan kısmındaki indirimli tarife toplamından hangisi düşükse bu bedelin müşteriye cayma bedeli olarak tahakkuk ettirilebileceğinin hüküm altına alındığı, davalının imzası/kaşesinin bulunduğu sözleşme/taahhütname görülmeyen 1 numara hariç diğer numaralardan ve toplam 44.340,17 TL fatura bedelinden davalın sorumlu olacağından davanın kısmen kabulüne, asıl alacak sözleşmeden kaynaklanıyor olması sebebiyle likittir icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur" gerekçeleriyle
1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
2-Davalının T.C. Merkez Takip Sistemi 2024/138416 sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 44.340,17 TL asıl alacak üzerinden takip başlangıcında belirtilen şartlar altında aynen devamına,
3-Fazlaya dair taleplerin reddine,
4-Asıl alacak olan 44.340,17 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Karara karşı, davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; kararın eksik inceleme ile verildiğini, uyuşmazlığın esasının, “fatura düzenlenmiş olması” değil; söz konusu hatların fiilen teslim edilip edilmediği, aktif hale getirilip getirilmediği ve teknik olarak kullanılıp kullanılamadığı noktasında olduğunu, hatların kullanım logları, kapanış-açılış tarihleri, fesih beyanları ve ... veri geçmişinin irdelenmediğini, usulüne uygun bir biçimde faturalara itiraz edilmesi karşısında sadece faturaların mevcudiyeti alacağa karine olarak kabul edildiğini, feshin haklı olup olmadığı hususu teknik incelemenin ardından açığa çıkacağını, icra takibine konu edilen faturaların büyük kısmının cayma bedeli olarak düzenlendiğini, ancak bilirkişi tarafından bu husus göz ardı edildiğini, cayma bedeli ve fatura kalemlerinin ayrıştırılmadığını, hükmün denetime elverişli olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, GSM telefon aboneliği nedeniyle ödenmeyen fatura bedelinin tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkemesince taraf delilleri toplanarak, elektrik mühendisi bilirkişiden rapor alınmış ve bu rapor hükme esas alınmıştır.Uyuşmazlığın çözümünün, özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği ve konusunda uzman bilirkişinin görüşünün alınmasının gerekli olduğu açıktır.Somut olayda, mahkemece; görüşüne başvurulan bilirkişi elektrik mühendisi olup, telefon aboneliği-GSM ile ilgili uzmanlığının bulunduğu hususunda dosya içerisinde bir bilgiye de rastlanılamamıştır.Ayrıca davalının rapora itirazları değerlendirilmemiştir.Buna itibarla, dosyanın ayrıca GSM uzman bilirkişiye tevdii ile abonelik sözleşmesi kapsamında davacının talep edebileceği bedelin varsa hesaplanması gerektiğinden, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile karar HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılarak, yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine,Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.17/09/2026