Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/707 E. 2026/855 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/707
- Karar No
- 2026/855
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2026/707 Esas
KARAR NO:2026/855
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:KÜÇÜKÇEKMECE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:03/03/2026
NUMARASI:2025/443 Esas, 2026/111 Karar
DAVA:Tazminat (... Poliçesi Kaynaklı)
KARAR TARİHİ:11/06/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde müvekkili lehine ... Poliçesi düzenlendiğini, iş yerinde makinede oluşan yangın sebebiyle makinenin zarar gördüğünü, poliçede yangın teminatı bulunduğunu, davalı sigorta şirketince hasarın parça bazlı değerlendirilerek ele alındığını, yangının makine üzerindeki sirayeti ile bütünsel tahribat etkisinin incelenmediğini, davalı tarafça hatalı değerlendirme yapılarak tazminat taleplerinin reddedildiğini belirterek HMK 107. Madde gereğince iş yerinde meydana gelen yangından ve bu yangın sebebiyle tüm sistemin zarar görmesinden kaynaklı şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın hasar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının aynı hasar nedeniyle daha önce açtığı davada Bakırköy 1. ATM 2024/1118 E. 2025/1187 K. ve 04.11.2025 tarihli ilamı ile davanın reddine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, dolayısıyla davanın kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, meydana gelen kalıp hasarının makine kırılması sigortası genel şartları gereğince teminat dışında kaldığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla poliçede muafiyet bulunduğunu, hasar bedelinin ispatlanması gerektiğini, talep edilen hasar bedelinin fahiş olduğunu, hasarın iddia edildiği gibi gerçekleştiğini ve teminat kapsamında kaldığını davacının ispatlaması gerektiğini, müvekkilinin usulüne uygun başvuru tarihinden itibaren faizden sorumlu tutulabileceğini, hükmedilecek faizin yasal faiz olacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/1118 esas sayılı dosyasının incelenmesinde, taraflarının aynı olduğu, sözü edilen dava dosyasında 05/09/2025 tarihli bilirkişi raporuna dayalı olarak 09/12/2023 tarihinde dava konusu makinede meydana gelen hasarın teminat kapsamı dışında olması sebebi ile davanın reddine karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği, her ne kadar söz konusu dava dosyasında davacı tarafından üretimde kullanılan makinenin motor hasarına, eldeki davada ise yangın hasarına dayalı olarak tazminat talebinde bulunulduğu, hasara konu olan makinenin ve olayın, hasar tarihinin, hasar bildiriminin ve hasar dosyasının aynı olduğu, kaldı ki davacı vekilinin söz konusu dosyadan tanzim olunan bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, ilgili hasarın yangın teminatı kapsamında olduğunu iddia ettiği ve bu itirazının "iş yerinde yangın çıktığı ve yangın nedeniyle ilgili makinenin hasar gördüğüne dair ne dava dilekçesinde ne sigortaya başvurusunda hiçbir aşamada bahsedilmediği, ilgili yangına dair bir yangın raporunun sunulmadığı, davacı tarafından öne sürülen yangın iddiasının ilgili parçanın kullanılması sebebiyle yanmasından kaynaklı olduğu, bunun da yangın teminatı kapsamında kabul edilemeyeceği, davacının iş yerinde çıkan yangın nedeniyle ilgili hasarın oluşmadığı" şeklinde dosya kapsamı dikkate alınarak gerekçede değerlendirildiği, sözü edilen dava dosyası ile davanın reddine karar verildikten sonra huzurda açılan davada iddia ve olayların ileri sürülüş biçimleri dikkate alındığında, her iki davanın aynı olduğu, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/1118 esas sayılı dosyası ile açılan dava derdest iken huzurdaki dava ile aynı konu hakkında talepte bulunduğu gerekçesiyle davanın 6100 sayılı HMK.'nın 114/1-ı maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; derdest olduğu iddia edilen dosyada poliçedeki makine kırılması klozuna dayandıklarını, ancak bu davada poliçedeki yangın klozuna dayandıklarını, dolayısıyla davanın sebebinin ve konusunun farklı olduğunu, mahkemece hatalı değerlendirme ile ve eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, iş yeri poliçesine dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmiş olup karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İstinafa konu uyuşmazlık; aynı poliçeye dayalı farklı teminat klozuna dayalı olarak açılan huzurdaki davada derdestlik şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.“Davanın devam ettiği süre” kavramı, davanın açıldığı tarihten sonuçlandığı tarihe kadar olan zaman kesitini ifade eder. Türk Medenî Usul Hukukunda davanın hangi tarihte açıldığına ilişkin hukukî düzenleme, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 178’nci maddesinde yer almaktadır. Bu hükme göre, dava, dava dilekçesinin mahkeme esas defterine kaydedildiği tarihte açılmış sayılır. Bilgisayar sistemine geçen hukuk ve ticaret mahkemelerinde; dava dilekçesinin Tevzi Bürosu bilgisayarına kayıt tarihi, davanın açıldığı tarihtir (Hukuk ve Ticaret Mahkemesi Yazı İşleri Yönetmeliği, m. 18/A,II). Davanın açıldığı tarihin belirlenmesinde somut olayın özelliğine göre ayrıca 6.2.1984 tarih ve 7/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının da dikkate alınması gerekir. “Davanın devam ettiği süre” kavramında önemli bir husus da davanın sona erme tarihidir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu bağlamında, bir dava, ilke olarak, dava dilekçesi ile açılır ve mahkemece hakkında verilmiş olan kararın şeklî anlamda kesinleşmesi ile birlikte son bulur; bu zaman kesiti içerisinde hukuken derdest sayılır (Tanrıver, S.: Medenî Usul Hukukunda Derdestlik İtirazı, Ankara 2007, s.55.). Mahkeme kararının şeklî anlamda kesinliğinden, o karara karşı artık olağan kanun yollarına başvurulamayacağı (temyiz, karar düzeltme) anlaşılır. Örneğin temyizi kabil olan kararlar kanun yoluna başvurma süresinin geçmesi ile şekli anlamda kesinleşir. (Y. 19. HD. 29.05.2008 tarihli 2008/4856 E. 2008/5959 K. Sayılı ilamı)Bir davanın derdest kabul edilebilmesi için, şu üç koşulun birlikte bulunması gerekir. Bunlar, aynı davanın iki kere açılmış olması, birinci davanın görülmekte olması ve birinci dava ile ikinci davanın aynı olmasıdır. Birinci dava ile ikinci davanın aynı olmasından kasıt ise; davanın taraflarının, konusunun (müddeabihin) ve sebebinin (davanın dayanağını oluşturan vakıaların) aynı olmasıdır. 6100 sayılı HMK'nın 114/1-i maddesi uyarınca, aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması, dava şartı olup, dava şartlarının aynı Kanun'un 115/2. maddesine göre hakim tarafından davanın her aşamasında varlığı veya yokluğunun re'sen gözetilmesi gerekmektedir. HMK'nın 303/1. maddesinde "Bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir" hükmüne yer verilmiştir. Bu açıklamalar ışığında, davalının derdestlik iddiasında bulunduğu dosyanın uyap üzerinden incelenmesinde kararın henüz kesinleşmediği, o dosya ile bu dosyanın taraflarının aynı olduğu, ancak dava sebepleri ile konularının farklı olduğu anlaşılmıştır. Şöyle ki, derdestlik itirazında bulunan dosyada poliçedeki makine kırılması klozuna dayanılmış iken bu dosyada yangın klozuna dayanılarak dava açılmıştır.O halde, somut olayda derdestlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır.Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkeme kararı usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/443 Esas, 2026/111 Karar sayılı ve 03/03/2026 tarihli kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılamak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,
4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı davacı tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
5-Davacı tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.11/06/2026