İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/281 E. 2026/631 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/281
- Karar No
- 2026/631
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/281 Esas KARAR NO : 2026/631
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/04/2026 KARAR TARİHİ : 08/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında alt yüklenici sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin sözleşmede alt yüklenici olarak yer aldığını, sözleşme ile müvekkilinin ana işverenlere (..., ... Mobil,..., ...) ait sahalar bakımından yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni alınmasına ilişkin hizmetleri yerine getirmeyi, davalının ise sözleşme bedellerini ödemeyi üstlendiğini, müvekkilinin sözleşme kapsamında üstlendiği edimlerini ifa ettiğini ve etmeye devam ettiğini, ifa edilen işler karşılığında fatura düzenlendiğini ancak davalı tarafın muaccel hale gelen alacakları ödemediğini, ayrıca taraflar arasında 13/04/2021 tarihli Ek Protokol de akdedildiğini, bu protokolde tenzilat oranlarının bazı ana işverenler bakımından revize edildiğini, geçmiş dönem işlerin hak ediş bedelleri için davalı tarafından 200.000,00-TL olmak üzere fatura yansıtılacağının düzenlendiğini, müvekkili şirket tarafından sözleşme ve ek protokol kapsamında ifa edilen hizmetlerin karşılığı olan bedellerin ödenmemesi üzerine cari hesap alacağı tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının takipte asıl alacağa, faize, ferilerine ve yetkiye itiraz ettiğini, davalının borca itiraz ettiğini fakat borcunun bulunmadığını ortaya koyan herhangi bir ödeme dekontu, mahsup-ibraname, iade faturası, sözleşmesel kabul yapılmadığına dair ihtar-itiraz, sözleşmenin feshi veya hizmetin ayıplı-eksik ifası gibi bir iddiayı somutlaştıran delil sunmadığını, bu nedenlerle davanın kabulü ile icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşme gereğince yetkili mahkemenin Ankara Mahkemeleri olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmesel ilişki devam ederken davacı tarafından iş bu davaya konu İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, ne var ki davacı tarafın takip öncesinde müvekkili şirkete herhangi bir yazılı, sözlü yahut ihtarname yoluyla talepte bulunmadığını, müvekkili şirketin davacının haksız ve dayanaksız taleplerinden ancak kendisine tebliğ edilen ödeme emri ile haberdar olduğunu, müvekkili şirket tarafından yapılan incelemeler ve değerlendirmeler neticesinde davacının sözleşmesel yükümlülükleri kapsamında yerine getirmesi gereken iş ve işlemleri ifa etmediğinin, süresi içerisinde tamamlaması gereken işleri tamamlamadığının, işi yavaşlattığının ve hatta işi fiilen terk ettiğinin anlaşıldığını, bununla birlikte işin bırakıldığı yahut sözleşmenin feshedildiğine ilişkin olarak müvekkili şirkete usulüne uygun şekilde yapılmış bir bildirim de bulunmadığını, davacının sözleşmeye ve hukuka aykırı bu eylemleri nedeniyle müvekkili şirketin ciddi şekilde zarara uğradığını, ticari faaliyetlerinde aksama meydana geldiğini ve ticari itibarının zedelendiğini, müvekkilinin söz konusu işlerin tamamlanması için üçüncü bir firmaya daha yüksek bedellere işi yaptırmak zorunda kaldığını, davacı tarafın sözleşme konusu hizmeti yerine getirmediğinden sözleşmeyle belirlenen cezai şartları ödemekle yükümlü olduğu gibi müvekkili şirketin uğradığı zararların tazmininden de sorumlu olduğunu, davacı tarafından yerine getirildiği iddia edilen işlerin hiçbirine müvekkili şirket tarafından kabul işlemi gerçekleştirilmediğini, bu nedenlerle davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Dava, ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle başlatılan takibe karşı yapılan itirazın reddi ile takibin devamına karar verilmesi istemine ilişkindir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Dava Şartları başlıklı 114/(1)-ç maddesine göre, yetkinin kesin olduğu hallerde, mahkemenin yetkili olması dava şartlarındandır, aynı Kanunun 115. maddesine göre de mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır, mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, taraflar arasında 01/10/2022 tarihinde akdedilen Yapı Ruhsatı ve Yapı Kullanma İzni Alım İşi Altyüklenici Sözleşmesi'nin yetkiye ilişkin 20.12 maddesinde açıkça "Taraflar, Sözleşme'den kaynaklanacak olan her türlü uyuşmazlığın çözümünde ANKARA Mahkemelerinin ve İcra Dairelerinin münhasır yetkisini işbu Sözleşme ile kabul ederler." hükmü bulunduğu, davalı tarafça süresinde ibraz edilen cevap ve ikinci cevap dilekçelerindeki sözleşmesel yetki şartına dayalı yetki itirazının yerinde olduğu görülmekle, mahkememizin yetkisiz olduğu, yetkili Mahkemenin Ankara Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu, davanın usulden reddi gerektiği anlaşılmış, buna göre aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere; 1-Sözleşmeden kaynaklanan yetki nedeniyle davaya bakma mahkememizin yetki alanı dışında kaldığından mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, 2-Yetkili Mahkemenin, sözleşmede belirlenmiş olan ANKARA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ olduğuna, 3-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde talep halinde dava dosyasının yetkili Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, 4-HMK 331/2 maddesi uyarınca davaya başka bir mahkemede devam olunacağından yargılama giderleri ile ilgili bu aşamada karar verilmesine yer olmadığına, 5-Başka mahkemede davanın devam edilmesi söz konusu olmadığında ve talep durumunda dava hakkında açılmamış sayılma kararı verilerek davacının yargılama giderlerine mahkûm edileceğinin davacıya ihtarına, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere oybirliği ile karar verildi.08/07/2026
Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır
Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır.“5070 sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.”