Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/697 E. 2026/983 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/697
- Karar No
- 2026/983
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2026/697 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/983
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/03/2026 ESAS-KARAR NO : 2026/254 E -
TALEP KONUSU : İHTİYATİ TEDBİR KARAR TARİHİ : 30/06/2026 YAZILDIĞI TARİH : 16/07/2026
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili; davalı ... tarafından, müvekkili şirket aleyhine Ankara 1. Genel İcra Dairesi’nin 2025/85713 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirket tarafından ödeme emrinin tebliği üzerine yasal 5 günlük süre içinde Ankara 16. İcra Hukuk Mahkemesi' nin 2026/76 Esas sayılı dosyasında imzaya itiraz ve borca itiraz yoluna başvurduğunu, İcra Hukuk Mahkemesi dosyasında tedbir kararı verildiğini, teminatın yatırıldığını ve takibin durdurulduğunu, müvekkili şirketin çekten bankanın rutin araması ile vade günü sabahı haberdar olduğunu, bankaya bildirimde bulunularak derhal savcılığa başvurulduğunu, şirket içi çek düzenleme usulünün sabit olduğunu, ...'ın 2025 yılı Eylül ayında işten ayrıldığını, müvekkili şirketin aynı koçandaki olağan çek kullanım bandının yaklaşık 1.000.000 TL - 2.000.000 TL aralığında olduğunu, dava konusu çek üzerine 15.000.000,00 TL gibi afaki, şirketin olağan ödeme pratiğiyle bağdaşmayan ve hayatın olağan akışına açıkça aykırı bir bedel yazıldığını, müvekkili şirket ile davalı ... arasında hiçbir ticari ilişkinin de olmadığını, çekin rıza dışı elden çıktığını belirterek öncelikle teminatsız olarak, mahkeme aksi kanaatte ise mevcut yatırılmış 1.899.284,00 TL teminat da dikkate alınarak, icra veznesine girecek paranın davalıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ Mahkemece; Ankara 16. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2026/76 Esas sayılı davasında 30.01.2026 tarihli tensip tutanağı ile dava konusu Ankara 1. Genel İcra Dairesi'nin 2025/85718 Esas sayılı takibinin durdurulmasına karar verilmiş olmakla, icra veznesine girecek para bulunmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati tedbir talep eden vekili; Ankara 16. İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde imzaya ve borca itiraz edildiğini, 30/01/2026 tarihli ara karar gereğince müvekkil şirket tarafından 04/02/2026 tarihinde 1.899.284,00 TL teminat icra veznesine yatırıldığını; Ankara 1. Genel İcra Dairesi’nce 05/02/2026 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, öte yandan Kahramankazan Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2025/5153 Soruşturma sayılı dosyası kapsamında soruşturma yürütüldüğünü, çek aslının savcılıkta olduğunu, kabul etmemekle birlikte, imzanın müvekkil şirket yetkilisine aidiyeti yönünde rapor düzenlenmesi ihtimali olduğunu, icra dosyası kapsamında talebin daraltılabileceğini bu sebeple icra dosyasına yatırılmış 1.899.284,00TL teminatın alacaklıya ödenme riski bulunduğunu müvekkil aleyhine telafisi güç zarar tehlikesi olduğunu menfi tespit davasında; “takibi durdurma” değil, doğrudan icra dosyasında mevcut teminatın ve icra veznesine girecek paraların alacaklıya ödenmemesi mahiyetinde ihtiyati tedbir talep edildiğini mahkemece hatalı değerlendirme yapılarak ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiğini, ileri sürülen ve res'en dikkate alınacak sebeplere istinaden istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Talep; ihtiyati tedbir istemine ilişkin olup, mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355.madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ihtiyati tedbir talep edenin şartları oluştuğunda yeniden ihtiyati tedbir talebinde bulunulabileceği hususu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.f maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 30/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan... e-imzalıdır
Üye... e-imzalıdır
Üye... e-imzalıdır
Katip... e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."