Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/688 E. 2026/1004 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/688
Karar No
2026/1004
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2026/688

KARAR NO: 2026/1004

İNCELENEN ARA KARARIN

MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 09/03/2026 (Ara Karar)

NUMARASI: 2026/237 E.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/06/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ... A.Ş.'nin keşideci olduğu ...A.Ş, ... Şubesi, ... ... IBAN numaralı, ...çek seri numaralı, 25.01.2026 Tr. ve 150.000,00-TL (yüzellibinTürk Lirası) bedelli çek nedeniyle; gerekirse takdir olunacak teminat karşılığında İİK 72 madde 2. fıkra vd. uyarınca ihtiyati tedbir yoluyla müvekkil aleyhine icra takibinin durdurulmasını, dava konusu çekin ödenmesinin menine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesinin 09/03/2026 tarihli 2026/237 E. Sayılı Ara Kararı ile; Takibin durdurulmasına ve ödeme yasağı konulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

-Davacı müvekkili ... A.Ş. yaklaşık 50 yıldır ipek, keten ve tekstil sanayisinde faaliyet gösteren .../....'de fabrikası bulunan, çok sayıda kişiyi istihdam eden saygın bir kuruluş olduğunu, ticari ilişkide bulunduğu lehtar- dava dışı .... A.Ş.'ne dava konusu 150.000 TL'lik çek tanzim ve imza ettiğini, çekin lehtar ...'ya ulaşmadan kaybolduğunu, aleyhe icra takibinden önce huzurdaki menfi tespit davası açılmış, birlikte aleyhimize icra takibi yapılmamasına, durdurulması yönünde İİK md. 72/2 vd. hükümler dairesinde teminat karşılığında ihtiyati tedbir talep edildiğini, soyut bir gerekçe ile tedbir taleplerinin reddinin doğru olmadığını, dava konusu çek tedbir verilmediğinden dolayı taraflarından davalılara ödenirse, bu defa imzası taklit edilen - dava dışı - çeki adına tanzim ettikleri lehtar ... A.Ş'ne taraflarınca tekrar ödenmek zorunda kalınacağını,

-Dava konusu çekin çalındığını, davalıların eline geçtiğini, davalıların kötü niyeti olduklarına ilişkin yaklaşık ispat kuralı arandığını, çekin çalınması, lehtar ...'nın imzasının taklit edilerek sahtecilik yapılması bir şekilde çeke ciro silsilesinin sağlanması kötü niyetli olduğunu, sahtecilik yapılarak imzası taklit edilen dava dışı ... dışındaki ilk ciranta olan davalı... A.Ş.'nin ortada olmaması, tek sahibi tek imza yetkilisi ... adlı kişinin ve davalı şirketi olan .... A.Ş.'nin hakkında çok sayıda başvuru ve davalar olması(UYAP kaydı üzerinden teminini talep olunur), diğer cirantaların hepsinin Çanakkale İli, Barbaros Mahallesinde bulunması(Yani aynı şehir aynı mahallede oturuyor, bir birlerini yakın tanıyorlar), bir cirantanın ...'ın önce bankaya çek ibrazında isminin açıkça yazılı olduğu halde sonradan isminin üzerinin çizilmesi ve sonra ...ve Nermin Akyel isimli davalıların eklenerek ciranta yaptırılması, dava dışı lehtar ...'nın imzasının taklit edilerek çeke geçerlilik sağlanması(bunu yapanlar çekte imzası olan cirantalar), dava dışı- lehtar ... savcılığa resmi evrakta sahtecilikten şikayete başvurması(İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı 2026/28708 soruşturma) ve aynı zamanda İst. Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/101 D. İş. Sayılı dosyası üzerinden ihtiyati tedbir kararı alması, ile yaklaşık ispat sağlandığını,

-yapılan sahteciliğin cirantalar arasında olmadığını, çek adına düzenlenen lehtar adına olduğunu, lehtarın cirosu olmasa çek niteliğini kaybedeceğini, Müvekkilinin dava dışı .... A.Ş. ile ticari ilişkide olup, cari hesap ekstresinden anlaşılacağı üzere ticari ilişkisi mevcut olduğunu, Müvekkili ... A.Ş.'nin keşidecisi ve ticari ilişkide olduğu dava dışı ...A.Ş.'nin lehtarı olduğu-emrine düzenlenmiş; ...A.Ş, ... Şubesi, ... ... IBAN numaralı, ...çek seri numaralı, 25.01.2026 Tr. ve 150.000,00 TL( yüzellibinTürk Lirası) bedelli çek, emrine düzenlenen-lehtar ...A.Ş.'ye ulaştırılamadan, 05.11.2025 tarihinde müvekkili şirketin ... Mah. ...-... .... No:....adresindeki işyerinde ofis içerisinde ya da yolda bir şekilde kaybolduğunu, çek bulunamadığından 05.11.2025 tarihinde, ... Jandarma Krk. Komutanlığı'na şikayete bulunulduğunu, emrine yazılan-lehtar dava dışı ...A.Ş.'ye de mail ile bildirildiğini, emrine yazılan-lehtar dava dışı ...A.Ş. tarafından duruma cevap olarak dava konusu 25.01.2026 tr.li 150.000,00 TL'lik çekin kendisine ulaşmadığını ve teslim almadıklarına dair yazılı belge sunduğunu, çekin keşide edildiği muhatap ...A.Ş, ... Şubesine 05.11.2025 tr.li yazı ile bildirilmiş ve ödemeden men edilmesi ve gerekli önlemlerin alınması için talepte bulunulduğunu, ...A.Ş tarafından verilen cevabi yazıda, çek ibrazı halinde gerekli yasal şartları taşıması halinde ödeme yapılacağı yazıldığını, ilk olarak 1 ve 2 nolu davalı... A.Ş. ve ... anılan çekin tahsili için takas talebiyle bankaya başvuru yaptığını, başta ibraz için başvuran davalı- cirantalardan ... ismini üzeri çizilmiş ama imzası durduğunu, ilaveten 3- ve 4 no.lu davalılar ciranta olarak eklendiğini, davalı ciranta ...çekin arkasına T.C kimlik numarasını yazarken bir numara eksik yazdığını, usulsüzlüğün diğer bir göstergesi olduğunu, davalı cirantalar adına düzenlenen lehtar imzasının sahteliği sebebiyle iyiniyetli hamil sıfatına haiz olmadığını, savcılığa suç duyurusunda bulunulmuş olup ... Cumhuriyet Başsavcılığı 2026/656 soruşturma numaralı dosya devam ettiğini, çek zayii sebebiyle çekin iptali için İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/86 E. sayılı dosya ile dava yoluna başvurduk ama "davacının çek keşidecisi olması dolayısıyla zayii sebebiyle çek iptali davası açamayacağı" gerekçesi ile reddedildiğini, imzası taklit edilen dava dışı lehtar ...A.Ş. tarafından da huzurdaki davada davalı olan ilgililer hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı 2026/28708 soruşturma no.su ile resmi evrakta sahtecilikten suç duyurusunda bulunulmuş olup soruşturma devam ettiğini, lehtar ...A.Ş. tarafından da menfi tespit davası açılacağı öğrenilmiştir. Bu aşamada lehtar ... firması da İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/101 D.İş - 2026/111 K. sayılı dosya ile imzası taklit edildiğinden bahisle tedbir kararı aldığını, istenen tedbir zayi nedeniyle ödeme yasağı talebi olmadığını, İİK md. 72/2 uyarınca muhatapları belli menfi tespit davasına bağlı tedbir talebi olduğunu, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dava, icra takibinden önce bonoda lehtarın imzasının inkarına dayalı ve sahtecilik iddiasına dayalı açılan menfi tespit ve istirdat istemlerine ilişkindir.

İİK 'nın 72/2 maddesi hükmüne göre "İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme talep üzerine alacağın % 15 'inden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat karşılığında icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir."

İİK 'nın 72/3 maddesi hükmüne göre "İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir"

Menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir koşulları değerlendirilirken İİK 72 maddesi yanında, HMK 389 vd. maddelerinin de gözönünde bulundurulması gerekir. HMK'nın 389. m.; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. "düzenlemesini, aynı yasanın 390/3 maddesi; 'Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.

Somut olayda davacılar tarafından tedbir isteminde bulunulmuş olduğu, davacının çekte keşideci olduğu, lehtarın imzasının sahteliğine dayanılarak tedbirin istendiği, çekteki ciro silsilesinde görünürde kopukluk bulunmadığı, çekte ciranta olarak yer alan cirantaların arasında dolandırıcılık olduğu, soruşturmanın devam ettiği, geçerli ciro zinciri olmadığı için takip alacaklısının yetkili hamil olmadığı ileri sürmüş iseler de, ciro silsilesinin görünüşte düzgün olduğu, imzaların istiklali prensibi ve soruşturma dosyalarının bu aşamada yeterli delil olarak değerlendirilemeyeceği, yaklaşık ispatın gerçekleşmediği, davalının kötü niyetli olduğuna dair delil de bulunmadığı anlaşılmakla mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi yerindedir.

Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde Tedbir talep edenler vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ../03/2026 tarih ve 2026/.... E. Sayılı ara kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 11/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/688, K. 2026/1004, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-688-e-2026-1004-k-1eefeff83a19