Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/686 E. 2026/2269 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/686
Karar No
2026/2269
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO:2026/686

KARAR NO:2026/2269

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:(KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:11/12/2025

NUMARASI:2024/132 E - 2025/907 K

DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit

KARAR TARİHİ:10/09/2026

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, ... Sancaktepe/İSTANBUL adresinde bulunan ... numaralı elektrik sayacına, haksız ve hukuka aykırı olarak kaçak elektrik kullanıldığından bahisle, kaçak elektrik tutanağı neticesinde 1.084.784,09 TL ceza tahakkuk ettirildiğini, cezanın İstanbul Anadolu 12.İcra Dairesi ... sayılı dosyasından icra takibine konu edildiğini, söz konusu tutanağın herhangi bir tahkikat yapılmadan ve müvekkili şirket yetkilisinin savunması alınmadan tanzim edildiğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından davalı tarafa 04.10.2023 tarihinde itiraz edildiğini, fakat davalı tarafından herhangi bir işlem yapılmadığı gibi herhangi bir şekilde cevapta verilmediğini, bunun üzerine yapılan itiraz başvurusunun akıbetinin sorulduğunu ve cevap yazısı tebliğ edilerek red kararı verildiğini, söz konusu işlemin usul ve yasaya aykırı olduğunun tespitini talep etme zorunluluklarının doğduğunu, müvekkiline ait ... numaralı sözleşme hesabı ile aboneliğinin mevcut olduğunu, bu aboneliğe aboneliğe ait faturaların ise aylık olarak yapıldığını ve ödendiğini, müvekkiline ait şirkete gönderilmiş olan faturadaki bedel olan 1.084.784,09 TL gerçek bir bedel olmadığını, davalı tarafın haksız ve hukuka aykırı olarak işbu bedeli icra tehdidi altında müvekkiline ödettirmeye çalışıldığını, müvekkilinin geçmiş dönemlerde ödemiş olduğu fatura bedelleri de incelendiğinde yansıtılan bu kaçak kullanım bedelinin ne denli afaki olduğu ve müvekkilinin mahvına sebebiyet vermek amacıyla düzenlendiğinin açıkça görüleceğini, müvekkilinin yıllardır söz konusu adreste faaliyet gösterdiğini ve şirket hakkında bugüne kadar adli ve idari makamlarca herhangi bir usulsüz işlem nedeniyle işlem yapılmadığını, davalı personellerince öncelikle elektrik sayacının kontrol edilmesinin, elektrik sayacında bir sorun olup olmadığı hususunun incelenmesi gerektiğini, fakat davalı personellerince sayaç kontrol edilmeden ve gerekli araştırma yapılmadan kaçak elektrik kullanıldığından bahisle tutanak tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek işbu nedenle İstanbul Anadolu 12.İcra Dairesi .... sayılı dosyasının yargılama sonuna kadar tedbiren durdurulmasını, icra takibine konu borç yönünden davalıya borçlu bulunmadığının tespitine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Müvekkili şirketin ilgili ekipleri tarafından 12/07/2023 tarihinde kullanım yerinde yapılan kontrolde ölçü devresinde müdahale ederek tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle elektrik enerjisi kullanıldığı tespit edilerek davacı aleyhine ... seri numaralı Kaçak/usulsüz Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağı düzenlendiğini ve bu tutanaktaki tespitler dikkate alınarak tüketilen elektrik enerjisine karşılık olarak 1.084.781,09 TL miktarlı kaçak elektrik tahakkuk hesabı yapılarak faturalandırıldığını, dava konusu alacağın talebe rağmen ödenmemesi nedeni ile davacı hakkında İstanbul Anadolu 12.İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası ile icra takibinde bulunulduğunu, süresinde itiraz dilekçesi verilmemesi nedeniyle takibin kesinleştiğini, davacının kaçak elektrik kullandığını belirterek, açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; " Denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi heyet raporunda dava konusu elektrik tüketiminin EPTHY’nin 42. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi kapsamında kaçak elektrik enerjisi tüketimi niteliğinde olduğu tespit edilmiş olup, kaçak elektrik kullanım bedelinin takip miktarındaki bedel kadar olmadığı,kaçak ve ek tüketime ilişkin tahakkuk bedelinin 113.919,11 TL olduğu, söz konusu tahakkuka son ödeme tarihi 28.07.2023 tarihinden takip tarihine kadar işlemiş olan gecikme zammının ise 4.556,76 TL olarak hesap edildiği, davacının kaçak elektrik kullanımı sebebiyle davalı kuruma tahakkuk bedeli ile gecikme zammı toplamı 118.475,87 TL'yle sınırlı olacak şekilde sorumlu olduğu, yalnızca bu tutar yönünden sınırlı olmak üzere davacı şirketin davalı kuruma borçlu olduğu, tespit edilen tüketim bedeli dışında kalan 970.861,98 TL asıl alacak, 31.602,60 TL işlemiş faiz yönünden davacının davalıya borçlu olmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçeleriyle

Davanın KISMEN KABULÜ ile;

1-Davacının Anadolu 12. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında 970.861,98 TL asıl alacak, 31.602,60 TL işlemiş faiz miktarı yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir. Karara karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak;kök raporda yer alan tespitlere uyulmaksızın karar verildiğini, davalı şirket tarafından dosyaya sunulan fotoğraflardan da kaçak kullanım şeklinin nasıl olduğu anlaşılmadığının belirtilmiş olduğunu, zararın savcılık aşamasında giderilmiş olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; kaçak elektrik tutanakları, düzenlendiği tarih itibariyle maddi olgulara ilişkin tespitler içermekte olup, aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğunu,ispat yükünün, tutanağın aksini iddia eden tarafa ait olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporu denetime elverişli olmadığını, bilirkişi heyetinin yaptığı tüketim hesabının hatalı olduğunu, kaçak elektrik tüketim miktarı yönünden müvekkili şirketin tüketim yerinin akaryakıt istasyonu olması nedeniyle kurulu güç ve 24 saat çalışma süresini dikkate alarak hesaplama yaptığını, bilirkişi heyetinin ise önceliği, kaçak başlangıç tarihinden önceki aynı dönem (ihtilafsız dönem) tüketim ortalamalarını esas alarak hesaplama yapmış olduğunu, davaya konu olan tutanak muhatabının, 10.04.2020 tarihinde tüketim noktasına abonelik yapmış olmakla birlikte, işletmenin faaliyet kolu değişmemiş olup, ihtiyacı olan enerji miktarının da değişmeyeceğini, dolayısıyla, tüketim ekstresi incelendiğinde, kaçak kullanımda bulunan kullanıcının ihtilafsız aynı dönem tüketim değerlerinin mevcut olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Dava, kaçak tahakkukuna karşı menfi tespit talebine ilişkindir.Mahkemesince taraf delilleri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişiler raporlarında özetle;" Davaya konu kaçak elektrik tespit tutanağının... adına 12.07.2023 tarihinde... seri numarasıyla ... adresinde tutularak, iki kurum çalışanı tarafından imza altına alındığı, ilgili mahalde .. seri numaralı sayacın bulunduğu, davaya konu tutanakta kaçak/usulsüz elektriğin kullanım şeklinin 'müdahale ederek tüketimi doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle elektrik enerjisi tüketildiği tespit edilmiştir şeklinde tarif edildiği, yapılan inceleme sonucunda söz konusu tüketimin EPTHY 42. maddesinin 1. fıkrası c bendi uyarınca kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak değerlendirilmesi gerektiği, ilgili mahaldeki hesaplamada, sözleşmesiz kullanım mevcut olduğu için tüketici tarifesi esas alınarak ve mükerrer tutanak tutulduğu için EPTHY 46. maddesi 2. fıkra uyarınca, kaçak elektrik tüketim katsayısı 1,5 kat sayısı esas alınarak yapılan hesaplamada;kaçak ve ek tüketim tahakkuk bedeli olarak 113.919,11 TL, söz konusu tahakkuka son ödeme tariri 28.07.2023 ile takip tarihi 06.09.2023 tarihleri arası 40 günde işlemiş olan gecikme zammı 4.556,76TL, tahakkuk bedeli ile gecikme zammı genel toplamı olan 118.475,87 TL bedelin davacı şirket tarafından davalı kuruma ödenmesi gerektiği " şeklinde görüş bildirmişlerdir.Bilirkişiler ek raporlarında özetle; "... söz konusu tahakkuka son ödeme tarihi olan 28.07.2023 ila takip tarihi olan 06.09.2023 tarihleri arası 40 günde işlemiş olan gecikme zammı ise 4.556,76 TL, tahakkuk bedeli ile gecikme zammı genel toplamı ise 118.475,87 TL olduğu" yönünde görüş bildirmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar.Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.).Buna göre, raporun yönetmelik hükümlerine atfen ve denetlenebilir nitelikte olması nedeniyle hükme esas alınmasının yerinde olduğu, kaçak tespit tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, ispat yükünün alacak talebinde bulunan dağıtım şirketi üzerinde olduğu, dağıtım şirketinin tespit ve hesaplamasının doğru bulgu ve belgeye dayandırması gerektiği, ihtilafsız dönemde işletmenin faaliyet kolunun aynı olduğu,heyetteki bilirkişilerden ... tarafından yapılan açıklamanın kaçak kullanım olmadığı şeklinde değerlendirilemeyeceği kaçak kullanımın sabit olduğu anlaşılmakla mahkemesince bilirkişi raporundaki hesaplamaya göre yazılı şekilde karar verilmesi isabetlidir.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre,tarafların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.

K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının ve davalının istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine,Davacıdan alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,Davalıdan alınması gereken 68.478,36 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 17.119,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 51.358,61 TL'nin bu taraftan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 361.madde uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 10/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/686, K. 2026/2269, T. 10.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-686-e-2026-2269-k-81927d6ab340