Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/677 E. 2026/997 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/677
- Karar No
- 2026/997
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2026/677 Esas
KARAR NO:2026/997
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:17/02/2026
NUMARASI:2025/700 Esas , 2026/139 Karar
DAVANIN KONUSU:İstirdat
KARAR TARİHİ:18/06/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalının müvekkili aleyhine İstanbul 36.İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyası ile icra takibi başlattığını, müvekkilinin cebri icra zoru ile icra dosyasına 1.009.769,45-TL ödemek zorunda kaldığını, İstanbul 36.İcra Dairesi'nin ... sayılı icra dosyası İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi'nin 08.05.2024 tarih ve 2023/643 Esas 2024/1556 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş ve bu kararın Yargıtay 12.Hukuk Dairesi'nin 03.12.2024 tarih 2024/5254 Esas,2024/10146 Karar sayılı kararı ile onanmış olduğunu, Yargıtay'ın onama kararı üzerine paranın iadesi için arabuluculuk başvurusu yapıldığını ancak anlaşmaya varılamadığını, davanın kabulü ile müvekkilinin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 1.009.769,45 TL’nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili dilekçesinde; Davacı şirket tarafından dava şartı olan arabuluculuk sürecinin usulüne uygun olarak yerine getirilmediğini, davacı şirket vekili tarafından geçersiz vekaletname ile sürecin başlatıldığını ve sonuçlandırıldığını, arabuluculuk son tutanağının geçersiz olduğunu, takibin iptali yalnızca takip hukukuna dair bir karar olup kararın maddi hukuka herhangi bir etkisi olmadığını, davacı şirketin borcunun olmadığı yönünde kurulan bir karar bulunmadığını, kaldı ki istirdat için hak düşürücü sürenin geçtiğini, takipten ve ödeme emrinin tebliğinden sonra davacı tarafından takibin iptali için açılan herhangi bir dava olmadığını, borca itiraz edilmediğini, takibin kesinleşmesi akabinde icrai işlemler yapıldığını, takibin iptali kararı, aleyhe kabul anlamına gelmemek kaydıyla, yalnızca takipteki ödeme emrindeki usuli eksiklikle alakalı olduğunu, kararın yalnızca takip hukukuna ilişkin olduğunu, kararın maddi hukuka taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisinin varlığına herhangi bir etkisi bulunmadığını, davacnın takibin hiçbir aşamasında borcunun olmadığına dair bir beyan itirazda bulunmadığını, hukuki yararI bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafından icra dosyasına 18.05.2022 ve 28.11.2022 tarihlerinde ödeme yapıldığını, 28.11.2022 tarihinde yapılan ödeme ile dosya borcunun sona erdiğini ve dosya tahsilat sebebiyle infaz olduğunu, istirdat davası açılması için hak düşürücü sürenin geçtiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:"... davacı, icra hukuk mahkemesine yapılan şikayet üzerine verilen kararın kesinleşmesi ile bilikte hak düşürücü sürenin başlayacağını, davanın süresinde açıldığını iddia etse de, 2004 sayılı İİKnın 361.maddesinin fazladan para tahsil edilmesi veya yanlışlıkla bir tarafa para verilmesi halinde uygulanabileceği,ancak uyuşmazlıkta böyle bir durumun mevcut olmadığı, maddenin uygulanma yerinin bulunmadığı, dava konusu paranın icra veznesine 28/11/2022 tarihinde ödendiği, istirdat davasının en son açılması gereken tarihin 28/11/2023 tarihi olduğu, hak düşürücü sürenin borcun tamamen ödenmesinden sonra başladığı ve borcun tamamen ödendiği, bu süreyi geçiren tarafın, koşulları varsa sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak alacak davası açabileceği, bu nedenlerle davanın süresi geçtikten sonra açıldığı, bu nedenlerle hak düşürücü sürenin dolduğu (Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Dairesi 2024/2169 Esas 2025/769 Karar) anlaşıldığından; -Davanın hak düşürücü süreden sonra açılması nedeniyle REDDİNE," şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf isteminde özetle;İstanbul 36.İcra Dairesi'nin... sayılı icra dosyasına ilişkin olarak; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi'nin 08.05.2024 tarih ve 2023/643 Esas 2024/1556 Karar sayılı kararı takibin iptaline karar verilmiş ve bu kararın Yargıtay 12.Hukuk Dairesi'nin 03.12.2024 tarih 2424/5254 Esas,2024/10146 Karar sayılı kararı ile onanmış olduğunu, istirdat davası açma hakkının 03.12.2024 tarihinde başlayacağını belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇEDava, istirdat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın süre yönünden reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davacı tarafça icra dosyasına yapılan en son 28/11/2022 Tarihli ödeme ile icra dosyasının aynı tarihte infazen kapatıldığı, davacının ise İİK 72/7.maddesinde yer alan bir yıllık süreden sonra 09/04/2025 Tarihinde arabuluculuğa başvurarak 02/10/2025 Tarihinde dava açtığı anlaşılmakla, sürenin icra hukuk mahkemesinin takibin iptaline ilişkin kararının kesinleşmesi ile başlayacağına ilişkin davacı iddiası yerinde görülmeyerek davanın süre yönünden reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.Açıklanan nedenle davacı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/06/2026