Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/616 E. 2026/932 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/616
Karar No
2026/932
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/616 KARAR NO : 2026/932

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/12/2025 NUMARASI : 2025/690 Esas 2025/1030 Karar DAVA : İTİRAZIN İPTALİ BAM KARAR TARİHİ : 10/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 10/04/2026

Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Mahkemece yapılan açık yargılama sonucunda; ''...DAVA: Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesiyle; müvekkili ile borçlu şirket arasında bulunan cari hesap ilişkisinden kaynaklanan 118.564,14 TL alacağının bulunduğu, birçok kez ödeme yapılması talep edilmişse de netice alınamadığından Menderes İcra Müdürlüğünün 2025/740 Esas sayılı dosyasıyla borçlu hakkında icra takibi başlatıldığı, davalının takip öncesinde İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/86 Esas sayılı dosyasından konkordato başvurusunda bulunduğu, 29.01.2025 tarihinde konkordato geçici mühlet kararı verildiği, 24.04.2025 tarihinde 1 yıllık konkordatı kesin mühlet kararı alındığı, takip sonrasında bu durumun haricen öğrenildiği, borçlu şirketin konkordato öncesi borçlarını ödemediği ancak konkordato sonrasında da müvekkilinden mal almaya devam ettiği, bu alımlara ilişkin olarak kısmi ödemede bulunulduğu, kısmi ödemeler nedeniyle ticari kayıtlara göre güncel alacak tutarının 118.564,14 TL olduğu, ancak davalı tarafça takibe haksız olarak itiraz edildiğinden bahisle davalının itirazının iptaline, icra takibinin devamına ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle; müvekkili şirketin İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/86 Esas sayılı dosyasıyla konkordato talepli dava açtığı, müvekkili hakkında 29.01.2025 tarihinde 3 aylık geçici mühlet kararı verildiği, davacı tarafça müvekkili hakkında konkordato mühleti verildiğinin bilgisi dahilinde olduğu, konkordato mühlet kararının Basın İlan Kurumunda ilan edildiği, taraflar arasında cari hesap sözleşmesi kurulmadığı, davacı tarafın talep etmiş olduğu faiz oranının fahiş olduğundan bahisle açılan davanın reddine ve davacının kötüniyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: 1-Menderes İcra Müdürlüğü'nün 2025/740 Esas sayılı icra takip dosyasının bir sureti getirtilmiş olup, incelenmesinden, davacı tarafça, davalı aleyhinde, 08.04.2025 tarihinde 118.592,14 TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı , davalı borçlunun icra takip dosyasına sunmuş olduğu borca itiraz dilekçesi kapsamında takibin durduğu anlaşılmıştır. 2-Menderes İcra Hukuk Mahkemesinin 2025/140 Esas sayılı dosyasının bir sureti getirtilerek dosyamız arasına delil olarak eklenmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ / KABUL : Davanın; İİK 67.maddesi gereğince açılmış itirazın iptali davası olup, davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu, Taraflar arasındaki ihtilafın takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan takibe konu edilen miktar kadar alacaklı olup olmadığı noktasında toplandığı, Menderes İcra Müdürlüğü'nün 2025/740 Esas sayılı icra takip dosyasının bir sureti getirtilmiş olup, incelenmesinden, davacı tarafça, davalı aleyhinde, 08.04.2025 tarihinde 118.592,14 TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı , davalı borçlunun icra takip dosyasına sunmuş olduğu borca itiraz dilekçesi kapsamında takibin durduğunun anlaşıldığı, Menderes İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2025/140 Esas, 2025/149 Karar sayılı dosyasının bir sureti getirtilmiş olup, dosyanın incelenmesinden . ... A.Ş tarafından.....Şti hakkında takibin taliki veya iptaline ilişkin olarak dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Menderes İcra Müdürlüğü'nün 2025/740 Esas sayılı icra takibinin iptaline karar verildiği ve işbu kararın 30.09.2025 tarihinde kesinleştiği, Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının davalıdan cari hesap ilişkisinden kaynaklanan 118.564,14 TL alacağı bulunduğu iddiasıyla Menderes İcra Müdürlüğü'nün 2025/740 Esas sayılı icra takip dosyasıyla 08.04.2025 tarihinde davalı hakkında icra takibi başlattığı, davalının icra dosyasına yapmış olduğu itiraz kapsamında icra takibinin durduğu ve işbu itirazın iptali davasının 21.07.2025 tarihinde ikame edilmiş olduğu, Menderes İcra Hukuk Mahkemesinin 2025/140 Esas, 2025/149 Karar sayılı dosyasıyla davalı tarafça icra takibinin taliki veya iptaline ilişkin dava ikame edildiği, Menderes İcra Hukuk Mahkemesinin 2025/140 Esas, 2025/149 Karar sayılı dosyasından yapılan yargılama sonucu işbu itirazın iptali davasına konu olan Menderes İcra Müdürlüğü'nün 2025/740 Esas sayılı icra takibinin iptaline karar verildiği ve kararın 30.09.2025 tarihinde kesinleşmiş olduğu, davacının işbu itirazın iptali davasını açmasında bir kusurunun bulunmadığı..." gerekçesi ile; Davacının itirazın iptali davasında dava konusu icra takibinin İcra Hukuk Mahkemesince iptal kararı 30.09.2025 tarihinde kesinleştiği, itirazın iptali davasının ise 27.02.2025 tarihinde açıldığı anlaşılmakla davanın konusuz kalması nedeniyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, İcra inkar tazminatı ve kötüniyet tazminatı uygulanmasına yer olmadığına, Yargılama gideri ve vekalet ücretlerinin ise tarafların üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, verilen bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece konusuz kalan dava kapsamında lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının yasaya ve usule aykırı olduğunu, davalı yan tarafından konkordato kesin mühleti devam ederken takip yasağına açıkça aykırı olarak başlatılan Menderes İcra Müdürlüğü'nün 2025/740 Esas sayılı icra takibine ilişkin taraflarınca Menderes İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2025/140 Esas sayılı dosyasında takibin iptali talepli davanın ikame edildiğini, anılan davanın karara bağlanarak taraflara tebliğ edildiğini, yapılan yargılama sonucunda yerel mahkemece icra takibinin iptaline karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, itirazın iptali davasının, dayanağını oluşturan icra takibine sıkı sıkıya bağlı bir dava olduğunu, bu nedenle, icra takibinin iptaline karar verilmiş olması karşısında, artık geçerli bir takibin bulunmadığının açık olduğunu, dolayısıyla yerel mahkemece işbu davanın konusu olan icra takibinin iptaline karar verilmiş olması karşısında, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilip vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin tarafların üzerinde bırakılmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini, yerel mahkemenin gerekçeli kararında; "davacının işbu itirazın iptali davasını açmakta bir kusuru bulunmadığı anlaşılmakla davanın konusuz kalması nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına yargılama gideri ve vekalet ücretinin tarafların üzerinde bırakılmasına" şeklinde taraflarına anlaşılamayan bir gerekçe kurulduğunu, anılan davanın açılmasında davacının kusurunun olmaması halinde, kimin kusuru ile davanın açıldığının anlaşılamadığını, davacı yanın müvekkili firmanın konkordatoda olduğunu ve konkordato tedbirleri kapsamında mühlet içerisinde yeni bir takip açmasının önlendiğini bildiği halde icra takibine giriştiğini, taraflarınca icra dosyasına yapılan itiraza rağmen itirazın iptali davasını ikame ettiğini, icra takibine haklı şekilde itiraz edildiğini ve Menderes İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2025/140 Esas sayılı dosyadan, anılan davaya konu icra takibinin iptaline karar verildiğini ve dosyadaki haklılık durumunun göz önüne alındığında anılan davanın açılmasına davacı yan tarafından sebebiyet verildiğinin ve müvekkili lehine dava değeri üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin açık olduğunu belirterek, yerel mahkemece verilen kararın vekalet ücreti kısmı yönünden kaldırılarak, dava değeri üzerinden müvekkili lehine nispi vekalet ücretine hükmedilerek yeniden hüküm tesis edilmesine karar verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava; İİK 67.maddesi gereğince açılmış itirazın iptali davasına ilişkindir. Dava dilekçesinde; dava değeri olarak 118.564,14 TL olarak belirtilmiş ise de; davanın Menderes İcra Dairesi'nin 2015/740 Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde yer alan "Ödeme Emri"nde asıl alacağın 118.592,14 TL olduğu, asıl alacak miktarı gözetildiğinde davacı tarafça harcın eksik yatırıldığı görülmüştür. Bilindiği üzere, davanın açılması nedeniyle alınacak yargı harçlarının türü, ödeme yeri, zamanı ve usulü 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 27 ve devamı maddeleri ile bağlı tarifede gösterilmiştir. Diğer yandan, harcın eksik yatırılması halinde yapılacak işlemler ve izlenecek yol ile harcın yatırılmaması ve yaptırımı aynı Kanun'un 27. ve 32. maddelerinde belirtilmiştir. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 27. maddesinin son fıkrası hükmüne göre harç peşin veya süresinde ödenmemiş ise müteakip işlemlere ancak harç ödendikten sonra devam olunacağı vurgulanmış ve 30. maddede de yargılama sırasında tespit olunan değerin dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa yalnız o oturum için yargılamaya devam olunacağı, takip eden oturum gününe kadar noksan değer üzerinden harç tamamlanmadıkça davaya devam olunamayacağı, HUMK'nun 409. maddesinde (6100 sayılı HMK'nın md. 150) gösterilen süre içerisinde dosyanın işleme konulmasının eksik harcın ödenmesine bağlı olduğu açıklanmıştır. Bu hükümlerle eksik harcın tamamlatılmasına ilişkin özel bir düzenleme getirilmiştir. Menderes İcra Dairesi'nin 2015/740 Esas sayılı sayılı icra dosyasında düzenlenen ödeme emrinde yer alan 118.592,14 TL üzerinden eksik harcın tamamlattırılması zorunluluk arz etmektedir. Hal böyle olunca, anılı icra takip dosyasında yer alan tutar üzerinden eksik harcın tamamlattırılması için davacıya kesin süre verilip, oluşacak sonuç doğrultusunda yargılamaya devam edilmesi gerekirken, eldeki davada eksik harç tamamlatılmaksızın Harçlar Kanunu'nun 32. maddesine aykırı olarak yargılamaya devam edilmesi doğru görülmemiştir. (Aynı yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 11/02/2019 Tarih ve 2017/2989 Esas, 2019/798 Karar sayılı, 13/12/2017 Tarih ve 2016/14070 Esas, 2017/7936 Karar sayılı ilamları). Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, ilk derece mahkemesi tarafından yargı harçları ikmal edilmeden hüküm kurulması hali, HMK'nun 355. maddesi gereğince kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle re'sen incelenerek Aynı Kanunun 353/1. fıkra (a-4) maddesinde yer alan "diğer dava şartlarına aykırılık bulunması" şeklindeki düzenleme gereğince istinaf incelemesine konu ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 297., 355. ve 353/(1)-a-4 ve 6. maddeleri gereğince re'sen kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın kaldırılma sebep ve şekline göre istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekilinin istinaflarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/12/2025 tarih, 2025/690 Esas 2025/1030 Karar hükmünün 6100 sayılı HMK'nun HMK’nın 297., 355. ve 353/(1)-a-4. ve 6. maddeleri uyarınca RE'SEN KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın HMK 353/(1)-a maddesi gereğince Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf yoluna başvuran davalıdan alınan 732,00 TL istinaf karar harcının istek halinde iadesine, 4-İstinaf yoluna başvuran davalıdan alınan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, davalı yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf yargılama giderlerinin esas kararla birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere 10/04/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/616, K. 2026/932, T. 10.04.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-616-e-2026-932-k-4e04136bd097