Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/572 E. 2026/1219 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/572
Karar No
2026/1219
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/572

KARAR NO : 2026/1219

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KÜÇÜKÇEKMECE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 15/01/2026

NUMARASI : 2025/518 Esas - 2026/23 Karar

DAVA: Zayi Belgesi Verilmesi

DAVA TARİHİ: 22/12/2025

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/06/2026

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirketin mali müşavir ... ile yıllarca çalıştığını, muhasebecisini değiştirmek istemesi üzerine taraflar arasında ihtilaf çıktığını, tüm ticari defterlerinin mali müşavirin ofisinde muhafaza edildiğini, müvekkilinin defterlerin teslimi için Bakırköy 28. Noterinden 07/10/2025 tarih ... sayılı ihtarı keşide ettiğini ve fakat olumlu sonuç alınamadığını, görüşmeler akabinde, mali müşavirin defterlerin kendisinde olmadığını beyan ettiğini, müvekkilinin ticari defterlerin kendisine teslim edilemeyeceğinden 10.12.2025 tarihinde haberdar olduğunu, mali müşavirin ticari defterlerin kendisinde olmadığını ayrıca müvekkilden alacaklı olduğunu iddia ettiğini, bu sebeple mali müşavir hakkında 22.12.2025 tarihinde ... iş emri numarası ile Küçükçekmece Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu beyanla; müvekkili şirkete ait; Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteri, Pay Defteri, 2025 yılı Envanter Defteri, 2025-2024-2023-2022-2021-2020-2019 Yevmiye Defteri, Büyük Defter, Envanter defterleri için zayi belgesi verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece;davacı şirket ile SMMM ... ile yapılan hizmet sözleşmesi gereği ticari defterlerin mali müşavirde bulunduğunu,Talep eden, tutmak ve saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeleri özenle korumakla yükümlü olduğu gibi, tacir olması nedeniyle basiretli davranma yükümlülüğü de bulunduğu, davacı şirketin muhasebecisinin defteri şirkete teslim etmemesi ve muhasebeciden defterlerin alınamaması durumu TTK'nın 82/7 maddesi kapsamında zayi nedeni olarak değerlendirilemeyeceği gibi davacının, dava konusu defterlerin korunması noktasında gerekli dikkat ve özeni göstermediği ve yeterli muhafaza tedbirlerini almayarak kusurlu davrandığı, TTK'nın 82/7. maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi için gerekli koşulların oluşmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili; ticari hayatın gerçekleri ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu çerçevesinde, tacirlerin muhasebe kayıtlarının ve bu kayıtlara esas teşkil eden defterlerin mali müşavir ofislerinde tutulması ve muhafaza edilmesinin yerleşik bir uygulama olduğu, müvekkil şirket yetkilisinin iş gereği sık sık yurt dışında olması sebebiyle, defterlerin güvenilen ve yıllardır birlikte çalışılan bir meslek mensubuna (...) tevdi edilmesi, basiretli bir tacirden beklenen makul bir davranış olduğu,müvekkilin defterleri geri alabilmek için hukuk düzeninin öngördüğü tüm yollara başvurduğunu, ihtar keşide edip suç duyurusunda bulunduğunu, Mali müşavirin, kendisine mesleki faaliyet kapsamında teslim edilen defterleri, aradaki ihtilaf nedeniyle iade etmemesi veya 'bende değil' diyerek akıbetini belirsiz bırakması, müvekkil şirket için 'hırsızlık' veya 'afet' ile eşdeğer bir irade dışı kayıp hali olduğunu, tacir için ticari defterlerin 'erişilemez' olması ile 'yanmış/çalınmış' olması arasında hukuki sonuç bakımından hiçbir fark olmadığını, Müvekkilin elinde karar defteri olmadığı, noterlerin de karar defteri zayi olmuş ise zayi kararı istemesi nedeniyle müvekkilinin ticari hayatı sürdüremez hale geldiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak zayi belgesi verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE :Zayi belgesi verilmesi davaları sonuçları itibariyle sadece davacı taraf yönünden değil, davada taraf olmayan kimseler bakımından da sonuç doğuran dava türlerindendir. Mahkemece bu tür davalarda yapılacak incelemeler, sadece davacı tarafın iddia ve delilleri ile sınırlandırılmamalı, kanunda yazılı afet kavramına davacıya kusur izafe edilemeyecek olan ve irade dışında meydana gelen olayların girebileceği gözetilerek tacirin belgelerini muhafazada gerekli dikkat ve özeni gösterip göstermediği, tasdike tabi defterlerin tasdik edilip edilmediği,defterler hakkında soruşturma bulunup bulunmadığı ve iddia edilen olayın meydana geldiği yerin tacirin faaliyette bulunduğu yerlerden olup olmadığı hususlarının araştırılarak,olayın şüpheden uzak bir şekilde meydana gelip gelmediğinin tespiti gerekir." (Yargıtay HGK nun 2014/827 Esas, 2016/311 Karar sayılı, 16.3.2016 tarihli ilamı)

6102 Sayılı TTK 82/7 madde uyarınca bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içerisinde ziyaı uğraması halinde ziyanın öğrenildiği tarihten itibaren 30 gün içerisinde ticari defterlerin zayi olduğuna dair belge verilmesinin talep olunması gerekmektedir. Tacirin, TTK'nun 82/7. maddesindeki düzenlemeden faydalanabilmesi için öncelikle defter ve belgelerin yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ziyaa uğraması dışında tacirin defter ve belgelerin korunması amacıyla gerekli dikkat ve ihtimamı göstermesi gerekmektedir.

Somut olayda; davacı şirkete ait ticari defterlerin sözleşmeli mali müşavirde bulunduğu, adı geçenin şirketin defterlerini iade etmediği,alacak iddiası ileri sürdüğü beyan edilmiştir.Ticari defterlerin mali müşavirde bulunması kusur teşkil etmez.Ticari defterlerinin mali müşavirde bulunması kusurlu bir davranış değil ise de; hizmet alınan mali müşavir ile uyuşmazlık çıkması nedeniyle ticari defterlerin iade edilmemesi hali TTK'nın 82/7 madde kapsamında sayılan zayi belgesi talep edilecek davacının iradesi dışında meydana gelmiş ,önlenemez bir afet hali sayılamayacağı da açıktır.Zayi olgusu sabit olmadığı gibi davacı şirketin mali müşavirinde olduğu ileri sürülen ticari defterleri için zayi belgesi istenemez. Davacı tarafça ileri sürülen bu neden, kanunda tacirin iradesi dışında defterlerin yok olmasını sağlayan haller kapsamına girmemektedir. Zayi belgesi talep koşulları bulunmadığı anlaşıldığından zayi belgesi isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle; karara yönelik ileri sürülen istinaf sebepleri yerinde görülmeyerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/572, K. 2026/1219, T. 29.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-572-e-2026-1219-k-47c6a41db04c