Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/567 E. 2026/740 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/567
- Karar No
- 2026/740
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/567 - 2026/740
T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2026/567 ( KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2026/740
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/05/2023 ESAS-KARAR NO : 2017/826 E 2023/356 K
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 21/05/2026 YAZILDIĞI TARİH : 18/06/2026
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında bankalardan gayrimenkul ipoteği karşılığında 2.000.000,00 TL kredinin çıkartılması için sözleşme imzalandığını, hizmet bedeline teminat olarak toplam 177.000,00 TL tutarlı 5 adet çeki teslim ettiğini, hizmet alan müvekkili şirketin sözleşme kapsamında teminat olarak verilen çekleri kredinin kullandırılmasını müteakiben yapılacak nakden ödeme esnasında iade edilmek üzere teminat olarak verdiğini, kredinin çıkmadığı ve müvekkili tarafından verilen çeklerin iade edilmediğini, ciro edildiğini, müvekkili sözleşme kapsamında müvekkili şirket tarafından teminat olarak verilen çeklerin bedelsiz kaldığını belirterek 05.12.2017 tarihli 25.000,00 TL, 12.12.2017 tarihli 25.000,00TL, 19.12.2017 tarihli, 20.000,00TL, 30.12.2017 tarihli 27.000,00TL bedelli çekler için ödemeden men kararı karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ I-)Davalı Tasfiye Halinde ... Teknolojileri Bilişim Yazılım İnternet Hizmetleri Mühendislik İnşaat Danışmanlık Pazarlama ve Ticaret Limited Şirketi yargılamaya katılmamıştır. II-)Davalı ...'na davalı şirketin vekili olduğunu, sözleşme içeriğinin doğru olup, davacı tarafın iskanı bankaya göstereceği gayrimenkulün mesken olarak iskan olmadığı için bankanın kabul etmediğini, kredi verilmediğini, sözleşme kapsamında bankaya gidildiğini, banka ekspertiz raporu alındığını, ekspertiz bağımsız bölümün mesken ruhsatının olmadığı tespit edince kredi verilmediğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece; davacının, dava konusu sözleşmede belirtilen ve toplamı 177.000,00 TL olan beş adet çeki davalı ...’na teslim ettiği, söz konusu çeklerin sözleşme eki olmakla teminat senedi niteliğinde olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede belirtilen bankalardan 45 günlük sözleşme süresinde davacı şirket adına herhangi bir kredi tahsisinin ve kredi kullandırım işleminin gerçekleştirilmediği ve gerçekleştirilmemesinin nedenlerinin de davalı şirketçe belirtilmediği ya da savunulmadığı, davalı ...'nun ise edimin yerine getirilmediğinin nedeninin davacı tarafın iskanı bankaya göstereceği gayrimenkulün mesken olarak iskan olmadığı için banka kabul etmediğinden krediler verilemediği olarak belirttiği, buna ilişkin delillerin ise ibraz edilmediği bu durumda davalı tarafın sözleşme gereği üstlenmiş olduğu edimi yerine getirmediği, davacı taraftan aldığı toplam 177.000,00 TL’lik 5 adet çeki kullanmadan iade etmesi gerektiği, davacı tarafça davalılardan ... Tek. Bilişim Yaz. İnt. Hiz. Müh. İnş. Dan. Paz. ve Tic. Ltd. Şti.’ne keşide edilen, 97801 seri nolu 25.11.2017 tarihli 80.000,00 TL bedelli, 97802 seri nolu 05.12.2017 tarihli 25.000,00 TL bedelli, 97803 seri nolu 12.12.2017 tarihli 25.000,00 TL bedelli, 97804 seri nolu 19.12.2017 tarihli 20.000,00 TL bedelli, 97805 seri nolu 30.12.2017 tarihli 27.000,00 TL bedelli, çeklerin, davalı tarafça ciro edilerek dolaşıma sokulduğu ve belirtilen çeklerin davacı tarafça çek hamillerine ödenmiş olduğu gerekçesiyle davacının sözleşmeden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili; müvekkilinin sözleşme gereği edimini yerine getirdiğini, ancak davacıdan kaynaklanan sebeplerle kredi işleminin tamamlanamadığını, müvekkili tarafından kredi işlemleri için yapılan masrafların göz ardı edildiğini bildirerek ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık; sözleşme gereği taraflar arasındaki finansal danışmanlık hizmetinin verilip verilmediği, çeklerin bedelsiz olup olmadığı hususuna ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; bedelsizlik iddiasına dayalı borçsuzluğun tespiti ve çeklerin iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 539/ 3 maddesi hükmü gereği tasfiye halindeki şirketi, tasfiye ile ilgili konularda mahkemelerde ve dış ilişkide tasfiye memurları temsil eder. Tebligat Kanunu’nun 11 / 3 maddesi hükmü gereği de kanuni mümessilleri bulunanlara veya bulunması gerekenlere yapılacak tebligat, kanunlara göre bizzat kendilerine yapılması icap etmedikçe bu mümessillere yapılır. Somut olayda; 28/11/2017 tarihinde açılan davada taraf olarak yer alan davalı şirkete, dava dilekçesi, tensip zaptı ve ön inceleme tutanağı TK 35 . maddesine göre tebliğ edilmiş ise de; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün 13/04/2021 tarihli cevabi yazısında şirkete tasfiye memuru olarak ...’un atandığı, anılan bu hususun 09./02./2021 tarihinde resen tescil edildiği belirtilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere tasfiye halindeki şirketin temsilcisi tasfiye memuru olup, bu durumda Mahkemenin dava dilekçesini, tensip zaptını ön inceleme tutanağını tasfiye memuruna tebliğ ettirerek taraf teşkilini sağlaması gerekirken, davalı şirkete yapılan tebligatla yetinmesi usul ve yasaya aykırıdır. Mahkemece yapılması gereken iş, davalı şirkete tasfiye memuruna yöntemine uygun şekilde dava dilekçesini tebliğ ettirip taraf teşkilini sağladıktan sonra işin esası hakkında bir karar vermekten ibaret olup, taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi doğru olmamıştır. Davalının hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilerek davalı delilleri toplanmaksızın yargılamaya devamla hüküm kurulması doğru olmamıştır. Bu durumda, ilk derece mahkemesince yukarıda belirtilen kanuni düzenlemedeki sıralama yapılmadan doğrudan TK’nun 35. maddesine göre tebligat yapmış olması nedeniyle davalının Anayasa ile güvence altına alınmış olan savunma hakkı (AY.md. 36) kısıtlanmış olduğundan kararın anılan nedenlerle HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Kaldırma sebep ve şekline göre, davalı ... vekilinin bu aşamada istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2017/826Esas, 2023/356Karar ve 17/05/2023 tarihli kararının KALDIRILMASINA, 2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde yatırana İADESİNE, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 21/05/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Katip e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."